bugün
- 15 temmuz 2026 ingiltere arjantin maçı35
- semt pazarcılarına özgü anlamsız coşku2
- mason greenwood59
- bir insana akpliliği üzerinden saldırmak29
- iran da ahvaz ve çabahar da patlamalar2
- velvet'in silver'a benzemesi11
- arjantin'e bir taktik ver9
- kezo erkeklerin ortak özellikleri16
- devletin öğrenciye bedava dağıttığı kitaplar2
- ders çalıştırmamış erkek zekamızı nasıl anlayacak2
- iyi sevişen erkeğe aşık olunur mu7
- bir sözlük kızıyla saatlerce sevişmek11
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı5
- karnımızı içimize çekince nereye gidiyor7
- süleyman soylu14
- burçlara inanan erkek9
- kangal sucuk 1000 lira13
- ya arkadaşlar of5
- 14 temmuz 2026 fransa ispanya maçı27
- franz kafka4
- insan olmaya ceyrek kala23
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek4
- lionel messi5
- 2026 dünya kupası22
- kadınlar ne zaman süt vermeye başlar4
- uludağ sözlük bitti mi5
- ingiltere milli futbol takımı7
- kabataş olayı görüntüleri6
- tövbe etmenin felsefi anlamsızlığı5
- fetö nün siyasi ayağı9
- cincon ve fetö3
- geceye bir şarkı bırak20
- sözlük kızlarının gelinlikleri6
- acıktım ama yiyemem3
- kahpe dölün soyu2
- 15 temmuzda çalışan yazarlar10
- spor yapan sözlük erkeği8
- elfida3
- birtakım fotoğraflar17
- dünya7
- kuantum sıçraması3
- kadınlar neden bu kadar şirin ve bıcırık sorusu8
- yazarların sahip olmak istedikleri süper güçler5
- ben geldim naneler33
- haluk levent13
- ingiltere8
- velvet korumam altındadır22
- anayasa değişmeli mi5
- yazın sevilen yönleri2
- arjantin5
ne kadar muhterem bir hoc'efendi olduğu müridleri ile konuşulunca şıp diye anlaşılan, devletin her kademesimne adam sokmak gbi bir gayesi olan ve bu gayesinde kısmen başarısız olunca kendisine ait yeni bir dünya ******** yaratan misler gibi güzel zat.
balık baştan kokar. bu adamın gayesinin ne olduğu müridleri ile konuşunca şıp diye anlaşılıyor. neymiş? din bu ülkede hakettiği yerde değilmiş... neymiş? bişeylerin değişmesi gerekiyormuş... neymiş? benim inancım inanç değilmiş, kötü yoldan dönmem gerekirmiş *... birkere kafalarının bozuk olduğu şurdan belli ki, son derece baskıcı bir politikaları var. ramazanda yemek yerseniz sizi tehdit etmeleri, sizi zorla sızıntı dergisine üye yapmaları, saçı-sakalı olan herkese satanist gözüyle bakıp halkı kışkırtmaları ama gerektiğinde din gibi kutsal bir kavramı kalkan olarak kullanmaları bunun en açık ispatı. sorsan devrimcileri yerden yere vururlar, "devrimciyim" deseniz sizi linç ederler; ulan sizin halka yaptığınız baskıların yarısını yapan kaç tane devrimci var? zaten mürid toplamalarının temelinde de bu yatıyor: konuşarak* elde tutamayacakları zayıf beyinleri yıkayarak ve baskı altına alarak bünyeye katıyorlar. üstelik bu adamlar şimdilik azınlık, şimdilik diyorum sayıları gün geçtikçe artıyor. hükümete, hatta başbakanlık koltuğuna kadar sıçradılar.
ideolojilerinin en aşağılık tarafı insanın minnet duygusunu kullanmaları. gelin evlatlarım... kalın benim evimde, benim okulumda okuyun, benim ekmeğimi yiyin* siz yeter ki okuyun parayı dşünmeyin hiç.... tamamen "karşılıksız" iyilik yaptığını zannederiz biz de, deriz ki "ulan adam ne baba adam, bu melek gibi adamdan insana bir kötülük gelir mi hiç?" işte şakirtlerin gözlerinin kör olmasının temelinde de bu var. bu zavallıların gözünde o kadar büyütülüyor ki fetullah gülen, peygambere eşdeğer tutuluyor onların gözünde. sonra gün gelir, bu melek amca bizden yanlış birşey ister. istediği teorik olarak yanlıştır ama onun istediği birşey ne kadar kötü olabilir ki... yaparız istediğini; sonra diğerini, diğerini ve diğerini... bir de bakıyoruz cemiyetteyiz.
bir de sorarız kendimize: ab'ye neden bizi almıyorlar diye. bu adam bu kadar güce* sahipken elin avrupalısı bizden çekinmesin de kimden çekinsin...
yukarıda tanımı yaptım zaten: zavallıların peygamberi.
balık baştan kokar. bu adamın gayesinin ne olduğu müridleri ile konuşunca şıp diye anlaşılıyor. neymiş? din bu ülkede hakettiği yerde değilmiş... neymiş? bişeylerin değişmesi gerekiyormuş... neymiş? benim inancım inanç değilmiş, kötü yoldan dönmem gerekirmiş *... birkere kafalarının bozuk olduğu şurdan belli ki, son derece baskıcı bir politikaları var. ramazanda yemek yerseniz sizi tehdit etmeleri, sizi zorla sızıntı dergisine üye yapmaları, saçı-sakalı olan herkese satanist gözüyle bakıp halkı kışkırtmaları ama gerektiğinde din gibi kutsal bir kavramı kalkan olarak kullanmaları bunun en açık ispatı. sorsan devrimcileri yerden yere vururlar, "devrimciyim" deseniz sizi linç ederler; ulan sizin halka yaptığınız baskıların yarısını yapan kaç tane devrimci var? zaten mürid toplamalarının temelinde de bu yatıyor: konuşarak* elde tutamayacakları zayıf beyinleri yıkayarak ve baskı altına alarak bünyeye katıyorlar. üstelik bu adamlar şimdilik azınlık, şimdilik diyorum sayıları gün geçtikçe artıyor. hükümete, hatta başbakanlık koltuğuna kadar sıçradılar.
ideolojilerinin en aşağılık tarafı insanın minnet duygusunu kullanmaları. gelin evlatlarım... kalın benim evimde, benim okulumda okuyun, benim ekmeğimi yiyin* siz yeter ki okuyun parayı dşünmeyin hiç.... tamamen "karşılıksız" iyilik yaptığını zannederiz biz de, deriz ki "ulan adam ne baba adam, bu melek gibi adamdan insana bir kötülük gelir mi hiç?" işte şakirtlerin gözlerinin kör olmasının temelinde de bu var. bu zavallıların gözünde o kadar büyütülüyor ki fetullah gülen, peygambere eşdeğer tutuluyor onların gözünde. sonra gün gelir, bu melek amca bizden yanlış birşey ister. istediği teorik olarak yanlıştır ama onun istediği birşey ne kadar kötü olabilir ki... yaparız istediğini; sonra diğerini, diğerini ve diğerini... bir de bakıyoruz cemiyetteyiz.
bir de sorarız kendimize: ab'ye neden bizi almıyorlar diye. bu adam bu kadar güce* sahipken elin avrupalısı bizden çekinmesin de kimden çekinsin...
yukarıda tanımı yaptım zaten: zavallıların peygamberi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar