bugün
- fusya semsiyeli yabanci25
- ekşi sözlükteki başlıkları uludağ sözlükte görmek6
- ilahi bir gücün sizi frenlediği düşüncesi6
- macron koşacak diye park kapatan akepe29
- alaçatı da hayır lokmasını talan eden teyzeler7
- sözlük hatunlarının nefsimi kabartması sorunsalı9
- akp bitince ne olacak18
- güzel zannedilen kadınların sıradan olmaları7
- 6 aydır üstüne çalıştığım ktç taklidim5
- aşırı çıplaklığın rahatsız edici olması33
- uzun zamandır yapmadığınız şeyler9
- bezelye yemeği5
- futbol22
- akrabalarla tüm alakayı kesmek3
- şiki şiki baba dinleyip iddia kuponu doldurmak3
- resim ogretmeni4
- kol saati takmanın anlamsızlığı15
- ayak saati4
- kadınların erkek jinekolog tercihi5
- yiyecek başlığı açmayın orçolar3
- ölümün en iyi tanımı17
- otel odasında ölü bulunmak11
- 12 temmuz 2026 arjantin isviçre maçı9
- ciguli kral20
- gocu nickli şahıs buraya bak arslanım9
- görüldü attı2
- lahmacun3
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı11
- 10 temmuz 2026 ispanya belçika maçı5
- evlenince seni çalıştırmam diyen erkek10
- arkadaşlar lütfen bilgi içerikli entry girelim3
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı6
- sözlük yazarlarının lahmacunları10
- nato zirvesine sızan kedi3
- uludağ sözlük hatunlarının taş gibi olması7
- her gün söylenen ufak tefek yalanlar9
- usualsuspect'i ifşalıyorum gelin3
- abd'nin kucağında siyaset yapmak8
- nato zirvesini yabancılar çok da sallamıyor5
- murat yakın5
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler9
- vajina sıcaklığı3
- kalf3
- rahip brunson'ı talebim üzerine derhal gönderdi6
- f 35 leri kendimiz yapalım8
- abd iran savaşı6
- abdulkadir selvi6
- kadinlarin erkekleri dm den taciz etmesi8
- insanların yüzde 20 sinin iç sesinin olmaması4
- macron koştu diye kavga etmek6
17. yüzyıl ingiliz şairi. ünlü carpe diem " to his coy mistress" i kaleme alan bünye.
'' to his coy mistress'' adlı şiiri türkçe'ye çevrilmiştir.
''utangaç sevgiliye
olsaydı eğer yeterince yerimiz ve biraz zamanımız
işte belki o zaman, sevgili hanımefendi, çekilirdi nazınız
oturur düşünürdük, ne yapıp ne etsek de
uzun aşk günlerini hoşça geçirsek diye.
sen hindistanda, ganj kıyısında
yakutlar bulurdun, bense akıntısında
humber nehrinin, yakınırdım senden gündüz gece.
seviyor olurdum seni tufandan on yıl önce
ve sen - eğer lütfedersen reddederdin
yahudiler ikna olup dinden dönene değin.
aşkım bir bitki gibi büyür yayılırdı
imparatorluklar bile yanında ufak kalırdı
gözlerine övgüler düzmek alırdı yüzyılımı
ve tabii seyredeceğim o muhteşem alnını
iki yüzyıl sürerdi tapmak göğüslere tek tek
gerisi içinse tam otuz bin yıl gerek.
en az yüzyıl vermeli her uzvuna ayrı ayrı
ancak sonuncusunda açılmalı kalbinin sırrı
çünkü, sevgili bayan, sizin hakkınız budur
zaten ben de başka türlü sevemezdim, doğrudur.
ama bir ses var ki, hep duyuyorum ardımda
zaman üstümüze geliyor kanatlı arabasında
ve ondan sonra her şeyin ötesinde serilip yatan
sonsuzluğun uçsuz bucaksız çölleri olacak inan
ne bir eser kalacak güzelliğinden
ne de var gücümle seslenirken ben
duyacaksın mermerlerin altında yankılanan sesimi
solucanlar kemirecek onca sakındığın bekaretini.
bir avuç toz olacak erdem dediğin şeyler
benim arzum durur mu, o da kül olur gider
mezar özel mülkündür, yalnız kalabilirsin
ama orada kimse sana sarılır mı hiç dersin?
işte o zaman, henüz gençliğin rengi
ışıyorken teninde çiğ taneleri gibi
ve hala fışkırıyorken istekli ruhun
sabırsız bir ateşle bütün hücrelerinden vücudunun
işte o zaman bırak gönlümüzce davranalım
ve bir çift sevdalı şahin olalım
onlar gibi yutalım bir lokmada vaktimizi
beklemeyelim onun yavaş yavaş tüketmesini bizi.
gel bütün gücümüzü, bütün güzelliğimizi yuvarlayalım seninle
ve topa tutup hayatın çelik kapılarını
geçirelim sevgimizi öteye.
böylece durduramasak da güneşi gökte
bırakırız koşsun bizimle birlikte.''
''utangaç sevgiliye
olsaydı eğer yeterince yerimiz ve biraz zamanımız
işte belki o zaman, sevgili hanımefendi, çekilirdi nazınız
oturur düşünürdük, ne yapıp ne etsek de
uzun aşk günlerini hoşça geçirsek diye.
sen hindistanda, ganj kıyısında
yakutlar bulurdun, bense akıntısında
humber nehrinin, yakınırdım senden gündüz gece.
seviyor olurdum seni tufandan on yıl önce
ve sen - eğer lütfedersen reddederdin
yahudiler ikna olup dinden dönene değin.
aşkım bir bitki gibi büyür yayılırdı
imparatorluklar bile yanında ufak kalırdı
gözlerine övgüler düzmek alırdı yüzyılımı
ve tabii seyredeceğim o muhteşem alnını
iki yüzyıl sürerdi tapmak göğüslere tek tek
gerisi içinse tam otuz bin yıl gerek.
en az yüzyıl vermeli her uzvuna ayrı ayrı
ancak sonuncusunda açılmalı kalbinin sırrı
çünkü, sevgili bayan, sizin hakkınız budur
zaten ben de başka türlü sevemezdim, doğrudur.
ama bir ses var ki, hep duyuyorum ardımda
zaman üstümüze geliyor kanatlı arabasında
ve ondan sonra her şeyin ötesinde serilip yatan
sonsuzluğun uçsuz bucaksız çölleri olacak inan
ne bir eser kalacak güzelliğinden
ne de var gücümle seslenirken ben
duyacaksın mermerlerin altında yankılanan sesimi
solucanlar kemirecek onca sakındığın bekaretini.
bir avuç toz olacak erdem dediğin şeyler
benim arzum durur mu, o da kül olur gider
mezar özel mülkündür, yalnız kalabilirsin
ama orada kimse sana sarılır mı hiç dersin?
işte o zaman, henüz gençliğin rengi
ışıyorken teninde çiğ taneleri gibi
ve hala fışkırıyorken istekli ruhun
sabırsız bir ateşle bütün hücrelerinden vücudunun
işte o zaman bırak gönlümüzce davranalım
ve bir çift sevdalı şahin olalım
onlar gibi yutalım bir lokmada vaktimizi
beklemeyelim onun yavaş yavaş tüketmesini bizi.
gel bütün gücümüzü, bütün güzelliğimizi yuvarlayalım seninle
ve topa tutup hayatın çelik kapılarını
geçirelim sevgimizi öteye.
böylece durduramasak da güneşi gökte
bırakırız koşsun bizimle birlikte.''
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar