bugün

sevdiği entry'ler

kült türk filmleri

Şener Şen(oyuncu)
-Eşkıya
-Kabadayı

Nuri Bilge Ceylan(yönetmen)
-bir zamanlar Anadolu'da
-kış uykusu

Zeki demirkubuz(yönetmen)
-masumiyet
-kader

Çağan ırmak(yönetmen)
-babam ve oğlum.

gecenin şiiri

Çoklarından düşüyor da bunca
Görmüyor gelip geçenler
Eğilip alıyorum
Solgun bir gül oluyor dokununca.

Ya büyük şehirlerin birinde
Geziniyor kalabalık duraklarda
Ya yurdun uzak bir yerinde
Kahve, otel köşesinde
Nereye gitse bu akşam vakti
Ellerini ceplerine sokuyor
Sigaralar, kâğıtlar
Arasından kayıyor usulca
Eğilip alıyorum, kimse olmuyor
Solgun bir gül oluyor dokununca.

Ya da yalnız bir kızın
Sildiği dudak boyasında
Eşiğinde yine yorgun gecenin
Başını yastıklara koyunca.

Kimi de gün ortası yanıma sokuluyor
En çok güz ayları ve yağmur yağınca
Alçalır ya bir bulut, o hüzün bulutunda.
Uzanıp alıyorum kimse olmuyor
Solgun bir gül oluyor dokununca.

Ellerde, dudaklarda, ıssız yazılarda
Akşamlara gerili ağlara takılıyor
Yaralı hayvanlar gibi soluyor
Bunalıyor, kaçıp gitmek istiyor
Yollar, ya da anılar boyunca.

Alıp alıp geliyorum, uyumuyor bütün gece
Kımıldıyor karanlıkta ne zaman dokunsam
Solgun bir gül oluyor dokununca.

Behçet Necatigil.

gecenin şiiri

bana gelirseniz şayet
yavaş ve yeğni gelin.
yalnızlığımın ince porseleni çatlamasın.
sohrab sepehri

birkaç saatte bitip etkisinde kalınan kitaplar

Yedinci gün-orhan hançerlioğlu
Beş sevim apartmanı-mine söğüt
Yaşlı adam ve deniz-ernest hemingway
Tek kanatlı bir kuş-yaşar kemal
Beni asla bırakma-kazuo ishiguro
Dokuzuncu hariciye koğuşu-peyami safa
Toprak ana-cengiz aytmatov.

günün sözü

"yediğin her portakalın hayatında yediğin en güzel portakal olma olasılığı vardır. ama sen mükemmeli arayarak bir kasa portakalı tüketirsen ulaşacağın tek şey aptal bir karın ağrısı olur. bir şeye karşı ne kadar az beklentin olursa ondan o kadar lezzet alırsın. bu yüzdendir ki hayatını değiştiren lezzetleri hiç beklemediğin anlarda tadarsın."

barkın bayoğlu

Allah rahmet eylesin, türkiyede pek çok kişiyi motoru sevdirmişti vefatıda pek çok kişiyi motordan soğutcaktır.

Edit : https://youtu.be/rnKbImRPhTE knockin on heavens door şarkısıyla uğurlamak istiyorum altın kalpli abimizi.

gecenin sözü

Sevgiye dair davamdan vazgeçtim artık. Velhasıl,

"Ben sevdim, eller alsın"

bütün pencerelerde bekleyen benim

Turgut uyar şiiri.

Bütün pencerelerde bekleyen benim,
ve
o çalmayan bütün telefonlarda
aylardır konuşan da.

Kabul.
Bir kez yolda karşılaşalım
onunla da avunacağım.
Adımı sesince duymaktan vazgeçtim,
sesini duysam, susacağım.
Yel esiyor ama
değirmen dönmüyor.
Kuraklık bu,
adın ekmeğe dönüşmüyor.

günün dizeleri

"Ey hayat rengini sazendelik sanan yırtlaz kalabalık,
Dinleyin bendeki kırgın ikindiyi, hepiniz kulak verin."

murathan mungan

Yazgını başkalarının ıstakalarının insafına bırakmanın hazin sonuçlarını anlatan cümlelerin sahibi.
...............

Ayrıldığımız gündü.
Mutfaktaydık, buzdolabının yanında, kapısı açıktı,
Her şey bambaşka görünüyordu yüzüne vuran o soğuk ışıkta
"Biliyor musun" dedin.
"Sen neye benziyorsun biliyor musun?"
Epeydir aradığın bir şeyi bulmuş olmanın hem sevinç,
Hem keder veren gizli bir an için bulandırmıştı yüzündeki tedirginliği, kırgınlığı.
Sis ışığa çıkmıştı.
Sonra yavaşça çevirip başını yüzüme baktın kuyuya düşmeye benzeyen derin bir korkuyla.
"Neye?" dedim, yan yanayken yaşadığımız ayrılığın adını sorar gibi, "Neye?"
"Bilardo toplarına."
"Neden?" dedim.
"Yazgını hep başkalarının ıstakalarının insafına bırakıyorsun da ondan..."
Bir uçurum gibi derinleşen sessizlik o an başlamıştı bile bizi birbirimizden uzaklaştırmaya.
Beni terk etmeden önce yaptığın son konuşma oldu bu.
Sonra iki arkadaşım geldi, birinin omzunda ağladım, hangisiydi şimdi hatırlamıyorum.
Sonra birlikte başka bir kente gittik,
Anlarsın ayrılığın ilk günlerinde o eve katlanamazdım,
Sonra ben başka aşklara,
Sonra başka evlerin duvarlarına başka takvimler astım.
Şimdi ne zaman birinden ayrılsam ıstakaların sesi patlıyor kulaklarımda
Ardından bilardo topları dağılıyor dört bir yana
Seni hatırlıyorum o soğuk ışıkta bir daha
Bir daha
Bir daha

günün şiiri

Ben bu içimin yankısı, ben bu içimin koruyla
       bu narı daha fazla taşıyamam.
       Düşecek ellerimden, dağılıp dökülecek odaları,
       dayanamam.

       Benden sana mevsimlerden anne, uykularımdan tüller,
       ömrümden ağrılar sızmıştır.
       Bu aşk bende bir imkânsızlık tasarımı gibi kaldı,
       kaldıramam.

       Adı Şubat olan bu şiirde kalbim
       uzun bir nehir gibi ağrıyor. inat yumağım çözüldü.
       Sol omzundan siyah atımı, sana düştüğüm o eski şubattan
       çukurumu alıyorum.
       Benden kalan boşluğa kırmızı bir araf düşüncesini koy.
       Nasıl hatırlanırsa bir yaprakta bir orman
       bu kez o olsun beni sana hatırlatan.

       Bir gün olur senin de düşerse elinden nar
       Aşk bir gün seni de alır bir yerden bir yere koyar
       Ne zaman ki kaplar gönül mülkünü kar
       Çağır o zaman, anlatırım sana,
       bir ömürden nasıl döne döne geçer turnalar.

       Sanma ki inadımda sarı bir safra
       dilimde uçuşan rüzgârlı bir sayfa
       sözlerimde silinmiş şifre vardır.
       Sökmedin beni çölden, yolum araftır. 

Birhan Keskin/ Şubat

gecenin şiiri

Nazlan
Sitem et
Kırıl bana
Beni geç vakit
Tek başıma suya yolla
bahçede yüzünü öteye çevir
Güle hayret ediyormuş gibi yap
Gülümseyerek konuş da başkalarıyla
Somurt avluda sadece ikimiz kalınca
Kızıp en sevecen adımlarla üst kata çık
En sevdiğim çiçeğin saksısı kaysın elinden
Derinleşsin ben içerledikçe ruhumdaki sakarlık

(bkz: ismet özel)
© copyright 2005 - 2026