bugün
- karton toplayan çocuk16
- vietnam da gençleştirme ameliyatı olan adam9
- romanya52
- otel odası7
- sözlükteki ayakçılar9
- almanya25
- sözlük kızlarının ojeleri17
- pencere açık uyumak3
- nick vermeden bir yazara seslen14
- meme yalarken düşünülen şeyler3
- gilded ile yağan yağmuru izlemek4
- kadınların sapık olması10
- güzel memelerin öpülmeye değer olması4
- iran dışişleri bakanı arakçi'nin açıklaması2
- açılı nude5
- 2 hesap kullanan sözlük yazarları2
- 2 gecede 40 bin iranlıyı katleden molla rejimi13
- meksika açmazı macerası12
- türkiye23
- fatma betül sayan kaya39
- avrupanın en ucuz mazotunu kullanıyoruz21
- nikola tesla'nın kürt olması10
- hiçbir şeyin sarmaması10
- yunanistan12
- irlandalı futbolcuların israil protestosu2
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur33
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir17
- dünya61
- mal mısın sorusuna verilebilecek alternatifler3
- sözlüğün en iyi gammazı3
- fon soruşturmasında tedbirlerin kaldırılması3
- sarallar çetesi2
- tüm dünyada faşizmin yükselmesi5
- usualsuspect'i tedavi ettirmek8
- 4 büyükler bu transferleri nasıl yapıyor3
- çok uykum var3
- domates ve haşlanmış yumurtayı birlikte yemek2
- 27 eylül 2026 almanya yunanistan maçı7
- hentbol5
- 27 eylül 2026 anadolu efes beşiktaş maçı4
- lookinin yeni nicki2
- turizm3
- başka ülkelre vatandşlk başvrsu yapn milltvekilri12
- mehdinin en sevdiği balık7
- offf çok sıkıldım sözlük4
- judas'ın cesedi2
- adidas3
- butlancıların birbirine girmesi5
- anın görüntüsü31
- judas adlı yazarın 50 yaşlarında olması2
Osmanlı kara ordusunda görevli bir askeri birliğin ismidir. "Deli" adı verilen süvarilerden oluşan bu birlik, savaşlarda üstün cesaret göstermeleri ve farklı giyinme şekilleri sebebiyle bu isimle anılmıştır.[1] Asıl olarak kendilerine kılavuz, rehber manasına gelen delil ismi verilmesine karşın, cesur ve korkusuzca düşmana atılmaları nedeniyle halk arasında deli olarak anılmışlardır.[kaynak belirtilmeli] Deli adını almalarının sebebi gönüllü 20-25 yaş arası gençlerden oluşmalarıydı ve savaşlarda ordunun en ön saflarında çarpışmalarıydı.[kaynak belirtilmeli]
En tehlikeli görevlere korkusuzca atılmaları yüzünden bu ismi aldılar. Korkutucu bir görünümleri vardı. Silah olarak eğri pala, kalkan, mızrak ve bozdoğan taşıyan deliler, başlarına pars ya da benekli sırtlan derisinden yapılmış tüylü bir miğfer giyerlerdi. Kalkanlarını da yine kuş tüyleriyle süsleyen delilerin giysileri aslan, kaplan ve tilki postundan, şalvarları da ayı ya da kurt derisindendi. Ayaklarına ise "serhatlik" denen sivri burunlu mahmuzlu bir çizme giyerlerdi. Üzerlerine ayı, pars, aslan veya sırtlan postundan kılları dışarıda şalvarlar giyerlerdi. Bayraklarında "Kaderde ne varsa o gelir başa" yazılıydı. Sonradan giysilerinde değişiklik yapıldı, 17. yüzyıldan itibaren başlarına bir arşın uzunluğunda siyah kuzu derisinden üstü sarıklı bir kalpak giymeye başladılar.
Çoğunluğu Türk'tür ve Rumeli'de yaşayan halklar arasından seçilmişlerdir.[1] Türkler, Boşnaklar, Hırvatlar, ve diğer Slav halklarından oluşturulan Osmanlı birlikleri, Rumeli beylerbeyi ve serhat beylerinin maiyet askerleri arasında yer alırlar. Bu askerler Serhadkulu isimli askerler arasında yer almışlardır.[1]
16. yüzyılda deliler; Rumeli beylerbeyi, Semendere ve Bosna sancak beylerinin yönetiminde; 17. yüzyılın sonlarından itibaren de Anadolu vezir ve beylerbeylerinin yönetimi altında olmuşlardır. 60'ar kişilik "bayrak" adı verilen ocaklara ayrılmışlar, seferlerde "Delibaşı" adı verilen komutanları tarafından yönetilmişlerdir. 18. yüzyılda bozulmaları sonucu yönetimi altındaki beylerbeyinin görevden alınması sonucu görevlerini kaybetmişlerdir. Bu süreçten sonra köylere saldırmaya başlamışlar, eşkiyalık faaliyetleri sebebiyle 1829'da II. Mahmut tarafından dağıtılmışlardır.[1]
Gözünü budaktan sakınmayan yürekli ve korkusuz kişiler oldukları için efsanevi bir ünleri vardır.
Bir rivayete göre de ıslatılmış mermer üzerine çıplak elle tokat atarak talim ederlerdi. iri yarı adamların ellerinde sadece bir kalkanla ve dahi kimi zaman o bile olmaksızın üzerlerine saldırdığını gören düşman askeri ne olduğunu anlayamadan, mermere meydan okuyan meşhur Osmanlı tokadıyla karşı karşıya gelir, ve bunun nasıl bir şey olduğunu anladığında ya ölü ya da artık savaşamayacak denli sakat bir asker olurdu. Osmanlı tokadı kavramı buradan çıkmıştır.
kaynakça: http://tr.wikipedia.org/wiki/Deliler
En tehlikeli görevlere korkusuzca atılmaları yüzünden bu ismi aldılar. Korkutucu bir görünümleri vardı. Silah olarak eğri pala, kalkan, mızrak ve bozdoğan taşıyan deliler, başlarına pars ya da benekli sırtlan derisinden yapılmış tüylü bir miğfer giyerlerdi. Kalkanlarını da yine kuş tüyleriyle süsleyen delilerin giysileri aslan, kaplan ve tilki postundan, şalvarları da ayı ya da kurt derisindendi. Ayaklarına ise "serhatlik" denen sivri burunlu mahmuzlu bir çizme giyerlerdi. Üzerlerine ayı, pars, aslan veya sırtlan postundan kılları dışarıda şalvarlar giyerlerdi. Bayraklarında "Kaderde ne varsa o gelir başa" yazılıydı. Sonradan giysilerinde değişiklik yapıldı, 17. yüzyıldan itibaren başlarına bir arşın uzunluğunda siyah kuzu derisinden üstü sarıklı bir kalpak giymeye başladılar.
Çoğunluğu Türk'tür ve Rumeli'de yaşayan halklar arasından seçilmişlerdir.[1] Türkler, Boşnaklar, Hırvatlar, ve diğer Slav halklarından oluşturulan Osmanlı birlikleri, Rumeli beylerbeyi ve serhat beylerinin maiyet askerleri arasında yer alırlar. Bu askerler Serhadkulu isimli askerler arasında yer almışlardır.[1]
16. yüzyılda deliler; Rumeli beylerbeyi, Semendere ve Bosna sancak beylerinin yönetiminde; 17. yüzyılın sonlarından itibaren de Anadolu vezir ve beylerbeylerinin yönetimi altında olmuşlardır. 60'ar kişilik "bayrak" adı verilen ocaklara ayrılmışlar, seferlerde "Delibaşı" adı verilen komutanları tarafından yönetilmişlerdir. 18. yüzyılda bozulmaları sonucu yönetimi altındaki beylerbeyinin görevden alınması sonucu görevlerini kaybetmişlerdir. Bu süreçten sonra köylere saldırmaya başlamışlar, eşkiyalık faaliyetleri sebebiyle 1829'da II. Mahmut tarafından dağıtılmışlardır.[1]
Gözünü budaktan sakınmayan yürekli ve korkusuz kişiler oldukları için efsanevi bir ünleri vardır.
Bir rivayete göre de ıslatılmış mermer üzerine çıplak elle tokat atarak talim ederlerdi. iri yarı adamların ellerinde sadece bir kalkanla ve dahi kimi zaman o bile olmaksızın üzerlerine saldırdığını gören düşman askeri ne olduğunu anlayamadan, mermere meydan okuyan meşhur Osmanlı tokadıyla karşı karşıya gelir, ve bunun nasıl bir şey olduğunu anladığında ya ölü ya da artık savaşamayacak denli sakat bir asker olurdu. Osmanlı tokadı kavramı buradan çıkmıştır.
kaynakça: http://tr.wikipedia.org/wiki/Deliler
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar