bugün
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet9
- kadir inanır15
- üniversitelerin gereksiz olması13
- true'nun çaylak olması15
- türk soyu ve arap soyu birdir7
- israil6
- velvet28
- a milli futbol takımı'nın dünya kupası ndan dönüşü2
- arkadaşlar uyudunuz mu6
- kemalist dünya19
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı29
- dinci insanlar efkarlandığında ne içiyor sorunsalı10
- 2026 dünya kupası27
- sözlüğü bırakmak istemek8
- aile evinde yaşamak13
- sedat pekmez21
- yazarların iyi olduğu konular9
- kadir mısıroğlu'nun soyu18
- salak erkek neden bu kadar çok8
- futbol21
- kemalistlerin sanki biraz şey olması10
- barda şişenin üstüne oturmuş kız görmek5
- memesi güzel olan bir kadını alıp çıkacağım4
- seri gizli artı oy veren melek7
- galatasaray lobisi11
- hiçbir şey yapmadığınız halde aşık olan erkekler2
- anın görüntüsü17
- arapça okuyabilen yazarlar3
- birader yazar olmak13
- sözlük yazarlarının kombinleri9
- erkeklerin her işi tek elle yapabilmesi11
- pringles 12 tl oldu kimsenin umrunda değil4
- yeni tanışılan kızdan istemek5
- özlü sözler5
- eski sevgilinin dolgun göğüslerini özlemek7
- tüm mahlukatın cenneti yaşayacak olması3
- 26 haziran 20266
- türklere devşirme diye laf atan kürt5
- kürtçülerin algıları5
- kürtçülük5
- 85 milyon kişi uludağ sözlük'ü okuyor14
- ayağımla nah çekebilme yeteneğim6
- hızlı para kazanmanın yolları14
- canımın sürekli hamburger çekmesi7
- aylık 317 bin lira iyi para mıdır sorunsalı5
- ingiliz aksanı6
- ktç abinin çaylak olması5
- herzevekil'in biraz şey olması6
- ana dilimiz kürtçe olsun kampanyası4
- allah yoluna cenk edelim şan alalım şan2
israil yine Gazze’yi kuşattı. Dağ taş bombalanıyor. Sokağa çıkma yasağı 7. Günde. Sivil halk en temel ihtiyaçlarını karşılayamıyor. israil keskin nişancılarının sokağa çıktı diye öldürdüğü çocukların sayısı 5’i geçti. BM araya girip ateşkes istedi. Ama israil ne uluslar arası heyete ne de milletvekillerine izin vermiyor. Normal koşullarda en barbar kuşatmalarda – savaşlarda bile bir günlük veya 8 saatlik süreyle sokağa çıkma yasağı kaldırılır. Sivil halk ölülerini gömer. ilaç- ekmek alır. Su depolar. Savaş muhabirleri görev yapar. Dış dünyaya haber geçer. Ama bunların hiçbiri mümkün değil. Yasak. Abluka devam ediyor. 150 bin insana panzerlerden – tanklardan ateş ediliyor. “Hepinizi öldüreceğiz” diye anonslar duyuluyor.
Bu kadar metafor yeter. Anlamışsınızdır. Anlattığım Gazze değil, israil değil. Öyle olsa dünya ve Türkiye ayağa kalkardı şimdiye kadar. Bu manzara, bu trajik gerçek Cizre’de AKP devletinin ordusu ve polisinin yaptıkları. Hadi bir iki mahallede “isyancılar” ayaklandı. Ama 150 bin nüfuslu ilçede, sokağa çıkma yasağının 7 gündür kesintisiz sürmesi, her gün birden fazla sivilin – çocuğun polislerce katledilmesi, yaralıların, hamilelerin, hastaların hastaneye gitmelerinin engellenmesi nasıl açıklanabilir.
Bu yazıyı kaleme alırken kulağım haberlerde, biraz önce yaşlı bir kadın ve gelininin daha polislerce katledildiğini, öldürülen sivillerin sayısının 20’yi geçtiğini öğrendim. Peki, ölen çocuklardan Cemile’nin dramını okudunuz mu? Televizyonda daha ölmeden kalabalık arasında şaşkın bakışlarıyla karşılaştı mı gözleriniz. O canlı görüntülerden 24 saat sonra polislerin zırhlı araçtan açtığı ateşle katledildi Cemile. Tek suçu meraktan dışarı çıkması evlerinin önünde oturup uzaklardan gelen silah seslerini dinlemesiydi.
Peki, 10 yaşındaki Cemile’nin ölü bedeni nerede biliyor musunuz? Nurcan Baysal’ın ifadesiyle “Cemile 10 yaşında, ölü, bir buzlukta…” Anası yavrusunun ölü bedenine buz koyup duruyor. Buradan sonrasını Baysal anlatsın:
“Sokağa çıkma yasağının hemen ardından sosyal medyaya Cizre’de katledilen sivillerin resimleri düşmeye başladı. Önce 19 yaşındaki Sait Çağdavul’un öldürüldüğü bilgisi geldi. Said kobra tipi zırhlı araçtan açılan ateş sonucu yaşamını yitirdi. Daha sonra sadece 35 günlük bebek olan Muhammed Tahir Yaramış’ın rahatsızlandığını ve polisin hastaneye gitmesine izin vermediği için küçük Muhammed’in öldüğünü öğrendik. Sosyal medyaya düşen bir sonraki resimde ise 19 yaşındaki Said ve 35 günlük Muhammed bebeğin ölü bedenleri bir teneşir taşında yan yana yatmaktaydılar. Devlet ölülerini gömmek için bile Cizrelilerin dışarı çıkmasına izin vermiyor, Said ve Muhammed’in bedenleri bekletiliyordu.
Hemen birkaç saat sonra Cudi mahallesinde tepelere yerleştirilen zırhlı araçlardan gelen ateş sonucu 10 yaşındaki Cemile Çağırga hayatını kaybetti. Cemile evinde yakalanmıştı devletin kurşunlarına. Ailenin yaşadığı evin dış cephesinde uçaksavar, doçka mermisine benzer büyüklükte delikler açılmıştı. Evden çekilen resimde Cemile’nin cansız bedeni bir battaniyenin üzerinde bekletiliyor, annesi başında ağıt yakıyordu. Polis ablukası nedeniyle Cemile’nin cenazesi evden çıkartılamıyordu. Kızının yanı başındaki acılı baba Ramazan Çağırca’nın 1992 yılında da evine top mermisi isabet etmesi sonucu ailesinden 7 kişiyi kaybettiğini öğreniyoruz. 23 yıl sonra şimdi de küçük kızı Cemile aynı kaderi paylaşıyor.
Sosyal medyaya düşen bir sonraki resimde, Cizre’nin 40 derece sıcağında kokmasın diye annesinin biricik yavrusunun cansız bedenine buzlar sürdüğünü görüyoruz. Cemile’nin annesi daha bir gün önce kokusunu içine çektiği evladının cansız bedenini bir yandan öpüyor, bir yandan buzla ovalıyor. Daha sonra gelen resim Cemile’nin cansız bedeninin buzluktaki görüntüsü… Devlet cenazenin kaldırılmasına izin vermediği için, Cemile’nin bedeni bir buzlukta bekletiliyor.”[i]
Nurcan Baysal’ın yazısından bir bölüm paylaştım. Bu konuda yazan-çizen duyarlı insanlar az değil. Ama yandaş medya bunlara yer vermiyor. Kimisi de bu gerçekleri bildiği halde susuyor. Katliam şu an devam ediyor. Sahi susanlar, bakınız bu trajediye karşı CHP’de bu gün ses çıkardı. Basın açıklaması yaptı. Yani bunlar sadece HDP’nin sorunu değil. insanlığın ortak sorunu.
Linç sürüsünü sokağa salarak korku iklimi yaratıldı bu ülkede. Ama korkumuzu yenmeli ve bu katliama dur demeliyiz.
Sizin çocuğunuz var mı? Veya kardeşiniz? Cemile’nin yerine koyun. Düşünün. Ve konuşun. Ya şimdi ya hiç.
“Cemile 10 yaşında, ölü, bir buzlukta…”
Bu kadar metafor yeter. Anlamışsınızdır. Anlattığım Gazze değil, israil değil. Öyle olsa dünya ve Türkiye ayağa kalkardı şimdiye kadar. Bu manzara, bu trajik gerçek Cizre’de AKP devletinin ordusu ve polisinin yaptıkları. Hadi bir iki mahallede “isyancılar” ayaklandı. Ama 150 bin nüfuslu ilçede, sokağa çıkma yasağının 7 gündür kesintisiz sürmesi, her gün birden fazla sivilin – çocuğun polislerce katledilmesi, yaralıların, hamilelerin, hastaların hastaneye gitmelerinin engellenmesi nasıl açıklanabilir.
Bu yazıyı kaleme alırken kulağım haberlerde, biraz önce yaşlı bir kadın ve gelininin daha polislerce katledildiğini, öldürülen sivillerin sayısının 20’yi geçtiğini öğrendim. Peki, ölen çocuklardan Cemile’nin dramını okudunuz mu? Televizyonda daha ölmeden kalabalık arasında şaşkın bakışlarıyla karşılaştı mı gözleriniz. O canlı görüntülerden 24 saat sonra polislerin zırhlı araçtan açtığı ateşle katledildi Cemile. Tek suçu meraktan dışarı çıkması evlerinin önünde oturup uzaklardan gelen silah seslerini dinlemesiydi.
Peki, 10 yaşındaki Cemile’nin ölü bedeni nerede biliyor musunuz? Nurcan Baysal’ın ifadesiyle “Cemile 10 yaşında, ölü, bir buzlukta…” Anası yavrusunun ölü bedenine buz koyup duruyor. Buradan sonrasını Baysal anlatsın:
“Sokağa çıkma yasağının hemen ardından sosyal medyaya Cizre’de katledilen sivillerin resimleri düşmeye başladı. Önce 19 yaşındaki Sait Çağdavul’un öldürüldüğü bilgisi geldi. Said kobra tipi zırhlı araçtan açılan ateş sonucu yaşamını yitirdi. Daha sonra sadece 35 günlük bebek olan Muhammed Tahir Yaramış’ın rahatsızlandığını ve polisin hastaneye gitmesine izin vermediği için küçük Muhammed’in öldüğünü öğrendik. Sosyal medyaya düşen bir sonraki resimde ise 19 yaşındaki Said ve 35 günlük Muhammed bebeğin ölü bedenleri bir teneşir taşında yan yana yatmaktaydılar. Devlet ölülerini gömmek için bile Cizrelilerin dışarı çıkmasına izin vermiyor, Said ve Muhammed’in bedenleri bekletiliyordu.
Hemen birkaç saat sonra Cudi mahallesinde tepelere yerleştirilen zırhlı araçlardan gelen ateş sonucu 10 yaşındaki Cemile Çağırga hayatını kaybetti. Cemile evinde yakalanmıştı devletin kurşunlarına. Ailenin yaşadığı evin dış cephesinde uçaksavar, doçka mermisine benzer büyüklükte delikler açılmıştı. Evden çekilen resimde Cemile’nin cansız bedeni bir battaniyenin üzerinde bekletiliyor, annesi başında ağıt yakıyordu. Polis ablukası nedeniyle Cemile’nin cenazesi evden çıkartılamıyordu. Kızının yanı başındaki acılı baba Ramazan Çağırca’nın 1992 yılında da evine top mermisi isabet etmesi sonucu ailesinden 7 kişiyi kaybettiğini öğreniyoruz. 23 yıl sonra şimdi de küçük kızı Cemile aynı kaderi paylaşıyor.
Sosyal medyaya düşen bir sonraki resimde, Cizre’nin 40 derece sıcağında kokmasın diye annesinin biricik yavrusunun cansız bedenine buzlar sürdüğünü görüyoruz. Cemile’nin annesi daha bir gün önce kokusunu içine çektiği evladının cansız bedenini bir yandan öpüyor, bir yandan buzla ovalıyor. Daha sonra gelen resim Cemile’nin cansız bedeninin buzluktaki görüntüsü… Devlet cenazenin kaldırılmasına izin vermediği için, Cemile’nin bedeni bir buzlukta bekletiliyor.”[i]
Nurcan Baysal’ın yazısından bir bölüm paylaştım. Bu konuda yazan-çizen duyarlı insanlar az değil. Ama yandaş medya bunlara yer vermiyor. Kimisi de bu gerçekleri bildiği halde susuyor. Katliam şu an devam ediyor. Sahi susanlar, bakınız bu trajediye karşı CHP’de bu gün ses çıkardı. Basın açıklaması yaptı. Yani bunlar sadece HDP’nin sorunu değil. insanlığın ortak sorunu.
Linç sürüsünü sokağa salarak korku iklimi yaratıldı bu ülkede. Ama korkumuzu yenmeli ve bu katliama dur demeliyiz.
Sizin çocuğunuz var mı? Veya kardeşiniz? Cemile’nin yerine koyun. Düşünün. Ve konuşun. Ya şimdi ya hiç.
“Cemile 10 yaşında, ölü, bir buzlukta…”
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar