bugün
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri26
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- claudian clouds33
- allah11
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız6
- true'nun engelli olması6
- okan buruk9
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- sarapci koala hatayi33
- çok yorgun geçirilen bir günün ardından2
- insan kimse bakmıyorken yaptığı şeydir2
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
- meriç dükalığı8
- moral olsun bik bik ime2
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- uğurcan çakır3
- özürlü diyerek hakaret ettiğini sanmak4
- sözlük kızlarının kekleri24
- icat edilmesi beklenen şeyler2
- amedspor'un süper ligin lideri olması3
- seri eksicinin iq düzeyi4
- true'nun idrak yolları enfeksiyonu sorunu4
- sevdiğiniz yazarlar8
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- tai lung9
- gecenin şarkısı20
- islamda namaz yoktur30
- kafaya kese kağıdı geçirmek2
- amedspor maçından korkmak2
- gözünde büyüttüğün insanın çok da şey olmaması4
- seri eksiciyi köçek gibi oynatmak3
- okan çık hesap ver4
- fusya semsiyeli yabanci22
- galatasaray10
- habire124
- rafael leao2
- kadir inanır'ın mirası4
- sözlüğün ölü gibi olması5
- okan buruk'un yerine geçecek teknik direktör2
- kürdistan10
- insanları birbirine düşürmek4
- trabzonspor5
- leroy sane2
- kadınlar4
- etli biber dolması5
- galatasaray trabzonspor kardeşliğinin bozulması2
- dualarımız bu akşam trabzonspor ile3
- bana onu sormayin8
- dantelli sütyen takan erkek12
binnaz toprak ın radikal gazetesindeki köşesinde yazdıktan sonra sıfatlaştırılmış söz öbeğidir.
--spoiler--
Peki neden endişeliyim? Hemen belirteyim, endişelerimin kaynağında 'şeriat devleti korkusu' yok. Endişeliyim çünkü demokrasinin çoğunluk popülizmi ve tahakkümüne dönüştürülerek azınlıktakilerin ötekileştirilmesini, üstelik bunun demokratikleşiyoruz adı altında sunulmasını, fevkalade sorunlu buluyorum.
Anayasa değişikliği gibi önemli bir sürece ne muhalefet ne sivil toplum örgütleri ne de ilgili kurum temsilcileri dahil edildi. iktidarı eleştirenlerin darbe taraftarı, vesayetçi, ulusalcı, laikçi vb tanımlamalarla yaftalanmasının, kritik aklı susturacağı kaygısını taşıyorum. Muhalif seslerin bastırıldığı bugünkü ortam, demokratikleştiğimiz iddiasını desteklemiyor. Kişiler neyle suçlandıklarını bilmeden uzun süre tutuklu kalmakta. Kaynağı belli olmayan iddialar suç kanıtı sayılıyor. Sıradan insanlar bile telefonda konuşamaz oldu. Cemaat faaliyetlerini sorgulayanlar hiç de inandırıcı olmayan zamanlama ve nedenlerle tutuklanıyor. Basın mensupları yazdıklarından dolayı yargılanıyor. Medya, finansal tehdit altında. Emekçilerin hak talepleri işitilmiyor.
Tam da ordunun vesayetinden kurtulmuşken AKP nin vesayetine girdiğimiz kanısındayım. Bunun en önemli göstergesi devletteki kadrolaşma. Üniversite rektörlüklerine ve yargının üst kademelerine atananlar dahil, önemli mevkiler giderek AKP/Gülen cemaatinden kişilerle doldurulmakta. Okullardan hastanelere, devlet dairelerinden öğretmen evlerine, neredeyse tüm idari birimlerdeki müdür ve yardımcılıklarına atananlar benzer görüş mensubu. Gülen hareketinin polis teşkilatındaki etkinliği de düşünüldüğünde, kuşatılmışlık hissi artıyor.
Anadolu da zaten var olan muhafazakârlığın bu iklim sonucunda pekişiyor olması beni endişelendiriyor. Küçük kentlerdeki iktisadi gelişme çarpıcı. Ancak modernleşmeleri paradoksal. iktisaden gelişmiş kent ortamlarının daha özgür yaşamları barındırmasını beklerken, tam tersi durumla karşılaşıyorsunuz.
içkili mekânlar kentlerin dışına çekilmiş. Değişik tarzda giyim kuşam hem kadın hem erkek için sorun. Muhafazakârlık farklı olanı dışlıyor, baskıya, hakarete ve şiddete maruz bırakıyor. Görüştükleriniz, yaşadıkları kentin giderek içine kapandığından bahsediyorlar. insanların birdenbire dindar görünmeye çalıştıklarını belirtiyorlar. Sözde ve davranışta, 'Bizimkiler iktidarda' mantığının rahatça sergilendiği anlatılıyor.
Yaratıcılık ve çeşitlilik
Dünyanın hiçbir yerinde muhafazakâr odaklanmalar, yaratıcılığın ve çeşitliliğin itici gücü değil. Tüm islam coğrafyasında Türkiye, düşünce insanlarıyla, sanatçılarıyla, başarılı kadınlarıyla, renkli metropolleriyle çağdaş toplumlara daha yakınsa bunu, muhafazakârlıkla mücadele etmiş olmasına borçludur. Bu mücadelenin tersine dönmesinin ülkedeki yaratıcılığı ve çeşitliliği yok edeceğinden kaygılanıyorum.
Uzun süre tek başına ya da koalisyonlarla Türkiye yi yönetmeye aday gözüken AKP nin demokratikleşme söylemi sorunlu. Gelişmekte olan demokratikleşme sürecini popülist bir çizgiye çekiyor. Halk desteğini yücelten ve çoğunluk oylarını demokrasi tanımının merkezine oturtan bu söylem, demokrasimizin illiberal boyutlarını örtbas ediyor. Eyüp Can'ın tabiriyle, benim gibi "endişeli modernler"de AKP nin yarattığı izlenim yasama-yürütme ittifakıyla elde ettiği gücü sonuna kadar kullanmaya kararlı bir iktidarla karşı karşıya olduğumuzdur.
--spoiler--
--spoiler--
Peki neden endişeliyim? Hemen belirteyim, endişelerimin kaynağında 'şeriat devleti korkusu' yok. Endişeliyim çünkü demokrasinin çoğunluk popülizmi ve tahakkümüne dönüştürülerek azınlıktakilerin ötekileştirilmesini, üstelik bunun demokratikleşiyoruz adı altında sunulmasını, fevkalade sorunlu buluyorum.
Anayasa değişikliği gibi önemli bir sürece ne muhalefet ne sivil toplum örgütleri ne de ilgili kurum temsilcileri dahil edildi. iktidarı eleştirenlerin darbe taraftarı, vesayetçi, ulusalcı, laikçi vb tanımlamalarla yaftalanmasının, kritik aklı susturacağı kaygısını taşıyorum. Muhalif seslerin bastırıldığı bugünkü ortam, demokratikleştiğimiz iddiasını desteklemiyor. Kişiler neyle suçlandıklarını bilmeden uzun süre tutuklu kalmakta. Kaynağı belli olmayan iddialar suç kanıtı sayılıyor. Sıradan insanlar bile telefonda konuşamaz oldu. Cemaat faaliyetlerini sorgulayanlar hiç de inandırıcı olmayan zamanlama ve nedenlerle tutuklanıyor. Basın mensupları yazdıklarından dolayı yargılanıyor. Medya, finansal tehdit altında. Emekçilerin hak talepleri işitilmiyor.
Tam da ordunun vesayetinden kurtulmuşken AKP nin vesayetine girdiğimiz kanısındayım. Bunun en önemli göstergesi devletteki kadrolaşma. Üniversite rektörlüklerine ve yargının üst kademelerine atananlar dahil, önemli mevkiler giderek AKP/Gülen cemaatinden kişilerle doldurulmakta. Okullardan hastanelere, devlet dairelerinden öğretmen evlerine, neredeyse tüm idari birimlerdeki müdür ve yardımcılıklarına atananlar benzer görüş mensubu. Gülen hareketinin polis teşkilatındaki etkinliği de düşünüldüğünde, kuşatılmışlık hissi artıyor.
Anadolu da zaten var olan muhafazakârlığın bu iklim sonucunda pekişiyor olması beni endişelendiriyor. Küçük kentlerdeki iktisadi gelişme çarpıcı. Ancak modernleşmeleri paradoksal. iktisaden gelişmiş kent ortamlarının daha özgür yaşamları barındırmasını beklerken, tam tersi durumla karşılaşıyorsunuz.
içkili mekânlar kentlerin dışına çekilmiş. Değişik tarzda giyim kuşam hem kadın hem erkek için sorun. Muhafazakârlık farklı olanı dışlıyor, baskıya, hakarete ve şiddete maruz bırakıyor. Görüştükleriniz, yaşadıkları kentin giderek içine kapandığından bahsediyorlar. insanların birdenbire dindar görünmeye çalıştıklarını belirtiyorlar. Sözde ve davranışta, 'Bizimkiler iktidarda' mantığının rahatça sergilendiği anlatılıyor.
Yaratıcılık ve çeşitlilik
Dünyanın hiçbir yerinde muhafazakâr odaklanmalar, yaratıcılığın ve çeşitliliğin itici gücü değil. Tüm islam coğrafyasında Türkiye, düşünce insanlarıyla, sanatçılarıyla, başarılı kadınlarıyla, renkli metropolleriyle çağdaş toplumlara daha yakınsa bunu, muhafazakârlıkla mücadele etmiş olmasına borçludur. Bu mücadelenin tersine dönmesinin ülkedeki yaratıcılığı ve çeşitliliği yok edeceğinden kaygılanıyorum.
Uzun süre tek başına ya da koalisyonlarla Türkiye yi yönetmeye aday gözüken AKP nin demokratikleşme söylemi sorunlu. Gelişmekte olan demokratikleşme sürecini popülist bir çizgiye çekiyor. Halk desteğini yücelten ve çoğunluk oylarını demokrasi tanımının merkezine oturtan bu söylem, demokrasimizin illiberal boyutlarını örtbas ediyor. Eyüp Can'ın tabiriyle, benim gibi "endişeli modernler"de AKP nin yarattığı izlenim yasama-yürütme ittifakıyla elde ettiği gücü sonuna kadar kullanmaya kararlı bir iktidarla karşı karşıya olduğumuzdur.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar