bugün
- fatma betül sayan kaya35
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir13
- romanya9
- dünya59
- furkan bölükbaşı'nın açlık feryadı6
- güne bir nostaljik şarkı bırak ulen8
- melih gökçek soruşturması ne oldu4
- ne yapsam iyi olur9
- başka ülkelre vatandşlk başvrsu yapn milltvekilri8
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur28
- apo'ya villa yapılması5
- türkiye'nin husi çatışmasına dahil olma eğilimi4
- rusya4
- anın görüntüsü31
- haluk levent vs fatma betül sayan kaya2
- pazar günü akşama kadar uyumak2
- pazar günü bile çalışan ezik5
- tip'in dem gibi akp den taraf olması3
- pazar günü gezmesine takım elbise ile çıkmak3
- mahir çayan deniz gezmiş ölmeseydi olabilecekler3
- furkan bölükbaşı2
- bana onu sormayin diamond bey birader midir3
- filtre kahve2
- rambo ariel ortega4
- türkçe vs fransızca4
- tiktok4
- gürcistan3
- xvala bere4
- günümüz türk muziğinin çöp olması3
- obradovic ten sonra fenerbahçe basket'in bitmesi2
- arapça3
- sadece kuran ile salat namaz olamaz3
- sarapci koala hatayi10
- kosova2
- filistin2
- somali2
- hem sırrı süreyyacı hem atatürkçü olmak5
- arkadaşlar ben uyusam ayıp olur mu4
- ellerim boş gönlüm hos2
- ferrarili trbaünlı2
- belçika5
- zengin akpli kızların çok daha güzel olması17
- koklayarak öpmek16
- dört ayda yüzde yirmi bin kazanmak3
- türkiye7
- beni yeterince sevseydiniz daha çok eksilerdiniz2
- sözlükteki anlık online sayısı4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı13
- sabahları sevilen şeyler6
- cezayir2
entry'ler (1158)
Çok iyi bağlama çalan genco.
sokakta cönk eden kedilerle bozulur.
mezun dayanışması açısından çok fazla eksiği olan ex üniversitem.
bacak arası için gereklidir.
kadın ve salçalı makarna düşkünü new jersey mafiososu.
philip k. dick'in öyküler serisinin 4. cildini bir türlü yayımlamamışlardır.
erşan kuneri'yi tutuklayan vizyonsuzlardır.
mülk olarak sadece yüzüğü olan Türkiye cumhuriyeti hazine ve maliye bakanı (bkz: swh)
gençler yarım kilo patatesi soyup, ince ince dilimleyip sonra bir güzel kızartıyorsunuz. onun yanına da sarımsaklı yoğurttan veya domatesten sos hazırlayıp dalganıza bakıyorsunuz. Cipse-çereze para vermeyin boşuna.
kendisine düşmanlar genellikle iq fakiri, eski fetöcü tiplerdir.
tdk sözlüğünde karşılığı tanrıtanımazlıktır, muhafazakar kesimde dinsizlik, ateistlerin kendileri içinse inançsızlık.
tercihtir ve her tercih de nispeten çözüm sayılır.
25 yaşında babadan harçlık almak, her gün "potansiyel işverenin" suratınıza kapıyı çarpması, arkadaşlarınız evlenip çoluğa çocuğa karışırken kız olaylarından çulsuzluktan vazgeçmek, sosyal hayatınızın sıfırlanması, parasızlık, yine parasızlık... Ama en kötüsü asosyallik, öyle ki birileri arar da sizi sorar diye telefonu bile kapatırsınız. Ne iş olsa yaparım abi durumuna geldiğinizden gidecek yol, atacak adım kalmamıştır. Her gün aynı rutini bir kez daha yaşarsınız. işe başvur, tavanı izle, belki işe yarar diye kpss çalış vs.. Artık öyle bir raddeye geliyor ki işler, utancınızdan bırakın insan içine, ailenizle yemek yemeğe sofraya oturmaya bile çıkamıyorsunuz. Kendinize cevaplayamayacağınız sorular soruyorsunuz, insanlar size bakıp acıdığı için, içinden "bundan da bir şey olmadı" dediği için, sizden ümidi kestiği için utanıyorsunuz, yüzünüz kızarıyor, sonra yeniden tavana bakıyorsunuz. Evet, yine tavana, hep tavana.
kendisinin hala çocuk olduğu unutulmamalıdır.
dumandandır duman.
Fiyat-performans skalasında bir numaradır. içtiğinizde doyurur.
Ego ile beraber insanoğlunun varlık sebebidir. Çoğalmak falan bunlar hikaye. Asıl temel güç ve egodur. Her insan ölümle yaşarken gücü ele almayı, hükmetmeyi ve egosunu farklı yollarla tatmin etmeyi arzular. Bu sebeple halen şu an burada bu giriyi yazabiliyoruz.
bu kardeşlerime en önemli tavsiyem yavşak olmalarıdır. Bizim insanımız stockholm sendromunu uç seviyelerde yaşar. Ne kadar bencil, yavşak, benmerkezci ve umursamaz olursanız gözleriniz de o kadar güzel görünür o sizi tipsiz gören insanlara.
sürekli olarak insanların tedavi etmek istediği, hizaya sokmaya çalıştığı, dışladığı, anlamlandıramadığı kişiler var ya hah işte gerçek o kişilerin midesinde çünkü dünyada biraz düşünen, birazcık olsun sınırları zorlayan, kapalı kapıları aralayan insanın midesinde bulantı ve tiksinti vardır. biraz olsun kendini rahat bırakırsa, biraz olsun sorulmaması tembihlenmiş soruları sorarsa o insan, işte o vakit öyle bir bulantı sarar ki midesini her şey bir karton parçası gibi olur. Sevdiği kadın, nefret ettiği insanlar, heves ettiği şeyler, korkuları... Birazcık rahatlarsa insan bütün bunlar aynı çizgide ip gibi dizilir ve sadece bulantı verir o insana. insan olmanın en önemli kaidesi de bu yaşıma kadar anladığım kadarıyla, o keskin bulantıdan kaçmaya çalışmak. Ne silah, ne ölüm, ne yalnızlık, ne cezalar, ne din ne de tanrı. Hiçbirisi o bulantı kadar insanı ayamaz çünkü. Aymak da öyle sanıldığı gibi güzel bir şey değildir çünkü. Aymak gözünü açmaktır ve gözünü açtığında o insan, tek gördüğü bağırsak gibi kıvrım kıvrım olmuş, içleri tortu ve bok-püsür kaplı, seçeneği olmadan geldiği dünya ve onun her biri birbirinden daha da tiksindirici parçalarıdır.
Bu yazıyı da buraya sıçtım. Gidim ellerimi sabunlayayım. Ya da iyisi mi komple çamaşır suyuna gireyim. Başka türlü gitmeyecek bu bulantı.
Bu yazıyı da buraya sıçtım. Gidim ellerimi sabunlayayım. Ya da iyisi mi komple çamaşır suyuna gireyim. Başka türlü gitmeyecek bu bulantı.