bugün
- kolye117
- var olmak için ne yaptınız12
- lale8
- brezilya7
- gül7
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver8
- sevgili nedir7
- kırgızistan3
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- fil8
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- kaplan17
- duayı bencil bir iş haline getirmek2
- kötüyü alaşağı etmek2
- aslan15
- muz2
- elma5
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- makinelerin zihnimizi okuyabilmesi5
- nick vermeden bir yazara seslen9
- güne psikolojik bir tespit bırak2
- misafir döngüsü2
- evi ev yapan şeyler14
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı4
- amerika birleşik devletleri6
- zebra7
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- yaşlanınca yalnız kalmamak için evlenmek3
- sarı teker kim sorunsalı8
- yağmur yağdığında çırıl çıplak sokağa çıkmak3
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- gece 23 30 da son ses müzik çalan komşu3
- ankara8
- odanız sade mi olsun yaratıcı mı4
- bileklik19
- ona bir şey söyle10
- timsah9
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı4
- yağmurlu gecelerde yapılması zevk veren şeyler3
- futbol18
- gece 00 00 da sözlüğün kapısını kilitlemek2
- fatoş seğmen2
- fenerbahçe18
- papatya5
- nervio'nun arkadaşının eline asık olmak5
- galatasaray19
- almanya10
- anadolu çomarları7
- bugün sözlüğün sakin olması4
entry'ler (1158)
Çok iyi bağlama çalan genco.
sokakta cönk eden kedilerle bozulur.
mezun dayanışması açısından çok fazla eksiği olan ex üniversitem.
bacak arası için gereklidir.
kadın ve salçalı makarna düşkünü new jersey mafiososu.
philip k. dick'in öyküler serisinin 4. cildini bir türlü yayımlamamışlardır.
erşan kuneri'yi tutuklayan vizyonsuzlardır.
mülk olarak sadece yüzüğü olan Türkiye cumhuriyeti hazine ve maliye bakanı (bkz: swh)
gençler yarım kilo patatesi soyup, ince ince dilimleyip sonra bir güzel kızartıyorsunuz. onun yanına da sarımsaklı yoğurttan veya domatesten sos hazırlayıp dalganıza bakıyorsunuz. Cipse-çereze para vermeyin boşuna.
kendisine düşmanlar genellikle iq fakiri, eski fetöcü tiplerdir.
tdk sözlüğünde karşılığı tanrıtanımazlıktır, muhafazakar kesimde dinsizlik, ateistlerin kendileri içinse inançsızlık.
tercihtir ve her tercih de nispeten çözüm sayılır.
25 yaşında babadan harçlık almak, her gün "potansiyel işverenin" suratınıza kapıyı çarpması, arkadaşlarınız evlenip çoluğa çocuğa karışırken kız olaylarından çulsuzluktan vazgeçmek, sosyal hayatınızın sıfırlanması, parasızlık, yine parasızlık... Ama en kötüsü asosyallik, öyle ki birileri arar da sizi sorar diye telefonu bile kapatırsınız. Ne iş olsa yaparım abi durumuna geldiğinizden gidecek yol, atacak adım kalmamıştır. Her gün aynı rutini bir kez daha yaşarsınız. işe başvur, tavanı izle, belki işe yarar diye kpss çalış vs.. Artık öyle bir raddeye geliyor ki işler, utancınızdan bırakın insan içine, ailenizle yemek yemeğe sofraya oturmaya bile çıkamıyorsunuz. Kendinize cevaplayamayacağınız sorular soruyorsunuz, insanlar size bakıp acıdığı için, içinden "bundan da bir şey olmadı" dediği için, sizden ümidi kestiği için utanıyorsunuz, yüzünüz kızarıyor, sonra yeniden tavana bakıyorsunuz. Evet, yine tavana, hep tavana.
kendisinin hala çocuk olduğu unutulmamalıdır.
dumandandır duman.
Fiyat-performans skalasında bir numaradır. içtiğinizde doyurur.
Ego ile beraber insanoğlunun varlık sebebidir. Çoğalmak falan bunlar hikaye. Asıl temel güç ve egodur. Her insan ölümle yaşarken gücü ele almayı, hükmetmeyi ve egosunu farklı yollarla tatmin etmeyi arzular. Bu sebeple halen şu an burada bu giriyi yazabiliyoruz.
bu kardeşlerime en önemli tavsiyem yavşak olmalarıdır. Bizim insanımız stockholm sendromunu uç seviyelerde yaşar. Ne kadar bencil, yavşak, benmerkezci ve umursamaz olursanız gözleriniz de o kadar güzel görünür o sizi tipsiz gören insanlara.
sürekli olarak insanların tedavi etmek istediği, hizaya sokmaya çalıştığı, dışladığı, anlamlandıramadığı kişiler var ya hah işte gerçek o kişilerin midesinde çünkü dünyada biraz düşünen, birazcık olsun sınırları zorlayan, kapalı kapıları aralayan insanın midesinde bulantı ve tiksinti vardır. biraz olsun kendini rahat bırakırsa, biraz olsun sorulmaması tembihlenmiş soruları sorarsa o insan, işte o vakit öyle bir bulantı sarar ki midesini her şey bir karton parçası gibi olur. Sevdiği kadın, nefret ettiği insanlar, heves ettiği şeyler, korkuları... Birazcık rahatlarsa insan bütün bunlar aynı çizgide ip gibi dizilir ve sadece bulantı verir o insana. insan olmanın en önemli kaidesi de bu yaşıma kadar anladığım kadarıyla, o keskin bulantıdan kaçmaya çalışmak. Ne silah, ne ölüm, ne yalnızlık, ne cezalar, ne din ne de tanrı. Hiçbirisi o bulantı kadar insanı ayamaz çünkü. Aymak da öyle sanıldığı gibi güzel bir şey değildir çünkü. Aymak gözünü açmaktır ve gözünü açtığında o insan, tek gördüğü bağırsak gibi kıvrım kıvrım olmuş, içleri tortu ve bok-püsür kaplı, seçeneği olmadan geldiği dünya ve onun her biri birbirinden daha da tiksindirici parçalarıdır.
Bu yazıyı da buraya sıçtım. Gidim ellerimi sabunlayayım. Ya da iyisi mi komple çamaşır suyuna gireyim. Başka türlü gitmeyecek bu bulantı.
Bu yazıyı da buraya sıçtım. Gidim ellerimi sabunlayayım. Ya da iyisi mi komple çamaşır suyuna gireyim. Başka türlü gitmeyecek bu bulantı.