bugün
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak13
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil8
- 30 liraya satılan tavuk döner9
- karton toplayan cocuk 15 temmuzda ne yapıyordu10
- sözlük kürdü54
- devlet bahçeli'nin il olmasını önerdiği 19 ilçe6
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler29
- ismail kartal24
- happn5
- türklerin ırkçı olması8
- badoo3
- cadılar bayramı kutlayan kız6
- durkheimın intihar teorisi3
- hayata dair iç burkan detaylar2
- içtim şarabı siktim arabı2
- osman pamukoğlu14
- nick'i üç harfl olan yazar muamması2
- kartoncu abi ırkçı mı3
- askerlik anıları5
- sözlükteki çiftçi yazarlar8
- enses ilişkiyi savunan tc erkeği11
- kahve2
- nar suyu2
- sözlüklere ihtiyacın bitmesi6
- tek adam rejimi3
- sözlükteki kızların bilgisiz olması23
- iş görüşmesi2
- seni nerden gördüm nerden sevdim2
- istanbul12
- annenin ölmesi4
- geri dönüşüm4
- bira kadın içeceğidir2
- apart otelde arap şeyhleri vardı2
- para6
- simko323
- taha duymaz2
- dağa çıkıp barış istiyoruz demek4
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor21
- ukab2
- evde kalmış 30 yaşında kız22
- tbt2
- etnik köken20
- türkçe yazıp okuyabilmek ama anlayamamak6
- yavıdilerin cadılar bayramını silklememesi4
- bıçağın ucuyla peynir tattırmak5
- sürdürülebilirlik2
- engeli kaldırsın diye 60 bin lira yollayan adam8
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı5
- hastası olunan sözler3
- sözlük türk ü2
sevdiği entry'ler
Profesör, elinde, içi dolu bir bardak tutarak dersine başladı. "Bu bardağın ağırlığı sizce ne kadardır?" diye sordu.
Öğrenciler, '50gr!' .... '100gr!' .... '125gr' cevabını verdiler.
"Bardağı tartmadıkça gerçekten ben de bilemem" dedi profesör ve devam etti: "Ama, benim sorum şu: Bu bardağı böyle birkaç dakikalığına tutsaydım ne olurdu?"
- Hiçbir şey - Tamam, peki 1 saat boyunca tutsaydım ne olurdu?
- Kolunuz ağrımaya başlardı.
- Haklısın; peki ya 1 gün boyunca tutsam ne olur?
- Kolunuz iyice ağrır, adaleniz spazm yapar, belki de çözüm bulmak için hastaneye gitmek zorunda kalırsınız.
Sorularına cevap alan profesör, can alıcı noktaya temas etti:
- Peki tüm bu sorunlar olurken bardağın ağırlığında bir değişme ortaya çıktı mı? Öğrenciler bir ağızdan cevapladılar: "Hayır."
- Peki o takdirde, zaman içinde kolun ağrımasına ve kas spazmına yol açan olay neydi?
Profesör ikinci bir soru daha sordu:
- Acıdan ve ağrıdan kurtulmak için ne yapmam gerekir bu durumda?
- Bardağı bırakırsanız, rahatlarsınız.
Profesör beklediği cevabı almıştı.
Öğrencilerini kutladı ve bütün bu soruları sormasına sebep olan açıklamayı yaptı: "Hayatın problemleri de böyle bir şeydir. Onları kafanda birkaç dakika tutarsan, bir sorun yaratmaz.
Uzun bir süre düşünürsen, başın ağrımaya başlar. Ama hiç aklından çıkarmazsan, artık başka bir şey düşünemez hale gelirsin; bu seni bitirir. Elbette hayatınızdaki sorunları düşüneceksiniz; halletmeye çalışacaksınız. Ama en önemlisi, onları, her günün sonunda, uyumadan önce yere bırakmaktır. Bu şekilde strese girmez ve sabah taze bir beyinle uyanırsınız. Taze bir güne, yeni sorunlarla mücadele azmini kazanarak başlamış olursunuz. Bu yüzden arkadaşlarınıza vereceğiniz en önemli tavsiye, 'Bardağı yere bırak' olmalıdır." -alıntıdır
Öğrenciler, '50gr!' .... '100gr!' .... '125gr' cevabını verdiler.
"Bardağı tartmadıkça gerçekten ben de bilemem" dedi profesör ve devam etti: "Ama, benim sorum şu: Bu bardağı böyle birkaç dakikalığına tutsaydım ne olurdu?"
- Hiçbir şey - Tamam, peki 1 saat boyunca tutsaydım ne olurdu?
- Kolunuz ağrımaya başlardı.
- Haklısın; peki ya 1 gün boyunca tutsam ne olur?
- Kolunuz iyice ağrır, adaleniz spazm yapar, belki de çözüm bulmak için hastaneye gitmek zorunda kalırsınız.
Sorularına cevap alan profesör, can alıcı noktaya temas etti:
- Peki tüm bu sorunlar olurken bardağın ağırlığında bir değişme ortaya çıktı mı? Öğrenciler bir ağızdan cevapladılar: "Hayır."
- Peki o takdirde, zaman içinde kolun ağrımasına ve kas spazmına yol açan olay neydi?
Profesör ikinci bir soru daha sordu:
- Acıdan ve ağrıdan kurtulmak için ne yapmam gerekir bu durumda?
- Bardağı bırakırsanız, rahatlarsınız.
Profesör beklediği cevabı almıştı.
Öğrencilerini kutladı ve bütün bu soruları sormasına sebep olan açıklamayı yaptı: "Hayatın problemleri de böyle bir şeydir. Onları kafanda birkaç dakika tutarsan, bir sorun yaratmaz.
Uzun bir süre düşünürsen, başın ağrımaya başlar. Ama hiç aklından çıkarmazsan, artık başka bir şey düşünemez hale gelirsin; bu seni bitirir. Elbette hayatınızdaki sorunları düşüneceksiniz; halletmeye çalışacaksınız. Ama en önemlisi, onları, her günün sonunda, uyumadan önce yere bırakmaktır. Bu şekilde strese girmez ve sabah taze bir beyinle uyanırsınız. Taze bir güne, yeni sorunlarla mücadele azmini kazanarak başlamış olursunuz. Bu yüzden arkadaşlarınıza vereceğiniz en önemli tavsiye, 'Bardağı yere bırak' olmalıdır." -alıntıdır
öyle bir yaş yok. ayrıca evde kalmak nedir yahu. bazen işler yolunda gitmez, sizi seveni siz istemez, sevdiğiniz sizi sevmez...
peşinden koşulacak bir kariyeriniz, bırakamayacağınız bir aileniz vardır. ya da kendinizi evliliğe uygun bulmuyorsunuzdur.
"evlenmemek" diyelim biz buna. insanları rakamlara mahkum edip bunalıma sokmayın.
peşinden koşulacak bir kariyeriniz, bırakamayacağınız bir aileniz vardır. ya da kendinizi evliliğe uygun bulmuyorsunuzdur.
"evlenmemek" diyelim biz buna. insanları rakamlara mahkum edip bunalıma sokmayın.
Küçükken abimle saklambaç oynarken ortaya çıkmadı diye yatağını yakmam.evin içinde saklambaç oynuyorduk ve bir türlü sobeleyememistim.
Ciddi ciddi çakmakla yatağını yakmistim ahahaha yatak tutusmustu annem babam teyzem anca söndürmüstü.
Yataği yanınca ortaya çıkar belki dedim ama hala çıkmamıştı nereye saklanmisti ya hala merak ederim.
Ciddi ciddi çakmakla yatağını yakmistim ahahaha yatak tutusmustu annem babam teyzem anca söndürmüstü.
Yataği yanınca ortaya çıkar belki dedim ama hala çıkmamıştı nereye saklanmisti ya hala merak ederim.
''madem soysuz gönlün bende yok idi, niye doğru yoldan şaşırdın beni?''...
görsel
geceler. sıfatını siz yapıştırın.
geceler. sıfatını siz yapıştırın.