bugün
- ucan tekme atan hipopotam30
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet10
- sözlük kavgasını en iyi anlatacak yönetmen14
- ulıdağ sözlük'ün geleceği17
- 6 ekim 2026 istanbul imam hatip bıçaklı kavgası26
- ak partili ahlakı6
- hayatımın en büyük baş ağrısı geri döndü5
- yarragi olan adam12
- kızınız sözlükte yazabilir mi9
- sözlük kızlarının seksi çorapları9
- iltica40
- sözlük yazarlarının bebeksi kombinleri15
- izmir büyükşehir belediye başkanı akp'ye geçiyor3
- cocteau twins sevmiyorum4
- leopar desen giyinen kadının amacı10
- stanley kubrick fanlarının asla sıkılmaması4
- erkek adam ağlar mı4
- nervio'nun erkek olması27
- fatma betül sayan kaya'nın tmsf'ye iadesi31
- ab'nin yeni genişleme yaklaşımı ve türkiye2
- stanley termosu olmayan yazar4
- 6 ekim 2026 ali emre ballı'nın intihar etmesi3
- sözlük kızlarının yaaaprak sarmaları6
- sözlük kızına kırmadan güzel olmadığını söylemek6
- sözlüğe yaprak sarması görmek için giren yazarlar7
- pastırma sıcakları4
- yazarların severek okuduğu yazarlar9
- david lynch filmlerinin ilerlememesi3
- bir kadının size çok tatlısın demesi8
- ali emre ballı3
- sözlüğe ilgi için giren yazarlar6
- heyt bea10
- björk'ün dinlenmek için fazla björk olması3
- kadınlarda beyaz saç modası9
- eminem vs ceza3
- dua lipa'yı görünce aşırı sinirlenmek6
- placebo overdozu3
- 6 ekim büyük ulu sözlük olayı14
- sözlüğe seks için giren yazarlar4
- sözlük laf sokucuları5
- limp bizkit dinleyicilerinin gizemi2
- türkiye vs azerbaycan8
- sözlüğe meme görmek için giren yazarlar4
- zehirlenip bir de grip olmak2
- mesai bitti görüşürüz5
- alternatif müzikte stereolab sınavına takılmak2
- nervionun hala sözlüğe gelmemiş olması4
- rock müziğin spor salonuna yenilmesi2
- charles dance2
- quentin tarantino ile ortaklı dana kesmek5
asıl adı "aşıklar şehri" anlamına gelen, "uşşak" tır... bu adı "evliya çelebi" koymuş derler rivayete göre, küçük şirin, samimi bir yerdir...
bir o kadar da çekilmezdir, boğar insanı... "aksiyon" sıfırdır bu şehir de; hareketlilik diye bir şey yoktur, herkes bir birini tanıyordur, her gün aynı yerlere gidip aynı insanlarla muhabbet edersiniz...
tıpkı amerikan filmlerindeki ıssız kasabalar gibi...
velhasıl memleketimdir; atsan atılmaz, satsan satılmaz... yine de severim, -çok nadir de- olsa özlerim memleketimi...
biraz da alıntı yapalım bu ilimiz hakkında;
--spoiler--
16.yüzyılda detaylı şekilde bilgi bulabildiğimiz uşak kazası hakkında daha sonraki yıllarda belgelere dayalı fazla bir bilgiye rastlanmamaktadır. 17.yüzyıla ait bilgiler çoğunlukla seyahatnamelerde mevcuttur. bu yüzyılda yaşayan katip çelebi nin [1605-165] "cıhannüma" adlı eserinde ; "uşak, kütahya dan doğuya bir merhale murat dağı yakınında, bir dere içinde kaleli bir kasaba, 150 adet köyü bulunan mamur bir kazadır. kasabası geniş bir ovanın doğusuna düşüp köyleri o ovada bulunmaktadır. seccade ve halısı meşhurdur." diye bahsedilmektedir.
uşak hakkında aynı yüzyılda yazılmış bir diğer kaynak da evliya çelebi'nin "seyahatname" adlı eseridir. bu eser katip çelebi'nin cihannüma sından daha sonraki yıllarda yazılmıştır. verilen bilgiler kesin olmamakla birlikle katip çelebi'nin anlattıklarını teyit eder niteliktedir.
seyahatnameye göre uşak; kütahya sancağı dahilinde bulunan bir kaza olup, gevher sultan 'has'sıdır. şehir, doğuda banaz, kıble tarafında honaz, güneyde komar, batıda kule, kuzeyde gediz olmak üzere beş kapısı olan bir kale ile çevrilidir. eserde kalenin özellikleri ayrıntılı bir şekilde anlatılmaktadır. buna göre; kalenin müstahkem olmadığı, beş arşın yükseklikte , şeklinin kare olduğu, buğday pazarı kapısında hendek bulunduğu ve 1598 tarihinde uşak halkının celali isyanlarından dolayı bu kaleyi tuğla ve taşlarla tamir ettikleri anlatılmakladır. uşak. osmanlı yönetimi altında l7 ve 18. yüzyıllarda münferit olaylar hariç uzun süre barış içinde yaşamıştır. 19. yüzyılda siyasal açıdan sakin bir dönem geçiren uşak canlı bir ticaret şehri haline gelmiştir. özellikle halı ve kilimleri izmir yoluyla ingiltere ve fransa'ya kadar ulaşmıştır. alaşehir-afyon demiryolunun 1869 yılında tamamlanmasıyla izmir metropolü ile uşak arasında ulaşım kolaylaşmış ve ticari hayat daha da canlanmıştır. 19.yüzyılın ikinci yarısındaki uşak hakkında "la turquie d asie" adlı eserinde bilgi veren vital cuinet, evlerin büyük çoğunluğunun pişmemiş tuğladan yapıldığını, 1890 da ise hem daha sağlam hem de daha zarif olan ahşap evlerin tercih edildiğini belirtmekledir.
--spoiler--
kaynak: http://ussak.blogcu.com/
bir o kadar da çekilmezdir, boğar insanı... "aksiyon" sıfırdır bu şehir de; hareketlilik diye bir şey yoktur, herkes bir birini tanıyordur, her gün aynı yerlere gidip aynı insanlarla muhabbet edersiniz...
tıpkı amerikan filmlerindeki ıssız kasabalar gibi...
velhasıl memleketimdir; atsan atılmaz, satsan satılmaz... yine de severim, -çok nadir de- olsa özlerim memleketimi...
biraz da alıntı yapalım bu ilimiz hakkında;
--spoiler--
16.yüzyılda detaylı şekilde bilgi bulabildiğimiz uşak kazası hakkında daha sonraki yıllarda belgelere dayalı fazla bir bilgiye rastlanmamaktadır. 17.yüzyıla ait bilgiler çoğunlukla seyahatnamelerde mevcuttur. bu yüzyılda yaşayan katip çelebi nin [1605-165] "cıhannüma" adlı eserinde ; "uşak, kütahya dan doğuya bir merhale murat dağı yakınında, bir dere içinde kaleli bir kasaba, 150 adet köyü bulunan mamur bir kazadır. kasabası geniş bir ovanın doğusuna düşüp köyleri o ovada bulunmaktadır. seccade ve halısı meşhurdur." diye bahsedilmektedir.
uşak hakkında aynı yüzyılda yazılmış bir diğer kaynak da evliya çelebi'nin "seyahatname" adlı eseridir. bu eser katip çelebi'nin cihannüma sından daha sonraki yıllarda yazılmıştır. verilen bilgiler kesin olmamakla birlikle katip çelebi'nin anlattıklarını teyit eder niteliktedir.
seyahatnameye göre uşak; kütahya sancağı dahilinde bulunan bir kaza olup, gevher sultan 'has'sıdır. şehir, doğuda banaz, kıble tarafında honaz, güneyde komar, batıda kule, kuzeyde gediz olmak üzere beş kapısı olan bir kale ile çevrilidir. eserde kalenin özellikleri ayrıntılı bir şekilde anlatılmaktadır. buna göre; kalenin müstahkem olmadığı, beş arşın yükseklikte , şeklinin kare olduğu, buğday pazarı kapısında hendek bulunduğu ve 1598 tarihinde uşak halkının celali isyanlarından dolayı bu kaleyi tuğla ve taşlarla tamir ettikleri anlatılmakladır. uşak. osmanlı yönetimi altında l7 ve 18. yüzyıllarda münferit olaylar hariç uzun süre barış içinde yaşamıştır. 19. yüzyılda siyasal açıdan sakin bir dönem geçiren uşak canlı bir ticaret şehri haline gelmiştir. özellikle halı ve kilimleri izmir yoluyla ingiltere ve fransa'ya kadar ulaşmıştır. alaşehir-afyon demiryolunun 1869 yılında tamamlanmasıyla izmir metropolü ile uşak arasında ulaşım kolaylaşmış ve ticari hayat daha da canlanmıştır. 19.yüzyılın ikinci yarısındaki uşak hakkında "la turquie d asie" adlı eserinde bilgi veren vital cuinet, evlerin büyük çoğunluğunun pişmemiş tuğladan yapıldığını, 1890 da ise hem daha sağlam hem de daha zarif olan ahşap evlerin tercih edildiğini belirtmekledir.
--spoiler--
kaynak: http://ussak.blogcu.com/
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar