bugün
- ishal olmak5
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı9
- mehdi saçmalığı ile kandırılan milyonlar13
- mansur yavaş'ın iyi parti'ye geçmesi14
- yağmur yağdıktan sonra oluşan koku6
- mustafa4
- bir bela geliyor8
- damarsız tüysüz manisa yaprağı26
- cennet nasıl bir yer sorunsalı2
- çakal3
- sebahattin şirin21
- neredesiniz kızlar4
- umreye gidene ve gelene ne denir6
- distopik film önerisi4
- velvet15
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler23
- avrupa yakası cem2
- sözlükte iki gündür dönen erkek memesi muhabbeti8
- uludağ sözlük hacc organizasyonu5
- mehdi nereye inecek sorunsalı10
- oburluktan ve pornodan uzak durmak3
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi19
- doruk madencilik işçilerinin direnişi3
- yakışıklı seri katil3
- kıyamet2
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorum fk maçı5
- denize işemek2
- sözlükte marka olmak11
- kedi tekmelemek11
- recep tayyip erdoğan'ın kazanmasının asıl nedeni16
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması34
- tütün kolonyası2
- iremga32
- itü kktc3
- faiz yer misiniz ya da yiyor musunuz6
- victor osimhen11
- adana5
- pkklılara idam gelsin3
- alevi kızların alev alev yanması7
- trt'nin artık tarafsızlığı da umursamaması3
- diamond bosphorus kardeşimin yakışıklı olması6
- yastığa sarılarak uyuyan erkek6
- daha 17 dizisi aras vs teoman7
- anın görüntüsü31
- uludağ sözlük evreni7
- memesinin altına mendil koyan sözlük erkeği7
- fenerbahçe4
- tiktokta göğüslerini sergileyen sarışın kız5
- sözlük yazarlarının manzaraları7
- sözlük erkeklerinin sütyen bedenleri8
vcd'sinin arka kapağında da yazdığı üzere ''modern katliam''ı anlatan filmdir, daha dün izlemişimdir, yorum yazmayı düşünürken, bu saatte başlığına rastlamak tesadüf olmuştur. Ruanda'da bir otel müdürünün soykırımdan kaçan mültecileri otelinde saklamasını ve bu yolla film sonunda onların hayatını kurtarmasını konu almaktadır. Herkesin Nazi Almanyası'ndaki yahudi katliamını bilmesine, filmlerle bunu adımız gibi ezberlememize rağmen Afrika'daki soykırımlar gözardı ediliyor. Niye? Çünkü orda batı'nın maşaları aracılığıyla yaptığı bir sömürü ve katliam var. Allahtan böyle filmler yapılıyor da ucundan kıyısından birşeyler öğrenebiliyoruz. Almanya'daki gaz odalarını biliyoruz ama Ruanda'da sırf tutsi diye khu'ların insan doğrarken aldıkları satırların tanesinin Çin'den 50 cent'e alındığına,bu vahşi aletlerin tutsilerin sadece gövdeleri kalıncaya kadar doğranması için kullanıldığına ve ardında 1 milyonu aşkın ölü bıraktığını bilmek istemiyoruz.
--spoiler--
işte ancak böyle gerçek yaşamdan alınma filmlerle bazı şeyleri öğrenebiliyoruz, onlara karşı gözümüzü açabiliyoruz. Ya da onu bile yapmayıp filmde gazeteci rolündeki adamın söylediği gibi ''Ay ne korkunç'' diyip, televizyonu zaplayıp, akşam yemeğimizi keyifli bir şekilde yemeğe devam ediyoruz. Film ise önemli bir yeri,Avrupalıların afrika'daki kanlı ellerini, hem de başarılı bir şekilde gösteriyor. Belçika Ruanda'yı sömürgeleştirirken ülkeyi saçmasapan bir şekilde, insanları boylarına,tenlerinin açıklık-koyuluk farkına ve burun şekillerine bakarak ırk olarak ayırmışlar ve nüfus cüzdanlarına tutsi veya khu diye damgalattırmış. Sonra ülkeyi tutsiler üzerinden yönetmeye başlamış, onların üstün ırk olduğunu empoze etmiş ve sömürgelerinden çekilince de yönetimi khulara bırakmış. Khular da başa geçince eski yönetimde yer alan tutsi halkından hıncını bu 3.5 aylık soykırımla çıkarmış ve Birleşmiş Milletler dahil herkes bu katliamı sadece seyretmiş. Üstüne bir de Fransızlar khulara el altından silah yardımı yapınca katliam ,azdıkça azmış: tecavüzler, çocuklara kadar varan doğramalar, yakılan köyler... Masal gibi ama tanıdık bir yöntem değil mi? klasik parçala ve yönet sistemi uygulanmış.
--spoiler--
Peki Ruanda'daki bu katliamı Birleşmiş Milletler ordusu mu durdurmuş 100 gün sonra? Hiç olur mu öyle şey? (!) Ruandalılar yine kendi kendilerini kurtarmışlar. Ayaklanan Tutsi isyancıları Khu çetelerini sınıra kadar sürmüşler de bu soykırım ancak öyle durmuş ve tarih Temmuz 1994'ü gösteriyormuş.
--spoiler--
işte ancak böyle gerçek yaşamdan alınma filmlerle bazı şeyleri öğrenebiliyoruz, onlara karşı gözümüzü açabiliyoruz. Ya da onu bile yapmayıp filmde gazeteci rolündeki adamın söylediği gibi ''Ay ne korkunç'' diyip, televizyonu zaplayıp, akşam yemeğimizi keyifli bir şekilde yemeğe devam ediyoruz. Film ise önemli bir yeri,Avrupalıların afrika'daki kanlı ellerini, hem de başarılı bir şekilde gösteriyor. Belçika Ruanda'yı sömürgeleştirirken ülkeyi saçmasapan bir şekilde, insanları boylarına,tenlerinin açıklık-koyuluk farkına ve burun şekillerine bakarak ırk olarak ayırmışlar ve nüfus cüzdanlarına tutsi veya khu diye damgalattırmış. Sonra ülkeyi tutsiler üzerinden yönetmeye başlamış, onların üstün ırk olduğunu empoze etmiş ve sömürgelerinden çekilince de yönetimi khulara bırakmış. Khular da başa geçince eski yönetimde yer alan tutsi halkından hıncını bu 3.5 aylık soykırımla çıkarmış ve Birleşmiş Milletler dahil herkes bu katliamı sadece seyretmiş. Üstüne bir de Fransızlar khulara el altından silah yardımı yapınca katliam ,azdıkça azmış: tecavüzler, çocuklara kadar varan doğramalar, yakılan köyler... Masal gibi ama tanıdık bir yöntem değil mi? klasik parçala ve yönet sistemi uygulanmış.
--spoiler--
Peki Ruanda'daki bu katliamı Birleşmiş Milletler ordusu mu durdurmuş 100 gün sonra? Hiç olur mu öyle şey? (!) Ruandalılar yine kendi kendilerini kurtarmışlar. Ayaklanan Tutsi isyancıları Khu çetelerini sınıra kadar sürmüşler de bu soykırım ancak öyle durmuş ve tarih Temmuz 1994'ü gösteriyormuş.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar