bugün
- kolye140
- cep telefonu11
- nokia10
- lale13
- kuş5
- mavi4
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- öğretmenlerin kravat takma zorunluluğu2
- var olmak için ne yaptınız12
- billie eilish'in memeleri7
- flamingo3
- fil9
- güne psikolojik bir tespit bırak4
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- istanbul esnafına selden 80 milyon tl destek3
- at6
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- gece gece sinirlenmek3
- anın görüntüsü22
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- z kusagi4
- kötüyü alaşağı etmek4
- erken ölüm2
- netflix asaf dizisi3
- brezilya7
- kaplan17
- sevgili nedir7
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- cemil tugay6
- yol5
- aslan15
- gül7
- evi ev yapan şeyler14
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- dizel araba yüzünden hayattan soğumak3
- pıtı atma4
- bileklik19
- paralel evren2
- spider man brand new day2
- gemini2
- elma5
- ankara8
- makinelerin zihnimizi okuyabilmesi5
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- sarı teker kim sorunsalı8
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- yogartiksen39
- zebra7
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması5
kurtuluş. en güzeli...
eskiden sevmezdim uykuyu. annem anlatır, küçükken uyumamak için göz kapaklarımı tutar kaldırırmışım yukarı doğru. düşünün ne kadar sevmediğimi uykuyu. ben de hayal meyal hatırlarım yaşıtlarım saat 9-10 gibi yatağa koşarlardı, ben ise en erken 11-12 gibi uyurdum. o da koltukta uyuya kalarak. az taşımışlığı yoktur babamın beni koltuktan yatağıma. yatağa gittiğimi çok gören olmamıştı o yaşlarda anlayacağınız...
ama gelgelelim yaşayamadıklarım ve göremediklerim, yaşadıklarım ve gördüklerimi gölgede bırakmaya başlayınca; gözlerim yıldızlardan çok kaldırımları görünce; benliğim, gönlümü taşıyamamaya başlayınca ister oldum uyumayı. eskiden en fazla 6-7 saat uyuyan ben, 13-15 saat uyur olduğum günleri gördüm. sever oldum uykuyu. artık küçücük yatak sığınak oldu sanki. uyku, başka bir alem. dert, tasa, gam, keder yok. hiçbiri yok. düşünmek mi? o hiç yok. hayat mı? o ne ola ki?..
eskiden sevmezdim uykuyu. annem anlatır, küçükken uyumamak için göz kapaklarımı tutar kaldırırmışım yukarı doğru. düşünün ne kadar sevmediğimi uykuyu. ben de hayal meyal hatırlarım yaşıtlarım saat 9-10 gibi yatağa koşarlardı, ben ise en erken 11-12 gibi uyurdum. o da koltukta uyuya kalarak. az taşımışlığı yoktur babamın beni koltuktan yatağıma. yatağa gittiğimi çok gören olmamıştı o yaşlarda anlayacağınız...
ama gelgelelim yaşayamadıklarım ve göremediklerim, yaşadıklarım ve gördüklerimi gölgede bırakmaya başlayınca; gözlerim yıldızlardan çok kaldırımları görünce; benliğim, gönlümü taşıyamamaya başlayınca ister oldum uyumayı. eskiden en fazla 6-7 saat uyuyan ben, 13-15 saat uyur olduğum günleri gördüm. sever oldum uykuyu. artık küçücük yatak sığınak oldu sanki. uyku, başka bir alem. dert, tasa, gam, keder yok. hiçbiri yok. düşünmek mi? o hiç yok. hayat mı? o ne ola ki?..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar