bugün
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı8
- sözluk kız ayarlama yeri değildir11
- en iyi yanık kremi5
- fenerbahçede dördüncü ismail kartal dönemi10
- hiçbir kızın senden hoşlanmaması6
- yaş ilerledikçe anlaşılan şeyler9
- kemal derviş4
- yanlış mesleği seçtim denilen an5
- alternatif sözlük arayışı4
- iş verenlerin aç gözlü olması11
- kaslı erkeklerin gizli ruh hastası olması3
- bir gün ölecek olmak6
- sevgiliden gelen ilk canımlı mesaj3
- e okul not girme süresinin bitişi2
- sokaktaki çocuk sesleri3
- en iyi terapi6
- leblebi şekeri3
- çocukluğun bittiği an2
- ismail kartal9
- bugün ne yedin10
- ben saraca kilo verdim sizce yakışıklı olmuşmuyum4
- böceği öldürmek yerine dışarı atan insaflı kişi8
- uludağ sözlük ai3
- kesin bilgi diye bir şey yoktur yaymayalım3
- istanbul2
- müzik dinlemenin felsefesi5
- sol gözün inanilmaz acimasi4
- 2026 dünya kupası11
- yanlışlıkla erkek sikmek9
- kızları etkileme taktiklerini başaramayan erkek3
- güne bir şarkı bırak14
- kapitalizmin gerekliliği2
- insanların kötü kalpli olması2
- şu anda ne yapıyorsun19
- kaos show2
- sinek küçüktür ama mide bulandırır4
- islam düşmanlarına epstein şoku10
- somon pişirdim yanına da şarap açarız diyen kız4
- sözlüğü botların ele geçirmesi3
- sistem patlamış3
- herkesin sevdiği saydığı sempatik bir yazar olmak2
- yalancı insanların en büyük özellikleri2
- chp'nin marka değeri düştü3
- anın görüntüsü20
- arda güler egosu6
- hayatın anlamsız olduğu anlar3
- 30 lu yaşlar14
- 18 haziran 2026 özbekistan kolombiya maçı2
- bugünkü bilgi ile 2000 yıl önce yaşamak4
- sözlükte kendini kadın yapan erkekler3
"işsizlerin şairi" olarak tanınan ünlü yönetmen ken loach'un 2000 tarihli filmi. diğer loach filmleri gibi bu filmde de birçok ortak özellik mevcut. bread and roses loach'un siyasi ve sosyal bilinç taşıyan filmlerinden yalnızca biri. film sosyal eşitsizlikler ve göz ardı edilmiş insanların hikayelerini konu edinir. filmin adında geçen bread emeği, roses ise insanca yaşamı temsil eder. bu bağlamda "ekmek ama insanca yaşayarak ekmek kazanmak" mantığından yola çıkılır. yani bir yerde dilenmeyi bırakmak ve örgütlenmeyi, emek hakkına sahip çıkmak nedir o anlatılır bu filmde. loach'nun filmlerindeki tek ortak nokta bu değil elbette. işin birde oyuncu seçimi tarafı vardır. loach'un filmlerinin geneline bakıldığında oyuncu künyesinin çoğu tecrübesiz oyuncu kadrosundan ibarettir. bu filmde diğerleri gibidir. filmin başrollerini adrien brody ve pilar padilla paylaşıyor, gerisi ise tamamen amatör bir oyuncu kadrosu ile şekilleniyor. ve emin olun bu durum filme bambaşka bir güzellik katıyor.
film hademelik işindeki yolsuzluklara, emeğin sömürülmesine tepki gösteren maya'nın isyanıyla başlayan eylemi konu alıyor. şirketlerin gücü ve çalışanlarının emeğine kayıtsız kalması karşısında sıradan insanın güçlü ve sağlam duruşunu anlatıyor.
bu filmde her şey tanıdık. sevinçler, hüzünler, isyanlar ve baş kaldırılar...
buradan sonra yazacaklarım fena halde spoiler barındırmaktadır, bilginize sunulur. ondan sonra vay efendim ben bilmiyordum, vay efendim ben görmedim demeyiniz çok rica ederim.
--spoiler--
filmin belki de en iyi özeti maya ile iş arkadaşı arasında geçen bir diyalogta gizlidir. hademelik görevleri gereği mekan temizlemek sorumluluğunda olan maya patronlarının onlara karşı olan göz ardı edişlerini sorgularken arkadaşı ona dönüp üzerindeki hademe kıyafetini göstererek şöyle bir tespitte bulunur;
- şu kıyafeti görüyor musun maya? insan bunu giyince görünmez oluyor.
işte filmin temasıda budur, temeli buna dayanır. toplumdaki statüler gereği belli bir kesimin göz ardı edilişidir mevzu. ve bu filmde bu eşitsizliğe bir tür başkaldırı niteliğindedir. tüm bunların dışında filmin sonunda rosa'nın hikayesi de insanın suratına tokat gibi çarpar, o ayrı.
--spoiler--
ken loach'un siyasi ve sosyal bilinç çerçevesinde sunduğu gayet başarılı bir film. izleyiniz, izlettiriniz.
film hademelik işindeki yolsuzluklara, emeğin sömürülmesine tepki gösteren maya'nın isyanıyla başlayan eylemi konu alıyor. şirketlerin gücü ve çalışanlarının emeğine kayıtsız kalması karşısında sıradan insanın güçlü ve sağlam duruşunu anlatıyor.
bu filmde her şey tanıdık. sevinçler, hüzünler, isyanlar ve baş kaldırılar...
buradan sonra yazacaklarım fena halde spoiler barındırmaktadır, bilginize sunulur. ondan sonra vay efendim ben bilmiyordum, vay efendim ben görmedim demeyiniz çok rica ederim.
--spoiler--
filmin belki de en iyi özeti maya ile iş arkadaşı arasında geçen bir diyalogta gizlidir. hademelik görevleri gereği mekan temizlemek sorumluluğunda olan maya patronlarının onlara karşı olan göz ardı edişlerini sorgularken arkadaşı ona dönüp üzerindeki hademe kıyafetini göstererek şöyle bir tespitte bulunur;
- şu kıyafeti görüyor musun maya? insan bunu giyince görünmez oluyor.
işte filmin temasıda budur, temeli buna dayanır. toplumdaki statüler gereği belli bir kesimin göz ardı edilişidir mevzu. ve bu filmde bu eşitsizliğe bir tür başkaldırı niteliğindedir. tüm bunların dışında filmin sonunda rosa'nın hikayesi de insanın suratına tokat gibi çarpar, o ayrı.
--spoiler--
ken loach'un siyasi ve sosyal bilinç çerçevesinde sunduğu gayet başarılı bir film. izleyiniz, izlettiriniz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar