bugün
- kolye58
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı20
- evi ev yapan şeyler14
- sarı teker kim sorunsalı7
- ankara7
- anadolu çomarları7
- sözlük bitmiş arkadaşlar4
- bileklik19
- bu ekonomide hala kadın çalışmamalı diyen tip7
- jeffrey epstein5
- galatasaray19
- uzun yola gitmeyi özlemek2
- tır şoförü olmayı istemek13
- beşiktaş17
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- kedi9
- karısı çalıştıran erkek gitsin vurdursun9
- kadınların çalışması3
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek12
- gül3
- fenerbahçe16
- kim kimi neden sevmiyor14
- uludağ sözlük yapay zeka moderatör prompt'u8
- yogartiksen40
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı5
- çalışmak isteyen bağyan kişilik2
- çiçek taksi2
- benim de devletim olsun diyen kürt11
- gençlerbirliği 0 galatasaray 14
- anın fotoğrafı2
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- türkiye17
- sevgiliye cartier hediye etmek6
- ataerkillikten tiksinmek2
- saat4
- zebra4
- timsah7
- papağan4
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- 6 ayda bir yıkanmak5
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- beko2
- ona bir şey söyle7
- ölen kediyi çöpe atmak vs gömmek4
- her şeye neden diye sormanın yan etkileri3
- queen ravenna büyücülük okulu20
- irfan can eğribayat2
- azerilerce tokatlanan akpli8
- nervio adlı yazara uyarı11
entry'ler (59)
ne yediğini bilmeden yemektir...
ve sonra dedim ki, ne etsem de demesem -damda pabuç denesem
biri demin benimkini silmiş, alakasız bulmuş, ben de onu: iyi bi de camları silsin -laf!
cilt iyice temizlendikten sonra ince iğne uçları ile yaratılan suni yara hissi cildi kendini yenilemeye itiyor. böylece taze bir cildimiz oluyor. cilt bakımı uzmanları ve cilt doktorları öneriyor. leke, iz ve kırışıklarda hatırı sayılır bir iyileşme daha bu işlem uygulanırken bile gözlemlenebiliyor. fiyatları semtlere göre değişiyor, mesela bahçelievlerde seans başına 200 lira fiyat veren hastanenin kadıköy şubesi 500 liraya yakın fiyat verebiliyor.
iştahsızlık ve düzensiz yemek yeme, yediğini zorla yeme gibi durumlarda ortaya çıkmasından kaçınmak gereken bir sorun olup, çözüm olarak sağlıklı yemek yemenin yanı sıra yemeği sevgiyle yeme gerekliliği vurgulandığında saatin sekiz olması yetmez -denebilir.
çizim için daha uygun, baskı sonuçlarını iyi alırız, pc'de de mac'de de kullanırız, reklam ajansları tercih ederler, müşteri ekranda izlemeyi sever, sunuma uygun büyültüp, küçültürüz, öğrenmeye devam ediyoruz, buna değer, uzun soluklu bir programdır, meraklıları photoshop da kullanır, grafik sanatını tamamlayan bir uzmanlık gerektiren pozisyonlarda prestij yaratır... pek çok nedenle tercih edilir.
yanında bin tane kadın yerine bi tane insan gibi arkadaşı olan adamlara denir ama o zaman da adamın karısının kafası gibisinden gezmekten, eğlenmekten de hoşlanması lazım gelen adam, fakat illa toz alması, yemek yapması şart değil.
boya kendini masumiyete, sakın çok da masum sanma... akacak kan damarda durmaz, bu ne 'akrep', bu ne 'nazar boncuğu', bu kimin adı 'nikah yüzüğü', sebep nedir diye sorma.
kim bilir kimdir.
Önce üstüne atlayan adam utanmadan kaçınca oluşan zıtlıktan açığa çıkan yokolma hissinin yıkımla sonuçlanmadığı süsü olan ikinci mantarın zehirli olmadığı yanılgısının ölüm cezasını bilememe hali.
Yazmadan anlaşılacak bişey yoksa yoktur. Yazarak yutulacak illet de yoktur. Tarzımı anlatmanın yolu, demek görüşmek ile ilgisi yok. Çaresiz kalırsan yaz bana, yapacak birşey de yok. Bu kadar sık yazarsan, yazar değil ünsüz olursun. En kötüsünü yaz kurtul, dünsüz olursun. Mektup yaz yollama, gülsüz olursun. Ben yazayım sen anlat, tüysüz olursun. Alakasız bir not: kalbimdeki sır ot. Kuş gibi yaz, özgür kal. Beni unut, ışığı yak, yazdığını okur hoş, masumdur zal.
yeşillik ve güzellik...
namaz kılmayan bilim adamının namaz kılana işi düşmez ama namaz kılanın bilim adamına işi düşebilir... kime göre eşit olduğu tartışılmaz. demek ki, iki kere iki dört olsa da, dört rekat namaz kılmaya yetmez. ama bilim ve namazın faydalarının eşitliği söz konusuysa -insan zorluklarla gelişir.
geçen yılbaşı dün gibi yakın yarın kadar uzak. günler öncesinden yılbaşının geldiğini bilmediğim halde hediye aldım, vazoya çiçek koydum ve yanlışlıkla evi süsledim desem daha iyi geçerdi ama yine de geçen yılbaşını iyi geçirdik. sahi biz niye tatile gitmedik? geçen yılbaşı?
insan kendi kendine dedikodu üretebilir mi? sadece kendisi hakkında konuşarak dedikodu yapmış olur mu? sapkın bi konuyu rayına oturtmaya çalışırken ya da olasılık dışı hallerin üstünü kapamaya yeltenirken bile -kendisine biçtiği fazladan rolü sindiremediğinde dedikoducu pozisyonuna düşer mi?
dedikodu yapmayan kız bizzat ben kendim yapmam mesela. dedikodu nedir, neler dedikodu sınıfına girer diye düşünmekten kendimi alamadığımda vardığım sonuçtur, susmak.
bilmem hiç içinizi böyle bi his kapladı mı? uçağı kaçırmak falan gibi bi panik halinden söz etmiyorum, öyle olsa bile alırsın bi bilet daha, gidersin gene aynı yere. ama bu daha çok bir şeyin sona ereceğinin ya da doğru çıkacağını falan baştan bilip, daha sonra da tam olarak haklı olduğunuzu görme halidir. yerinizde kalıp, bunun daha uygun bir karar olduğuna kendinizi koşulsuz ikna etme durumu da denebilir. bence... önden önden koşan planların gerisinde değil, plan dahilinde olma dileğiyle.
ben bu ilişkinin neresinde duruyorum dediğinde kendini göremiyorsan geçecek bir şeye de değildir, kendini görmeyi yeterli sandığında anlaşılacak bir rahatsızlık da! berbattır en iyi ihtimalle. sevdikçe batar.
internet radyosu: takside, telefondan kısık kısık, kulaklıkla, her şeye bedel.