bugün
- claudian clouds33
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı16
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri23
- bana onu sormayin10
- tai lung12
- meriç dükalığı8
- insanları birbirine düşürmek4
- sevdiğiniz yazarlar8
- trabzonspor5
- şemsiyeli benim3
- sözlüğün ölü gibi olması5
- galatasaray9
- katatespizartmasi2
- sözlük kızlarının kekleri24
- bildiğiniz sure sayısı4
- kıçını yırtsan sonu tabut2
- beşiktaş5
- şemsiyeli lavuk5
- sıcak havada çay içmek2
- kamudaki torpil durumları3
- islamda namaz yoktur32
- kürdistan10
- fusya semsiyeli yabanci21
- ağzı kokan insan5
- yalancıyı sikmiyorlar2
- ekşi sözlükteki entrymin 4256 artı oy alması7
- hayat kalitesini düşüren şeyler3
- futbol10
- günün sözü16
- dantelli sütyen takan erkek12
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- nervio15
- türkiye6
- olympique marseille5
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz3
- ekonomi5
- anın görüntüsü23
- akaryakıt3
- sen dost ararsan koş mevlana ya6
- zengin göbekli vs kaslı fakir adam5
- ölümden korkuyor musunuz17
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- gülerken ısınarak terleyip pasta kokan kız7
- kitap kurdu erkeklerin hiç osurmaması5
- hintlilerin savaşırken inek inek diye bağırması5
- baba oğul bisiklet5
- güzel olduğunuzu nasıl anlarsınız6
- erkek erkeğe buluşmaya giderken parfüm sıkan erkek6
- yesene beni diyen kız9
- allah ım verdiğini kimse engelleyemez4
"işsizlerin şairi" olarak tanınan ünlü yönetmen ken loach'un 2000 tarihli filmi. diğer loach filmleri gibi bu filmde de birçok ortak özellik mevcut. bread and roses loach'un siyasi ve sosyal bilinç taşıyan filmlerinden yalnızca biri. film sosyal eşitsizlikler ve göz ardı edilmiş insanların hikayelerini konu edinir. filmin adında geçen bread emeği, roses ise insanca yaşamı temsil eder. bu bağlamda "ekmek ama insanca yaşayarak ekmek kazanmak" mantığından yola çıkılır. yani bir yerde dilenmeyi bırakmak ve örgütlenmeyi, emek hakkına sahip çıkmak nedir o anlatılır bu filmde. loach'nun filmlerindeki tek ortak nokta bu değil elbette. işin birde oyuncu seçimi tarafı vardır. loach'un filmlerinin geneline bakıldığında oyuncu künyesinin çoğu tecrübesiz oyuncu kadrosundan ibarettir. bu filmde diğerleri gibidir. filmin başrollerini adrien brody ve pilar padilla paylaşıyor, gerisi ise tamamen amatör bir oyuncu kadrosu ile şekilleniyor. ve emin olun bu durum filme bambaşka bir güzellik katıyor.
film hademelik işindeki yolsuzluklara, emeğin sömürülmesine tepki gösteren maya'nın isyanıyla başlayan eylemi konu alıyor. şirketlerin gücü ve çalışanlarının emeğine kayıtsız kalması karşısında sıradan insanın güçlü ve sağlam duruşunu anlatıyor.
bu filmde her şey tanıdık. sevinçler, hüzünler, isyanlar ve baş kaldırılar...
buradan sonra yazacaklarım fena halde spoiler barındırmaktadır, bilginize sunulur. ondan sonra vay efendim ben bilmiyordum, vay efendim ben görmedim demeyiniz çok rica ederim.
--spoiler--
filmin belki de en iyi özeti maya ile iş arkadaşı arasında geçen bir diyalogta gizlidir. hademelik görevleri gereği mekan temizlemek sorumluluğunda olan maya patronlarının onlara karşı olan göz ardı edişlerini sorgularken arkadaşı ona dönüp üzerindeki hademe kıyafetini göstererek şöyle bir tespitte bulunur;
- şu kıyafeti görüyor musun maya? insan bunu giyince görünmez oluyor.
işte filmin temasıda budur, temeli buna dayanır. toplumdaki statüler gereği belli bir kesimin göz ardı edilişidir mevzu. ve bu filmde bu eşitsizliğe bir tür başkaldırı niteliğindedir. tüm bunların dışında filmin sonunda rosa'nın hikayesi de insanın suratına tokat gibi çarpar, o ayrı.
--spoiler--
ken loach'un siyasi ve sosyal bilinç çerçevesinde sunduğu gayet başarılı bir film. izleyiniz, izlettiriniz.
film hademelik işindeki yolsuzluklara, emeğin sömürülmesine tepki gösteren maya'nın isyanıyla başlayan eylemi konu alıyor. şirketlerin gücü ve çalışanlarının emeğine kayıtsız kalması karşısında sıradan insanın güçlü ve sağlam duruşunu anlatıyor.
bu filmde her şey tanıdık. sevinçler, hüzünler, isyanlar ve baş kaldırılar...
buradan sonra yazacaklarım fena halde spoiler barındırmaktadır, bilginize sunulur. ondan sonra vay efendim ben bilmiyordum, vay efendim ben görmedim demeyiniz çok rica ederim.
--spoiler--
filmin belki de en iyi özeti maya ile iş arkadaşı arasında geçen bir diyalogta gizlidir. hademelik görevleri gereği mekan temizlemek sorumluluğunda olan maya patronlarının onlara karşı olan göz ardı edişlerini sorgularken arkadaşı ona dönüp üzerindeki hademe kıyafetini göstererek şöyle bir tespitte bulunur;
- şu kıyafeti görüyor musun maya? insan bunu giyince görünmez oluyor.
işte filmin temasıda budur, temeli buna dayanır. toplumdaki statüler gereği belli bir kesimin göz ardı edilişidir mevzu. ve bu filmde bu eşitsizliğe bir tür başkaldırı niteliğindedir. tüm bunların dışında filmin sonunda rosa'nın hikayesi de insanın suratına tokat gibi çarpar, o ayrı.
--spoiler--
ken loach'un siyasi ve sosyal bilinç çerçevesinde sunduğu gayet başarılı bir film. izleyiniz, izlettiriniz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar