bugün
- bedelini ödeyen yazarlar17
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen16
- arkadaşlar ne yesek9
- kuru milliyetçilikle kafa silken insan4
- redbull5
- sözlükte kız taklidi yapmak17
- insan olmaya çeyrek kala adlı yazarı sevmemek10
- sözlük kızlarının içli köfteleri10
- allah beni izmir'e dönmeye mecbur bırakmasın3
- adana lezzet festivali5
- fon kurdum para yatırır mısınız8
- filistin37
- kalpteki boşluk hissi4
- bu kalp seni unutur mu5
- yazarların tavana bakarken düşündüğü şeyler5
- sözlük kızlarının tantunici7
- hayat yaşamaya değer mi5
- güzelsen koy resmini görelim6
- fıstık ezmesi vs fındık ezmesi5
- herkese iyi geceler renkli rüyalar5
- bir erko kişisi ile arkadaş olunur mu15
- seksten önce dua etmek10
- israil'i allah cezalandıracak9
- nervio'nun canının devamlı yaprak çekmesi11
- izmir8
- izmir tulum4
- tarhana çorbası12
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması7
- nöbetteyim sözlük3
- antipanik'e bir şey söyle22
- gocu'yu özlemek4
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak9
- silvermist'e iki şey söyle20
- antipanik sizce biraz antipatik mi8
- sözlük kızalarının takosu5
- uludağ sözlük yazarlarının kalpleri3
- havai fişek2
- özelden şeftalisini atan yazar14
- fıstık vs fındık3
- sapık şarkı sözleri10
- namazlı meal yazıp kuran da namaz var diyen avel9
- biraya patlayan şeker katıp ölmeyi beklemek3
- manifest erkeği3
- karton toplayan çocuk3
- tanısanız çok seveceğiniz yazarlar listesi3
- porno entelektüelliği8
- yakışıklı olgun erkekler6
- sözlük kızlarının kombinleri15
- gilded hoplatması3
- kendini evleneceği kıza saklayan erkek9
israil yine Gazze’yi kuşattı. Dağ taş bombalanıyor. Sokağa çıkma yasağı 7. Günde. Sivil halk en temel ihtiyaçlarını karşılayamıyor. israil keskin nişancılarının sokağa çıktı diye öldürdüğü çocukların sayısı 5’i geçti. BM araya girip ateşkes istedi. Ama israil ne uluslar arası heyete ne de milletvekillerine izin vermiyor. Normal koşullarda en barbar kuşatmalarda – savaşlarda bile bir günlük veya 8 saatlik süreyle sokağa çıkma yasağı kaldırılır. Sivil halk ölülerini gömer. ilaç- ekmek alır. Su depolar. Savaş muhabirleri görev yapar. Dış dünyaya haber geçer. Ama bunların hiçbiri mümkün değil. Yasak. Abluka devam ediyor. 150 bin insana panzerlerden – tanklardan ateş ediliyor. “Hepinizi öldüreceğiz” diye anonslar duyuluyor.
Bu kadar metafor yeter. Anlamışsınızdır. Anlattığım Gazze değil, israil değil. Öyle olsa dünya ve Türkiye ayağa kalkardı şimdiye kadar. Bu manzara, bu trajik gerçek Cizre’de AKP devletinin ordusu ve polisinin yaptıkları. Hadi bir iki mahallede “isyancılar” ayaklandı. Ama 150 bin nüfuslu ilçede, sokağa çıkma yasağının 7 gündür kesintisiz sürmesi, her gün birden fazla sivilin – çocuğun polislerce katledilmesi, yaralıların, hamilelerin, hastaların hastaneye gitmelerinin engellenmesi nasıl açıklanabilir.
Bu yazıyı kaleme alırken kulağım haberlerde, biraz önce yaşlı bir kadın ve gelininin daha polislerce katledildiğini, öldürülen sivillerin sayısının 20’yi geçtiğini öğrendim. Peki, ölen çocuklardan Cemile’nin dramını okudunuz mu? Televizyonda daha ölmeden kalabalık arasında şaşkın bakışlarıyla karşılaştı mı gözleriniz. O canlı görüntülerden 24 saat sonra polislerin zırhlı araçtan açtığı ateşle katledildi Cemile. Tek suçu meraktan dışarı çıkması evlerinin önünde oturup uzaklardan gelen silah seslerini dinlemesiydi.
Peki, 10 yaşındaki Cemile’nin ölü bedeni nerede biliyor musunuz? Nurcan Baysal’ın ifadesiyle “Cemile 10 yaşında, ölü, bir buzlukta…” Anası yavrusunun ölü bedenine buz koyup duruyor. Buradan sonrasını Baysal anlatsın:
“Sokağa çıkma yasağının hemen ardından sosyal medyaya Cizre’de katledilen sivillerin resimleri düşmeye başladı. Önce 19 yaşındaki Sait Çağdavul’un öldürüldüğü bilgisi geldi. Said kobra tipi zırhlı araçtan açılan ateş sonucu yaşamını yitirdi. Daha sonra sadece 35 günlük bebek olan Muhammed Tahir Yaramış’ın rahatsızlandığını ve polisin hastaneye gitmesine izin vermediği için küçük Muhammed’in öldüğünü öğrendik. Sosyal medyaya düşen bir sonraki resimde ise 19 yaşındaki Said ve 35 günlük Muhammed bebeğin ölü bedenleri bir teneşir taşında yan yana yatmaktaydılar. Devlet ölülerini gömmek için bile Cizrelilerin dışarı çıkmasına izin vermiyor, Said ve Muhammed’in bedenleri bekletiliyordu.
Hemen birkaç saat sonra Cudi mahallesinde tepelere yerleştirilen zırhlı araçlardan gelen ateş sonucu 10 yaşındaki Cemile Çağırga hayatını kaybetti. Cemile evinde yakalanmıştı devletin kurşunlarına. Ailenin yaşadığı evin dış cephesinde uçaksavar, doçka mermisine benzer büyüklükte delikler açılmıştı. Evden çekilen resimde Cemile’nin cansız bedeni bir battaniyenin üzerinde bekletiliyor, annesi başında ağıt yakıyordu. Polis ablukası nedeniyle Cemile’nin cenazesi evden çıkartılamıyordu. Kızının yanı başındaki acılı baba Ramazan Çağırca’nın 1992 yılında da evine top mermisi isabet etmesi sonucu ailesinden 7 kişiyi kaybettiğini öğreniyoruz. 23 yıl sonra şimdi de küçük kızı Cemile aynı kaderi paylaşıyor.
Sosyal medyaya düşen bir sonraki resimde, Cizre’nin 40 derece sıcağında kokmasın diye annesinin biricik yavrusunun cansız bedenine buzlar sürdüğünü görüyoruz. Cemile’nin annesi daha bir gün önce kokusunu içine çektiği evladının cansız bedenini bir yandan öpüyor, bir yandan buzla ovalıyor. Daha sonra gelen resim Cemile’nin cansız bedeninin buzluktaki görüntüsü… Devlet cenazenin kaldırılmasına izin vermediği için, Cemile’nin bedeni bir buzlukta bekletiliyor.”[i]
Nurcan Baysal’ın yazısından bir bölüm paylaştım. Bu konuda yazan-çizen duyarlı insanlar az değil. Ama yandaş medya bunlara yer vermiyor. Kimisi de bu gerçekleri bildiği halde susuyor. Katliam şu an devam ediyor. Sahi susanlar, bakınız bu trajediye karşı CHP’de bu gün ses çıkardı. Basın açıklaması yaptı. Yani bunlar sadece HDP’nin sorunu değil. insanlığın ortak sorunu.
Linç sürüsünü sokağa salarak korku iklimi yaratıldı bu ülkede. Ama korkumuzu yenmeli ve bu katliama dur demeliyiz.
Sizin çocuğunuz var mı? Veya kardeşiniz? Cemile’nin yerine koyun. Düşünün. Ve konuşun. Ya şimdi ya hiç.
“Cemile 10 yaşında, ölü, bir buzlukta…”
Bu kadar metafor yeter. Anlamışsınızdır. Anlattığım Gazze değil, israil değil. Öyle olsa dünya ve Türkiye ayağa kalkardı şimdiye kadar. Bu manzara, bu trajik gerçek Cizre’de AKP devletinin ordusu ve polisinin yaptıkları. Hadi bir iki mahallede “isyancılar” ayaklandı. Ama 150 bin nüfuslu ilçede, sokağa çıkma yasağının 7 gündür kesintisiz sürmesi, her gün birden fazla sivilin – çocuğun polislerce katledilmesi, yaralıların, hamilelerin, hastaların hastaneye gitmelerinin engellenmesi nasıl açıklanabilir.
Bu yazıyı kaleme alırken kulağım haberlerde, biraz önce yaşlı bir kadın ve gelininin daha polislerce katledildiğini, öldürülen sivillerin sayısının 20’yi geçtiğini öğrendim. Peki, ölen çocuklardan Cemile’nin dramını okudunuz mu? Televizyonda daha ölmeden kalabalık arasında şaşkın bakışlarıyla karşılaştı mı gözleriniz. O canlı görüntülerden 24 saat sonra polislerin zırhlı araçtan açtığı ateşle katledildi Cemile. Tek suçu meraktan dışarı çıkması evlerinin önünde oturup uzaklardan gelen silah seslerini dinlemesiydi.
Peki, 10 yaşındaki Cemile’nin ölü bedeni nerede biliyor musunuz? Nurcan Baysal’ın ifadesiyle “Cemile 10 yaşında, ölü, bir buzlukta…” Anası yavrusunun ölü bedenine buz koyup duruyor. Buradan sonrasını Baysal anlatsın:
“Sokağa çıkma yasağının hemen ardından sosyal medyaya Cizre’de katledilen sivillerin resimleri düşmeye başladı. Önce 19 yaşındaki Sait Çağdavul’un öldürüldüğü bilgisi geldi. Said kobra tipi zırhlı araçtan açılan ateş sonucu yaşamını yitirdi. Daha sonra sadece 35 günlük bebek olan Muhammed Tahir Yaramış’ın rahatsızlandığını ve polisin hastaneye gitmesine izin vermediği için küçük Muhammed’in öldüğünü öğrendik. Sosyal medyaya düşen bir sonraki resimde ise 19 yaşındaki Said ve 35 günlük Muhammed bebeğin ölü bedenleri bir teneşir taşında yan yana yatmaktaydılar. Devlet ölülerini gömmek için bile Cizrelilerin dışarı çıkmasına izin vermiyor, Said ve Muhammed’in bedenleri bekletiliyordu.
Hemen birkaç saat sonra Cudi mahallesinde tepelere yerleştirilen zırhlı araçlardan gelen ateş sonucu 10 yaşındaki Cemile Çağırga hayatını kaybetti. Cemile evinde yakalanmıştı devletin kurşunlarına. Ailenin yaşadığı evin dış cephesinde uçaksavar, doçka mermisine benzer büyüklükte delikler açılmıştı. Evden çekilen resimde Cemile’nin cansız bedeni bir battaniyenin üzerinde bekletiliyor, annesi başında ağıt yakıyordu. Polis ablukası nedeniyle Cemile’nin cenazesi evden çıkartılamıyordu. Kızının yanı başındaki acılı baba Ramazan Çağırca’nın 1992 yılında da evine top mermisi isabet etmesi sonucu ailesinden 7 kişiyi kaybettiğini öğreniyoruz. 23 yıl sonra şimdi de küçük kızı Cemile aynı kaderi paylaşıyor.
Sosyal medyaya düşen bir sonraki resimde, Cizre’nin 40 derece sıcağında kokmasın diye annesinin biricik yavrusunun cansız bedenine buzlar sürdüğünü görüyoruz. Cemile’nin annesi daha bir gün önce kokusunu içine çektiği evladının cansız bedenini bir yandan öpüyor, bir yandan buzla ovalıyor. Daha sonra gelen resim Cemile’nin cansız bedeninin buzluktaki görüntüsü… Devlet cenazenin kaldırılmasına izin vermediği için, Cemile’nin bedeni bir buzlukta bekletiliyor.”[i]
Nurcan Baysal’ın yazısından bir bölüm paylaştım. Bu konuda yazan-çizen duyarlı insanlar az değil. Ama yandaş medya bunlara yer vermiyor. Kimisi de bu gerçekleri bildiği halde susuyor. Katliam şu an devam ediyor. Sahi susanlar, bakınız bu trajediye karşı CHP’de bu gün ses çıkardı. Basın açıklaması yaptı. Yani bunlar sadece HDP’nin sorunu değil. insanlığın ortak sorunu.
Linç sürüsünü sokağa salarak korku iklimi yaratıldı bu ülkede. Ama korkumuzu yenmeli ve bu katliama dur demeliyiz.
Sizin çocuğunuz var mı? Veya kardeşiniz? Cemile’nin yerine koyun. Düşünün. Ve konuşun. Ya şimdi ya hiç.
“Cemile 10 yaşında, ölü, bir buzlukta…”
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar