bugün
- din tartışması7
- bu sözlükte beni herkes tanır17
- sözlükteki birader adı altındaki masonik yapılanma7
- gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır9
- nervio'nun kedisi3
- kuresel ikinma ile nervio yu istemeye gitmek3
- nervio'ya aşık olmak3
- terlik giyen erkek5
- era7capone3
- birader terör örgütü3
- 32 yaşına girmek12
- g'i l d'e d l'i l y19
- aylık 381 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- türkiye de üniversite diplomasının değersizleşmesi5
- zengin olsanız ne yapardınız9
- ilk buluşmada hesabı kim öder7
- ulu obediyansı ismet locası3
- nevriye kedizade örgütü2
- hazret ktc7
- rte'nin fethettiği topraklar6
- norveçte bok olsam9
- en merak ettiğin ulu yazarı30
- habire1240
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı16
- kötü kalpli barbie2
- seninle şöyle böyle olabilirdik5
- en büyük korkunuz2
- türkiye'nin ekonomide şahlanışa geçmesi6
- şeriat haklıya hakkını vermektir6
- anın sigarası3
- nervionun merak ettiği yazar19
- 23 temmuz 2026 bahçeli'nin yeni parti açıklaması6
- nervio23
- sinirli kadını sakinleştirmek17
- yeni açılan cafeye 600 lira hesap ödemek2
- fatma soydaş'ın tutuklanması2
- kurgusal karaktere aşık olmak4
- tarkan filmleri3
- hayat felsefesi yapılabilecek en güzel söz3
- bugün açılacağım sözlük kızı12
- lozanın gizli maddeleri4
- örtünmek te açık gezmek te yasak olmamalı4
- yazarları mutlu edebilecek küçük şeyler7
- altı ok'a ihanet edip mührü başka yere vurmak19
- yalnizca deli yalnizca sair21
- kul hakkı yemeyi ilke edinmiş şakirt4
- the odyssey3
- almanya da üniversitelerde türkçe öğretilsin3
- evden çıkınca acıkan insan4
- manifest çocukların ahlakını bozuyor safsatası6
binnaz toprak ın radikal gazetesindeki köşesinde yazdıktan sonra sıfatlaştırılmış söz öbeğidir.
--spoiler--
Peki neden endişeliyim? Hemen belirteyim, endişelerimin kaynağında 'şeriat devleti korkusu' yok. Endişeliyim çünkü demokrasinin çoğunluk popülizmi ve tahakkümüne dönüştürülerek azınlıktakilerin ötekileştirilmesini, üstelik bunun demokratikleşiyoruz adı altında sunulmasını, fevkalade sorunlu buluyorum.
Anayasa değişikliği gibi önemli bir sürece ne muhalefet ne sivil toplum örgütleri ne de ilgili kurum temsilcileri dahil edildi. iktidarı eleştirenlerin darbe taraftarı, vesayetçi, ulusalcı, laikçi vb tanımlamalarla yaftalanmasının, kritik aklı susturacağı kaygısını taşıyorum. Muhalif seslerin bastırıldığı bugünkü ortam, demokratikleştiğimiz iddiasını desteklemiyor. Kişiler neyle suçlandıklarını bilmeden uzun süre tutuklu kalmakta. Kaynağı belli olmayan iddialar suç kanıtı sayılıyor. Sıradan insanlar bile telefonda konuşamaz oldu. Cemaat faaliyetlerini sorgulayanlar hiç de inandırıcı olmayan zamanlama ve nedenlerle tutuklanıyor. Basın mensupları yazdıklarından dolayı yargılanıyor. Medya, finansal tehdit altında. Emekçilerin hak talepleri işitilmiyor.
Tam da ordunun vesayetinden kurtulmuşken AKP nin vesayetine girdiğimiz kanısındayım. Bunun en önemli göstergesi devletteki kadrolaşma. Üniversite rektörlüklerine ve yargının üst kademelerine atananlar dahil, önemli mevkiler giderek AKP/Gülen cemaatinden kişilerle doldurulmakta. Okullardan hastanelere, devlet dairelerinden öğretmen evlerine, neredeyse tüm idari birimlerdeki müdür ve yardımcılıklarına atananlar benzer görüş mensubu. Gülen hareketinin polis teşkilatındaki etkinliği de düşünüldüğünde, kuşatılmışlık hissi artıyor.
Anadolu da zaten var olan muhafazakârlığın bu iklim sonucunda pekişiyor olması beni endişelendiriyor. Küçük kentlerdeki iktisadi gelişme çarpıcı. Ancak modernleşmeleri paradoksal. iktisaden gelişmiş kent ortamlarının daha özgür yaşamları barındırmasını beklerken, tam tersi durumla karşılaşıyorsunuz.
içkili mekânlar kentlerin dışına çekilmiş. Değişik tarzda giyim kuşam hem kadın hem erkek için sorun. Muhafazakârlık farklı olanı dışlıyor, baskıya, hakarete ve şiddete maruz bırakıyor. Görüştükleriniz, yaşadıkları kentin giderek içine kapandığından bahsediyorlar. insanların birdenbire dindar görünmeye çalıştıklarını belirtiyorlar. Sözde ve davranışta, 'Bizimkiler iktidarda' mantığının rahatça sergilendiği anlatılıyor.
Yaratıcılık ve çeşitlilik
Dünyanın hiçbir yerinde muhafazakâr odaklanmalar, yaratıcılığın ve çeşitliliğin itici gücü değil. Tüm islam coğrafyasında Türkiye, düşünce insanlarıyla, sanatçılarıyla, başarılı kadınlarıyla, renkli metropolleriyle çağdaş toplumlara daha yakınsa bunu, muhafazakârlıkla mücadele etmiş olmasına borçludur. Bu mücadelenin tersine dönmesinin ülkedeki yaratıcılığı ve çeşitliliği yok edeceğinden kaygılanıyorum.
Uzun süre tek başına ya da koalisyonlarla Türkiye yi yönetmeye aday gözüken AKP nin demokratikleşme söylemi sorunlu. Gelişmekte olan demokratikleşme sürecini popülist bir çizgiye çekiyor. Halk desteğini yücelten ve çoğunluk oylarını demokrasi tanımının merkezine oturtan bu söylem, demokrasimizin illiberal boyutlarını örtbas ediyor. Eyüp Can'ın tabiriyle, benim gibi "endişeli modernler"de AKP nin yarattığı izlenim yasama-yürütme ittifakıyla elde ettiği gücü sonuna kadar kullanmaya kararlı bir iktidarla karşı karşıya olduğumuzdur.
--spoiler--
--spoiler--
Peki neden endişeliyim? Hemen belirteyim, endişelerimin kaynağında 'şeriat devleti korkusu' yok. Endişeliyim çünkü demokrasinin çoğunluk popülizmi ve tahakkümüne dönüştürülerek azınlıktakilerin ötekileştirilmesini, üstelik bunun demokratikleşiyoruz adı altında sunulmasını, fevkalade sorunlu buluyorum.
Anayasa değişikliği gibi önemli bir sürece ne muhalefet ne sivil toplum örgütleri ne de ilgili kurum temsilcileri dahil edildi. iktidarı eleştirenlerin darbe taraftarı, vesayetçi, ulusalcı, laikçi vb tanımlamalarla yaftalanmasının, kritik aklı susturacağı kaygısını taşıyorum. Muhalif seslerin bastırıldığı bugünkü ortam, demokratikleştiğimiz iddiasını desteklemiyor. Kişiler neyle suçlandıklarını bilmeden uzun süre tutuklu kalmakta. Kaynağı belli olmayan iddialar suç kanıtı sayılıyor. Sıradan insanlar bile telefonda konuşamaz oldu. Cemaat faaliyetlerini sorgulayanlar hiç de inandırıcı olmayan zamanlama ve nedenlerle tutuklanıyor. Basın mensupları yazdıklarından dolayı yargılanıyor. Medya, finansal tehdit altında. Emekçilerin hak talepleri işitilmiyor.
Tam da ordunun vesayetinden kurtulmuşken AKP nin vesayetine girdiğimiz kanısındayım. Bunun en önemli göstergesi devletteki kadrolaşma. Üniversite rektörlüklerine ve yargının üst kademelerine atananlar dahil, önemli mevkiler giderek AKP/Gülen cemaatinden kişilerle doldurulmakta. Okullardan hastanelere, devlet dairelerinden öğretmen evlerine, neredeyse tüm idari birimlerdeki müdür ve yardımcılıklarına atananlar benzer görüş mensubu. Gülen hareketinin polis teşkilatındaki etkinliği de düşünüldüğünde, kuşatılmışlık hissi artıyor.
Anadolu da zaten var olan muhafazakârlığın bu iklim sonucunda pekişiyor olması beni endişelendiriyor. Küçük kentlerdeki iktisadi gelişme çarpıcı. Ancak modernleşmeleri paradoksal. iktisaden gelişmiş kent ortamlarının daha özgür yaşamları barındırmasını beklerken, tam tersi durumla karşılaşıyorsunuz.
içkili mekânlar kentlerin dışına çekilmiş. Değişik tarzda giyim kuşam hem kadın hem erkek için sorun. Muhafazakârlık farklı olanı dışlıyor, baskıya, hakarete ve şiddete maruz bırakıyor. Görüştükleriniz, yaşadıkları kentin giderek içine kapandığından bahsediyorlar. insanların birdenbire dindar görünmeye çalıştıklarını belirtiyorlar. Sözde ve davranışta, 'Bizimkiler iktidarda' mantığının rahatça sergilendiği anlatılıyor.
Yaratıcılık ve çeşitlilik
Dünyanın hiçbir yerinde muhafazakâr odaklanmalar, yaratıcılığın ve çeşitliliğin itici gücü değil. Tüm islam coğrafyasında Türkiye, düşünce insanlarıyla, sanatçılarıyla, başarılı kadınlarıyla, renkli metropolleriyle çağdaş toplumlara daha yakınsa bunu, muhafazakârlıkla mücadele etmiş olmasına borçludur. Bu mücadelenin tersine dönmesinin ülkedeki yaratıcılığı ve çeşitliliği yok edeceğinden kaygılanıyorum.
Uzun süre tek başına ya da koalisyonlarla Türkiye yi yönetmeye aday gözüken AKP nin demokratikleşme söylemi sorunlu. Gelişmekte olan demokratikleşme sürecini popülist bir çizgiye çekiyor. Halk desteğini yücelten ve çoğunluk oylarını demokrasi tanımının merkezine oturtan bu söylem, demokrasimizin illiberal boyutlarını örtbas ediyor. Eyüp Can'ın tabiriyle, benim gibi "endişeli modernler"de AKP nin yarattığı izlenim yasama-yürütme ittifakıyla elde ettiği gücü sonuna kadar kullanmaya kararlı bir iktidarla karşı karşıya olduğumuzdur.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar