bugün
- en gey özelliğiniz10
- türklerin ileri olduğu konular21
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- burçlara inanan erkek14
- bir gün öleceğini unutmak11
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- sözlük kavgalarındaki avamlık5
- sokakta gocu ile karşılaşmak5
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- arkadaşlar bakar mısınız11
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak3
- deri ceketli serseri5
- abd vizesi5
- eski seni özlüyor musun6
- bir kadının en güzel bölgesi8
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı5
- sözlükte kadınlara sararak tatmin olan incel5
- her başlığın altında biten sözlük paraziti5
- caner taslaman7
- dünyanın en güzel tatlısı8
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- ayak sevecek kadar abaza olmak3
- ses yakışıklılığı2
- film izlerken ağlayanlara gülmek3
- vantilatörü kendine çevirmek6
- kültürün bireyi boğması4
- dinsize inanır mısın17
- özlenen hissiyatlar6
- ruh hastası olan yazarlar6
- sevgiliyle karşılıklı ağlamak3
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı5
- seninle şurada olabilirdik5
- gocu pandela barışı4
- bir insanın daraldığında sığınabileceği yerler5
- sözlüğün kalitesindeki artış4
- sevgili olmuyorsak arkadaş da kalmayalım erkeği2
- evdeki alkolün bittiği anda yapılacaklar5
- ioçke'nin elleri4
- ak saçlı klavye delikanlısı3
- geceye bir şarkı bırak23
- bir kadının kalitesiz oldugunu gösteren detaylar3
- bir insanda en sevilen özellik3
- kasiyer kızdan hoşlanmak4
- gocu31
- salak yazarlar7
- fransa ingilte üçüncülük maçı3
- düşün ki o bunu okuyor4
- kültür seviyesi yüksek esprilerin havada kalması4
son zamanların, bilim kurgu dalındaki en iyi fimlerindendir. her tarafta inceptionla çıtayı çok yükselten christopher nolan ın interstellar ile bir kıyaslama konusu yapılarak tartışıldığını duymaktan sıkılan bi insan olarak (çünkü inceptionla interstellar bana göre tamemen farklı değerlendirilmesi gereken filmlerdir) * interstellar filmini ayrı tutmak isterim.
ilk öncelikle filmin yapımcısının Kip Thorne'nun olması işin ne kadar profesyonel yapıldığının bir göstergesidir. Kip Thorne kimdir; kütleçekim fiziği ve astrofizik konularında araştırmalar yürüten, Stephen Hawking ve Carl Sagan gibi büyük bilim insanlarıyla uzun zaman arkadaşlıkları ve ortaklıkları bulunan (Sagan'ın Contact kitabına katkılarda bulunmuştur), Dünya'nın en önde gelen üniversitelerinden Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü'nde (Caltech) 2009 yılına kadar Feynman Teorik Fizik Profesörlüğü unvanını taşımış, Einstein'ın Genel Görelilik Teorisi'nin astrofiziksel çıkarımları konusunda Dünya'nın en önde gelen araştırmacılarından biri olan kişidir.
--azıcık spoiler içerebilir--
kısaca Filmin konusuna geçecek olursak; yakın gelecekte geçen (tam olarak ne zaman geçtiğine dair bir bilgi yoktur) Çeşitli sebeplerden ötürü insan ırkının büyük oranda kırılması ve Dünya yaşanılmaz bir hale gelmesi ile başlamaktadır. Bunun üzerine NASA'dan arta kalan bir grup bilim insanı, uzun soluklu bir projeye imza atarak yeni bir yaşanabilir gezegen bulmaya çalışıyorlar. Ancak elde yeterince veri olmadığı için, birçok gezegene öncül astronotlar gönderiyorlar. Film de, bu önden gönderilen astronotların bir kısmının Dünya'ya gönderdikleri verilerden yola çıkarak en iyi koşullara sahip olan gezegene gidip kolonileştirmeyi hedefliyor. Bu sırada birçok olay yaşanıyor elbette.
uzayda uzaklık ve zaman probleminin solucan deliğiile çözülmeye çalışılması üzerinden yola çıkılarak bu seyahat gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. Filmde solucan delikleri, bir kağıdı elinize alıp, iki kenarını birbirine değecek şekilde katladığınızda, birbirine değen uçlar arasında seyahat edebilmeniz şeklinde anlatılmaktadır. Normalde kağıt açıkken, bir kenardan karşıt kenara kadar çizeceğiniz bir çizgi uzun bir yol oluşturacaktır. Ancak kağıt kendi üzerine katlanırsa, aynı yol bir anda kısacık bir sıçramayla alınabilir hale gelir.
Washington DC'deki Kongre Kütüphanesi'nin Astrobiyoloji Başkanı olan Dr. David Grinspoon, bunun anlatıldığı sahneyle ilgili şunları söylüyor:
"O sahneye bayıldım. Bu, bir fizikçinin bir solucan deliğini tam olarak nasıl anlatacağıdır! Kip Thorne, bir solucan deliğini tam olarak böyle izah ederdi. Ki zaten solucan deliği fikrini çıkaran da odur. Bilimsel açıdan bu sahne muhteşemdi. Bir fizikçi aynen böyle anlatırdı."
--azıcık spoiler içerebilir--
christopher nolan'ın etkilenmemek için gravity'i izlememiş olması da filmi daha eksantrik bir hale getirmektedir.
ilk öncelikle filmin yapımcısının Kip Thorne'nun olması işin ne kadar profesyonel yapıldığının bir göstergesidir. Kip Thorne kimdir; kütleçekim fiziği ve astrofizik konularında araştırmalar yürüten, Stephen Hawking ve Carl Sagan gibi büyük bilim insanlarıyla uzun zaman arkadaşlıkları ve ortaklıkları bulunan (Sagan'ın Contact kitabına katkılarda bulunmuştur), Dünya'nın en önde gelen üniversitelerinden Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü'nde (Caltech) 2009 yılına kadar Feynman Teorik Fizik Profesörlüğü unvanını taşımış, Einstein'ın Genel Görelilik Teorisi'nin astrofiziksel çıkarımları konusunda Dünya'nın en önde gelen araştırmacılarından biri olan kişidir.
--azıcık spoiler içerebilir--
kısaca Filmin konusuna geçecek olursak; yakın gelecekte geçen (tam olarak ne zaman geçtiğine dair bir bilgi yoktur) Çeşitli sebeplerden ötürü insan ırkının büyük oranda kırılması ve Dünya yaşanılmaz bir hale gelmesi ile başlamaktadır. Bunun üzerine NASA'dan arta kalan bir grup bilim insanı, uzun soluklu bir projeye imza atarak yeni bir yaşanabilir gezegen bulmaya çalışıyorlar. Ancak elde yeterince veri olmadığı için, birçok gezegene öncül astronotlar gönderiyorlar. Film de, bu önden gönderilen astronotların bir kısmının Dünya'ya gönderdikleri verilerden yola çıkarak en iyi koşullara sahip olan gezegene gidip kolonileştirmeyi hedefliyor. Bu sırada birçok olay yaşanıyor elbette.
uzayda uzaklık ve zaman probleminin solucan deliğiile çözülmeye çalışılması üzerinden yola çıkılarak bu seyahat gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. Filmde solucan delikleri, bir kağıdı elinize alıp, iki kenarını birbirine değecek şekilde katladığınızda, birbirine değen uçlar arasında seyahat edebilmeniz şeklinde anlatılmaktadır. Normalde kağıt açıkken, bir kenardan karşıt kenara kadar çizeceğiniz bir çizgi uzun bir yol oluşturacaktır. Ancak kağıt kendi üzerine katlanırsa, aynı yol bir anda kısacık bir sıçramayla alınabilir hale gelir.
Washington DC'deki Kongre Kütüphanesi'nin Astrobiyoloji Başkanı olan Dr. David Grinspoon, bunun anlatıldığı sahneyle ilgili şunları söylüyor:
"O sahneye bayıldım. Bu, bir fizikçinin bir solucan deliğini tam olarak nasıl anlatacağıdır! Kip Thorne, bir solucan deliğini tam olarak böyle izah ederdi. Ki zaten solucan deliği fikrini çıkaran da odur. Bilimsel açıdan bu sahne muhteşemdi. Bir fizikçi aynen böyle anlatırdı."
--azıcık spoiler içerebilir--
christopher nolan'ın etkilenmemek için gravity'i izlememiş olması da filmi daha eksantrik bir hale getirmektedir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar