bugün
- kolye140
- cep telefonu16
- nokia15
- rüzgar11
- kader4
- lale13
- cadılar bayramında ne olacaksınız18
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- medine2
- var olmak için ne yaptınız12
- kuş5
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- billie eilish'in memeleri7
- gece gece sinirlenmek4
- fil9
- mavi4
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- at6
- rüzgar türbini2
- kaplan17
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- evi ev yapan şeyler14
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- flamingo3
- aslan15
- güne psikolojik bir tespit bırak4
- dua6
- türk dizi tarihinin en kötü oyuncuları2
- sevgili nedir7
- brezilya7
- türkiye'nin kıymeti bilinmemiş şarkıcıları2
- tabiat4
- gül7
- bileklik19
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- z kusagi4
- istanbul esnafına selden 80 milyon tl destek3
- kötüyü alaşağı etmek4
- öğretmenlerin kravat takma zorunluluğu2
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- anın görüntüsü22
- yogartiksen39
- pıtı atma4
- netflix asaf dizisi3
- cemil tugay6
- ankara8
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- dizel araba yüzünden hayattan soğumak3
- elma5
yok olmuyo olmayacak dediğim bir turizm firmasıdır. şöyle ki :
antalya'dan varan turizm ile bilet almama ramak kalmışken bilet satan kişilere uyuz olup diğer firmalarla görüşmeye geçmiş olan ben metro turizmin saat 7 de neoplan otobüsümüz var hem de 3 taksit yaparız demesiyle iyi bakalım olsun demişimdir.
otobüs çok şık bir şekilde otogarda dururken binip acı gerçekleri görmemle adeta kafamda bir çöküşe girmiştir.
ilk olarak ayakta sohbet eden yolcular vardı seyahat süresince...koridorda ayakta durup kıraathane havası yaratan insanlara hiç bir şey söylenmedi...hadi bu yolcularla alakalı bir şey diyelim servis olayına geçelim ki bence hiç geçmeyelim...ilk olarak yastık istedim yok,battaniye hiç bir zaman olmamış.
içecek servisine geçince genel de bir servis arabasıyla dağıtım yapılmasına alışmış olan ben önce tek tek bardakların dağıtılmasına, sonra tek tek çay ve kahve paketlerinin dağıtılmasına, sonra sıcak suyun bardaklara dökümü, sonra kola isteyenlere kola dağıtımı ve bahtı kara olan ben vişne suyu isteme gafletine kapılmamış olmanın verdiği eziklikle tahmini bir 45 dakika sonra vişne suyuma kavuşmuşumdur.
tabi ki metro turizmin güzellikleri bununla bitmedi. neoplan denen güzel otobüsün açılan ekranlarında film gösterimi başlanıcaktı ve ben inatla bir kulaklık bekleyip koltukların arkasında ki kulaklık yerine o kulaklığı takıp filmi oradan dinlemeyi planlarken birden açık ses sistemiyle bangır bangır verilen film 3. sınıf bir amerikan komedisi olunca uyumayı tercih ettim fakat ne mümkün film bangır bangır olunca belden aşağı esprileri çok seven halkım böğüre böğüre gülerek uykumu tam anlamıyla katletti. tabi ben muavine inatla bir kulaklık dağıtımı olacak mı diye sordum bari en azından film biter bende sakin bir müzik kanalı açar dinleye dinleye uyurum diye düşünürken "abi kulaklıkları otogarda bırakmışız" cümlesiyle tekrar bir motivasyon çöküşüne uğradım.
koltuğu arkaya yatırmamla diziyle ittirip beni 90 derece kıvamına getiren abiyi, ağlayan 3 çocuğu ve mola yerlerinin kalitesizliğini kesinlikle anlatmıyorum çünkü bunlar eminim metro turizmi seçmemenize yetecek kadar delildir umarım.
ayrıca varan veya ulusoyda kasetle yapılan "mola yerine gelmiş bulunmaktayız mola süremiz 30 dakikadır" gibi açıklamaları muavinin herkes uyurken mikrofonu son ses açıp:
"püff püfffffff sessss sayyınn yollcularımız mola yerine geldik.30 dakika sonra otobüste görüşmek üzere" gibi bombaları sanırım uzun süre hafızamdan silinmeyecek.
antalya'dan varan turizm ile bilet almama ramak kalmışken bilet satan kişilere uyuz olup diğer firmalarla görüşmeye geçmiş olan ben metro turizmin saat 7 de neoplan otobüsümüz var hem de 3 taksit yaparız demesiyle iyi bakalım olsun demişimdir.
otobüs çok şık bir şekilde otogarda dururken binip acı gerçekleri görmemle adeta kafamda bir çöküşe girmiştir.
ilk olarak ayakta sohbet eden yolcular vardı seyahat süresince...koridorda ayakta durup kıraathane havası yaratan insanlara hiç bir şey söylenmedi...hadi bu yolcularla alakalı bir şey diyelim servis olayına geçelim ki bence hiç geçmeyelim...ilk olarak yastık istedim yok,battaniye hiç bir zaman olmamış.
içecek servisine geçince genel de bir servis arabasıyla dağıtım yapılmasına alışmış olan ben önce tek tek bardakların dağıtılmasına, sonra tek tek çay ve kahve paketlerinin dağıtılmasına, sonra sıcak suyun bardaklara dökümü, sonra kola isteyenlere kola dağıtımı ve bahtı kara olan ben vişne suyu isteme gafletine kapılmamış olmanın verdiği eziklikle tahmini bir 45 dakika sonra vişne suyuma kavuşmuşumdur.
tabi ki metro turizmin güzellikleri bununla bitmedi. neoplan denen güzel otobüsün açılan ekranlarında film gösterimi başlanıcaktı ve ben inatla bir kulaklık bekleyip koltukların arkasında ki kulaklık yerine o kulaklığı takıp filmi oradan dinlemeyi planlarken birden açık ses sistemiyle bangır bangır verilen film 3. sınıf bir amerikan komedisi olunca uyumayı tercih ettim fakat ne mümkün film bangır bangır olunca belden aşağı esprileri çok seven halkım böğüre böğüre gülerek uykumu tam anlamıyla katletti. tabi ben muavine inatla bir kulaklık dağıtımı olacak mı diye sordum bari en azından film biter bende sakin bir müzik kanalı açar dinleye dinleye uyurum diye düşünürken "abi kulaklıkları otogarda bırakmışız" cümlesiyle tekrar bir motivasyon çöküşüne uğradım.
koltuğu arkaya yatırmamla diziyle ittirip beni 90 derece kıvamına getiren abiyi, ağlayan 3 çocuğu ve mola yerlerinin kalitesizliğini kesinlikle anlatmıyorum çünkü bunlar eminim metro turizmi seçmemenize yetecek kadar delildir umarım.
ayrıca varan veya ulusoyda kasetle yapılan "mola yerine gelmiş bulunmaktayız mola süremiz 30 dakikadır" gibi açıklamaları muavinin herkes uyurken mikrofonu son ses açıp:
"püff püfffffff sessss sayyınn yollcularımız mola yerine geldik.30 dakika sonra otobüste görüşmek üzere" gibi bombaları sanırım uzun süre hafızamdan silinmeyecek.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar