bugün
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi21
- 1 ekim 2026 benzin zammı6
- rujlu erkekle öpüşmek7
- yazarların sabah kahvaltısı6
- kışın duş alırken üşümemek için öneriler9
- ölüyorum lan ölüyorum5
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- samara morgan önünüze çıksa yapacaklarınız4
- araba kullanırken uyumak4
- from gold from dust13
- evlenilecek erkek bulmanın gittikçe zorlaşması12
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- fiziği güzel sözlük kızları47
- sözlük kızı için kavga eden 2 kaslı sözlük erkeği13
- halka filmini izlerken telefonun çalması4
- vişneçürüğü tanga giyen sözlük erkeği13
- bir sözlük kızını sözlükten çekip çıkartmak2
- recep tayyip erdoğan27
- sözlüğün götü en güzel yazarı12
- çin'e demokrasi gelsin10
- nervio23
- silikon meme gerçeğinin yerini tutar mı sorunsalı14
- tbmm'nin yeni yasama yılı açılışı2
- truesuz sözlük8
- vajinanın iç sıcaklığı10
- hastalık havası8
- silikon memenin patlaması10
- emekçilerin çalışma yaşamı talepleri2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- rujlu kadınla öpüşmek6
- çok makyaj yapan kız vs doğal kız10
- uzun süre ayakkabı içinde kalmış ayak6
- anında dolan göz neyin belirtisidir6
- hoşlanılan kızın dörtte üçünün su olması2
- fatma betül sayan kaya59
- burna tuzlu su çekmek6
- gocu19
- geceleri yapmaktan zevk alınan şeyler5
- sözlük erkeklerinin kaşar olduğu gerçeği9
- judas'ı dayak yerken görseniz ne yaparsınız10
- uykuya dalmak istememek neyin belirtisidir5
- bu saatte hala uluyamama sebebi3
- kopya çekmenin etiği5
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis18
- iyi dostlar biriktirdim7
- adalet ve kalkınma partisi4
- ekrem imamoğlu6
- ak parti kaybedince ak troller ne yapacak12
- arkadaşlar sizce bu çanta nasıl8
- yazarların akşama dair planları9
woody allen 'ın yaşlandıkça daha olgun ve karakterli filmlerle karşımıza çıktığını gösteren özellikle 17 aralık sonrası ortaya çıkan yolsuzluk dosyalarıyla ve kadının bu mevzunun neresinde olduğuyla ilişkilendirdiğim izlenmesi gereken başarılı yapıt.
--spoiler--
filme psikolojik temeller üzerinden girmek gerekiyor.(aslında sadece girmekle kalmayıp aynı parelelde ilerleyeceğiz) jasmine dünyası, şımartılmaya programlanmış bir kadın gibi. elini sıcak sudan soğuk suya sokmuyor. yediği önünde yemediği arkasında. kocası hal'in çevirdiği dolaplardan habersiz ve içselleştirdiği rahattan burjuva yaşantıdan ziyadesiyle memnun. şu habersizlik kısmı çelişkili ve muamma bir taraf içeriyor da kadının da zaten öyle bir derdi yok. hani hal ne yapar ne eder falan. pek umrunda değil. üst sınıf sosyetikliğini içeren yemekler, tepeden bakmayı öngören şaşalı yaşam ve rahatlığı ağır basıyor jasmine'e dair. derenin suyu nerden gelirse gelsin, geliyor mu sorun yok o halde. yüce insan allen abimiz işte burada kritik bir dönemece giriyor ve bu şaşalı yaşamı tersyüz ediyor. jasmine dolandırıcılığı sorgulamazken, aldatılmayı sorguluyor ve hazmedemiyor. görüldüğü üzere, gayet kadınsı durumlara bir allen kuşbakışı.(formda bir allen / paris'te gece yarısı 1, bu 2/ son dönem) şu hazmedememe de erkeksi bir taraf göremiyorum ben. gayet kadınsal duygu silsilesi ile aldatılmak olgusunun kadında yarattığı buhranla vaziyeti açımlayıp, ister istemez o intikam soslu telefon görüşmesine dek uzanabiliyoruz.
--spoiler--
--spoiler--
bir iç dünya gelgiti/ paradoksu kadar, yaşanılan sıkıntıların arkada bırakılıp bırakılmaması hatta bunun bir level ötesinde hayata sıfırdan başlamak üzerine de çok şey söylüyor film. burada şeye gelmek istiyorum, dolandırılan bir dönem ginger'la birlikte olmuş ve lotodan hayatını kurtarabilmek adına vurgun yapmış kendi işini kurmak isteyen augie'yle jasmine karşılaşıyor ya. augie haklı olarak hal'in dolandırıcılığını arkasında bırakamadığını ifadeliyor. hayata dair kaçan balık büyük oldu tadında buruk bir ifade var ki jasmine'in ben yaşanılanları arkamda bıraktım sen de bunu yap ifadesi biraz çaresizlik kokuyor fakat kendimizce augie'nin durumunun daha farklı olduğunu düşünüyoruz.
--spoiler--
--spoiler--
izlenildikten sonra algıda tazeliğini koruyan masum benzetmeler:
üst sınıf nevrotik jasmine karakterine can veren döktüren cate blanchett bana çağan ırmak imzalı karanlıktakiler filmindeki meral çetinkaya 'nın aşmış oyunculuğunu anımsattı. orada da farklı sebeplerle nevroza ve şizofreniye bağlayan bir rol söz konusuydu. bir diğer benzetmem 17 aralık yolsuzluk dosyalarıyla suçlanan reza zarrab denilen zatı muhteremin eşinin -ebru gündeş 'in- bu mevzular sonrası sesini çıkarmayıp (olumsuz mana da) eşine desteği sürdürürken, ne zaman işin içerisine başka bir kadın girdiğinde eşine cephe alması. al sana jasmine karakteriyle kurulabilecek bir bağ daha...
--spoiler--
--spoiler--
jasmine'nin geçmiş yaşantısından izler taşıyan diyalogları ilerleyen bölümlerde de anlamlı ya da anlamsız sözcülerle iç burkan bir şekilde görsekte hal'in çevresindeki hatunları tek tek bağladığını görsek bile film sadece bu iki baş karakter ekseninden ilerlemiyor. ginger'ın ilk birlikteliği augie ve üçüncü birlikteliği yönetmen/oyuncu Thomas McCarthy 'le olan iş birlikteliklerinden tanıdığımız yetenekli oyuncu bobby cannavale 'nin kotardığı chili karakteri alt sınıfa mensup insanlar. ne olursa olsun çalışan hayata dair taşın altına elini sokan insanlar... chili biraz serseri, augie kendi işini kurmak isteyen bir tip. jasmine'in etkisiyle ginger'ın chili'yi ekip üst sınıfa dahil olma çabası da bir diğer argümandı filme dair. nitekim 2. birlikteliğinde bu üst sınıfa dahil olma çabası evli, arabalı ve iyi bir işe sahip fakat aslında sadece seks odaklı bir şeyler yaşamak isteyen profilden geriye döndü. ginger yaşadığı küçük bir hayal kırıklığı sonrası kendisini önemseyen ve kendisine değer veren chili'ye döndü. buradan da bir alt metinle ayrılıp, insanların ilişkilerinde hep daha iyiyi aramak (mükemele kusursuza bitmek bilmeyen yolculuk) yerine birbirleriyle uyumluluğu kriter alması ve aynı dili konuşmanın sağladığı asgari müştereklerin yarattığı uzlaşıyla yetinmeyi bilmesinin de altı çiziliyor.
--spoiler--
zaman gelir ne iç mimarlık kalır ne mavi ay ne de statü, şan, şöhret. ama sen hayattasındır ve hayat son sürat akıp gitmektedir. yeri gelir o beğenmediğin poşet dolduruculuğunu yaparsın, yeri gelir markette çalışırsın ama son tahlilde mutlusundur. hayat güzeldir zira.
edit: jasmine ablamızın çocuklara tüm yaşamını ve dertlerini anlattığı bir sahne var es geçilmemesi gereken. zengin olmak utanılacak bir şey değil temalı. fakire yardım garsona bahşiş yapılması gerekliliğini öğütleyen. bir de hal'den sonraki ilişkisine başlarken kendisini ağırdan satması var. telefona bakılacak, hemen açtığımı düşünmesin. ağırdan almak sendromu ve tekrar söylenmesi farz olan mükemmel oyunculuk dersi: ''cate blanchett, huzurlarınızda!''
10 üzerinden 8!
--spoiler--
filme psikolojik temeller üzerinden girmek gerekiyor.(aslında sadece girmekle kalmayıp aynı parelelde ilerleyeceğiz) jasmine dünyası, şımartılmaya programlanmış bir kadın gibi. elini sıcak sudan soğuk suya sokmuyor. yediği önünde yemediği arkasında. kocası hal'in çevirdiği dolaplardan habersiz ve içselleştirdiği rahattan burjuva yaşantıdan ziyadesiyle memnun. şu habersizlik kısmı çelişkili ve muamma bir taraf içeriyor da kadının da zaten öyle bir derdi yok. hani hal ne yapar ne eder falan. pek umrunda değil. üst sınıf sosyetikliğini içeren yemekler, tepeden bakmayı öngören şaşalı yaşam ve rahatlığı ağır basıyor jasmine'e dair. derenin suyu nerden gelirse gelsin, geliyor mu sorun yok o halde. yüce insan allen abimiz işte burada kritik bir dönemece giriyor ve bu şaşalı yaşamı tersyüz ediyor. jasmine dolandırıcılığı sorgulamazken, aldatılmayı sorguluyor ve hazmedemiyor. görüldüğü üzere, gayet kadınsı durumlara bir allen kuşbakışı.(formda bir allen / paris'te gece yarısı 1, bu 2/ son dönem) şu hazmedememe de erkeksi bir taraf göremiyorum ben. gayet kadınsal duygu silsilesi ile aldatılmak olgusunun kadında yarattığı buhranla vaziyeti açımlayıp, ister istemez o intikam soslu telefon görüşmesine dek uzanabiliyoruz.
--spoiler--
--spoiler--
bir iç dünya gelgiti/ paradoksu kadar, yaşanılan sıkıntıların arkada bırakılıp bırakılmaması hatta bunun bir level ötesinde hayata sıfırdan başlamak üzerine de çok şey söylüyor film. burada şeye gelmek istiyorum, dolandırılan bir dönem ginger'la birlikte olmuş ve lotodan hayatını kurtarabilmek adına vurgun yapmış kendi işini kurmak isteyen augie'yle jasmine karşılaşıyor ya. augie haklı olarak hal'in dolandırıcılığını arkasında bırakamadığını ifadeliyor. hayata dair kaçan balık büyük oldu tadında buruk bir ifade var ki jasmine'in ben yaşanılanları arkamda bıraktım sen de bunu yap ifadesi biraz çaresizlik kokuyor fakat kendimizce augie'nin durumunun daha farklı olduğunu düşünüyoruz.
--spoiler--
--spoiler--
izlenildikten sonra algıda tazeliğini koruyan masum benzetmeler:
üst sınıf nevrotik jasmine karakterine can veren döktüren cate blanchett bana çağan ırmak imzalı karanlıktakiler filmindeki meral çetinkaya 'nın aşmış oyunculuğunu anımsattı. orada da farklı sebeplerle nevroza ve şizofreniye bağlayan bir rol söz konusuydu. bir diğer benzetmem 17 aralık yolsuzluk dosyalarıyla suçlanan reza zarrab denilen zatı muhteremin eşinin -ebru gündeş 'in- bu mevzular sonrası sesini çıkarmayıp (olumsuz mana da) eşine desteği sürdürürken, ne zaman işin içerisine başka bir kadın girdiğinde eşine cephe alması. al sana jasmine karakteriyle kurulabilecek bir bağ daha...
--spoiler--
--spoiler--
jasmine'nin geçmiş yaşantısından izler taşıyan diyalogları ilerleyen bölümlerde de anlamlı ya da anlamsız sözcülerle iç burkan bir şekilde görsekte hal'in çevresindeki hatunları tek tek bağladığını görsek bile film sadece bu iki baş karakter ekseninden ilerlemiyor. ginger'ın ilk birlikteliği augie ve üçüncü birlikteliği yönetmen/oyuncu Thomas McCarthy 'le olan iş birlikteliklerinden tanıdığımız yetenekli oyuncu bobby cannavale 'nin kotardığı chili karakteri alt sınıfa mensup insanlar. ne olursa olsun çalışan hayata dair taşın altına elini sokan insanlar... chili biraz serseri, augie kendi işini kurmak isteyen bir tip. jasmine'in etkisiyle ginger'ın chili'yi ekip üst sınıfa dahil olma çabası da bir diğer argümandı filme dair. nitekim 2. birlikteliğinde bu üst sınıfa dahil olma çabası evli, arabalı ve iyi bir işe sahip fakat aslında sadece seks odaklı bir şeyler yaşamak isteyen profilden geriye döndü. ginger yaşadığı küçük bir hayal kırıklığı sonrası kendisini önemseyen ve kendisine değer veren chili'ye döndü. buradan da bir alt metinle ayrılıp, insanların ilişkilerinde hep daha iyiyi aramak (mükemele kusursuza bitmek bilmeyen yolculuk) yerine birbirleriyle uyumluluğu kriter alması ve aynı dili konuşmanın sağladığı asgari müştereklerin yarattığı uzlaşıyla yetinmeyi bilmesinin de altı çiziliyor.
--spoiler--
zaman gelir ne iç mimarlık kalır ne mavi ay ne de statü, şan, şöhret. ama sen hayattasındır ve hayat son sürat akıp gitmektedir. yeri gelir o beğenmediğin poşet dolduruculuğunu yaparsın, yeri gelir markette çalışırsın ama son tahlilde mutlusundur. hayat güzeldir zira.
edit: jasmine ablamızın çocuklara tüm yaşamını ve dertlerini anlattığı bir sahne var es geçilmemesi gereken. zengin olmak utanılacak bir şey değil temalı. fakire yardım garsona bahşiş yapılması gerekliliğini öğütleyen. bir de hal'den sonraki ilişkisine başlarken kendisini ağırdan satması var. telefona bakılacak, hemen açtığımı düşünmesin. ağırdan almak sendromu ve tekrar söylenmesi farz olan mükemmel oyunculuk dersi: ''cate blanchett, huzurlarınızda!''
10 üzerinden 8!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar