bugün
- ağlamamak için kendini tutmak12
- aslında hayatta yapayalnız olmamız4
- yıllar sonra sözlüğe dönen yazar3
- en iyi simit hangi şehirdedir18
- domdomusa'nın haksız yere çaylaklanması6
- intihar4
- gelibolu da yaşamak vs çanakkale merkez de yaşamak5
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması8
- ctrlx22
- yalnız yaşamak5
- sigortalı bir iş bul çalış4
- güneş gözlüğü3
- tuvalete gitmenin zaman kaybı olması2
- bütün hiçlerle toplanıp beyin fırtınası yapmak2
- velvet hanım iyi geceler2
- chatgpt ile dertleşmek3
- gürcistan22
- pamuk şeker pembesi oje2
- toksik insanlar2
- e'e f e5
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili9
- alman atasözleri2
- içim yanıyor be sözlük7
- hewal ebo18
- beleş sigarayı öksürtüyor diyerek reddeden keriz4
- lahmacunu elle yiyen kız14
- parcalandim toparlanamiyorum5
- öldürme arzusu2
- mutfağına konuk olunan yazarın işine karışmak3
- paranın üstüne instagram adresini yazan sığır2
- geçmişe özlemle bakmak3
- kuran da namaz yok21
- usualsuspectss3
- cem gürdap2
- şimdi arkadaşlar3
- memelerini okşarken kız nasıl inler4
- ilgi isteyen kız16
- öyle bir şey yaz ki okuyan şaşırsın5
- cinle karşılaşınca yapılacak ilk hareket7
- hiç tadın tuzun olmaması3
- türk düşmanları4
- güneş4
- insanların akıl vermesinden yorulmak2
- asansörde kalmak7
- sözlükte kesme işareti olmaması3
- ismail alpen'in yazılımcı olduğu gerçeği3
- judas2
- hatay suriye nindir diyen esad yanlısı5
- hoşlanılan kızın sevgilisi olduğunu öğrenmek3
- borcunu ödemeyen insan3
entry'ler (48)
beni bul eski dost...
satmak isteyenlere hitaben 10 adet ekşi hesabı alınacaktır.
elinde hesap olanlar yazsın. ilgileniyorum. adetli alım yapacağım. ücret peşin.
hacivat karagöz neden öldürüldü
literatürde psikosomatik olarak adlandırılır.
öyle bir şey olmadığını biliyoruz. internetten "operation gertrud" diye arayın. hitler'in türkiye saldırı planlarını görürsünüz.
hoş sohbet, tertemiz bir arkadaşımızdır. sever sayarız.
(bkz: çakma flash tv)
üzerine sifon çekilen temel hukuk prensibidir.
beyninizi kapıda bırakın.
beşiktaş'ın sırtındaki çıban.
tuvalet kullanım talimatnamesi...
adına pkk denilen vicdansız allahsız köpeklerin katlettiği öğretmenimiz.
"Türklüğün vicdanı bir;
Dîni bir, vatanı bir;
Fakat hepsi ayrılır
Olmazsa lisanı bir."
Vefatının 94. Yılında #ZiyaGökalp'i rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
Ruhu şad, mekanı Cennet Olsun.
25 Ekim 1924
her diyarbakır doğumlunun "kürt" olduğu gibi bir etiketlemenin zeka düzeyinin eleştirilerine maruz kalmaktadır. ziya gökalp'in çok da...
Dîni bir, vatanı bir;
Fakat hepsi ayrılır
Olmazsa lisanı bir."
Vefatının 94. Yılında #ZiyaGökalp'i rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
Ruhu şad, mekanı Cennet Olsun.
25 Ekim 1924
her diyarbakır doğumlunun "kürt" olduğu gibi bir etiketlemenin zeka düzeyinin eleştirilerine maruz kalmaktadır. ziya gökalp'in çok da...
el, boyun ve bilekler önemli. bir kadının zerafetini ancak bu şekilde görebilirsiniz.
yüzde fondoten, saçlarda boya, tırnaklarda oje vs vs vs. fakat bunlar saklanamaz.
yüzde fondoten, saçlarda boya, tırnaklarda oje vs vs vs. fakat bunlar saklanamaz.
yobazlık çeşit çeşittir.
aşırı uç dindarlığın bir yobazlık olduğu gibi aşırı uç modernlik de bir o kadar yobazlıktır.
genel portre itibari ile dine sarılanlar ile atatürk'e sarılanlar mevcut:
28 şubat sürecinde memuriyet statüsündeki öğretmenlerin, askerlerin ve polislerin aşırı uç modernizm taraftarları tarafından fotokopi, temizlik gibi sırf dindar oldukları gerekçesi ile tenzil-, rütbe edildiklerini gördüm. sırf başörtülü oldukları gerekçesi ile binlerce kız, üniversite kapılarında rezil rüsva edildi ve cemaatlere terk edildi. aynı görüşteki erkeklere ise ne hikmetse dokunulmadı. yapılanların neresinin elle tutulur derseniz, hiçbir yeri. maalesef bu devlet erkini elini bulunduranlar tarafından gerçekleştirildiği için devlete bir düşmanlık doğdu.
rijit dönem sonra erdiğinde ise zulme uğrayanlar, iktidarı ele aldı. cemaatler 28 şubat ile güçlendi. 99 depremi ile de ciddi maddi güçlere ulaştı ve holdingleşmeye başladı. böylece de dış güçlerin dikkatini çekmeyi başardılar. bu dönemde mateessüf bir şekilde aşırı uç modernistlerin aşırı uç dindarlara getirdiği bütün eleştiriler bir bir gerçekleşti. yargısız infazlar yapıldı ve en önemlisi yargı siyasallaştı.
dine sarılanların bir kısmı; para hırslarını, bir yerlere gelme heveslerini, devlet düşmanlıklarını, türk ile olan kavgalarını din ile örtmeye çalıştı.
atatürk'e sarılanların bir kısmı ise devletin kaynaklarının babasının malı gibi gördü, kendi gibi düşünmeyenlere tahammül edemedi, devlet düşmanlığı ve türk ile olan kavgalarını atatürk üzerinden örtmeye çalıştı.
devlet düşmanlığı ve türk ile kavga özelliği taşıyanlar her iki dönemde de zulmeden tarafta olabilmek gibi bir başarı gösterdiler. dün malum kişiye güzellemeler yaparken bugün küfrediyor. açılım döneminde eli kanlı terör örgütüne methiyeler düzebilirken, operasyonlar başlayınca anında rota değiştiriyor, mckinsey olayında da görüleceği üzere fırıldak karakteri gösterebiliyor. maalesef türk televizyonları bu tür yavşaklarla dolu ve bol sıfırlı maaşlar alarak gazete köşelerini işgal ederek kalemşörlük yapabiliyorlar.
bu ülkede her zaman zalim ve mazlumlar var. sadece roller ve kişiler değişiyor. yapılan ise hep aynı...
ülkemizin son 80 senesinin özeti budur.
aşırı uç dindarlığın bir yobazlık olduğu gibi aşırı uç modernlik de bir o kadar yobazlıktır.
genel portre itibari ile dine sarılanlar ile atatürk'e sarılanlar mevcut:
28 şubat sürecinde memuriyet statüsündeki öğretmenlerin, askerlerin ve polislerin aşırı uç modernizm taraftarları tarafından fotokopi, temizlik gibi sırf dindar oldukları gerekçesi ile tenzil-, rütbe edildiklerini gördüm. sırf başörtülü oldukları gerekçesi ile binlerce kız, üniversite kapılarında rezil rüsva edildi ve cemaatlere terk edildi. aynı görüşteki erkeklere ise ne hikmetse dokunulmadı. yapılanların neresinin elle tutulur derseniz, hiçbir yeri. maalesef bu devlet erkini elini bulunduranlar tarafından gerçekleştirildiği için devlete bir düşmanlık doğdu.
rijit dönem sonra erdiğinde ise zulme uğrayanlar, iktidarı ele aldı. cemaatler 28 şubat ile güçlendi. 99 depremi ile de ciddi maddi güçlere ulaştı ve holdingleşmeye başladı. böylece de dış güçlerin dikkatini çekmeyi başardılar. bu dönemde mateessüf bir şekilde aşırı uç modernistlerin aşırı uç dindarlara getirdiği bütün eleştiriler bir bir gerçekleşti. yargısız infazlar yapıldı ve en önemlisi yargı siyasallaştı.
dine sarılanların bir kısmı; para hırslarını, bir yerlere gelme heveslerini, devlet düşmanlıklarını, türk ile olan kavgalarını din ile örtmeye çalıştı.
atatürk'e sarılanların bir kısmı ise devletin kaynaklarının babasının malı gibi gördü, kendi gibi düşünmeyenlere tahammül edemedi, devlet düşmanlığı ve türk ile olan kavgalarını atatürk üzerinden örtmeye çalıştı.
devlet düşmanlığı ve türk ile kavga özelliği taşıyanlar her iki dönemde de zulmeden tarafta olabilmek gibi bir başarı gösterdiler. dün malum kişiye güzellemeler yaparken bugün küfrediyor. açılım döneminde eli kanlı terör örgütüne methiyeler düzebilirken, operasyonlar başlayınca anında rota değiştiriyor, mckinsey olayında da görüleceği üzere fırıldak karakteri gösterebiliyor. maalesef türk televizyonları bu tür yavşaklarla dolu ve bol sıfırlı maaşlar alarak gazete köşelerini işgal ederek kalemşörlük yapabiliyorlar.
bu ülkede her zaman zalim ve mazlumlar var. sadece roller ve kişiler değişiyor. yapılan ise hep aynı...
ülkemizin son 80 senesinin özeti budur.
avustralya'nın sydey ve melbourne kentlerinin ardından en fazla türk'ün yaşadığı şehir. doğası harikadır. fakat türlü türlü zehirli yılan, çiyan, örümcek ve yırtıcılardan timsah gibi afrika'da var olduğunu düşündüğünüz haşerat burada zaman zaman şehir içerisinde görülebilir.
hayreddin karaman'ın şu yazısı unutulmamalı:
Kamuya (ve bu arada ümmete) ait zararı önlemek için bir şahıs, bölge veya gruba ait zarar göze alınır, sineye çekilir.
Siyasette olan selim akıl ve kalb sahiplerine de bu kuralı hatırlatıyor ve örnek olarak merhum şehid Muhsin Yazıcıoğlu"nu dua ile anıyorum.
kaynak: https://www.yenisafak.com...stlari-ve-dumanlari-44456
Kamuya (ve bu arada ümmete) ait zararı önlemek için bir şahıs, bölge veya gruba ait zarar göze alınır, sineye çekilir.
Siyasette olan selim akıl ve kalb sahiplerine de bu kuralı hatırlatıyor ve örnek olarak merhum şehid Muhsin Yazıcıoğlu"nu dua ile anıyorum.
kaynak: https://www.yenisafak.com...stlari-ve-dumanlari-44456
paranın üç kaynağı vardır:
peder
kader
kayınpeder.
ilk ikisinden şansınız gülmedi ise üçüncüsü için şansınızı zorlayın.
peder
kader
kayınpeder.
ilk ikisinden şansınız gülmedi ise üçüncüsü için şansınızı zorlayın.