bugün
- evlenmek istemeyen insana seçilmemiş demek9
- gocu29
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı57
- karşı cinste hayran olunan özellik11
- güzel kızların isimleri3
- sözlüğün amacı3
- selenoid valfin ne olduğunu bilen kız3
- evlenmeyi başaramamış kadın12
- 14 haziran 2026 almanya curaçao maçı10
- sueda uluca5
- deliliğin tedavisi3
- deyyus u ekber3
- ezan sesinin gittikçe rahatsız etmesi3
- git commit mesajlarında duygu durumu2
- milli maçı izlemeyen erkek22
- 14 haziran 2026 maden işçilerine silahlı saldırı5
- sevgilisine ayı diyen kız6
- türkiye a milli futbol takımı3
- hilal yelekçi3
- 14 haziran 2026 hollanda japonya maçı2
- almanya 7 curaçao 13
- buddy dude9
- curaçao4
- leyla cengiz beauty'nin 4000 tl kaporaya çökmesi3
- iremga ve mokv'yi özlemek4
- ayak fetişistiyim ve bununla gurur duyuyorum5
- şirine hangi şirinle evlenirdi sorunsalı8
- evlenmemeyi başarı olarak görmek3
- avradı olmayana ne tavsiye edersiniz6
- arda güler8
- elmas bey birader bay bey biraderdir4
- bardağı taşıran son damla7
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi9
- zion suzuki2
- ayak yalamamış erkek kalmaması5
- mantı abartılmış balon bir yemektir7
- tarihte yaşamış birini ölesiye savunmak5
- ertan özyiğiti uzaylılar kaçırsaydı3
- bugün hollanda japonya maçı saat 23 te trt 1 de2
- kadınlar neyden hoşlanır10
- vincenzo montella9
- kemal kılıçdaroğlu15
- naylon çorap fetişi2
- trt 13
- arkadaşlar çok sıkıcısınız2
- avustralya9
- ilk ev hapsi bilekliğim4
- başıboş köpek sorunu4
- carlsberg elephant2
- karısını döven erkekler2
entry'ler (48)
beni bul eski dost...
satmak isteyenlere hitaben 10 adet ekşi hesabı alınacaktır.
elinde hesap olanlar yazsın. ilgileniyorum. adetli alım yapacağım. ücret peşin.
hacivat karagöz neden öldürüldü
literatürde psikosomatik olarak adlandırılır.
öyle bir şey olmadığını biliyoruz. internetten "operation gertrud" diye arayın. hitler'in türkiye saldırı planlarını görürsünüz.
hoş sohbet, tertemiz bir arkadaşımızdır. sever sayarız.
(bkz: çakma flash tv)
üzerine sifon çekilen temel hukuk prensibidir.
beyninizi kapıda bırakın.
beşiktaş'ın sırtındaki çıban.
tuvalet kullanım talimatnamesi...
adına pkk denilen vicdansız allahsız köpeklerin katlettiği öğretmenimiz.
"Türklüğün vicdanı bir;
Dîni bir, vatanı bir;
Fakat hepsi ayrılır
Olmazsa lisanı bir."
Vefatının 94. Yılında #ZiyaGökalp'i rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
Ruhu şad, mekanı Cennet Olsun.
25 Ekim 1924
her diyarbakır doğumlunun "kürt" olduğu gibi bir etiketlemenin zeka düzeyinin eleştirilerine maruz kalmaktadır. ziya gökalp'in çok da...
Dîni bir, vatanı bir;
Fakat hepsi ayrılır
Olmazsa lisanı bir."
Vefatının 94. Yılında #ZiyaGökalp'i rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
Ruhu şad, mekanı Cennet Olsun.
25 Ekim 1924
her diyarbakır doğumlunun "kürt" olduğu gibi bir etiketlemenin zeka düzeyinin eleştirilerine maruz kalmaktadır. ziya gökalp'in çok da...
el, boyun ve bilekler önemli. bir kadının zerafetini ancak bu şekilde görebilirsiniz.
yüzde fondoten, saçlarda boya, tırnaklarda oje vs vs vs. fakat bunlar saklanamaz.
yüzde fondoten, saçlarda boya, tırnaklarda oje vs vs vs. fakat bunlar saklanamaz.
yobazlık çeşit çeşittir.
aşırı uç dindarlığın bir yobazlık olduğu gibi aşırı uç modernlik de bir o kadar yobazlıktır.
genel portre itibari ile dine sarılanlar ile atatürk'e sarılanlar mevcut:
28 şubat sürecinde memuriyet statüsündeki öğretmenlerin, askerlerin ve polislerin aşırı uç modernizm taraftarları tarafından fotokopi, temizlik gibi sırf dindar oldukları gerekçesi ile tenzil-, rütbe edildiklerini gördüm. sırf başörtülü oldukları gerekçesi ile binlerce kız, üniversite kapılarında rezil rüsva edildi ve cemaatlere terk edildi. aynı görüşteki erkeklere ise ne hikmetse dokunulmadı. yapılanların neresinin elle tutulur derseniz, hiçbir yeri. maalesef bu devlet erkini elini bulunduranlar tarafından gerçekleştirildiği için devlete bir düşmanlık doğdu.
rijit dönem sonra erdiğinde ise zulme uğrayanlar, iktidarı ele aldı. cemaatler 28 şubat ile güçlendi. 99 depremi ile de ciddi maddi güçlere ulaştı ve holdingleşmeye başladı. böylece de dış güçlerin dikkatini çekmeyi başardılar. bu dönemde mateessüf bir şekilde aşırı uç modernistlerin aşırı uç dindarlara getirdiği bütün eleştiriler bir bir gerçekleşti. yargısız infazlar yapıldı ve en önemlisi yargı siyasallaştı.
dine sarılanların bir kısmı; para hırslarını, bir yerlere gelme heveslerini, devlet düşmanlıklarını, türk ile olan kavgalarını din ile örtmeye çalıştı.
atatürk'e sarılanların bir kısmı ise devletin kaynaklarının babasının malı gibi gördü, kendi gibi düşünmeyenlere tahammül edemedi, devlet düşmanlığı ve türk ile olan kavgalarını atatürk üzerinden örtmeye çalıştı.
devlet düşmanlığı ve türk ile kavga özelliği taşıyanlar her iki dönemde de zulmeden tarafta olabilmek gibi bir başarı gösterdiler. dün malum kişiye güzellemeler yaparken bugün küfrediyor. açılım döneminde eli kanlı terör örgütüne methiyeler düzebilirken, operasyonlar başlayınca anında rota değiştiriyor, mckinsey olayında da görüleceği üzere fırıldak karakteri gösterebiliyor. maalesef türk televizyonları bu tür yavşaklarla dolu ve bol sıfırlı maaşlar alarak gazete köşelerini işgal ederek kalemşörlük yapabiliyorlar.
bu ülkede her zaman zalim ve mazlumlar var. sadece roller ve kişiler değişiyor. yapılan ise hep aynı...
ülkemizin son 80 senesinin özeti budur.
aşırı uç dindarlığın bir yobazlık olduğu gibi aşırı uç modernlik de bir o kadar yobazlıktır.
genel portre itibari ile dine sarılanlar ile atatürk'e sarılanlar mevcut:
28 şubat sürecinde memuriyet statüsündeki öğretmenlerin, askerlerin ve polislerin aşırı uç modernizm taraftarları tarafından fotokopi, temizlik gibi sırf dindar oldukları gerekçesi ile tenzil-, rütbe edildiklerini gördüm. sırf başörtülü oldukları gerekçesi ile binlerce kız, üniversite kapılarında rezil rüsva edildi ve cemaatlere terk edildi. aynı görüşteki erkeklere ise ne hikmetse dokunulmadı. yapılanların neresinin elle tutulur derseniz, hiçbir yeri. maalesef bu devlet erkini elini bulunduranlar tarafından gerçekleştirildiği için devlete bir düşmanlık doğdu.
rijit dönem sonra erdiğinde ise zulme uğrayanlar, iktidarı ele aldı. cemaatler 28 şubat ile güçlendi. 99 depremi ile de ciddi maddi güçlere ulaştı ve holdingleşmeye başladı. böylece de dış güçlerin dikkatini çekmeyi başardılar. bu dönemde mateessüf bir şekilde aşırı uç modernistlerin aşırı uç dindarlara getirdiği bütün eleştiriler bir bir gerçekleşti. yargısız infazlar yapıldı ve en önemlisi yargı siyasallaştı.
dine sarılanların bir kısmı; para hırslarını, bir yerlere gelme heveslerini, devlet düşmanlıklarını, türk ile olan kavgalarını din ile örtmeye çalıştı.
atatürk'e sarılanların bir kısmı ise devletin kaynaklarının babasının malı gibi gördü, kendi gibi düşünmeyenlere tahammül edemedi, devlet düşmanlığı ve türk ile olan kavgalarını atatürk üzerinden örtmeye çalıştı.
devlet düşmanlığı ve türk ile kavga özelliği taşıyanlar her iki dönemde de zulmeden tarafta olabilmek gibi bir başarı gösterdiler. dün malum kişiye güzellemeler yaparken bugün küfrediyor. açılım döneminde eli kanlı terör örgütüne methiyeler düzebilirken, operasyonlar başlayınca anında rota değiştiriyor, mckinsey olayında da görüleceği üzere fırıldak karakteri gösterebiliyor. maalesef türk televizyonları bu tür yavşaklarla dolu ve bol sıfırlı maaşlar alarak gazete köşelerini işgal ederek kalemşörlük yapabiliyorlar.
bu ülkede her zaman zalim ve mazlumlar var. sadece roller ve kişiler değişiyor. yapılan ise hep aynı...
ülkemizin son 80 senesinin özeti budur.
avustralya'nın sydey ve melbourne kentlerinin ardından en fazla türk'ün yaşadığı şehir. doğası harikadır. fakat türlü türlü zehirli yılan, çiyan, örümcek ve yırtıcılardan timsah gibi afrika'da var olduğunu düşündüğünüz haşerat burada zaman zaman şehir içerisinde görülebilir.
hayreddin karaman'ın şu yazısı unutulmamalı:
Kamuya (ve bu arada ümmete) ait zararı önlemek için bir şahıs, bölge veya gruba ait zarar göze alınır, sineye çekilir.
Siyasette olan selim akıl ve kalb sahiplerine de bu kuralı hatırlatıyor ve örnek olarak merhum şehid Muhsin Yazıcıoğlu"nu dua ile anıyorum.
kaynak: https://www.yenisafak.com...stlari-ve-dumanlari-44456
Kamuya (ve bu arada ümmete) ait zararı önlemek için bir şahıs, bölge veya gruba ait zarar göze alınır, sineye çekilir.
Siyasette olan selim akıl ve kalb sahiplerine de bu kuralı hatırlatıyor ve örnek olarak merhum şehid Muhsin Yazıcıoğlu"nu dua ile anıyorum.
kaynak: https://www.yenisafak.com...stlari-ve-dumanlari-44456
paranın üç kaynağı vardır:
peder
kader
kayınpeder.
ilk ikisinden şansınız gülmedi ise üçüncüsü için şansınızı zorlayın.
peder
kader
kayınpeder.
ilk ikisinden şansınız gülmedi ise üçüncüsü için şansınızı zorlayın.