bugün
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok28
- foşik törklörön liginde birinci amedspor23
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı12
- kaç yaşındasın2
- motorinin 100 lirayı görmesi3
- musa anter11
- s'i l v'e r m'i s t'in kullandığı ucuz parfüm17
- türkler ile moğollar kardeştir17
- hewal ebo3
- flört uygulamasında match oranı2
- boş vakit buldukça yeni ahit okumak2
- z kuşağı2
- göçmen karşıtı din düşmanı sosyal demokratlar18
- ölümden korkuyor musunuz34
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı30
- claudian clouds43
- parcalandim toparlanamiyorum313
- game of thrones taki kerhaneci17
- çamaşır makinasını çalışırken izlemek6
- anın görüntüsü26
- hollanda'nın deniz seviyesinin altında bulunması6
- dünyanın en ölümcül terör örgütü hristiyan lra4
- 29 yaşında erkek 40 yaşında kadın evliliği7
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- medyanın yunanla savaşı adeta körüklemesi5
- iş arayanların aslında para araması7
- osmanlıcılar vs kürtçüler5
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler9
- akp'li tayyar'ın erdoğan'a sıra dayağı çağrısı2
- dating uygulamasında eşleşme algoritması3
- sözlük kızları dertleşiyor14
- bilgisayar vs tablet4
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- emeviler6
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi19
- memduh bashgan4
- karate kursundan tanışılan kızla sevişmek4
- meksika açmazı macerası3
- gençlik ve güzellik bitince kızlar ne yapıyor9
- habire1220
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı16
- durup durup dedem köleydi diye ağlamak2
- ittihat terakki döneminde gerçekleşen soykırımlar6
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri25
- düşün ki o bunu okuyor6
- okan buruk13
- betray me4
- türkiye'deki hoşgörü hristiyanlıktan geliyor4
- yapay zekaya porno aratmak3
- betray me masklavi frank lucas kerhaneci yagmurcu7
ölümün soğukluğunu unutup, sıcaklığına inanmak. tutunacak tüm dallarının koptuğunu görüp bilinmeze gitmek, umutla...
ölümün herkesi bekleyen tabi sonuç olduğunu bilip, kendi isteğinle gitmek. koşa koşa, türküler söyleyerek, şiirler okuyarak, gülerek kahkahalarla.
acizliğimizi biliyoruz, bilmemiz gerekir. kendimizi bazen dünyanın en güçlü insanı sanıp, bütün kötülüklerle tek başımıza savaşabileceğimizi, bütün kötüleri tek başımıza yenebileceğimizi düşünürüz. içimizde büyüttüğümüz umutlar, tüm çirkinlikleri gizler bir süre. görmezden gelmemizi sağlar. oysa içe atılan her bir tasa, tedavisi mümkün olmayan bir hastalık olup, çıkar yıllar sonra. her şey için çok geç olmuş olur o zaman da. ne acı...
aslında ne ölene, ne kalana, ne de kendimize üzülüyoruz. üzüldüğümüz çaresizliğimiz. elimizden hiçbir şeyin gelmiyor oluşu. dedim ya aciziz, acınacak haldeyiz aslında ama diğer insanlar da bizden iyi durumda olmadıklarından acıyacak kimsemiz de yok. herkes kendine mi üzülse, acısa?
gelelim ölüme. o karanlık, o uzun, o bitmez-tükenmez boşluğa. herkesin hakkında kendince bir şeyler söyleyip yine kendince haklı olduğu. ama aslında kimsenin hakkında hiçbir şey bilmediği. gerçekten kötü mü? şu yaşadığımız lanet yer daha mı güzel gideceğimiz yerden? bilmiyoruz. insanlık da ilk günden beri bilmediğini merak eder. ama ne kadar ilginçtir çok az kişi bu gerçeği merak edip ölüme gider. yaşam kimisine göre de bu kadar çekicidir işte. öyle ya, gerçekleşmesini bekledikleri hayalleri var. onları bekleyen güzel günler var. ölüm uzak olmalı bu insanlara, ölüm akıllarına bile gelmemeli. ama merak etmek de en insan yanımız...
bu merak adamı öldürür!
merak etmeye ben de korkuyorum. demek ki benim de hala gerçekleşmesini beklediğim bir şeyler var. dilim hiç bir hayalimin olmadığını söylese de.
şimdilik sadece merak ediyorum. türkü söyleyip, şiirler okuyup kahkahalarla gülemeye başladığım da merakım geçmiş olacak, biliyorum.
ölümün herkesi bekleyen tabi sonuç olduğunu bilip, kendi isteğinle gitmek. koşa koşa, türküler söyleyerek, şiirler okuyarak, gülerek kahkahalarla.
acizliğimizi biliyoruz, bilmemiz gerekir. kendimizi bazen dünyanın en güçlü insanı sanıp, bütün kötülüklerle tek başımıza savaşabileceğimizi, bütün kötüleri tek başımıza yenebileceğimizi düşünürüz. içimizde büyüttüğümüz umutlar, tüm çirkinlikleri gizler bir süre. görmezden gelmemizi sağlar. oysa içe atılan her bir tasa, tedavisi mümkün olmayan bir hastalık olup, çıkar yıllar sonra. her şey için çok geç olmuş olur o zaman da. ne acı...
aslında ne ölene, ne kalana, ne de kendimize üzülüyoruz. üzüldüğümüz çaresizliğimiz. elimizden hiçbir şeyin gelmiyor oluşu. dedim ya aciziz, acınacak haldeyiz aslında ama diğer insanlar da bizden iyi durumda olmadıklarından acıyacak kimsemiz de yok. herkes kendine mi üzülse, acısa?
gelelim ölüme. o karanlık, o uzun, o bitmez-tükenmez boşluğa. herkesin hakkında kendince bir şeyler söyleyip yine kendince haklı olduğu. ama aslında kimsenin hakkında hiçbir şey bilmediği. gerçekten kötü mü? şu yaşadığımız lanet yer daha mı güzel gideceğimiz yerden? bilmiyoruz. insanlık da ilk günden beri bilmediğini merak eder. ama ne kadar ilginçtir çok az kişi bu gerçeği merak edip ölüme gider. yaşam kimisine göre de bu kadar çekicidir işte. öyle ya, gerçekleşmesini bekledikleri hayalleri var. onları bekleyen güzel günler var. ölüm uzak olmalı bu insanlara, ölüm akıllarına bile gelmemeli. ama merak etmek de en insan yanımız...
bu merak adamı öldürür!
merak etmeye ben de korkuyorum. demek ki benim de hala gerçekleşmesini beklediğim bir şeyler var. dilim hiç bir hayalimin olmadığını söylese de.
şimdilik sadece merak ediyorum. türkü söyleyip, şiirler okuyup kahkahalarla gülemeye başladığım da merakım geçmiş olacak, biliyorum.
Gündemdeki Haberler