bugün
- ceset sikmek15
- ak parti'nin cemil tugay paylaşımı9
- çocuğa israil diye isim koymak5
- bursa da kadın katiline sosyal medya ilgisi3
- parcalandim toparlanamiyorum39
- sabahları sevilen şeyler3
- bir kadını keko gösteren detaylar17
- netanyahu8
- ucan tekme atan hipopotam28
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet20
- sözlükteki sapık ergenler2
- 6 ekim 2026 istanbul imam hatip bıçaklı kavgası28
- fatma betül sayan kaya'nın tmsf'ye iadesi33
- bacılar çabuk bakın15
- dünyanın en tehlikeli cümlesi2
- ulıdağ sözlük'ün geleceği20
- kırmızı tuborg içerken dağdan aşağı yuvarlanmak2
- nervio'nun erkek olması31
- iltica41
- babuş diyen kız10
- arkadaşlar sizce bu mont nasıl13
- husiler'in aden havalimanı nı vurması2
- bu sözlük çok kötüymüş ben de pembe götlüyüm9
- sözlük kavgasını en iyi anlatacak yönetmen14
- izmir büyükşehir belediye başkanı akp'ye geçiyor9
- kızlar bi bakın bişe göstercem9
- sözlük yazarlarının bebeksi kombinleri15
- beraber kavgaya gidilecek yazarlar7
- 7 ekim'in üçüncü yılında türkiye israil ilişkileri2
- queen feristah10
- arkadaşlar güldük eğlendik7
- kızınız sözlükte yazabilir mi10
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması7
- her gün blazer ceket giyen kadın7
- leopar desen giyinen kadının amacı10
- bacılar koşun yanıyorum6
- fatma betül sayan kaya36
- sözlük kızlarının seksi çorapları9
- kızlar bakın başlıkları birleştirilsin6
- arkadaşlar sözlükten ayrılıyorum6
- sözlük kızlarının kekleri5
- sözlükte kim kimle aşk yaşıyor veritabanı4
- nervionun hala sözlüğe gelmemiş olması7
- from gold from dust28
- heyt bea10
- kavaklıdere5
- yazarların severek okuduğu yazarlar9
- maroon 5'ın bir dönem gerçekten müzik grubu olması6
- 6 ekim büyük ulu sözlük olayı14
- aslında en iyi joker heath ledger değildir5
asıl adı "aşıklar şehri" anlamına gelen, "uşşak" tır... bu adı "evliya çelebi" koymuş derler rivayete göre, küçük şirin, samimi bir yerdir...
bir o kadar da çekilmezdir, boğar insanı... "aksiyon" sıfırdır bu şehir de; hareketlilik diye bir şey yoktur, herkes bir birini tanıyordur, her gün aynı yerlere gidip aynı insanlarla muhabbet edersiniz...
tıpkı amerikan filmlerindeki ıssız kasabalar gibi...
velhasıl memleketimdir; atsan atılmaz, satsan satılmaz... yine de severim, -çok nadir de- olsa özlerim memleketimi...
biraz da alıntı yapalım bu ilimiz hakkında;
--spoiler--
16.yüzyılda detaylı şekilde bilgi bulabildiğimiz uşak kazası hakkında daha sonraki yıllarda belgelere dayalı fazla bir bilgiye rastlanmamaktadır. 17.yüzyıla ait bilgiler çoğunlukla seyahatnamelerde mevcuttur. bu yüzyılda yaşayan katip çelebi nin [1605-165] "cıhannüma" adlı eserinde ; "uşak, kütahya dan doğuya bir merhale murat dağı yakınında, bir dere içinde kaleli bir kasaba, 150 adet köyü bulunan mamur bir kazadır. kasabası geniş bir ovanın doğusuna düşüp köyleri o ovada bulunmaktadır. seccade ve halısı meşhurdur." diye bahsedilmektedir.
uşak hakkında aynı yüzyılda yazılmış bir diğer kaynak da evliya çelebi'nin "seyahatname" adlı eseridir. bu eser katip çelebi'nin cihannüma sından daha sonraki yıllarda yazılmıştır. verilen bilgiler kesin olmamakla birlikle katip çelebi'nin anlattıklarını teyit eder niteliktedir.
seyahatnameye göre uşak; kütahya sancağı dahilinde bulunan bir kaza olup, gevher sultan 'has'sıdır. şehir, doğuda banaz, kıble tarafında honaz, güneyde komar, batıda kule, kuzeyde gediz olmak üzere beş kapısı olan bir kale ile çevrilidir. eserde kalenin özellikleri ayrıntılı bir şekilde anlatılmaktadır. buna göre; kalenin müstahkem olmadığı, beş arşın yükseklikte , şeklinin kare olduğu, buğday pazarı kapısında hendek bulunduğu ve 1598 tarihinde uşak halkının celali isyanlarından dolayı bu kaleyi tuğla ve taşlarla tamir ettikleri anlatılmakladır. uşak. osmanlı yönetimi altında l7 ve 18. yüzyıllarda münferit olaylar hariç uzun süre barış içinde yaşamıştır. 19. yüzyılda siyasal açıdan sakin bir dönem geçiren uşak canlı bir ticaret şehri haline gelmiştir. özellikle halı ve kilimleri izmir yoluyla ingiltere ve fransa'ya kadar ulaşmıştır. alaşehir-afyon demiryolunun 1869 yılında tamamlanmasıyla izmir metropolü ile uşak arasında ulaşım kolaylaşmış ve ticari hayat daha da canlanmıştır. 19.yüzyılın ikinci yarısındaki uşak hakkında "la turquie d asie" adlı eserinde bilgi veren vital cuinet, evlerin büyük çoğunluğunun pişmemiş tuğladan yapıldığını, 1890 da ise hem daha sağlam hem de daha zarif olan ahşap evlerin tercih edildiğini belirtmekledir.
--spoiler--
kaynak: http://ussak.blogcu.com/
bir o kadar da çekilmezdir, boğar insanı... "aksiyon" sıfırdır bu şehir de; hareketlilik diye bir şey yoktur, herkes bir birini tanıyordur, her gün aynı yerlere gidip aynı insanlarla muhabbet edersiniz...
tıpkı amerikan filmlerindeki ıssız kasabalar gibi...
velhasıl memleketimdir; atsan atılmaz, satsan satılmaz... yine de severim, -çok nadir de- olsa özlerim memleketimi...
biraz da alıntı yapalım bu ilimiz hakkında;
--spoiler--
16.yüzyılda detaylı şekilde bilgi bulabildiğimiz uşak kazası hakkında daha sonraki yıllarda belgelere dayalı fazla bir bilgiye rastlanmamaktadır. 17.yüzyıla ait bilgiler çoğunlukla seyahatnamelerde mevcuttur. bu yüzyılda yaşayan katip çelebi nin [1605-165] "cıhannüma" adlı eserinde ; "uşak, kütahya dan doğuya bir merhale murat dağı yakınında, bir dere içinde kaleli bir kasaba, 150 adet köyü bulunan mamur bir kazadır. kasabası geniş bir ovanın doğusuna düşüp köyleri o ovada bulunmaktadır. seccade ve halısı meşhurdur." diye bahsedilmektedir.
uşak hakkında aynı yüzyılda yazılmış bir diğer kaynak da evliya çelebi'nin "seyahatname" adlı eseridir. bu eser katip çelebi'nin cihannüma sından daha sonraki yıllarda yazılmıştır. verilen bilgiler kesin olmamakla birlikle katip çelebi'nin anlattıklarını teyit eder niteliktedir.
seyahatnameye göre uşak; kütahya sancağı dahilinde bulunan bir kaza olup, gevher sultan 'has'sıdır. şehir, doğuda banaz, kıble tarafında honaz, güneyde komar, batıda kule, kuzeyde gediz olmak üzere beş kapısı olan bir kale ile çevrilidir. eserde kalenin özellikleri ayrıntılı bir şekilde anlatılmaktadır. buna göre; kalenin müstahkem olmadığı, beş arşın yükseklikte , şeklinin kare olduğu, buğday pazarı kapısında hendek bulunduğu ve 1598 tarihinde uşak halkının celali isyanlarından dolayı bu kaleyi tuğla ve taşlarla tamir ettikleri anlatılmakladır. uşak. osmanlı yönetimi altında l7 ve 18. yüzyıllarda münferit olaylar hariç uzun süre barış içinde yaşamıştır. 19. yüzyılda siyasal açıdan sakin bir dönem geçiren uşak canlı bir ticaret şehri haline gelmiştir. özellikle halı ve kilimleri izmir yoluyla ingiltere ve fransa'ya kadar ulaşmıştır. alaşehir-afyon demiryolunun 1869 yılında tamamlanmasıyla izmir metropolü ile uşak arasında ulaşım kolaylaşmış ve ticari hayat daha da canlanmıştır. 19.yüzyılın ikinci yarısındaki uşak hakkında "la turquie d asie" adlı eserinde bilgi veren vital cuinet, evlerin büyük çoğunluğunun pişmemiş tuğladan yapıldığını, 1890 da ise hem daha sağlam hem de daha zarif olan ahşap evlerin tercih edildiğini belirtmekledir.
--spoiler--
kaynak: http://ussak.blogcu.com/
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar