bugün
- bir sözlük kızıyla şapır şupur öpüşmek8
- kapadokya18
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı23
- sözlüğe fotoğraf atmak3
- güç ellerinde olsa halkın içinden geçecek kitle5
- boş yapasınız gelince ne yapıyorsunuz14
- akp bitince troller nolacak4
- islam barış dinidir43
- nerede çoluk çocuk var hep uludağ sözlük te olması3
- akchpliler3
- yeni partili sözlük yazarları26
- bik bik bırakırsa ben de giderim3
- karısına köle olmak isteyen erkek4
- hayırlı bir iş için yarasa yakalamak3
- dolly parton4
- iyilik vs dürüstlük5
- nefes egzersizleri2
- ne okudunuz3
- arkadaşlar çok acil bi baksanıza10
- sözlüğe veda edecek yazarların son konuşmaları3
- bizimkiler4
- sarapci koala53
- sözlüğün açık ara en sevilmeyen yazarı seçilmek18
- sarı torba satışının yasaklanması3
- zeki insanların sevilmemesi5
- sabahlara kadar cips kolayla bilgisayarda oturmak5
- friedrich hegel la bi cay icek9
- anın görüntüsü19
- balon5
- hintli kadınların aslında güzel olması7
- ibb davası4
- 27 ağustos 2026 şampiyonlar ligi kura çekimi4
- avanos7
- keşke yunan galip gelseydi diyen adamı savunmak2
- sözlüğe küsmek9
- çanta5
- çömlek yapmak2
- kemal kılıçdaroğlu4
- kadının kocasına ismiyle hitap etmesi edepsizliktr6
- ne kadar yaşlısın22
- zorunlu eğitim8
- ziraat kupası için artı iki yabancı kontenjanı4
- olympique lyon fenerbahçe maçı saat 22 de trt 1 de2
- olağan mucizeler2
- ankete gelin beyler31
- velvet45
- hard seven hatun6
- akp mhp dem ittifakı8
- öpüşmek vs ayak fetişi2
- çapulculardan hiç erkek adam çıkmaması4
sevdiği entry'ler
Şener Şen(oyuncu)
-Eşkıya
-Kabadayı
Nuri Bilge Ceylan(yönetmen)
-bir zamanlar Anadolu'da
-kış uykusu
Zeki demirkubuz(yönetmen)
-masumiyet
-kader
Çağan ırmak(yönetmen)
-babam ve oğlum.
-Eşkıya
-Kabadayı
Nuri Bilge Ceylan(yönetmen)
-bir zamanlar Anadolu'da
-kış uykusu
Zeki demirkubuz(yönetmen)
-masumiyet
-kader
Çağan ırmak(yönetmen)
-babam ve oğlum.
Çoklarından düşüyor da bunca
Görmüyor gelip geçenler
Eğilip alıyorum
Solgun bir gül oluyor dokununca.
Ya büyük şehirlerin birinde
Geziniyor kalabalık duraklarda
Ya yurdun uzak bir yerinde
Kahve, otel köşesinde
Nereye gitse bu akşam vakti
Ellerini ceplerine sokuyor
Sigaralar, kâğıtlar
Arasından kayıyor usulca
Eğilip alıyorum, kimse olmuyor
Solgun bir gül oluyor dokununca.
Ya da yalnız bir kızın
Sildiği dudak boyasında
Eşiğinde yine yorgun gecenin
Başını yastıklara koyunca.
Kimi de gün ortası yanıma sokuluyor
En çok güz ayları ve yağmur yağınca
Alçalır ya bir bulut, o hüzün bulutunda.
Uzanıp alıyorum kimse olmuyor
Solgun bir gül oluyor dokununca.
Ellerde, dudaklarda, ıssız yazılarda
Akşamlara gerili ağlara takılıyor
Yaralı hayvanlar gibi soluyor
Bunalıyor, kaçıp gitmek istiyor
Yollar, ya da anılar boyunca.
Alıp alıp geliyorum, uyumuyor bütün gece
Kımıldıyor karanlıkta ne zaman dokunsam
Solgun bir gül oluyor dokununca.
Behçet Necatigil.
Görmüyor gelip geçenler
Eğilip alıyorum
Solgun bir gül oluyor dokununca.
Ya büyük şehirlerin birinde
Geziniyor kalabalık duraklarda
Ya yurdun uzak bir yerinde
Kahve, otel köşesinde
Nereye gitse bu akşam vakti
Ellerini ceplerine sokuyor
Sigaralar, kâğıtlar
Arasından kayıyor usulca
Eğilip alıyorum, kimse olmuyor
Solgun bir gül oluyor dokununca.
Ya da yalnız bir kızın
Sildiği dudak boyasında
Eşiğinde yine yorgun gecenin
Başını yastıklara koyunca.
Kimi de gün ortası yanıma sokuluyor
En çok güz ayları ve yağmur yağınca
Alçalır ya bir bulut, o hüzün bulutunda.
Uzanıp alıyorum kimse olmuyor
Solgun bir gül oluyor dokununca.
Ellerde, dudaklarda, ıssız yazılarda
Akşamlara gerili ağlara takılıyor
Yaralı hayvanlar gibi soluyor
Bunalıyor, kaçıp gitmek istiyor
Yollar, ya da anılar boyunca.
Alıp alıp geliyorum, uyumuyor bütün gece
Kımıldıyor karanlıkta ne zaman dokunsam
Solgun bir gül oluyor dokununca.
Behçet Necatigil.
bana gelirseniz şayet
yavaş ve yeğni gelin.
yalnızlığımın ince porseleni çatlamasın.
sohrab sepehri
yavaş ve yeğni gelin.
yalnızlığımın ince porseleni çatlamasın.
sohrab sepehri
Yedinci gün-orhan hançerlioğlu
Beş sevim apartmanı-mine söğüt
Yaşlı adam ve deniz-ernest hemingway
Tek kanatlı bir kuş-yaşar kemal
Beni asla bırakma-kazuo ishiguro
Dokuzuncu hariciye koğuşu-peyami safa
Toprak ana-cengiz aytmatov.
Beş sevim apartmanı-mine söğüt
Yaşlı adam ve deniz-ernest hemingway
Tek kanatlı bir kuş-yaşar kemal
Beni asla bırakma-kazuo ishiguro
Dokuzuncu hariciye koğuşu-peyami safa
Toprak ana-cengiz aytmatov.
"yediğin her portakalın hayatında yediğin en güzel portakal olma olasılığı vardır. ama sen mükemmeli arayarak bir kasa portakalı tüketirsen ulaşacağın tek şey aptal bir karın ağrısı olur. bir şeye karşı ne kadar az beklentin olursa ondan o kadar lezzet alırsın. bu yüzdendir ki hayatını değiştiren lezzetleri hiç beklemediğin anlarda tadarsın."
Allah rahmet eylesin, türkiyede pek çok kişiyi motoru sevdirmişti vefatıda pek çok kişiyi motordan soğutcaktır.
Edit : https://youtu.be/rnKbImRPhTE knockin on heavens door şarkısıyla uğurlamak istiyorum altın kalpli abimizi.
Edit : https://youtu.be/rnKbImRPhTE knockin on heavens door şarkısıyla uğurlamak istiyorum altın kalpli abimizi.
Sevgiye dair davamdan vazgeçtim artık. Velhasıl,
"Ben sevdim, eller alsın"
"Ben sevdim, eller alsın"
Turgut uyar şiiri.
Bütün pencerelerde bekleyen benim,
ve
o çalmayan bütün telefonlarda
aylardır konuşan da.
Kabul.
Bir kez yolda karşılaşalım
onunla da avunacağım.
Adımı sesince duymaktan vazgeçtim,
sesini duysam, susacağım.
Yel esiyor ama
değirmen dönmüyor.
Kuraklık bu,
adın ekmeğe dönüşmüyor.
Bütün pencerelerde bekleyen benim,
ve
o çalmayan bütün telefonlarda
aylardır konuşan da.
Kabul.
Bir kez yolda karşılaşalım
onunla da avunacağım.
Adımı sesince duymaktan vazgeçtim,
sesini duysam, susacağım.
Yel esiyor ama
değirmen dönmüyor.
Kuraklık bu,
adın ekmeğe dönüşmüyor.
"Ey hayat rengini sazendelik sanan yırtlaz kalabalık,
Dinleyin bendeki kırgın ikindiyi, hepiniz kulak verin."
Dinleyin bendeki kırgın ikindiyi, hepiniz kulak verin."
Yazgını başkalarının ıstakalarının insafına bırakmanın hazin sonuçlarını anlatan cümlelerin sahibi.
...............
Ayrıldığımız gündü.
Mutfaktaydık, buzdolabının yanında, kapısı açıktı,
Her şey bambaşka görünüyordu yüzüne vuran o soğuk ışıkta
"Biliyor musun" dedin.
"Sen neye benziyorsun biliyor musun?"
Epeydir aradığın bir şeyi bulmuş olmanın hem sevinç,
Hem keder veren gizli bir an için bulandırmıştı yüzündeki tedirginliği, kırgınlığı.
Sis ışığa çıkmıştı.
Sonra yavaşça çevirip başını yüzüme baktın kuyuya düşmeye benzeyen derin bir korkuyla.
"Neye?" dedim, yan yanayken yaşadığımız ayrılığın adını sorar gibi, "Neye?"
"Bilardo toplarına."
"Neden?" dedim.
"Yazgını hep başkalarının ıstakalarının insafına bırakıyorsun da ondan..."
Bir uçurum gibi derinleşen sessizlik o an başlamıştı bile bizi birbirimizden uzaklaştırmaya.
Beni terk etmeden önce yaptığın son konuşma oldu bu.
Sonra iki arkadaşım geldi, birinin omzunda ağladım, hangisiydi şimdi hatırlamıyorum.
Sonra birlikte başka bir kente gittik,
Anlarsın ayrılığın ilk günlerinde o eve katlanamazdım,
Sonra ben başka aşklara,
Sonra başka evlerin duvarlarına başka takvimler astım.
Şimdi ne zaman birinden ayrılsam ıstakaların sesi patlıyor kulaklarımda
Ardından bilardo topları dağılıyor dört bir yana
Seni hatırlıyorum o soğuk ışıkta bir daha
Bir daha
Bir daha
...............
Ayrıldığımız gündü.
Mutfaktaydık, buzdolabının yanında, kapısı açıktı,
Her şey bambaşka görünüyordu yüzüne vuran o soğuk ışıkta
"Biliyor musun" dedin.
"Sen neye benziyorsun biliyor musun?"
Epeydir aradığın bir şeyi bulmuş olmanın hem sevinç,
Hem keder veren gizli bir an için bulandırmıştı yüzündeki tedirginliği, kırgınlığı.
Sis ışığa çıkmıştı.
Sonra yavaşça çevirip başını yüzüme baktın kuyuya düşmeye benzeyen derin bir korkuyla.
"Neye?" dedim, yan yanayken yaşadığımız ayrılığın adını sorar gibi, "Neye?"
"Bilardo toplarına."
"Neden?" dedim.
"Yazgını hep başkalarının ıstakalarının insafına bırakıyorsun da ondan..."
Bir uçurum gibi derinleşen sessizlik o an başlamıştı bile bizi birbirimizden uzaklaştırmaya.
Beni terk etmeden önce yaptığın son konuşma oldu bu.
Sonra iki arkadaşım geldi, birinin omzunda ağladım, hangisiydi şimdi hatırlamıyorum.
Sonra birlikte başka bir kente gittik,
Anlarsın ayrılığın ilk günlerinde o eve katlanamazdım,
Sonra ben başka aşklara,
Sonra başka evlerin duvarlarına başka takvimler astım.
Şimdi ne zaman birinden ayrılsam ıstakaların sesi patlıyor kulaklarımda
Ardından bilardo topları dağılıyor dört bir yana
Seni hatırlıyorum o soğuk ışıkta bir daha
Bir daha
Bir daha
Ben bu içimin yankısı, ben bu içimin koruyla
bu narı daha fazla taşıyamam.
Düşecek ellerimden, dağılıp dökülecek odaları,
dayanamam.
Benden sana mevsimlerden anne, uykularımdan tüller,
ömrümden ağrılar sızmıştır.
Bu aşk bende bir imkânsızlık tasarımı gibi kaldı,
kaldıramam.
Adı Şubat olan bu şiirde kalbim
uzun bir nehir gibi ağrıyor. inat yumağım çözüldü.
Sol omzundan siyah atımı, sana düştüğüm o eski şubattan
çukurumu alıyorum.
Benden kalan boşluğa kırmızı bir araf düşüncesini koy.
Nasıl hatırlanırsa bir yaprakta bir orman
bu kez o olsun beni sana hatırlatan.
Bir gün olur senin de düşerse elinden nar
Aşk bir gün seni de alır bir yerden bir yere koyar
Ne zaman ki kaplar gönül mülkünü kar
Çağır o zaman, anlatırım sana,
bir ömürden nasıl döne döne geçer turnalar.
Sanma ki inadımda sarı bir safra
dilimde uçuşan rüzgârlı bir sayfa
sözlerimde silinmiş şifre vardır.
Sökmedin beni çölden, yolum araftır.
Birhan Keskin/ Şubat
bu narı daha fazla taşıyamam.
Düşecek ellerimden, dağılıp dökülecek odaları,
dayanamam.
Benden sana mevsimlerden anne, uykularımdan tüller,
ömrümden ağrılar sızmıştır.
Bu aşk bende bir imkânsızlık tasarımı gibi kaldı,
kaldıramam.
Adı Şubat olan bu şiirde kalbim
uzun bir nehir gibi ağrıyor. inat yumağım çözüldü.
Sol omzundan siyah atımı, sana düştüğüm o eski şubattan
çukurumu alıyorum.
Benden kalan boşluğa kırmızı bir araf düşüncesini koy.
Nasıl hatırlanırsa bir yaprakta bir orman
bu kez o olsun beni sana hatırlatan.
Bir gün olur senin de düşerse elinden nar
Aşk bir gün seni de alır bir yerden bir yere koyar
Ne zaman ki kaplar gönül mülkünü kar
Çağır o zaman, anlatırım sana,
bir ömürden nasıl döne döne geçer turnalar.
Sanma ki inadımda sarı bir safra
dilimde uçuşan rüzgârlı bir sayfa
sözlerimde silinmiş şifre vardır.
Sökmedin beni çölden, yolum araftır.
Birhan Keskin/ Şubat
Nazlan
Sitem et
Kırıl bana
Beni geç vakit
Tek başıma suya yolla
bahçede yüzünü öteye çevir
Güle hayret ediyormuş gibi yap
Gülümseyerek konuş da başkalarıyla
Somurt avluda sadece ikimiz kalınca
Kızıp en sevecen adımlarla üst kata çık
En sevdiğim çiçeğin saksısı kaysın elinden
Derinleşsin ben içerledikçe ruhumdaki sakarlık
(bkz: ismet özel)
Sitem et
Kırıl bana
Beni geç vakit
Tek başıma suya yolla
bahçede yüzünü öteye çevir
Güle hayret ediyormuş gibi yap
Gülümseyerek konuş da başkalarıyla
Somurt avluda sadece ikimiz kalınca
Kızıp en sevecen adımlarla üst kata çık
En sevdiğim çiçeğin saksısı kaysın elinden
Derinleşsin ben içerledikçe ruhumdaki sakarlık
(bkz: ismet özel)