bugün
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler51
- arap adam olsaydı6
- sözlüğün artık ciddiyetini yitirmesi7
- yılmaz güney adamlığı12
- türkiye9
- yogartiksen27
- eskortluk yapan sözlük yazarı3
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek49
- sözlüğün tat vermemesi6
- fake hesabı ifşa olan sözlük kezbanı5
- cezaevine girmek için rte'ye hakaret eden adam11
- kafede ders çalışan tipler4
- ilkokul bebesine türbanı savunmak62
- insan ilişkilerinde sık yapılan hatalar6
- g o k'u gel al 18cm3
- exlerle arkadaş kalmak5
- futbol13
- cnn türk'ün tunceli'ye dersim demesi4
- sarı teker kim sorunsalı2
- menü kompozisyonu2
- sarı tekere gelinlik giydirmek2
- arap gel oğlum kuçu kuçu4
- verirsen yalarım diyen tip3
- tır şoförü olmayı istemek7
- sözlükte boş beleş başlık açmak8
- ai moderatörün kinayeden anlamaması2
- evliliğin devlet tarafından onaylanması3
- sinem dedetaş'ın ahında boğulacaksınız20
- ev araba alıp üstüme yapacaksın diyen kadın3
- sözlükteki bölücüler16
- sözlük kapatılsın9
- diğer sözlük adamdır5
- romanya11
- nervionun kahve tutan zarif ve güzel elleri5
- almanya8
- sigorta şirketleri hayatını kaybetti4
- iyi insan kimlere deniyor2
- buz gibi havada deri ceket giyen kız5
- iklim kriziyle test edilen akp belediyeciliği2
- tesla roadster3
- 15 ekim 2026 hoffenheim beşiktaş maçı21
- ağlıyorum sözlük21
- beşiktaş11
- akşam akşam bakkala gitmek için nedenler3
- benim de devletim olsun diyen kürt9
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı74
- edepsiz yuzır4
- sarı tekeri tokatlamak5
- finlandiya3
- sakal kesmenin sağlıklı olması4
vcd'sinin arka kapağında da yazdığı üzere ''modern katliam''ı anlatan filmdir, daha dün izlemişimdir, yorum yazmayı düşünürken, bu saatte başlığına rastlamak tesadüf olmuştur. Ruanda'da bir otel müdürünün soykırımdan kaçan mültecileri otelinde saklamasını ve bu yolla film sonunda onların hayatını kurtarmasını konu almaktadır. Herkesin Nazi Almanyası'ndaki yahudi katliamını bilmesine, filmlerle bunu adımız gibi ezberlememize rağmen Afrika'daki soykırımlar gözardı ediliyor. Niye? Çünkü orda batı'nın maşaları aracılığıyla yaptığı bir sömürü ve katliam var. Allahtan böyle filmler yapılıyor da ucundan kıyısından birşeyler öğrenebiliyoruz. Almanya'daki gaz odalarını biliyoruz ama Ruanda'da sırf tutsi diye khu'ların insan doğrarken aldıkları satırların tanesinin Çin'den 50 cent'e alındığına,bu vahşi aletlerin tutsilerin sadece gövdeleri kalıncaya kadar doğranması için kullanıldığına ve ardında 1 milyonu aşkın ölü bıraktığını bilmek istemiyoruz.
--spoiler--
işte ancak böyle gerçek yaşamdan alınma filmlerle bazı şeyleri öğrenebiliyoruz, onlara karşı gözümüzü açabiliyoruz. Ya da onu bile yapmayıp filmde gazeteci rolündeki adamın söylediği gibi ''Ay ne korkunç'' diyip, televizyonu zaplayıp, akşam yemeğimizi keyifli bir şekilde yemeğe devam ediyoruz. Film ise önemli bir yeri,Avrupalıların afrika'daki kanlı ellerini, hem de başarılı bir şekilde gösteriyor. Belçika Ruanda'yı sömürgeleştirirken ülkeyi saçmasapan bir şekilde, insanları boylarına,tenlerinin açıklık-koyuluk farkına ve burun şekillerine bakarak ırk olarak ayırmışlar ve nüfus cüzdanlarına tutsi veya khu diye damgalattırmış. Sonra ülkeyi tutsiler üzerinden yönetmeye başlamış, onların üstün ırk olduğunu empoze etmiş ve sömürgelerinden çekilince de yönetimi khulara bırakmış. Khular da başa geçince eski yönetimde yer alan tutsi halkından hıncını bu 3.5 aylık soykırımla çıkarmış ve Birleşmiş Milletler dahil herkes bu katliamı sadece seyretmiş. Üstüne bir de Fransızlar khulara el altından silah yardımı yapınca katliam ,azdıkça azmış: tecavüzler, çocuklara kadar varan doğramalar, yakılan köyler... Masal gibi ama tanıdık bir yöntem değil mi? klasik parçala ve yönet sistemi uygulanmış.
--spoiler--
Peki Ruanda'daki bu katliamı Birleşmiş Milletler ordusu mu durdurmuş 100 gün sonra? Hiç olur mu öyle şey? (!) Ruandalılar yine kendi kendilerini kurtarmışlar. Ayaklanan Tutsi isyancıları Khu çetelerini sınıra kadar sürmüşler de bu soykırım ancak öyle durmuş ve tarih Temmuz 1994'ü gösteriyormuş.
--spoiler--
işte ancak böyle gerçek yaşamdan alınma filmlerle bazı şeyleri öğrenebiliyoruz, onlara karşı gözümüzü açabiliyoruz. Ya da onu bile yapmayıp filmde gazeteci rolündeki adamın söylediği gibi ''Ay ne korkunç'' diyip, televizyonu zaplayıp, akşam yemeğimizi keyifli bir şekilde yemeğe devam ediyoruz. Film ise önemli bir yeri,Avrupalıların afrika'daki kanlı ellerini, hem de başarılı bir şekilde gösteriyor. Belçika Ruanda'yı sömürgeleştirirken ülkeyi saçmasapan bir şekilde, insanları boylarına,tenlerinin açıklık-koyuluk farkına ve burun şekillerine bakarak ırk olarak ayırmışlar ve nüfus cüzdanlarına tutsi veya khu diye damgalattırmış. Sonra ülkeyi tutsiler üzerinden yönetmeye başlamış, onların üstün ırk olduğunu empoze etmiş ve sömürgelerinden çekilince de yönetimi khulara bırakmış. Khular da başa geçince eski yönetimde yer alan tutsi halkından hıncını bu 3.5 aylık soykırımla çıkarmış ve Birleşmiş Milletler dahil herkes bu katliamı sadece seyretmiş. Üstüne bir de Fransızlar khulara el altından silah yardımı yapınca katliam ,azdıkça azmış: tecavüzler, çocuklara kadar varan doğramalar, yakılan köyler... Masal gibi ama tanıdık bir yöntem değil mi? klasik parçala ve yönet sistemi uygulanmış.
--spoiler--
Peki Ruanda'daki bu katliamı Birleşmiş Milletler ordusu mu durdurmuş 100 gün sonra? Hiç olur mu öyle şey? (!) Ruandalılar yine kendi kendilerini kurtarmışlar. Ayaklanan Tutsi isyancıları Khu çetelerini sınıra kadar sürmüşler de bu soykırım ancak öyle durmuş ve tarih Temmuz 1994'ü gösteriyormuş.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar