bugün
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı57
- ayak yalamamış erkek kalmaması5
- ayak fetişistiyim ve bununla gurur duyuyorum3
- avradı olmayana ne tavsiye edersiniz5
- tarihte yaşamış birini ölesiye savunmak5
- şirine hangi şirinle evlenirdi sorunsalı7
- ilk ev hapsi bilekliğim4
- bardağı taşıran son damla7
- milli maçı izlemeyen erkek23
- başıboş köpek sorunu4
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi9
- evlenmeyi başaramamış kadın6
- mantı abartılmış balon bir yemektir7
- bungalov ev ücretleri3
- 14 haziran 2026 almanya curaçao maçı3
- ipkis2
- en iyi antidepresan19
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı3
- kadınlar neyden hoşlanır10
- bir mekanın kazıkçı olduğunu gösteren detaylar4
- kötü insanların ortak özellikleri4
- zamanda yolculuk4
- arda güler6
- 14 haziran 2026 haiti iskoçya maçı2
- popo düzleştirici krem2
- türkiye de doğurganlık hızının 1 42'ye düşmesi3
- karşı cinste hayran olunan özellik2
- erkeklerin 35 yaşından sonra çökmesi5
- fırın sütlaç2
- avustralya9
- sevgilisine ayı diyen kız3
- sevgilisini döşü kıllım diye seven kız3
- herkesin bir yerde yanlış olduğu4
- one night stand sonrası yine görüşürüz demek2
- derinliğimizi anlayabilecek düzeyde kadın olmaması6
- türkiye12
- onu anlatsana biraz4
- byd türkiye fabrikasını askıya aldı7
- uzun zamandır aktif olmayan birinci nesil yazarlık6
- kanaat önderi2
- 19 haziran 2026 paraguay türkiye maçı5
- 14 haziran 2026 maden işçilerine silahlı saldırı3
- bir şeyler söyle10
- günün şiiri6
- dünya kupasında en az çeyrek final yaparız3
- hepinizin bana aşık olduğunu düşünüyorum3
- ciddi ciddi maymundan geldiğine inanmak16
- vincenzo montella8
- yunan adaları3
- yahudilerin bu kadar zengin olmasının nedeni8
Profesör, elinde, içi dolu bir bardak tutarak dersine başladı. "Bu bardağın ağırlığı sizce ne kadardır?" diye sordu.
Öğrenciler, '50gr!' .... '100gr!' .... '125gr' cevabını verdiler.
"Bardağı tartmadıkça gerçekten ben de bilemem" dedi profesör ve devam etti: "Ama, benim sorum şu: Bu bardağı böyle birkaç dakikalığına tutsaydım ne olurdu?"
- Hiçbir şey - Tamam, peki 1 saat boyunca tutsaydım ne olurdu?
- Kolunuz ağrımaya başlardı.
- Haklısın; peki ya 1 gün boyunca tutsam ne olur?
- Kolunuz iyice ağrır, adaleniz spazm yapar, belki de çözüm bulmak için hastaneye gitmek zorunda kalırsınız.
Sorularına cevap alan profesör, can alıcı noktaya temas etti:
- Peki tüm bu sorunlar olurken bardağın ağırlığında bir değişme ortaya çıktı mı? Öğrenciler bir ağızdan cevapladılar: "Hayır."
- Peki o takdirde, zaman içinde kolun ağrımasına ve kas spazmına yol açan olay neydi?
Profesör ikinci bir soru daha sordu:
- Acıdan ve ağrıdan kurtulmak için ne yapmam gerekir bu durumda?
- Bardağı bırakırsanız, rahatlarsınız.
Profesör beklediği cevabı almıştı.
Öğrencilerini kutladı ve bütün bu soruları sormasına sebep olan açıklamayı yaptı: "Hayatın problemleri de böyle bir şeydir. Onları kafanda birkaç dakika tutarsan, bir sorun yaratmaz.
Uzun bir süre düşünürsen, başın ağrımaya başlar. Ama hiç aklından çıkarmazsan, artık başka bir şey düşünemez hale gelirsin; bu seni bitirir. Elbette hayatınızdaki sorunları düşüneceksiniz; halletmeye çalışacaksınız. Ama en önemlisi, onları, her günün sonunda, uyumadan önce yere bırakmaktır. Bu şekilde strese girmez ve sabah taze bir beyinle uyanırsınız. Taze bir güne, yeni sorunlarla mücadele azmini kazanarak başlamış olursunuz. Bu yüzden arkadaşlarınıza vereceğiniz en önemli tavsiye, 'Bardağı yere bırak' olmalıdır." -alıntıdır
Öğrenciler, '50gr!' .... '100gr!' .... '125gr' cevabını verdiler.
"Bardağı tartmadıkça gerçekten ben de bilemem" dedi profesör ve devam etti: "Ama, benim sorum şu: Bu bardağı böyle birkaç dakikalığına tutsaydım ne olurdu?"
- Hiçbir şey - Tamam, peki 1 saat boyunca tutsaydım ne olurdu?
- Kolunuz ağrımaya başlardı.
- Haklısın; peki ya 1 gün boyunca tutsam ne olur?
- Kolunuz iyice ağrır, adaleniz spazm yapar, belki de çözüm bulmak için hastaneye gitmek zorunda kalırsınız.
Sorularına cevap alan profesör, can alıcı noktaya temas etti:
- Peki tüm bu sorunlar olurken bardağın ağırlığında bir değişme ortaya çıktı mı? Öğrenciler bir ağızdan cevapladılar: "Hayır."
- Peki o takdirde, zaman içinde kolun ağrımasına ve kas spazmına yol açan olay neydi?
Profesör ikinci bir soru daha sordu:
- Acıdan ve ağrıdan kurtulmak için ne yapmam gerekir bu durumda?
- Bardağı bırakırsanız, rahatlarsınız.
Profesör beklediği cevabı almıştı.
Öğrencilerini kutladı ve bütün bu soruları sormasına sebep olan açıklamayı yaptı: "Hayatın problemleri de böyle bir şeydir. Onları kafanda birkaç dakika tutarsan, bir sorun yaratmaz.
Uzun bir süre düşünürsen, başın ağrımaya başlar. Ama hiç aklından çıkarmazsan, artık başka bir şey düşünemez hale gelirsin; bu seni bitirir. Elbette hayatınızdaki sorunları düşüneceksiniz; halletmeye çalışacaksınız. Ama en önemlisi, onları, her günün sonunda, uyumadan önce yere bırakmaktır. Bu şekilde strese girmez ve sabah taze bir beyinle uyanırsınız. Taze bir güne, yeni sorunlarla mücadele azmini kazanarak başlamış olursunuz. Bu yüzden arkadaşlarınıza vereceğiniz en önemli tavsiye, 'Bardağı yere bırak' olmalıdır." -alıntıdır
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar