bugün
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı19
- anın görüntüsü31
- kürtsüz türkiye8
- ülkücülük vs atsızcılık vs atatürkçülük6
- uludağ sözlük yapay zeka moderatörü6
- zafer ve iyi partinin ortak adayı mansur yavaş7
- atsız milliyetçiliği vs atatürk milliyetçiliği4
- dünyanın en güzel evi3
- evliliğin anlamı8
- kadir mısıroğlu vs abdullah öcalan5
- fenerbahçe14
- fenerbahçe nin en iyi kadrosu3
- türk vatandaşı yerine eşit yurttaşlık yeni parti4
- sanayi devrimi bitene kadar uyuyoruz arkadaşlar3
- ülkücülerin gerçek yüzleri2
- hala mansur yavaş'tan medet umanlar var2
- genç atatürkçüler partisi2
- gelmiş geçmiş en iyi türkiye ligi kadrosu2
- suçluları topluma kazandırmalıyız insanı3
- washington stecanelo cerqueira2
- 16 ağustos 2026 amed erzurumspor maçı4
- sidiki cherif2
- gökten çikolata yağması2
- ford flex2
- gece vakti yolda karşılaşılan sümüklü sapık2
- süleymancılar17
- hakkı yenen türkler de dağa çıksın4
- iyi ve zafer ittifak olmalı2
- futbol taraftarlığı2
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği9
- eğitim sisteminin gizli amacı3
- sven jablonski2
- seri gizli artı oy veren melek4
- 30 yaşından sonra aşık olmanın imkansız olması14
- 16 ağustos 20264
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı18
- apo2
- asimilasyon harika bir şey5
- sözlükteki fenerbahçeliler10
- devşirmeler2
- ismail kartal6
- fuck pkk tişörtü2
- orta dünya da yaşamak istediğiniz yer2
- ahmet baran yazgan11
- sarhoşken yapılmış en aptalca şey13
- kadın olmanın avantajları16
- pazar günü klasikleri2
- nervio22
- askerde 200 metre atışı yapmak15
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj2
Lebrick'tir gerçek lakabı. King'i kendisi uydurmuştur. Düşünün yani, adam kendisine kral diye lakap takacak kadar psikolojik sorunlu bir tip.
Amare stoudemire zamanında forma numarasını 1 ile değiştirdiğinde başta takım arkadaşları olmak üzere herkesten eleştiri almıştı. Bunun yaptığı çok daha saçma.
Fiziksel özelliklerine laf eden çarpılır. O boy ve kiloda o atletizim yuhtur, ohadır. Ama baskeybol atletizm değildir. Bunun en iyi örneği de larry bird, magic johnson gibi efsanelerdir. Bu adamların kariyerleri boyunca yaptıkları smaç sayılıdır.
Fundamental diye bir şey var. Yani basketbolun abc'si. Majesteleri michael jordan'dan beri insanlar bunu unuttular çünkü ortalama izleyici his airness'ın atletik özelliklerinden o kadar büyülenmişti ki kimse bu adamın fundamental'ının ne kadar kusursuz olduğunun farkına varmamıştı.
Lebrick'in ise fundamental'ı yok. Bakın, zayıf demedim; yok. Her driplinge başlarken kesin steps yapıyor çünkü tekniği o kadar zayıf ki başka türlü hızını kullanamıyor. Pivot ayağını sürekli terden kaldırıyor, oynatıyor.
Crossover yapmıyor meselâ. Çünkü fundamental'ı zayıf. Oysa bizdeki altyapılarda bile çocuklara ilk gösterilen şeylerin başında gelir crossover. Bunu iyi yapmak adam geçmek demektir.
Kareem abdul jabbar'ın son dönemine yetişmiş adamım ben. Magic, bird, jordan, barkley, robinson, shaq, olajuwon, mutombo, miller, stockton, malone, drexler... kimleri izlemedim ki. Öyle özet, bant falan da değil. Canlı izledim bu adamların maçlarını.
O yüzden beğenmiyorum lebrick'i. 80'lerde be 90'larda oynanan basketbola âşık olduk biz. Hayâli düdüklerin çalınmadığı, boyalı alana girenin dayak yediği, uzunların uzun ve kısaların kısa gibi oynadıkları basketbola âşık olduk. Taktik savaşlarına sahne olan, set hücumlarının olduğu, mj'in bile kolay kolay isolation oynamadığı, azmin, disiolin ve zekânın en az yetenek kadar önemli olduğu oyuna âşık olduk.
Stockton to malone özdeyişinde vücut bulmuş pick n roll, princeton ve triangle offense'ler, olajuwon'ın alçak post oyunları, dennis rodman'ın azmi, tim hardaway'in crossover'ları, kevin garnett'in tek başına takım olması, miller time, the shot...
Günümüzde nba sağlandığı bataktan kurtulmak için sahte süper yıldızlar yaratıyor. Bunu yaptıkça da benim gibi milyonlarca püriten basketbol âşığını kendinden soğutuyor.
Lebrick de bu durumun ete, kemiğe bürünmüş hâlidir. 80 ve 90'larda oynasa en fazla dominique wilkins olabilecek bir adam o. Hayır, benimki nefret değil. Bunun adı nefret olamaz. Âşık olduğum sporu elimden alanlardan nefret ediyorum ben. Lebrick ise onların yalnızca piyonu. Balon gibi şişkin egosu, her sözüyle ortaya koyduğu çiğ kişiliği, loser'lığı ile... hayır, nefret etmiyorum. O benim midemi bulandırıyor.
Evet evet. Tiksinti bu.
Amare stoudemire zamanında forma numarasını 1 ile değiştirdiğinde başta takım arkadaşları olmak üzere herkesten eleştiri almıştı. Bunun yaptığı çok daha saçma.
Fiziksel özelliklerine laf eden çarpılır. O boy ve kiloda o atletizim yuhtur, ohadır. Ama baskeybol atletizm değildir. Bunun en iyi örneği de larry bird, magic johnson gibi efsanelerdir. Bu adamların kariyerleri boyunca yaptıkları smaç sayılıdır.
Fundamental diye bir şey var. Yani basketbolun abc'si. Majesteleri michael jordan'dan beri insanlar bunu unuttular çünkü ortalama izleyici his airness'ın atletik özelliklerinden o kadar büyülenmişti ki kimse bu adamın fundamental'ının ne kadar kusursuz olduğunun farkına varmamıştı.
Lebrick'in ise fundamental'ı yok. Bakın, zayıf demedim; yok. Her driplinge başlarken kesin steps yapıyor çünkü tekniği o kadar zayıf ki başka türlü hızını kullanamıyor. Pivot ayağını sürekli terden kaldırıyor, oynatıyor.
Crossover yapmıyor meselâ. Çünkü fundamental'ı zayıf. Oysa bizdeki altyapılarda bile çocuklara ilk gösterilen şeylerin başında gelir crossover. Bunu iyi yapmak adam geçmek demektir.
Kareem abdul jabbar'ın son dönemine yetişmiş adamım ben. Magic, bird, jordan, barkley, robinson, shaq, olajuwon, mutombo, miller, stockton, malone, drexler... kimleri izlemedim ki. Öyle özet, bant falan da değil. Canlı izledim bu adamların maçlarını.
O yüzden beğenmiyorum lebrick'i. 80'lerde be 90'larda oynanan basketbola âşık olduk biz. Hayâli düdüklerin çalınmadığı, boyalı alana girenin dayak yediği, uzunların uzun ve kısaların kısa gibi oynadıkları basketbola âşık olduk. Taktik savaşlarına sahne olan, set hücumlarının olduğu, mj'in bile kolay kolay isolation oynamadığı, azmin, disiolin ve zekânın en az yetenek kadar önemli olduğu oyuna âşık olduk.
Stockton to malone özdeyişinde vücut bulmuş pick n roll, princeton ve triangle offense'ler, olajuwon'ın alçak post oyunları, dennis rodman'ın azmi, tim hardaway'in crossover'ları, kevin garnett'in tek başına takım olması, miller time, the shot...
Günümüzde nba sağlandığı bataktan kurtulmak için sahte süper yıldızlar yaratıyor. Bunu yaptıkça da benim gibi milyonlarca püriten basketbol âşığını kendinden soğutuyor.
Lebrick de bu durumun ete, kemiğe bürünmüş hâlidir. 80 ve 90'larda oynasa en fazla dominique wilkins olabilecek bir adam o. Hayır, benimki nefret değil. Bunun adı nefret olamaz. Âşık olduğum sporu elimden alanlardan nefret ediyorum ben. Lebrick ise onların yalnızca piyonu. Balon gibi şişkin egosu, her sözüyle ortaya koyduğu çiğ kişiliği, loser'lığı ile... hayır, nefret etmiyorum. O benim midemi bulandırıyor.
Evet evet. Tiksinti bu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar