bugün
- 186 boyundaki erkek19
- kabak yemeği vs hamburger8
- bursalı erkekler9
- istanbullu erkekler5
- erzincanlı erkekler6
- tavuk döner ısmarlayan erkek6
- kürt erkek5
- sivaslı yiğidolar6
- bu sözlükte beni herkes tanır17
- sözlük yönetimine bir teşekkür2
- alevi erkek5
- şehir şehir dolaşıp koca arayan tip3
- seat leon fr3
- cezayir erkekği4
- sözlük kızlarının artık yemek pişirmemesi sorunu4
- adıyamanlı erkekler5
- ahmet sezer bey9
- yazarların lahmacun yeme rekorları2
- gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır9
- çirkin erkeklerdeki kadın düşmanlığı2
- 32 yaşına girmek12
- din tartışması7
- sözlükteki birader adı altındaki masonik yapılanma7
- en merak ettiğin ulu yazarı30
- izmirli kızlar4
- antalyalı erkekler4
- g'i l d'e d l'i l y20
- nervio'ya aşık olmak5
- gocu27
- zengin olsanız ne yapardınız9
- geceye bir tavsiye bırak3
- nervionun merak ettiği yazar19
- ben uyuyorum arkadaşlar sevdiğim yazar uyudu da2
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı16
- ben ahbap derneğine güveniyorum4
- kadının kadından hoşlanması3
- ilk buluşmada hesabı kim öder7
- büyük bir pipiye sahip olmak4
- terlik giyen erkek5
- norveçte bok olsam9
- en büyük korkunuz4
- erdoğan ın dünya lideri olması3
- abla deme lazım olur3
- sinirli kadını sakinleştirmek17
- ideal erkek boyunun 1 84 olması3
- tek celsede 40 midye dolma yiyemeyen kız2
- doların düşmesi3
- türkiye de üniversite diplomasının değersizleşmesi5
- rte'nin fethettiği topraklar6
- yalnizca deli yalnizca sair21
binnaz toprak ın radikal gazetesindeki köşesinde yazdıktan sonra sıfatlaştırılmış söz öbeğidir.
--spoiler--
Peki neden endişeliyim? Hemen belirteyim, endişelerimin kaynağında 'şeriat devleti korkusu' yok. Endişeliyim çünkü demokrasinin çoğunluk popülizmi ve tahakkümüne dönüştürülerek azınlıktakilerin ötekileştirilmesini, üstelik bunun demokratikleşiyoruz adı altında sunulmasını, fevkalade sorunlu buluyorum.
Anayasa değişikliği gibi önemli bir sürece ne muhalefet ne sivil toplum örgütleri ne de ilgili kurum temsilcileri dahil edildi. iktidarı eleştirenlerin darbe taraftarı, vesayetçi, ulusalcı, laikçi vb tanımlamalarla yaftalanmasının, kritik aklı susturacağı kaygısını taşıyorum. Muhalif seslerin bastırıldığı bugünkü ortam, demokratikleştiğimiz iddiasını desteklemiyor. Kişiler neyle suçlandıklarını bilmeden uzun süre tutuklu kalmakta. Kaynağı belli olmayan iddialar suç kanıtı sayılıyor. Sıradan insanlar bile telefonda konuşamaz oldu. Cemaat faaliyetlerini sorgulayanlar hiç de inandırıcı olmayan zamanlama ve nedenlerle tutuklanıyor. Basın mensupları yazdıklarından dolayı yargılanıyor. Medya, finansal tehdit altında. Emekçilerin hak talepleri işitilmiyor.
Tam da ordunun vesayetinden kurtulmuşken AKP nin vesayetine girdiğimiz kanısındayım. Bunun en önemli göstergesi devletteki kadrolaşma. Üniversite rektörlüklerine ve yargının üst kademelerine atananlar dahil, önemli mevkiler giderek AKP/Gülen cemaatinden kişilerle doldurulmakta. Okullardan hastanelere, devlet dairelerinden öğretmen evlerine, neredeyse tüm idari birimlerdeki müdür ve yardımcılıklarına atananlar benzer görüş mensubu. Gülen hareketinin polis teşkilatındaki etkinliği de düşünüldüğünde, kuşatılmışlık hissi artıyor.
Anadolu da zaten var olan muhafazakârlığın bu iklim sonucunda pekişiyor olması beni endişelendiriyor. Küçük kentlerdeki iktisadi gelişme çarpıcı. Ancak modernleşmeleri paradoksal. iktisaden gelişmiş kent ortamlarının daha özgür yaşamları barındırmasını beklerken, tam tersi durumla karşılaşıyorsunuz.
içkili mekânlar kentlerin dışına çekilmiş. Değişik tarzda giyim kuşam hem kadın hem erkek için sorun. Muhafazakârlık farklı olanı dışlıyor, baskıya, hakarete ve şiddete maruz bırakıyor. Görüştükleriniz, yaşadıkları kentin giderek içine kapandığından bahsediyorlar. insanların birdenbire dindar görünmeye çalıştıklarını belirtiyorlar. Sözde ve davranışta, 'Bizimkiler iktidarda' mantığının rahatça sergilendiği anlatılıyor.
Yaratıcılık ve çeşitlilik
Dünyanın hiçbir yerinde muhafazakâr odaklanmalar, yaratıcılığın ve çeşitliliğin itici gücü değil. Tüm islam coğrafyasında Türkiye, düşünce insanlarıyla, sanatçılarıyla, başarılı kadınlarıyla, renkli metropolleriyle çağdaş toplumlara daha yakınsa bunu, muhafazakârlıkla mücadele etmiş olmasına borçludur. Bu mücadelenin tersine dönmesinin ülkedeki yaratıcılığı ve çeşitliliği yok edeceğinden kaygılanıyorum.
Uzun süre tek başına ya da koalisyonlarla Türkiye yi yönetmeye aday gözüken AKP nin demokratikleşme söylemi sorunlu. Gelişmekte olan demokratikleşme sürecini popülist bir çizgiye çekiyor. Halk desteğini yücelten ve çoğunluk oylarını demokrasi tanımının merkezine oturtan bu söylem, demokrasimizin illiberal boyutlarını örtbas ediyor. Eyüp Can'ın tabiriyle, benim gibi "endişeli modernler"de AKP nin yarattığı izlenim yasama-yürütme ittifakıyla elde ettiği gücü sonuna kadar kullanmaya kararlı bir iktidarla karşı karşıya olduğumuzdur.
--spoiler--
--spoiler--
Peki neden endişeliyim? Hemen belirteyim, endişelerimin kaynağında 'şeriat devleti korkusu' yok. Endişeliyim çünkü demokrasinin çoğunluk popülizmi ve tahakkümüne dönüştürülerek azınlıktakilerin ötekileştirilmesini, üstelik bunun demokratikleşiyoruz adı altında sunulmasını, fevkalade sorunlu buluyorum.
Anayasa değişikliği gibi önemli bir sürece ne muhalefet ne sivil toplum örgütleri ne de ilgili kurum temsilcileri dahil edildi. iktidarı eleştirenlerin darbe taraftarı, vesayetçi, ulusalcı, laikçi vb tanımlamalarla yaftalanmasının, kritik aklı susturacağı kaygısını taşıyorum. Muhalif seslerin bastırıldığı bugünkü ortam, demokratikleştiğimiz iddiasını desteklemiyor. Kişiler neyle suçlandıklarını bilmeden uzun süre tutuklu kalmakta. Kaynağı belli olmayan iddialar suç kanıtı sayılıyor. Sıradan insanlar bile telefonda konuşamaz oldu. Cemaat faaliyetlerini sorgulayanlar hiç de inandırıcı olmayan zamanlama ve nedenlerle tutuklanıyor. Basın mensupları yazdıklarından dolayı yargılanıyor. Medya, finansal tehdit altında. Emekçilerin hak talepleri işitilmiyor.
Tam da ordunun vesayetinden kurtulmuşken AKP nin vesayetine girdiğimiz kanısındayım. Bunun en önemli göstergesi devletteki kadrolaşma. Üniversite rektörlüklerine ve yargının üst kademelerine atananlar dahil, önemli mevkiler giderek AKP/Gülen cemaatinden kişilerle doldurulmakta. Okullardan hastanelere, devlet dairelerinden öğretmen evlerine, neredeyse tüm idari birimlerdeki müdür ve yardımcılıklarına atananlar benzer görüş mensubu. Gülen hareketinin polis teşkilatındaki etkinliği de düşünüldüğünde, kuşatılmışlık hissi artıyor.
Anadolu da zaten var olan muhafazakârlığın bu iklim sonucunda pekişiyor olması beni endişelendiriyor. Küçük kentlerdeki iktisadi gelişme çarpıcı. Ancak modernleşmeleri paradoksal. iktisaden gelişmiş kent ortamlarının daha özgür yaşamları barındırmasını beklerken, tam tersi durumla karşılaşıyorsunuz.
içkili mekânlar kentlerin dışına çekilmiş. Değişik tarzda giyim kuşam hem kadın hem erkek için sorun. Muhafazakârlık farklı olanı dışlıyor, baskıya, hakarete ve şiddete maruz bırakıyor. Görüştükleriniz, yaşadıkları kentin giderek içine kapandığından bahsediyorlar. insanların birdenbire dindar görünmeye çalıştıklarını belirtiyorlar. Sözde ve davranışta, 'Bizimkiler iktidarda' mantığının rahatça sergilendiği anlatılıyor.
Yaratıcılık ve çeşitlilik
Dünyanın hiçbir yerinde muhafazakâr odaklanmalar, yaratıcılığın ve çeşitliliğin itici gücü değil. Tüm islam coğrafyasında Türkiye, düşünce insanlarıyla, sanatçılarıyla, başarılı kadınlarıyla, renkli metropolleriyle çağdaş toplumlara daha yakınsa bunu, muhafazakârlıkla mücadele etmiş olmasına borçludur. Bu mücadelenin tersine dönmesinin ülkedeki yaratıcılığı ve çeşitliliği yok edeceğinden kaygılanıyorum.
Uzun süre tek başına ya da koalisyonlarla Türkiye yi yönetmeye aday gözüken AKP nin demokratikleşme söylemi sorunlu. Gelişmekte olan demokratikleşme sürecini popülist bir çizgiye çekiyor. Halk desteğini yücelten ve çoğunluk oylarını demokrasi tanımının merkezine oturtan bu söylem, demokrasimizin illiberal boyutlarını örtbas ediyor. Eyüp Can'ın tabiriyle, benim gibi "endişeli modernler"de AKP nin yarattığı izlenim yasama-yürütme ittifakıyla elde ettiği gücü sonuna kadar kullanmaya kararlı bir iktidarla karşı karşıya olduğumuzdur.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar