bugün
- filistin40
- kamal4
- fransız arabaları3
- ne kadar yaşlısın9
- fon kurdum para yatırır mısınız10
- ten uyumu vs kafa uyumu5
- 11 ekim 2026 beşiktaş kocaelispor maçı2
- pazar günü aktiviteleri3
- avustralya2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı16
- istanbul da mide küçültme sonrası şüpheli ölüm2
- bedelini ödeyen yazarlar17
- meclis te fon krizi araştırma komisyonu tartışması4
- dinciler2
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen16
- mossat yaptı abi heralde yani2
- anın görüntüsü27
- sözlükte kız taklidi yapmak16
- fıstık ezmesi vs fındık ezmesi7
- kuru milliyetçilikle kafa silken insan7
- antipanik'e bir şey söyle22
- bir erko kişisi ile arkadaş olunur mu15
- pazar sabahı2
- silvermist'e iki şey söyle20
- insan olmaya çeyrek kala adlı yazarı sevmemek10
- sözlük kızlarının içli köfteleri10
- arkadaşlar ne yesek8
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı36
- seksten önce dua etmek10
- özelden şeftalisini atan yazar14
- alttaki yazara bir şey söyle24
- tarhana çorbası12
- nervio'nun canının devamlı yaprak çekmesi11
- israil'i allah cezalandıracak9
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- sözlük kızlarının kombinleri15
- parcalandim toparlanamiyorum323
- sözlük kızlarının tantunici7
- nöbetteyim sözlük4
- arkadaşlar bir şey soracağım11
- antipanik sizce biraz antipatik mi8
- ucan tekme atan hipopotam47
- pazar günü evde oturan ezik ve yalnız insan2
- israil3
- sapık şarkı sözleri9
- mantısıyla meşhur olan ilimiz10
- güzelsen koy resmini görelim6
- kendini evleneceği kıza saklayan erkek9
- porno entelektüelliği8
- redbull5
israil yine Gazze’yi kuşattı. Dağ taş bombalanıyor. Sokağa çıkma yasağı 7. Günde. Sivil halk en temel ihtiyaçlarını karşılayamıyor. israil keskin nişancılarının sokağa çıktı diye öldürdüğü çocukların sayısı 5’i geçti. BM araya girip ateşkes istedi. Ama israil ne uluslar arası heyete ne de milletvekillerine izin vermiyor. Normal koşullarda en barbar kuşatmalarda – savaşlarda bile bir günlük veya 8 saatlik süreyle sokağa çıkma yasağı kaldırılır. Sivil halk ölülerini gömer. ilaç- ekmek alır. Su depolar. Savaş muhabirleri görev yapar. Dış dünyaya haber geçer. Ama bunların hiçbiri mümkün değil. Yasak. Abluka devam ediyor. 150 bin insana panzerlerden – tanklardan ateş ediliyor. “Hepinizi öldüreceğiz” diye anonslar duyuluyor.
Bu kadar metafor yeter. Anlamışsınızdır. Anlattığım Gazze değil, israil değil. Öyle olsa dünya ve Türkiye ayağa kalkardı şimdiye kadar. Bu manzara, bu trajik gerçek Cizre’de AKP devletinin ordusu ve polisinin yaptıkları. Hadi bir iki mahallede “isyancılar” ayaklandı. Ama 150 bin nüfuslu ilçede, sokağa çıkma yasağının 7 gündür kesintisiz sürmesi, her gün birden fazla sivilin – çocuğun polislerce katledilmesi, yaralıların, hamilelerin, hastaların hastaneye gitmelerinin engellenmesi nasıl açıklanabilir.
Bu yazıyı kaleme alırken kulağım haberlerde, biraz önce yaşlı bir kadın ve gelininin daha polislerce katledildiğini, öldürülen sivillerin sayısının 20’yi geçtiğini öğrendim. Peki, ölen çocuklardan Cemile’nin dramını okudunuz mu? Televizyonda daha ölmeden kalabalık arasında şaşkın bakışlarıyla karşılaştı mı gözleriniz. O canlı görüntülerden 24 saat sonra polislerin zırhlı araçtan açtığı ateşle katledildi Cemile. Tek suçu meraktan dışarı çıkması evlerinin önünde oturup uzaklardan gelen silah seslerini dinlemesiydi.
Peki, 10 yaşındaki Cemile’nin ölü bedeni nerede biliyor musunuz? Nurcan Baysal’ın ifadesiyle “Cemile 10 yaşında, ölü, bir buzlukta…” Anası yavrusunun ölü bedenine buz koyup duruyor. Buradan sonrasını Baysal anlatsın:
“Sokağa çıkma yasağının hemen ardından sosyal medyaya Cizre’de katledilen sivillerin resimleri düşmeye başladı. Önce 19 yaşındaki Sait Çağdavul’un öldürüldüğü bilgisi geldi. Said kobra tipi zırhlı araçtan açılan ateş sonucu yaşamını yitirdi. Daha sonra sadece 35 günlük bebek olan Muhammed Tahir Yaramış’ın rahatsızlandığını ve polisin hastaneye gitmesine izin vermediği için küçük Muhammed’in öldüğünü öğrendik. Sosyal medyaya düşen bir sonraki resimde ise 19 yaşındaki Said ve 35 günlük Muhammed bebeğin ölü bedenleri bir teneşir taşında yan yana yatmaktaydılar. Devlet ölülerini gömmek için bile Cizrelilerin dışarı çıkmasına izin vermiyor, Said ve Muhammed’in bedenleri bekletiliyordu.
Hemen birkaç saat sonra Cudi mahallesinde tepelere yerleştirilen zırhlı araçlardan gelen ateş sonucu 10 yaşındaki Cemile Çağırga hayatını kaybetti. Cemile evinde yakalanmıştı devletin kurşunlarına. Ailenin yaşadığı evin dış cephesinde uçaksavar, doçka mermisine benzer büyüklükte delikler açılmıştı. Evden çekilen resimde Cemile’nin cansız bedeni bir battaniyenin üzerinde bekletiliyor, annesi başında ağıt yakıyordu. Polis ablukası nedeniyle Cemile’nin cenazesi evden çıkartılamıyordu. Kızının yanı başındaki acılı baba Ramazan Çağırca’nın 1992 yılında da evine top mermisi isabet etmesi sonucu ailesinden 7 kişiyi kaybettiğini öğreniyoruz. 23 yıl sonra şimdi de küçük kızı Cemile aynı kaderi paylaşıyor.
Sosyal medyaya düşen bir sonraki resimde, Cizre’nin 40 derece sıcağında kokmasın diye annesinin biricik yavrusunun cansız bedenine buzlar sürdüğünü görüyoruz. Cemile’nin annesi daha bir gün önce kokusunu içine çektiği evladının cansız bedenini bir yandan öpüyor, bir yandan buzla ovalıyor. Daha sonra gelen resim Cemile’nin cansız bedeninin buzluktaki görüntüsü… Devlet cenazenin kaldırılmasına izin vermediği için, Cemile’nin bedeni bir buzlukta bekletiliyor.”[i]
Nurcan Baysal’ın yazısından bir bölüm paylaştım. Bu konuda yazan-çizen duyarlı insanlar az değil. Ama yandaş medya bunlara yer vermiyor. Kimisi de bu gerçekleri bildiği halde susuyor. Katliam şu an devam ediyor. Sahi susanlar, bakınız bu trajediye karşı CHP’de bu gün ses çıkardı. Basın açıklaması yaptı. Yani bunlar sadece HDP’nin sorunu değil. insanlığın ortak sorunu.
Linç sürüsünü sokağa salarak korku iklimi yaratıldı bu ülkede. Ama korkumuzu yenmeli ve bu katliama dur demeliyiz.
Sizin çocuğunuz var mı? Veya kardeşiniz? Cemile’nin yerine koyun. Düşünün. Ve konuşun. Ya şimdi ya hiç.
“Cemile 10 yaşında, ölü, bir buzlukta…”
Bu kadar metafor yeter. Anlamışsınızdır. Anlattığım Gazze değil, israil değil. Öyle olsa dünya ve Türkiye ayağa kalkardı şimdiye kadar. Bu manzara, bu trajik gerçek Cizre’de AKP devletinin ordusu ve polisinin yaptıkları. Hadi bir iki mahallede “isyancılar” ayaklandı. Ama 150 bin nüfuslu ilçede, sokağa çıkma yasağının 7 gündür kesintisiz sürmesi, her gün birden fazla sivilin – çocuğun polislerce katledilmesi, yaralıların, hamilelerin, hastaların hastaneye gitmelerinin engellenmesi nasıl açıklanabilir.
Bu yazıyı kaleme alırken kulağım haberlerde, biraz önce yaşlı bir kadın ve gelininin daha polislerce katledildiğini, öldürülen sivillerin sayısının 20’yi geçtiğini öğrendim. Peki, ölen çocuklardan Cemile’nin dramını okudunuz mu? Televizyonda daha ölmeden kalabalık arasında şaşkın bakışlarıyla karşılaştı mı gözleriniz. O canlı görüntülerden 24 saat sonra polislerin zırhlı araçtan açtığı ateşle katledildi Cemile. Tek suçu meraktan dışarı çıkması evlerinin önünde oturup uzaklardan gelen silah seslerini dinlemesiydi.
Peki, 10 yaşındaki Cemile’nin ölü bedeni nerede biliyor musunuz? Nurcan Baysal’ın ifadesiyle “Cemile 10 yaşında, ölü, bir buzlukta…” Anası yavrusunun ölü bedenine buz koyup duruyor. Buradan sonrasını Baysal anlatsın:
“Sokağa çıkma yasağının hemen ardından sosyal medyaya Cizre’de katledilen sivillerin resimleri düşmeye başladı. Önce 19 yaşındaki Sait Çağdavul’un öldürüldüğü bilgisi geldi. Said kobra tipi zırhlı araçtan açılan ateş sonucu yaşamını yitirdi. Daha sonra sadece 35 günlük bebek olan Muhammed Tahir Yaramış’ın rahatsızlandığını ve polisin hastaneye gitmesine izin vermediği için küçük Muhammed’in öldüğünü öğrendik. Sosyal medyaya düşen bir sonraki resimde ise 19 yaşındaki Said ve 35 günlük Muhammed bebeğin ölü bedenleri bir teneşir taşında yan yana yatmaktaydılar. Devlet ölülerini gömmek için bile Cizrelilerin dışarı çıkmasına izin vermiyor, Said ve Muhammed’in bedenleri bekletiliyordu.
Hemen birkaç saat sonra Cudi mahallesinde tepelere yerleştirilen zırhlı araçlardan gelen ateş sonucu 10 yaşındaki Cemile Çağırga hayatını kaybetti. Cemile evinde yakalanmıştı devletin kurşunlarına. Ailenin yaşadığı evin dış cephesinde uçaksavar, doçka mermisine benzer büyüklükte delikler açılmıştı. Evden çekilen resimde Cemile’nin cansız bedeni bir battaniyenin üzerinde bekletiliyor, annesi başında ağıt yakıyordu. Polis ablukası nedeniyle Cemile’nin cenazesi evden çıkartılamıyordu. Kızının yanı başındaki acılı baba Ramazan Çağırca’nın 1992 yılında da evine top mermisi isabet etmesi sonucu ailesinden 7 kişiyi kaybettiğini öğreniyoruz. 23 yıl sonra şimdi de küçük kızı Cemile aynı kaderi paylaşıyor.
Sosyal medyaya düşen bir sonraki resimde, Cizre’nin 40 derece sıcağında kokmasın diye annesinin biricik yavrusunun cansız bedenine buzlar sürdüğünü görüyoruz. Cemile’nin annesi daha bir gün önce kokusunu içine çektiği evladının cansız bedenini bir yandan öpüyor, bir yandan buzla ovalıyor. Daha sonra gelen resim Cemile’nin cansız bedeninin buzluktaki görüntüsü… Devlet cenazenin kaldırılmasına izin vermediği için, Cemile’nin bedeni bir buzlukta bekletiliyor.”[i]
Nurcan Baysal’ın yazısından bir bölüm paylaştım. Bu konuda yazan-çizen duyarlı insanlar az değil. Ama yandaş medya bunlara yer vermiyor. Kimisi de bu gerçekleri bildiği halde susuyor. Katliam şu an devam ediyor. Sahi susanlar, bakınız bu trajediye karşı CHP’de bu gün ses çıkardı. Basın açıklaması yaptı. Yani bunlar sadece HDP’nin sorunu değil. insanlığın ortak sorunu.
Linç sürüsünü sokağa salarak korku iklimi yaratıldı bu ülkede. Ama korkumuzu yenmeli ve bu katliama dur demeliyiz.
Sizin çocuğunuz var mı? Veya kardeşiniz? Cemile’nin yerine koyun. Düşünün. Ve konuşun. Ya şimdi ya hiç.
“Cemile 10 yaşında, ölü, bir buzlukta…”
Gündemdeki Haberler