bugün
- bik bik'in kraliçe olması7
- kolye142
- hacker saldırısı gazileri7
- ıpkis'in bir işe yaramaması9
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi21
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- sözlüğe yeni bir moderatör alınsın kampanyası4
- usualsuspects'e ödül ayağı atmak3
- usualsuspectsin mod olması6
- asla evlenilmeyecek kızlar8
- zall'ın makara yapması6
- cep telefonu22
- nokia20
- usualsuspects'in ayağı3
- erzurum da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı2
- bilim3
- uzay3
- ay3
- usualsuspects aslan parçası2
- semih kılıçsoy3
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız5
- jagermeister3
- rus salatası yiyecek kadar midesiz olmak2
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması11
- ben yokken sözlükte neler oldu4
- fon vurgunu24
- zall'ın otuz daireyle köşeyi dönmesi2
- esaretin bedeli5
- son parti4
- asansörde susma zorunluluğu3
- mars2
- türkiye19
- istersem sozlugu hacklerim5
- fransa6
- konya denilince akla gelenler7
- asla evlenilmeyecek erkekler10
- tiyatroya gitmek3
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması7
- cimer'e yazılan öğretmen şikayetleri6
- kuzey kıbrıs türk cumhuriyeti2
- iklim2
- sözlükte aynı anda iki hesap kullanan tip7
- fırtına2
- 20013
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- sigara10
- hitler dönemi fenerbahçe dominasyonu3
- vadistanbul2
- samsunspor3
ingiliz edebiyatı okuyana, ilgi gösterene ileri derecede bilgi katabilen bir bölümdür.
ingiliz edebiyatı okuyup bırakmanın acısını yaşasam da, şu an okuduğum bölümde bile bana bir şeyler katabiliyor. kesinlikle türk edebiyatı kötü ya da ingiliz edebiyatı daha üstündür demiyorum.
sadece okuduğum ve az da olsa bir şeyler öğrendiğim için bir şeyler söylemek istiyorum.
hazırlık seviyesinde bile olağanüstü kitaplar okutulduğunu düşünüyorum.
the dispossessed*, the turn of the screw*, the selected tales * bu kitaplar hazırlık seviyesinde okutulan ve aklımda kalanlardan sadece birkaçı.
bu kitaplar ne öğretti, ne kattı bana?
ütopya bunlardan biridir. küçüklüğümden beri duymuşumdur bu kelimeyi ama kimse de bir açıklamada bulunmamıştı. ben de araştıramadım sanırım. siyasetçilerden duymuştum küçükken o kelimede ütopikti sanırım. ütopya aslında olmayan sadece hayallerde yaşatılan bir toplumun genel özellikleridir. ilk kez the dispossessed te duymuştum.
daha fazla ilerleyip bölüme geçtiğim zaman thomas moore, francis bacon, önceden okuyup sonradan haa bunu demek istiyormuş dediğim george orwell,campanella gibi bir sürü yazarın ütopyasını okudum.
hakkında konuşulabilecek bir sürü roman ve hikaye de var; ama ben şiirlerini daha çok seviyorum.
bir john donne dendiği vakit durulmalı bence. aşk şiirlerinin üstadıdır kendisi. metafizik şiirin kurucusu sayılır ayrıca.
andrew marvell da bir diğeridir. bu iki şairin şiirleri türkçe'ye de çevrilmiştir.
christopher marlowe tiyatroda üstad kabul edilir.
john keats ayrı bir yerdedir.
ana konu: hiçbir bilgi gereksiz değildir.
son olarak
Alır yürür sıcak mavisi gökyüzünün
Kuşlar döner uzun yağmurlardan sonra bir gün
Bir yer sızlar yanar içinde büsbütün
Her şeye rağmen ellerin üşür
Üşürse beni unutma.
gülten akın.
ingiliz edebiyatı okuyup bırakmanın acısını yaşasam da, şu an okuduğum bölümde bile bana bir şeyler katabiliyor. kesinlikle türk edebiyatı kötü ya da ingiliz edebiyatı daha üstündür demiyorum.
sadece okuduğum ve az da olsa bir şeyler öğrendiğim için bir şeyler söylemek istiyorum.
hazırlık seviyesinde bile olağanüstü kitaplar okutulduğunu düşünüyorum.
the dispossessed*, the turn of the screw*, the selected tales * bu kitaplar hazırlık seviyesinde okutulan ve aklımda kalanlardan sadece birkaçı.
bu kitaplar ne öğretti, ne kattı bana?
ütopya bunlardan biridir. küçüklüğümden beri duymuşumdur bu kelimeyi ama kimse de bir açıklamada bulunmamıştı. ben de araştıramadım sanırım. siyasetçilerden duymuştum küçükken o kelimede ütopikti sanırım. ütopya aslında olmayan sadece hayallerde yaşatılan bir toplumun genel özellikleridir. ilk kez the dispossessed te duymuştum.
daha fazla ilerleyip bölüme geçtiğim zaman thomas moore, francis bacon, önceden okuyup sonradan haa bunu demek istiyormuş dediğim george orwell,campanella gibi bir sürü yazarın ütopyasını okudum.
hakkında konuşulabilecek bir sürü roman ve hikaye de var; ama ben şiirlerini daha çok seviyorum.
bir john donne dendiği vakit durulmalı bence. aşk şiirlerinin üstadıdır kendisi. metafizik şiirin kurucusu sayılır ayrıca.
andrew marvell da bir diğeridir. bu iki şairin şiirleri türkçe'ye de çevrilmiştir.
christopher marlowe tiyatroda üstad kabul edilir.
john keats ayrı bir yerdedir.
ana konu: hiçbir bilgi gereksiz değildir.
son olarak
Alır yürür sıcak mavisi gökyüzünün
Kuşlar döner uzun yağmurlardan sonra bir gün
Bir yer sızlar yanar içinde büsbütün
Her şeye rağmen ellerin üşür
Üşürse beni unutma.
gülten akın.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar