bugün
- yakıştırdığım çiftler serisi 144
- whatsapp telegram discord grupları sözlüğü bitirdi16
- sözlük çiftleştirme servisi11
- ya bi siktirin gidin15
- erkeklerin sohbet muhabbet edememesi5
- nick vermeden bir yazara seslen13
- sözlükte sevgili yazar eksikliği9
- ulu sözlük telegram grubu12
- sözlük yazarlarının eski sevgiliyi unutma süresi11
- hangi yazarla çift olursunuz6
- şapka takar mısınız13
- arkadaşlar ben de hesabımı siliyorum11
- 2026 lisans kpss sonuçları8
- istanbul12
- amerikan demokrasisi3
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- sümüklü böcek çiftleşmesi6
- karton toblayan cocuga arkadan sımsıkı sarılmak5
- uludağ sözlük sertleşme veritabanı4
- sarapci koala hatayi12
- sinek as5
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı16
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır18
- ne sağcıyım sen solcu kartoncuyum kartoncu3
- rüzgarlı havaları seven tip4
- diğer sözlük4
- sözlükte eleştiri kaldıramayan küçük krallık19
- bakıp bakıp adım atmayan erkek17
- kartoncunun halil güneşli olması3
- aslan burcu erkeği aslan burcu kadını ilişkisi9
- bakalım erkeğim beni kıskanacak mı ergensiliği2
- roman karakteri olsaydınız hangisi olurdunuz16
- arkadaşlar sizce neyimi düşüreyim14
- bir kadına hatunum demek3
- 8 ekim 2026 afyon vali yardımcısının vurulması2
- aşıksan vur gaza şoförsen bas saza2
- yemek yedikten sonra kusmak9
- cemal paşa'nın bölücü torunu2
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı7
- ucan tekme atan hipopotam43
- tanıdık mod arkadası olan yazarlar3
- sezen taş6
- bipolar bozukluk3
- karton toplayan bambi2
- nervionun beni engellemesi10
- özelden aktifim ben diyen yazar4
- friedrich hegel la bi cay icek6
- kosta rika3
- sevilme duygusu3
herkesin anlaması için en baştan özetleyerek basit bir şekilde anlatalım:
oturup düşünmesini bilen herkesin kolayca anlayabileceği gibi dünya, ülkeler yada liderler değil şirketler tarafından yönetilir. 18.yy dan başlayarak (aslı haçlı seferlerine kadar dayanır) krallıkları, imparatorlukları borçlandırarak kendi çıkarlarını dayatan gruplar, sanayinin gelişmesiyle, bu dayatmaları, şirketler yoluyla da gerçeklestirmeye başlamışlardır. 19. ve 20.yy da artan savaşlarla kimya, petrol ve silah gibi sanayilerle servetlerini artırıp, kurdukları küresel bankacılık ağıyla tüm dünyaya yayılmışlardır. bu gruplar yeni nesil kapitalist ve emperyalist sistemin kurucuları, geliştiricileri ve uygulayıcılarıdır. günümüzdeki kaleleri ABD, ingiltere, Fransa, Almanya ve savaş sonrası finans kuruluşlarıyla işgal edilen Japonya'dır.
sovvetlerin yıkılmasından sonra ise gelişen ve karlılığı artan petrol endüstrisi sayesinde, ham madde ve iş gücü sahibi ülkelerde de, dünyayı sömürme arzusunda olan bu gruplara karşı gruplar oluşmuş ve kapitalist sisteme ayak uydurmuşlardır. Rusya da, Çin de, hatta Avrupa'nın kendi içinde. NATO ve AB gibi karşılarındaki büyük ittifaklara karşı birleşme gerekliliğini gören bu yeni gruplar, ortak çıkarları doğrultusunda hareket edip kendi cephelerini açmış, SCO ve BRICS gibi örgütler kurmuşlardır.
gelelim Türkiye'ye. Osmanlı son döneminde, nüfuzu olan bölgelerin, yani 500 yıldır hamiliğini yaptığı islam dünyasının desteğiyle bu (batılı) gruplara karşı durmaya çalışmış ama savaşlarla yıpranarak, karşı durmak bir yana o gruplara borçlanmıştır. cumhuriyet döneminde ise Türkiye yeniden düzlüğe çıkabilmek için ülke çıkarlarına göre hareket etmiş ve mecburen batılı ülkelerin kucağına düşmüştür. batı da, Türkiye'yi arka bahçesi olarak kullanmış ve canının istediği şekilde yönetmiş, evcilleştirmiş, köleleştirmiştir. Rusya nın sözünün geçtiği orta asya cum. dışında, bu kutuplaşmış dünyanın cephelerinde yer alan tek müslüman ülke olan Türkiye yi, kendi kontrollerine almak istedikleri islam dünyasının, yeniden hamisi konumuna getirmeye çalışmaktadırlar. elbette Türkiye'nin
gücünün sınırını kendileri belirlemek şartıyla.
bugün ise türkiye o sınırı aşmış durumdadır. aşmakla da kalmayıp, yeniden kutuplaşan dünyanın ortasında kalan islam ülkelerini birleştirme arzusuyla, petrol zengini araplarla kendi grubunu oluşturmaya başlamıştır. kendilerine yeni pazarlar oluşturmak için eski kuklalarını yıkıp, yerine o ırak'tan, afganistan'dan bildiğimiz batı demokrasisini getirmeye çalışan bu gruplar, haddini aşıp kendi birliğini kurmak isteyen islam coğrafyasının hamisi Türkiye'yi dizginlemek istemektedirler. Bunu da yapmanın en kolay yolu yıllardır uçları sivriltilen ve kışkırtılan farklılıkları kullanmaktı ki çoğu zaman işe yaramış bir yöntemdi. en olağanı olan kürt türk çatısması en büyük silahtı ama türkiye bunun üstesinden geldi. alevi sünni çatışması ise beklenen düzeye getirilemedi. geriye yıllardır şeriatla ve türkiye dinsizleşiyor diye korkutulan iki sivri uç kaldı.
bugün türkiye'de zıtlaşıp şişirilen bu iki aşırı gruptan birinin, dışarıdan bir iğneyle patlatılıp, bizlere yaşattığı olayları görüyoruz. yani başkalarını dinsiz, ateist diye suçlayıp nefret duyanlarla yobaz, gerici diye suçlayanların arasında hiç bir fark yok. Olay gerçekten bir kaç ağaçtan ibaret değil. Olay tayyip i akp si de değil. olay bu ülke. gözümüzü açalım ve sömürücü emperyalistlere yem olmayalım.
oturup düşünmesini bilen herkesin kolayca anlayabileceği gibi dünya, ülkeler yada liderler değil şirketler tarafından yönetilir. 18.yy dan başlayarak (aslı haçlı seferlerine kadar dayanır) krallıkları, imparatorlukları borçlandırarak kendi çıkarlarını dayatan gruplar, sanayinin gelişmesiyle, bu dayatmaları, şirketler yoluyla da gerçeklestirmeye başlamışlardır. 19. ve 20.yy da artan savaşlarla kimya, petrol ve silah gibi sanayilerle servetlerini artırıp, kurdukları küresel bankacılık ağıyla tüm dünyaya yayılmışlardır. bu gruplar yeni nesil kapitalist ve emperyalist sistemin kurucuları, geliştiricileri ve uygulayıcılarıdır. günümüzdeki kaleleri ABD, ingiltere, Fransa, Almanya ve savaş sonrası finans kuruluşlarıyla işgal edilen Japonya'dır.
sovvetlerin yıkılmasından sonra ise gelişen ve karlılığı artan petrol endüstrisi sayesinde, ham madde ve iş gücü sahibi ülkelerde de, dünyayı sömürme arzusunda olan bu gruplara karşı gruplar oluşmuş ve kapitalist sisteme ayak uydurmuşlardır. Rusya da, Çin de, hatta Avrupa'nın kendi içinde. NATO ve AB gibi karşılarındaki büyük ittifaklara karşı birleşme gerekliliğini gören bu yeni gruplar, ortak çıkarları doğrultusunda hareket edip kendi cephelerini açmış, SCO ve BRICS gibi örgütler kurmuşlardır.
gelelim Türkiye'ye. Osmanlı son döneminde, nüfuzu olan bölgelerin, yani 500 yıldır hamiliğini yaptığı islam dünyasının desteğiyle bu (batılı) gruplara karşı durmaya çalışmış ama savaşlarla yıpranarak, karşı durmak bir yana o gruplara borçlanmıştır. cumhuriyet döneminde ise Türkiye yeniden düzlüğe çıkabilmek için ülke çıkarlarına göre hareket etmiş ve mecburen batılı ülkelerin kucağına düşmüştür. batı da, Türkiye'yi arka bahçesi olarak kullanmış ve canının istediği şekilde yönetmiş, evcilleştirmiş, köleleştirmiştir. Rusya nın sözünün geçtiği orta asya cum. dışında, bu kutuplaşmış dünyanın cephelerinde yer alan tek müslüman ülke olan Türkiye yi, kendi kontrollerine almak istedikleri islam dünyasının, yeniden hamisi konumuna getirmeye çalışmaktadırlar. elbette Türkiye'nin
gücünün sınırını kendileri belirlemek şartıyla.
bugün ise türkiye o sınırı aşmış durumdadır. aşmakla da kalmayıp, yeniden kutuplaşan dünyanın ortasında kalan islam ülkelerini birleştirme arzusuyla, petrol zengini araplarla kendi grubunu oluşturmaya başlamıştır. kendilerine yeni pazarlar oluşturmak için eski kuklalarını yıkıp, yerine o ırak'tan, afganistan'dan bildiğimiz batı demokrasisini getirmeye çalışan bu gruplar, haddini aşıp kendi birliğini kurmak isteyen islam coğrafyasının hamisi Türkiye'yi dizginlemek istemektedirler. Bunu da yapmanın en kolay yolu yıllardır uçları sivriltilen ve kışkırtılan farklılıkları kullanmaktı ki çoğu zaman işe yaramış bir yöntemdi. en olağanı olan kürt türk çatısması en büyük silahtı ama türkiye bunun üstesinden geldi. alevi sünni çatışması ise beklenen düzeye getirilemedi. geriye yıllardır şeriatla ve türkiye dinsizleşiyor diye korkutulan iki sivri uç kaldı.
bugün türkiye'de zıtlaşıp şişirilen bu iki aşırı gruptan birinin, dışarıdan bir iğneyle patlatılıp, bizlere yaşattığı olayları görüyoruz. yani başkalarını dinsiz, ateist diye suçlayıp nefret duyanlarla yobaz, gerici diye suçlayanların arasında hiç bir fark yok. Olay gerçekten bir kaç ağaçtan ibaret değil. Olay tayyip i akp si de değil. olay bu ülke. gözümüzü açalım ve sömürücü emperyalistlere yem olmayalım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar