bugün
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı77
- arkadaşlar size bi soru sorucam55
- sözlükteki galatasaraylılar9
- erkeği karizmatik gösteren şeyler21
- victor osimhen9
- herkes istediği yazarı yazsın20
- herkesin tavsiye verdiği insan10
- göbeklitepeyi uzaylıların yaptığı gerçeği4
- silvermist11
- trump'ın erdoğan'dan yemen için asker istemesi5
- 14 ekim 2026 halk tv polis baskını2
- türk askeri yemen e gitsin kampanyası43
- beni neden sevmediniz13
- şahsım dahil kimse eleştirilemez değildir2
- sözlükte ciddi kitap okuyan yok28
- evladım şu tc'yi girsene3
- cadılar bayramında ne olacaksınız16
- simko332
- 24 yaşına kadar hiç kız arkadaşı olmamış insan15
- gece nöbetten çıkınca eve gidip uyumak3
- ilham aliyev28
- arkadaşlar ben nişanlanıyorum12
- beyoğlu3
- keşke benim olsa denilen yazarlar10
- seks neden ayıptır2
- farklılıkları olan insanların varoluş mücadelesi4
- ofsaytımsı vol 220
- çok film izleyen insandan zarar gelmez29
- bekar erkeklerin en büyük neşesi8
- ne kadar paranız var9
- yavuz sultan selim16
- kendin hakkında bir gerçek bırak6
- kısa boylu olmak6
- 2027 de neler olsun8
- kendini sevmek5
- sözlük erkeklerine bir hediye bırak7
- sözlük kızlarının kombinleri43
- sözlükteki ilişki skandalı39
- galatasaray9
- çorba8
- sevgiliye saat hediye etmek5
- sevgilinin bisepsinden sushi yemek6
- youtube shorts6
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı43
- israil6
- baloncan çakır5
- kedi öldürmek suçsa sinek öldürmek de suçtur3
- sevmek bir başkasını geliştirmektir4
- metpamid2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak15
rakiplerince kafa bulunmayı sonuna kadar hak ediyor. neden?
çünkü beşiktaş bugün geldiği noktaya bir günde gelmedi. yıldırım demirören bu kulüp ile senelerdir kafa buluyordu. bugünlerde ve o günlerde büyük taraftarlık taslayanlar neredeydiler? ne yapmaktalardı? koskoca bir hiç. masal anlatıyorlardı. "öyle büyüğüz, böyle büyüğüz" gördük büyüklüğünüzü. kendinizle yüzleşip, ne olduğunuzu anlayıp, kendiniz adına utanmaya başlayana kadar kafa bulunmalı sizlerle.
siz tribünlerde "yeter yıldırım demirören yeter" diye bağırırken, sizden farkı birkaç yüz milyon dolar fazla parası olması olan bir adam sizin kulübünüzün kongresinde "yetmez yıldırım demirören yetmez" diye bağırdığında neredeydiniz? o büyük beşiktaş sevdanızla ne ypıyordunuz? adam milyonlarca taraftarınız ile kafa bulurken neredeydiniz? o adam, parasıyla adam tutup kapalı tribünün orta yerinde "iki kupayı utunma, vefasızlık yapma" pankartı açtırırken neredeydiniz?
çarşı çıkardığı derginin kapağına "endüstriyel futbol'a hayır" yazarken, demirören kulübü borçlandırmada rekora koşarken neredeydiniz? camia'nız hangi mali kongrede hesap sordu? adam sapır sapır ibra edilirken neredeydiniz? büyük beşiktaşk'ınızla naapıyordunuz? guti, quaresma, simao alınınca neden sustunuz? bu adamların maliyeti neydi? kaç tane feda tişörtü alarak bir adamın, sizinle kafa bulan bir adamın size soktuğu kazıkları çıkartmayı düşünüyorsunuz?
kulüp üyeliğinden atılması gereken bir adam, "gitsin de nereye giderse gitsin" dediğiniz adamı federasyon başkanlığına soktuğu kazıkların 100 milyon'unu bıraksın diye ibra ederken beşiktaşlı duruşunuz neredeydi? yıllık izin de mi?
110 yıllık camia, en eski kılüp dediğiniz camianız evrakta sahtecilik ile itham ediliyor. sahtekarlıkla yani, bunu da ekleyiverirsiniz o meşhur beşiktaşlı duruşunuza.
adamın biri geldi, parasıyla başkan oldu. indiremediniz. del bosque, tigana, çalımbay, ferrari gibi onlarca facia işe bulaştı, seyrettiniz, üç tane sönmek üzere yıldız transfer etti -ki hepsi yılda 3-5 maç oynadı en fazla- alkış tuttunuz. şimdi de büyük kulüp, büyük taraftar.
türkiye'nin en büyük masalı beşiktaşın büyük kulüp olmasıdır. herhangi bir anadolu kulübüyle de, bir insan, tek bir kişi, sadece parası olduğu için bu kadar kafa bulabilir. taraftarı hesap sormak kenara dursun, avrupadan men edilene kadar sanki hiçbir şey olmamış gibi yaşar, o tek adamın soktuğu kazıklardan biri, del bosque'ye on milyonlarca euro ödenirken bunlar birkaç euro'luk tişört ile canlarından, mallarından feda etme tavrındalar, bugüne kadar hesap ver diyen çıkmadı. adam her mali kongrede ibra edildi.
şu an için beşiktaşlıların söyledikleri her şey boş, boş konuşuyorlar. konuşmaları gerektiğinde sustular, adam pılını pırtını, senedini, sepetini aldı gitti. sorsan, hala büyük beşiktaş, 110 yıllık camia, tek büyük, büyük taraftar, endüstriyel futbola karşı oluşum, halk takımı.. he gülüm, he canım, he aslanım. bir adamın kepaze ettiği camia olarak biliyorum, kimsenin de hesap sormaya gücünün yetmediği.
çünkü beşiktaş bugün geldiği noktaya bir günde gelmedi. yıldırım demirören bu kulüp ile senelerdir kafa buluyordu. bugünlerde ve o günlerde büyük taraftarlık taslayanlar neredeydiler? ne yapmaktalardı? koskoca bir hiç. masal anlatıyorlardı. "öyle büyüğüz, böyle büyüğüz" gördük büyüklüğünüzü. kendinizle yüzleşip, ne olduğunuzu anlayıp, kendiniz adına utanmaya başlayana kadar kafa bulunmalı sizlerle.
siz tribünlerde "yeter yıldırım demirören yeter" diye bağırırken, sizden farkı birkaç yüz milyon dolar fazla parası olması olan bir adam sizin kulübünüzün kongresinde "yetmez yıldırım demirören yetmez" diye bağırdığında neredeydiniz? o büyük beşiktaş sevdanızla ne ypıyordunuz? adam milyonlarca taraftarınız ile kafa bulurken neredeydiniz? o adam, parasıyla adam tutup kapalı tribünün orta yerinde "iki kupayı utunma, vefasızlık yapma" pankartı açtırırken neredeydiniz?
çarşı çıkardığı derginin kapağına "endüstriyel futbol'a hayır" yazarken, demirören kulübü borçlandırmada rekora koşarken neredeydiniz? camia'nız hangi mali kongrede hesap sordu? adam sapır sapır ibra edilirken neredeydiniz? büyük beşiktaşk'ınızla naapıyordunuz? guti, quaresma, simao alınınca neden sustunuz? bu adamların maliyeti neydi? kaç tane feda tişörtü alarak bir adamın, sizinle kafa bulan bir adamın size soktuğu kazıkları çıkartmayı düşünüyorsunuz?
kulüp üyeliğinden atılması gereken bir adam, "gitsin de nereye giderse gitsin" dediğiniz adamı federasyon başkanlığına soktuğu kazıkların 100 milyon'unu bıraksın diye ibra ederken beşiktaşlı duruşunuz neredeydi? yıllık izin de mi?
110 yıllık camia, en eski kılüp dediğiniz camianız evrakta sahtecilik ile itham ediliyor. sahtekarlıkla yani, bunu da ekleyiverirsiniz o meşhur beşiktaşlı duruşunuza.
adamın biri geldi, parasıyla başkan oldu. indiremediniz. del bosque, tigana, çalımbay, ferrari gibi onlarca facia işe bulaştı, seyrettiniz, üç tane sönmek üzere yıldız transfer etti -ki hepsi yılda 3-5 maç oynadı en fazla- alkış tuttunuz. şimdi de büyük kulüp, büyük taraftar.
türkiye'nin en büyük masalı beşiktaşın büyük kulüp olmasıdır. herhangi bir anadolu kulübüyle de, bir insan, tek bir kişi, sadece parası olduğu için bu kadar kafa bulabilir. taraftarı hesap sormak kenara dursun, avrupadan men edilene kadar sanki hiçbir şey olmamış gibi yaşar, o tek adamın soktuğu kazıklardan biri, del bosque'ye on milyonlarca euro ödenirken bunlar birkaç euro'luk tişört ile canlarından, mallarından feda etme tavrındalar, bugüne kadar hesap ver diyen çıkmadı. adam her mali kongrede ibra edildi.
şu an için beşiktaşlıların söyledikleri her şey boş, boş konuşuyorlar. konuşmaları gerektiğinde sustular, adam pılını pırtını, senedini, sepetini aldı gitti. sorsan, hala büyük beşiktaş, 110 yıllık camia, tek büyük, büyük taraftar, endüstriyel futbola karşı oluşum, halk takımı.. he gülüm, he canım, he aslanım. bir adamın kepaze ettiği camia olarak biliyorum, kimsenin de hesap sormaya gücünün yetmediği.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar