bugün
- karısını puanlayıp sosyal medyada paylaşan erkek7
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı15
- kilo verdiren gıda4
- linkedin4
- ismail kartal10
- izinli yazarın entry girebilmesi6
- yıllık yazısı3
- sözluk kız ayarlama yeri değildir12
- 18 haziran 2026 yusuf ziya gümüşel'in tahliyesi3
- org vs synthesizer4
- tripofobisi olanlar revani yemezler4
- sivas divriğiye yerleşmek2
- beşar esad vs kemal kılıçdaroğlu3
- hiçbir kızın senden hoşlanmaması8
- azizlik neden ispanyollara mahsus5
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj2
- koyun yoğurdu3
- fenerbahçede dördüncü ismail kartal dönemi10
- asansörde kalmak2
- islam düşmanlarına epstein şoku12
- 2026 dünya kupası13
- 18 haziran 2026 moskova drone saldırısı2
- gecenin şarkısı5
- yaş ilerledikçe anlaşılan şeyler8
- sokak röportajı veren sıradan vatandaş2
- ulukışla2
- çiftehan2
- iş verenlerin aç gözlü olması11
- kemal derviş5
- kaslı erkeklerin gizli ruh hastası olması4
- sistem patlamış4
- ortalama bir insan olmak2
- bugün ne yedin10
- egay sucukcu7
- en iyi yanık kremi5
- şu anda ne yapıyorsun19
- bir gün ölecek olmak6
- vedat muriqi2
- aydın da bir tonluk balyanın altında kalan adam2
- böceği öldürmek yerine dışarı atan insaflı kişi8
- sokaktaki çocuk sesleri4
- en iyi terapi6
- kemal kılıçdaroğlu12
- çekya2
- 9000 iş günü prim ödemek2
- yanlış mesleği seçtim denilen an5
- kademeli emeklilik sistemi2
- hayatın en acı gerçeği2
- yanlışlıkla erkek sikmek8
- bir daha doğmayacak olmak2
dil öğrenmek adına bir ayımı geçirdiğim afrika ülkesi.
okulum kahire deydi ve gezmeler dışında zamanımın büyük kısmı kahire de geçti.
öncelikle medeniyetin doğduğu topraklar olduğu doğrudur fakat medeniyet denen o tek dişi kalmış canavarın oralardan göçeli baya olmuş.
altı ay kalma düşüncesiyle gidip bir ayda gezilecek yerlerini bitirip apar topar kendimi suriye ye attığım ülke.
fakat herşeye rağmen inanılmaz tecrubeler edinmedim de değil. o kadar pisliğin, kokunun, yokluğun, trafik çilesinin içinde insanların nasıl hiçbir şeyi umursamadan yaşadıklarını gördüm.
siyah-beyaz çöl de* 4x4 araçlarla safari, içecek sınırlı ve tüm gün güneş altında arabada kalıp ateş gibi olmuş su, hava kararınca şu fani ömrü hayatımda gördüğüm en parlak yıldızlarla kaplı gökyüzünün altında kurulan hayaller, şöförlerin jeeplerden udu defi çıkarıp çaldıkları arap müziği, japon kolombiya ingiliz italyan kızlarının kamp ateşi etrafında ki belly dance çabaları, etrafımızda dolaşan tilkilere aldırış etmemeye çalışılıp uyuma, başaramama...
gene şu fani ömrü hayatta ilk defa yataklı tren le gece yolculuğu, sabaha luxor, yoldaşımın altın sarısı bir alman olması ve bütün taksicilerin nazarını bize çekişi, bizi otele götürmek için bir saat başımızın etini yemeleri, en sonunda biriyle anlaşıp otelin adını söylememizle taksicinin yüz metre kadar gidip gitmeden aha burası oteliniz demesi, parayı cebe koyarken ki şukran deyişi, luxor da ki tapınakları, kalıntıları 2 günde bitirememiz, artık gına gelmesi, nil üstünde ki felucca* turu, banana island ı, ata binip ağa gibi köy köy dolaşmamız.... *
giza da gizem dolu(!)* keops, kefren, mikerinos piramitleri, allem kullem edip yok sen türksün yok sen müslümansın sana beleş deyip deveye bindirmeleri, üç beş fotoğrafımı çekip tenha yerde indirmeleri, ardından bahşiş bahşiş diye kavga etmeleri....
iskenderiye nin meşhur kütüphanesi, nefis mango suyu, kalesi, botanik bahçesi...
ve malesef gidilemeyen sharm el sheikh i ve hurghada sı....
insanları konusunda halkın türklere karşı bir sempatisi var ama çok turistik bir ülke olduğundan ve insanların fakirliğinden malesef çoğu turistlerden koparacağı paraya bakıyor ve genel mantık geçirebildiğin kadar geçir.
mısırlı bir arkadaştan öğrendiğim kadarıyla ülkede 3 çeşit fiyatlandırma varmış.
ilki normal fiyat mısırlılar için, ikincisi orta ölçekli kazık fiyat mısırlı olmayan araplar için, üçüncüsü ise ecnebi fiyatı yani bildiğin tükürüksüz geçirme politikası...
daha niceleriyle dediğim gibi inanılmaz bir tecrube mısır.
fakat bir hafta bu tecrubeleri edinmek için yeterli olacaktır.
fazlası için, benim gibi eğitim uğraşınız falan yoksa yada mısır tarihi delisi değilseniz sakın ha derim..
okulum kahire deydi ve gezmeler dışında zamanımın büyük kısmı kahire de geçti.
öncelikle medeniyetin doğduğu topraklar olduğu doğrudur fakat medeniyet denen o tek dişi kalmış canavarın oralardan göçeli baya olmuş.
altı ay kalma düşüncesiyle gidip bir ayda gezilecek yerlerini bitirip apar topar kendimi suriye ye attığım ülke.
fakat herşeye rağmen inanılmaz tecrubeler edinmedim de değil. o kadar pisliğin, kokunun, yokluğun, trafik çilesinin içinde insanların nasıl hiçbir şeyi umursamadan yaşadıklarını gördüm.
siyah-beyaz çöl de* 4x4 araçlarla safari, içecek sınırlı ve tüm gün güneş altında arabada kalıp ateş gibi olmuş su, hava kararınca şu fani ömrü hayatımda gördüğüm en parlak yıldızlarla kaplı gökyüzünün altında kurulan hayaller, şöförlerin jeeplerden udu defi çıkarıp çaldıkları arap müziği, japon kolombiya ingiliz italyan kızlarının kamp ateşi etrafında ki belly dance çabaları, etrafımızda dolaşan tilkilere aldırış etmemeye çalışılıp uyuma, başaramama...
gene şu fani ömrü hayatta ilk defa yataklı tren le gece yolculuğu, sabaha luxor, yoldaşımın altın sarısı bir alman olması ve bütün taksicilerin nazarını bize çekişi, bizi otele götürmek için bir saat başımızın etini yemeleri, en sonunda biriyle anlaşıp otelin adını söylememizle taksicinin yüz metre kadar gidip gitmeden aha burası oteliniz demesi, parayı cebe koyarken ki şukran deyişi, luxor da ki tapınakları, kalıntıları 2 günde bitirememiz, artık gına gelmesi, nil üstünde ki felucca* turu, banana island ı, ata binip ağa gibi köy köy dolaşmamız.... *
giza da gizem dolu(!)* keops, kefren, mikerinos piramitleri, allem kullem edip yok sen türksün yok sen müslümansın sana beleş deyip deveye bindirmeleri, üç beş fotoğrafımı çekip tenha yerde indirmeleri, ardından bahşiş bahşiş diye kavga etmeleri....
iskenderiye nin meşhur kütüphanesi, nefis mango suyu, kalesi, botanik bahçesi...
ve malesef gidilemeyen sharm el sheikh i ve hurghada sı....
insanları konusunda halkın türklere karşı bir sempatisi var ama çok turistik bir ülke olduğundan ve insanların fakirliğinden malesef çoğu turistlerden koparacağı paraya bakıyor ve genel mantık geçirebildiğin kadar geçir.
mısırlı bir arkadaştan öğrendiğim kadarıyla ülkede 3 çeşit fiyatlandırma varmış.
ilki normal fiyat mısırlılar için, ikincisi orta ölçekli kazık fiyat mısırlı olmayan araplar için, üçüncüsü ise ecnebi fiyatı yani bildiğin tükürüksüz geçirme politikası...
daha niceleriyle dediğim gibi inanılmaz bir tecrube mısır.
fakat bir hafta bu tecrubeleri edinmek için yeterli olacaktır.
fazlası için, benim gibi eğitim uğraşınız falan yoksa yada mısır tarihi delisi değilseniz sakın ha derim..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar