bugün
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması4
- devletin bekası3
- güne başlarken3
- acı gerçekler16
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin36
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı7
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı13
- rte denince akla gelen seyler3
- üniversite sınavı kaldırılmalıdır10
- sabah alarm çaldığı anda hissedilenler2
- kale3112'deki kale hangi kale10
- arda güler7
- cedidacer3
- buz gibi bira8
- demir çelik5
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız16
- sözlükte flört etmemek9
- en iyi pizza içeriği10
- sabahları nefret edilen şeyler9
- en lezzetli balık24
- sözlük kızlarının küfürbaz olması6
- bursa6
- 30 yaşından sonra hayattan keyif almanın bitmesi9
- sıcak şarap4
- karşı cinsteki en itici özellik16
- ecevit denince akla gelen şeyler2
- muhalif kızların ak partili erkeklere aşık olması13
- 0 0 714
- köy9
- arkadaşlar lütfen4
- gece vardiyası3
- derdinizi dinlerken rakı sofrası kuran psikolog8
- anın görüntüsü22
- yeni biriyle nerede tanışılır13
- devlet adına çalışıp geçmişin temizlenmesi4
- bir kız true ile arkadaş olabilir mi10
- gece tostu4
- en enayi huyunuz4
- gammazlar göreve8
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın11
- paradox interactive3
- sözlükte aile kurmak8
- şi ve trump'ın ticaret anlaşması2
- babybombshell2
- hünkar beğendi vs alinazik9
- ağlamak7
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği37
- motorla kaza yapan kadın7
- zendaya4
- dünyanın en kötü hissi3
entry'ler (1158)
Çok iyi bağlama çalan genco.
sokakta cönk eden kedilerle bozulur.
mezun dayanışması açısından çok fazla eksiği olan ex üniversitem.
bacak arası için gereklidir.
kadın ve salçalı makarna düşkünü new jersey mafiososu.
philip k. dick'in öyküler serisinin 4. cildini bir türlü yayımlamamışlardır.
erşan kuneri'yi tutuklayan vizyonsuzlardır.
mülk olarak sadece yüzüğü olan Türkiye cumhuriyeti hazine ve maliye bakanı (bkz: swh)
gençler yarım kilo patatesi soyup, ince ince dilimleyip sonra bir güzel kızartıyorsunuz. onun yanına da sarımsaklı yoğurttan veya domatesten sos hazırlayıp dalganıza bakıyorsunuz. Cipse-çereze para vermeyin boşuna.
kendisine düşmanlar genellikle iq fakiri, eski fetöcü tiplerdir.
tdk sözlüğünde karşılığı tanrıtanımazlıktır, muhafazakar kesimde dinsizlik, ateistlerin kendileri içinse inançsızlık.
tercihtir ve her tercih de nispeten çözüm sayılır.
25 yaşında babadan harçlık almak, her gün "potansiyel işverenin" suratınıza kapıyı çarpması, arkadaşlarınız evlenip çoluğa çocuğa karışırken kız olaylarından çulsuzluktan vazgeçmek, sosyal hayatınızın sıfırlanması, parasızlık, yine parasızlık... Ama en kötüsü asosyallik, öyle ki birileri arar da sizi sorar diye telefonu bile kapatırsınız. Ne iş olsa yaparım abi durumuna geldiğinizden gidecek yol, atacak adım kalmamıştır. Her gün aynı rutini bir kez daha yaşarsınız. işe başvur, tavanı izle, belki işe yarar diye kpss çalış vs.. Artık öyle bir raddeye geliyor ki işler, utancınızdan bırakın insan içine, ailenizle yemek yemeğe sofraya oturmaya bile çıkamıyorsunuz. Kendinize cevaplayamayacağınız sorular soruyorsunuz, insanlar size bakıp acıdığı için, içinden "bundan da bir şey olmadı" dediği için, sizden ümidi kestiği için utanıyorsunuz, yüzünüz kızarıyor, sonra yeniden tavana bakıyorsunuz. Evet, yine tavana, hep tavana.
kendisinin hala çocuk olduğu unutulmamalıdır.
dumandandır duman.
Fiyat-performans skalasında bir numaradır. içtiğinizde doyurur.
Ego ile beraber insanoğlunun varlık sebebidir. Çoğalmak falan bunlar hikaye. Asıl temel güç ve egodur. Her insan ölümle yaşarken gücü ele almayı, hükmetmeyi ve egosunu farklı yollarla tatmin etmeyi arzular. Bu sebeple halen şu an burada bu giriyi yazabiliyoruz.
bu kardeşlerime en önemli tavsiyem yavşak olmalarıdır. Bizim insanımız stockholm sendromunu uç seviyelerde yaşar. Ne kadar bencil, yavşak, benmerkezci ve umursamaz olursanız gözleriniz de o kadar güzel görünür o sizi tipsiz gören insanlara.
sürekli olarak insanların tedavi etmek istediği, hizaya sokmaya çalıştığı, dışladığı, anlamlandıramadığı kişiler var ya hah işte gerçek o kişilerin midesinde çünkü dünyada biraz düşünen, birazcık olsun sınırları zorlayan, kapalı kapıları aralayan insanın midesinde bulantı ve tiksinti vardır. biraz olsun kendini rahat bırakırsa, biraz olsun sorulmaması tembihlenmiş soruları sorarsa o insan, işte o vakit öyle bir bulantı sarar ki midesini her şey bir karton parçası gibi olur. Sevdiği kadın, nefret ettiği insanlar, heves ettiği şeyler, korkuları... Birazcık rahatlarsa insan bütün bunlar aynı çizgide ip gibi dizilir ve sadece bulantı verir o insana. insan olmanın en önemli kaidesi de bu yaşıma kadar anladığım kadarıyla, o keskin bulantıdan kaçmaya çalışmak. Ne silah, ne ölüm, ne yalnızlık, ne cezalar, ne din ne de tanrı. Hiçbirisi o bulantı kadar insanı ayamaz çünkü. Aymak da öyle sanıldığı gibi güzel bir şey değildir çünkü. Aymak gözünü açmaktır ve gözünü açtığında o insan, tek gördüğü bağırsak gibi kıvrım kıvrım olmuş, içleri tortu ve bok-püsür kaplı, seçeneği olmadan geldiği dünya ve onun her biri birbirinden daha da tiksindirici parçalarıdır.
Bu yazıyı da buraya sıçtım. Gidim ellerimi sabunlayayım. Ya da iyisi mi komple çamaşır suyuna gireyim. Başka türlü gitmeyecek bu bulantı.
Bu yazıyı da buraya sıçtım. Gidim ellerimi sabunlayayım. Ya da iyisi mi komple çamaşır suyuna gireyim. Başka türlü gitmeyecek bu bulantı.