bugün
- nasıl birisiniz6
- türk müsün türkiyeli misin12
- araba sürerken olmasından en çok korkulan şey5
- gecenin rap şarkısı3
- ilk kez penis gören kız tepkisi2
- çıkma teklifinin eskide kalması2
- yazarların ruh hali3
- köfteci yusuf2
- ayrılık6
- türkiyeliyim doğruyum çalışkanım5
- gecenin şarkısı3
- rüyada nervio yu görmek8
- ölüm5
- izmirli kızların met çukuruna düşmesi3
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık14
- yazarların en son bitirdiği kitap6
- sırtımı kaşıyan kızlardan hoşlanmam3
- issız bir yerde tatil yapmak2
- hırvatistan12
- ispanya daki göçmen krizi8
- korku filmi izlerken sarılacak birisinin olmaması6
- beni özleyenler elime mum diksin15
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor14
- favori coldplay şarkınız4
- bu ülkeye başka erdoğan gelmez3
- türkiyeliyim var mı bir sorun3
- rte'nin yürüme problemi yaşaması3
- sözlüğün canlanması için gerekenler3
- oyum ak partiye3
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı9
- aylık 513 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- aylık 511 bin tl iyi para mıdır sorunsalı4
- sırt kaşınması2
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri8
- puantiye modasının bokunun çıkması4
- mutlu kalmak için öneriler6
- recep tayyip erdoğana sahip çıkalım3
- her gün alkol almak4
- yeni dünya düzeni4
- arkadaşlar hangi diziye başlasam4
- yunanistan29
- akp ve mhp sol partilerdir3
- sözlükteki derin yapılanma4
- kele şaplak atmanın hazzı ve dayanılmaz istek3
- gecenin güzel olması2
- cırcır böceklerinin hala ötmesi2
- ne mutlu türküm diyene3
- aylık 508 bin tl iyi para mıdır sorunsalı3
- yapay zekaya entry yazdırmak5
- insan olmaya yarim kala2
ölümün soğukluğunu unutup, sıcaklığına inanmak. tutunacak tüm dallarının koptuğunu görüp bilinmeze gitmek, umutla...
ölümün herkesi bekleyen tabi sonuç olduğunu bilip, kendi isteğinle gitmek. koşa koşa, türküler söyleyerek, şiirler okuyarak, gülerek kahkahalarla.
acizliğimizi biliyoruz, bilmemiz gerekir. kendimizi bazen dünyanın en güçlü insanı sanıp, bütün kötülüklerle tek başımıza savaşabileceğimizi, bütün kötüleri tek başımıza yenebileceğimizi düşünürüz. içimizde büyüttüğümüz umutlar, tüm çirkinlikleri gizler bir süre. görmezden gelmemizi sağlar. oysa içe atılan her bir tasa, tedavisi mümkün olmayan bir hastalık olup, çıkar yıllar sonra. her şey için çok geç olmuş olur o zaman da. ne acı...
aslında ne ölene, ne kalana, ne de kendimize üzülüyoruz. üzüldüğümüz çaresizliğimiz. elimizden hiçbir şeyin gelmiyor oluşu. dedim ya aciziz, acınacak haldeyiz aslında ama diğer insanlar da bizden iyi durumda olmadıklarından acıyacak kimsemiz de yok. herkes kendine mi üzülse, acısa?
gelelim ölüme. o karanlık, o uzun, o bitmez-tükenmez boşluğa. herkesin hakkında kendince bir şeyler söyleyip yine kendince haklı olduğu. ama aslında kimsenin hakkında hiçbir şey bilmediği. gerçekten kötü mü? şu yaşadığımız lanet yer daha mı güzel gideceğimiz yerden? bilmiyoruz. insanlık da ilk günden beri bilmediğini merak eder. ama ne kadar ilginçtir çok az kişi bu gerçeği merak edip ölüme gider. yaşam kimisine göre de bu kadar çekicidir işte. öyle ya, gerçekleşmesini bekledikleri hayalleri var. onları bekleyen güzel günler var. ölüm uzak olmalı bu insanlara, ölüm akıllarına bile gelmemeli. ama merak etmek de en insan yanımız...
bu merak adamı öldürür!
merak etmeye ben de korkuyorum. demek ki benim de hala gerçekleşmesini beklediğim bir şeyler var. dilim hiç bir hayalimin olmadığını söylese de.
şimdilik sadece merak ediyorum. türkü söyleyip, şiirler okuyup kahkahalarla gülemeye başladığım da merakım geçmiş olacak, biliyorum.
ölümün herkesi bekleyen tabi sonuç olduğunu bilip, kendi isteğinle gitmek. koşa koşa, türküler söyleyerek, şiirler okuyarak, gülerek kahkahalarla.
acizliğimizi biliyoruz, bilmemiz gerekir. kendimizi bazen dünyanın en güçlü insanı sanıp, bütün kötülüklerle tek başımıza savaşabileceğimizi, bütün kötüleri tek başımıza yenebileceğimizi düşünürüz. içimizde büyüttüğümüz umutlar, tüm çirkinlikleri gizler bir süre. görmezden gelmemizi sağlar. oysa içe atılan her bir tasa, tedavisi mümkün olmayan bir hastalık olup, çıkar yıllar sonra. her şey için çok geç olmuş olur o zaman da. ne acı...
aslında ne ölene, ne kalana, ne de kendimize üzülüyoruz. üzüldüğümüz çaresizliğimiz. elimizden hiçbir şeyin gelmiyor oluşu. dedim ya aciziz, acınacak haldeyiz aslında ama diğer insanlar da bizden iyi durumda olmadıklarından acıyacak kimsemiz de yok. herkes kendine mi üzülse, acısa?
gelelim ölüme. o karanlık, o uzun, o bitmez-tükenmez boşluğa. herkesin hakkında kendince bir şeyler söyleyip yine kendince haklı olduğu. ama aslında kimsenin hakkında hiçbir şey bilmediği. gerçekten kötü mü? şu yaşadığımız lanet yer daha mı güzel gideceğimiz yerden? bilmiyoruz. insanlık da ilk günden beri bilmediğini merak eder. ama ne kadar ilginçtir çok az kişi bu gerçeği merak edip ölüme gider. yaşam kimisine göre de bu kadar çekicidir işte. öyle ya, gerçekleşmesini bekledikleri hayalleri var. onları bekleyen güzel günler var. ölüm uzak olmalı bu insanlara, ölüm akıllarına bile gelmemeli. ama merak etmek de en insan yanımız...
bu merak adamı öldürür!
merak etmeye ben de korkuyorum. demek ki benim de hala gerçekleşmesini beklediğim bir şeyler var. dilim hiç bir hayalimin olmadığını söylese de.
şimdilik sadece merak ediyorum. türkü söyleyip, şiirler okuyup kahkahalarla gülemeye başladığım da merakım geçmiş olacak, biliyorum.
hoca camide vaaz veriyormuş, bektaşi de camide dinliyor...
şarab içenlerin ne kadar günaha girdiklerini içmeyenlere ise cennette 40 huri verileceğini söylermiş, hatta, şarab içenler sırat köprüsünden gecerken içtikleri şarabın şişeleri boyunlarına asılacak demiş, bektaşi fırlamış ayaga,
-hocam, şişeler boşmu olacak dolumu?
-bre zındık, sen cenneti meyhanemi sandın?
-hocam, sen 40 huri ile cenneti keranemi sandın?
ölmeyi bayılmak sananlara ithafen...
şarab içenlerin ne kadar günaha girdiklerini içmeyenlere ise cennette 40 huri verileceğini söylermiş, hatta, şarab içenler sırat köprüsünden gecerken içtikleri şarabın şişeleri boyunlarına asılacak demiş, bektaşi fırlamış ayaga,
-hocam, şişeler boşmu olacak dolumu?
-bre zındık, sen cenneti meyhanemi sandın?
-hocam, sen 40 huri ile cenneti keranemi sandın?
ölmeyi bayılmak sananlara ithafen...
nefes alan her canlının birgün yapacağı dönüşü olmayan gidiştir.
(bkz: tefekkür)
(bkz: intihar)
(bkz: azraille buluşmak)
Ey insan! Kaf Dağı kadar yüksekte olsan da, kefene sığacak kadar küçüksün. Unutma her şeyin bir hesabı var; üzdüğün kadar üzülürsün.
(mevlana)
(mevlana)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar