bugün
- uludağ sözlükte debe olmaması2
- iran'ın körfez'deki abd üslerine saldırısı2
- düzgün erkeklerin hepsinin kapılmış olması3
- herzevekil19
- iran'ın abd üslerine saldırısı2
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak15
- askere gitmenin sanılanın aksine keyifli olması2
- anın görüntüsü15
- türkler ırkçı mıdır10
- yalnız insanın karpuz yiyememesi sorunsalı2
- geri zekalı demek hakaret mi21
- türk kızlarının keko adam sevmesi20
- seni onaracağım diyen kadın16
- gençler iş beğenmiyor13
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı21
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız30
- asla dolandırılmayan insanların sırrı15
- üstteki yazarı öv6
- yapay zekanın bilinçlenip bir dini kabul etmesi18
- yakışıklı olduğunun farkında olan erkek8
- sözlükte sizi kim tanıyor27
- penis boyu takıntısı14
- şişman kızla sevgili olan erkek16
- bir kadının ensemi okşaması10
- ta ki seni görene kadar6
- 12 temmuz 2026 arjantin isviçre maçı12
- kendinle aran nasıl2
- 2026 dünya kupası29
- her şeye sarımsak koyan insan11
- norveç11
- geniş omuzlu kadınlar5
- galiba sözlükte şu an kavga var5
- hayat kalitesini düşüren şeyler12
- kiraz cicegi kolonyasi45
- biraderlere laf edenler5
- bir gün son kez entry girecek olmamız4
- sabah dörtte kalkmak5
- futbol22
- evlenilecek insanın önce ailesine bakmak9
- çekici kadının tüm çekiciliğini götüren şeyler14
- marmaris datça yolu10
- hayatın anlamsız olduğu gerçeği4
- evlenmek için para biriktirmek9
- bu devirde herkes deli gibi vajina arıyor6
- sigarayı azaltmak4
- herkes ronaldinho'nun yarrağını yesin6
- geceye bi şarkı bırak5
- saraca finch house32
- israil basınından türkiye itirafı5
- arjantin milli futbol takımı7
17. yüzyıl ingiliz şairi. ünlü carpe diem " to his coy mistress" i kaleme alan bünye.
'' to his coy mistress'' adlı şiiri türkçe'ye çevrilmiştir.
''utangaç sevgiliye
olsaydı eğer yeterince yerimiz ve biraz zamanımız
işte belki o zaman, sevgili hanımefendi, çekilirdi nazınız
oturur düşünürdük, ne yapıp ne etsek de
uzun aşk günlerini hoşça geçirsek diye.
sen hindistanda, ganj kıyısında
yakutlar bulurdun, bense akıntısında
humber nehrinin, yakınırdım senden gündüz gece.
seviyor olurdum seni tufandan on yıl önce
ve sen - eğer lütfedersen reddederdin
yahudiler ikna olup dinden dönene değin.
aşkım bir bitki gibi büyür yayılırdı
imparatorluklar bile yanında ufak kalırdı
gözlerine övgüler düzmek alırdı yüzyılımı
ve tabii seyredeceğim o muhteşem alnını
iki yüzyıl sürerdi tapmak göğüslere tek tek
gerisi içinse tam otuz bin yıl gerek.
en az yüzyıl vermeli her uzvuna ayrı ayrı
ancak sonuncusunda açılmalı kalbinin sırrı
çünkü, sevgili bayan, sizin hakkınız budur
zaten ben de başka türlü sevemezdim, doğrudur.
ama bir ses var ki, hep duyuyorum ardımda
zaman üstümüze geliyor kanatlı arabasında
ve ondan sonra her şeyin ötesinde serilip yatan
sonsuzluğun uçsuz bucaksız çölleri olacak inan
ne bir eser kalacak güzelliğinden
ne de var gücümle seslenirken ben
duyacaksın mermerlerin altında yankılanan sesimi
solucanlar kemirecek onca sakındığın bekaretini.
bir avuç toz olacak erdem dediğin şeyler
benim arzum durur mu, o da kül olur gider
mezar özel mülkündür, yalnız kalabilirsin
ama orada kimse sana sarılır mı hiç dersin?
işte o zaman, henüz gençliğin rengi
ışıyorken teninde çiğ taneleri gibi
ve hala fışkırıyorken istekli ruhun
sabırsız bir ateşle bütün hücrelerinden vücudunun
işte o zaman bırak gönlümüzce davranalım
ve bir çift sevdalı şahin olalım
onlar gibi yutalım bir lokmada vaktimizi
beklemeyelim onun yavaş yavaş tüketmesini bizi.
gel bütün gücümüzü, bütün güzelliğimizi yuvarlayalım seninle
ve topa tutup hayatın çelik kapılarını
geçirelim sevgimizi öteye.
böylece durduramasak da güneşi gökte
bırakırız koşsun bizimle birlikte.''
''utangaç sevgiliye
olsaydı eğer yeterince yerimiz ve biraz zamanımız
işte belki o zaman, sevgili hanımefendi, çekilirdi nazınız
oturur düşünürdük, ne yapıp ne etsek de
uzun aşk günlerini hoşça geçirsek diye.
sen hindistanda, ganj kıyısında
yakutlar bulurdun, bense akıntısında
humber nehrinin, yakınırdım senden gündüz gece.
seviyor olurdum seni tufandan on yıl önce
ve sen - eğer lütfedersen reddederdin
yahudiler ikna olup dinden dönene değin.
aşkım bir bitki gibi büyür yayılırdı
imparatorluklar bile yanında ufak kalırdı
gözlerine övgüler düzmek alırdı yüzyılımı
ve tabii seyredeceğim o muhteşem alnını
iki yüzyıl sürerdi tapmak göğüslere tek tek
gerisi içinse tam otuz bin yıl gerek.
en az yüzyıl vermeli her uzvuna ayrı ayrı
ancak sonuncusunda açılmalı kalbinin sırrı
çünkü, sevgili bayan, sizin hakkınız budur
zaten ben de başka türlü sevemezdim, doğrudur.
ama bir ses var ki, hep duyuyorum ardımda
zaman üstümüze geliyor kanatlı arabasında
ve ondan sonra her şeyin ötesinde serilip yatan
sonsuzluğun uçsuz bucaksız çölleri olacak inan
ne bir eser kalacak güzelliğinden
ne de var gücümle seslenirken ben
duyacaksın mermerlerin altında yankılanan sesimi
solucanlar kemirecek onca sakındığın bekaretini.
bir avuç toz olacak erdem dediğin şeyler
benim arzum durur mu, o da kül olur gider
mezar özel mülkündür, yalnız kalabilirsin
ama orada kimse sana sarılır mı hiç dersin?
işte o zaman, henüz gençliğin rengi
ışıyorken teninde çiğ taneleri gibi
ve hala fışkırıyorken istekli ruhun
sabırsız bir ateşle bütün hücrelerinden vücudunun
işte o zaman bırak gönlümüzce davranalım
ve bir çift sevdalı şahin olalım
onlar gibi yutalım bir lokmada vaktimizi
beklemeyelim onun yavaş yavaş tüketmesini bizi.
gel bütün gücümüzü, bütün güzelliğimizi yuvarlayalım seninle
ve topa tutup hayatın çelik kapılarını
geçirelim sevgimizi öteye.
böylece durduramasak da güneşi gökte
bırakırız koşsun bizimle birlikte.''
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar