bugün
- sözlükler arası savaş çıksa10
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- çaya şeker atan erkek5
- çay içen kız8
- 2 ağustos 2026 galatasaray rennes maçı3
- ütü12
- telefona cevap vermeyen kız3
- yıkık yazarlar4
- gece ormanda birisi tarafından takip edilmek3
- oturunca göbeği kat kat olan kız3
- latte içen erkek4
- galatasaray 3 rennes 32
- manifest grubu2
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz8
- canım adanalım2
- mehdi nereye inecek sorunsalı3
- oralet içen erkek3
- sanat2
- sulu boya2
- en gey özelliğiniz3
- ayrılık8
- iki porsiyon döner yiyip osuran kız arkadaş2
- iq düşüren şeyler3
- placebo dinleyen erkeklerdeki hafif gaylik2
- tavada yumurta yapmak2
- uludağ sözlük çeteleri9
- sözlü kızları cinsel ihtiyacını nasıl karşılıyor3
- kadınların erkeklerin götlerine bakması2
- anın fotoğrafı14
- zaman2
- galatasaray4
- sevda gazozcusu2
- gocu bak bi5
- en boktan on yıl7
- ütü ile yemek yapmak3
- sözlük yazarları nerede sorunsalı4
- tinder'ı mastürbasyon için kullanmak2
- forlove197
- aylık 423 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- çabasız şıklık3
- beyler çok acil bakar mısınız4
- akşam esintisi3
- renault vel satis2
- arkadaşlar neden beni kimse sevmiyor4
- 2 ağustos 2026 kim milyoner olmak ister programı3
- yazılım öğrenmeye yeni başlayanların ortak hatası2
- davetsiz misafir2
- demokratik sol parti3
- patates kızartması2
sevdiği entry'ler
Profesör, elinde, içi dolu bir bardak tutarak dersine başladı. "Bu bardağın ağırlığı sizce ne kadardır?" diye sordu.
Öğrenciler, '50gr!' .... '100gr!' .... '125gr' cevabını verdiler.
"Bardağı tartmadıkça gerçekten ben de bilemem" dedi profesör ve devam etti: "Ama, benim sorum şu: Bu bardağı böyle birkaç dakikalığına tutsaydım ne olurdu?"
- Hiçbir şey - Tamam, peki 1 saat boyunca tutsaydım ne olurdu?
- Kolunuz ağrımaya başlardı.
- Haklısın; peki ya 1 gün boyunca tutsam ne olur?
- Kolunuz iyice ağrır, adaleniz spazm yapar, belki de çözüm bulmak için hastaneye gitmek zorunda kalırsınız.
Sorularına cevap alan profesör, can alıcı noktaya temas etti:
- Peki tüm bu sorunlar olurken bardağın ağırlığında bir değişme ortaya çıktı mı? Öğrenciler bir ağızdan cevapladılar: "Hayır."
- Peki o takdirde, zaman içinde kolun ağrımasına ve kas spazmına yol açan olay neydi?
Profesör ikinci bir soru daha sordu:
- Acıdan ve ağrıdan kurtulmak için ne yapmam gerekir bu durumda?
- Bardağı bırakırsanız, rahatlarsınız.
Profesör beklediği cevabı almıştı.
Öğrencilerini kutladı ve bütün bu soruları sormasına sebep olan açıklamayı yaptı: "Hayatın problemleri de böyle bir şeydir. Onları kafanda birkaç dakika tutarsan, bir sorun yaratmaz.
Uzun bir süre düşünürsen, başın ağrımaya başlar. Ama hiç aklından çıkarmazsan, artık başka bir şey düşünemez hale gelirsin; bu seni bitirir. Elbette hayatınızdaki sorunları düşüneceksiniz; halletmeye çalışacaksınız. Ama en önemlisi, onları, her günün sonunda, uyumadan önce yere bırakmaktır. Bu şekilde strese girmez ve sabah taze bir beyinle uyanırsınız. Taze bir güne, yeni sorunlarla mücadele azmini kazanarak başlamış olursunuz. Bu yüzden arkadaşlarınıza vereceğiniz en önemli tavsiye, 'Bardağı yere bırak' olmalıdır." -alıntıdır
Öğrenciler, '50gr!' .... '100gr!' .... '125gr' cevabını verdiler.
"Bardağı tartmadıkça gerçekten ben de bilemem" dedi profesör ve devam etti: "Ama, benim sorum şu: Bu bardağı böyle birkaç dakikalığına tutsaydım ne olurdu?"
- Hiçbir şey - Tamam, peki 1 saat boyunca tutsaydım ne olurdu?
- Kolunuz ağrımaya başlardı.
- Haklısın; peki ya 1 gün boyunca tutsam ne olur?
- Kolunuz iyice ağrır, adaleniz spazm yapar, belki de çözüm bulmak için hastaneye gitmek zorunda kalırsınız.
Sorularına cevap alan profesör, can alıcı noktaya temas etti:
- Peki tüm bu sorunlar olurken bardağın ağırlığında bir değişme ortaya çıktı mı? Öğrenciler bir ağızdan cevapladılar: "Hayır."
- Peki o takdirde, zaman içinde kolun ağrımasına ve kas spazmına yol açan olay neydi?
Profesör ikinci bir soru daha sordu:
- Acıdan ve ağrıdan kurtulmak için ne yapmam gerekir bu durumda?
- Bardağı bırakırsanız, rahatlarsınız.
Profesör beklediği cevabı almıştı.
Öğrencilerini kutladı ve bütün bu soruları sormasına sebep olan açıklamayı yaptı: "Hayatın problemleri de böyle bir şeydir. Onları kafanda birkaç dakika tutarsan, bir sorun yaratmaz.
Uzun bir süre düşünürsen, başın ağrımaya başlar. Ama hiç aklından çıkarmazsan, artık başka bir şey düşünemez hale gelirsin; bu seni bitirir. Elbette hayatınızdaki sorunları düşüneceksiniz; halletmeye çalışacaksınız. Ama en önemlisi, onları, her günün sonunda, uyumadan önce yere bırakmaktır. Bu şekilde strese girmez ve sabah taze bir beyinle uyanırsınız. Taze bir güne, yeni sorunlarla mücadele azmini kazanarak başlamış olursunuz. Bu yüzden arkadaşlarınıza vereceğiniz en önemli tavsiye, 'Bardağı yere bırak' olmalıdır." -alıntıdır
öyle bir yaş yok. ayrıca evde kalmak nedir yahu. bazen işler yolunda gitmez, sizi seveni siz istemez, sevdiğiniz sizi sevmez...
peşinden koşulacak bir kariyeriniz, bırakamayacağınız bir aileniz vardır. ya da kendinizi evliliğe uygun bulmuyorsunuzdur.
"evlenmemek" diyelim biz buna. insanları rakamlara mahkum edip bunalıma sokmayın.
peşinden koşulacak bir kariyeriniz, bırakamayacağınız bir aileniz vardır. ya da kendinizi evliliğe uygun bulmuyorsunuzdur.
"evlenmemek" diyelim biz buna. insanları rakamlara mahkum edip bunalıma sokmayın.
Küçükken abimle saklambaç oynarken ortaya çıkmadı diye yatağını yakmam.evin içinde saklambaç oynuyorduk ve bir türlü sobeleyememistim.
Ciddi ciddi çakmakla yatağını yakmistim ahahaha yatak tutusmustu annem babam teyzem anca söndürmüstü.
Yataği yanınca ortaya çıkar belki dedim ama hala çıkmamıştı nereye saklanmisti ya hala merak ederim.
Ciddi ciddi çakmakla yatağını yakmistim ahahaha yatak tutusmustu annem babam teyzem anca söndürmüstü.
Yataği yanınca ortaya çıkar belki dedim ama hala çıkmamıştı nereye saklanmisti ya hala merak ederim.
''madem soysuz gönlün bende yok idi, niye doğru yoldan şaşırdın beni?''...
görsel
geceler. sıfatını siz yapıştırın.
geceler. sıfatını siz yapıştırın.