bugün
- tefsiriyle okusak ülkenin yarısı dinden çıkar8
- macron koşacak diye park kapatan akepe31
- toplu taşımada osuran şahıs3
- arkadaşlar lütfen bilgi içerikli entry girelim12
- bedenen yorulmak mı beynen yorulmak mı4
- oruç açı anlamak içinse açlar neden oruç tutar7
- fusya semsiyeli yabanci26
- öğretmen olmak3
- akp bitince ne olacak19
- aşırı çıplaklığın rahatsız edici olması34
- kizlarsoruyor com2
- bezelye yemeği9
- eczacı2
- güzel zannedilen kadınların sıradan olmaları9
- mehdi olmayı düşünmek5
- gaddar kerim in mesleği nedir3
- sözlük hatunlarının nefsimi kabartması sorunsalı10
- atla gel saban filmindeki kokan adam3
- ekşi sözlükteki başlıkları uludağ sözlükte görmek7
- alaçatı da hayır lokmasını talan eden teyzeler8
- ilahi bir gücün sizi frenlediği düşüncesi7
- uzun zamandır yapmadığınız şeyler10
- kestel de orman yangını2
- otel odasında ölü bulunmak12
- altay cem meriç2
- vajina sıcaklığı6
- size nasıl yardımcı olabilirim4
- ölümün en iyi tanımı17
- kol saati takmanın anlamsızlığı15
- ciguli kral20
- kadınların piç erkek tercihi17
- gocu nickli şahıs buraya bak arslanım9
- evlenince seni çalıştırmam diyen erkek10
- sözlük yazarlarının lahmacunları10
- futbol22
- akrabalarla tüm alakayı kesmek4
- çanakkale halkı2
- recep peker2
- 12 temmuz 2026 arjantin isviçre maçı9
- 6 aydır üstüne çalıştığım ktç taklidim5
- 2026 fifa dünya kupası2
- japonya islam cumhuriyeti2
- uludağ sözlük hatunlarının taş gibi olması7
- her gün söylenen ufak tefek yalanlar9
- kadınların erkek jinekolog tercihi5
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler9
- annenin kanser olması ve karpuzun en kırmızı yeri2
- sözlükte emoji olmasın mı3
- lahmacun4
- abd'nin kucağında siyaset yapmak8
17. yüzyıl ingiliz şairi. ünlü carpe diem " to his coy mistress" i kaleme alan bünye.
'' to his coy mistress'' adlı şiiri türkçe'ye çevrilmiştir.
''utangaç sevgiliye
olsaydı eğer yeterince yerimiz ve biraz zamanımız
işte belki o zaman, sevgili hanımefendi, çekilirdi nazınız
oturur düşünürdük, ne yapıp ne etsek de
uzun aşk günlerini hoşça geçirsek diye.
sen hindistanda, ganj kıyısında
yakutlar bulurdun, bense akıntısında
humber nehrinin, yakınırdım senden gündüz gece.
seviyor olurdum seni tufandan on yıl önce
ve sen - eğer lütfedersen reddederdin
yahudiler ikna olup dinden dönene değin.
aşkım bir bitki gibi büyür yayılırdı
imparatorluklar bile yanında ufak kalırdı
gözlerine övgüler düzmek alırdı yüzyılımı
ve tabii seyredeceğim o muhteşem alnını
iki yüzyıl sürerdi tapmak göğüslere tek tek
gerisi içinse tam otuz bin yıl gerek.
en az yüzyıl vermeli her uzvuna ayrı ayrı
ancak sonuncusunda açılmalı kalbinin sırrı
çünkü, sevgili bayan, sizin hakkınız budur
zaten ben de başka türlü sevemezdim, doğrudur.
ama bir ses var ki, hep duyuyorum ardımda
zaman üstümüze geliyor kanatlı arabasında
ve ondan sonra her şeyin ötesinde serilip yatan
sonsuzluğun uçsuz bucaksız çölleri olacak inan
ne bir eser kalacak güzelliğinden
ne de var gücümle seslenirken ben
duyacaksın mermerlerin altında yankılanan sesimi
solucanlar kemirecek onca sakındığın bekaretini.
bir avuç toz olacak erdem dediğin şeyler
benim arzum durur mu, o da kül olur gider
mezar özel mülkündür, yalnız kalabilirsin
ama orada kimse sana sarılır mı hiç dersin?
işte o zaman, henüz gençliğin rengi
ışıyorken teninde çiğ taneleri gibi
ve hala fışkırıyorken istekli ruhun
sabırsız bir ateşle bütün hücrelerinden vücudunun
işte o zaman bırak gönlümüzce davranalım
ve bir çift sevdalı şahin olalım
onlar gibi yutalım bir lokmada vaktimizi
beklemeyelim onun yavaş yavaş tüketmesini bizi.
gel bütün gücümüzü, bütün güzelliğimizi yuvarlayalım seninle
ve topa tutup hayatın çelik kapılarını
geçirelim sevgimizi öteye.
böylece durduramasak da güneşi gökte
bırakırız koşsun bizimle birlikte.''
''utangaç sevgiliye
olsaydı eğer yeterince yerimiz ve biraz zamanımız
işte belki o zaman, sevgili hanımefendi, çekilirdi nazınız
oturur düşünürdük, ne yapıp ne etsek de
uzun aşk günlerini hoşça geçirsek diye.
sen hindistanda, ganj kıyısında
yakutlar bulurdun, bense akıntısında
humber nehrinin, yakınırdım senden gündüz gece.
seviyor olurdum seni tufandan on yıl önce
ve sen - eğer lütfedersen reddederdin
yahudiler ikna olup dinden dönene değin.
aşkım bir bitki gibi büyür yayılırdı
imparatorluklar bile yanında ufak kalırdı
gözlerine övgüler düzmek alırdı yüzyılımı
ve tabii seyredeceğim o muhteşem alnını
iki yüzyıl sürerdi tapmak göğüslere tek tek
gerisi içinse tam otuz bin yıl gerek.
en az yüzyıl vermeli her uzvuna ayrı ayrı
ancak sonuncusunda açılmalı kalbinin sırrı
çünkü, sevgili bayan, sizin hakkınız budur
zaten ben de başka türlü sevemezdim, doğrudur.
ama bir ses var ki, hep duyuyorum ardımda
zaman üstümüze geliyor kanatlı arabasında
ve ondan sonra her şeyin ötesinde serilip yatan
sonsuzluğun uçsuz bucaksız çölleri olacak inan
ne bir eser kalacak güzelliğinden
ne de var gücümle seslenirken ben
duyacaksın mermerlerin altında yankılanan sesimi
solucanlar kemirecek onca sakındığın bekaretini.
bir avuç toz olacak erdem dediğin şeyler
benim arzum durur mu, o da kül olur gider
mezar özel mülkündür, yalnız kalabilirsin
ama orada kimse sana sarılır mı hiç dersin?
işte o zaman, henüz gençliğin rengi
ışıyorken teninde çiğ taneleri gibi
ve hala fışkırıyorken istekli ruhun
sabırsız bir ateşle bütün hücrelerinden vücudunun
işte o zaman bırak gönlümüzce davranalım
ve bir çift sevdalı şahin olalım
onlar gibi yutalım bir lokmada vaktimizi
beklemeyelim onun yavaş yavaş tüketmesini bizi.
gel bütün gücümüzü, bütün güzelliğimizi yuvarlayalım seninle
ve topa tutup hayatın çelik kapılarını
geçirelim sevgimizi öteye.
böylece durduramasak da güneşi gökte
bırakırız koşsun bizimle birlikte.''
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar