bugün
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor17
- pazartesi görünümlü cuma5
- cedidacer tarzı entry girmek6
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız9
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi20
- türk solu6
- sözlük kızlarının bir işe yaramaması3
- oğlak burcu4
- fransa da 100 euroya satışa çıkarılan denizaltı2
- kafede kış çayı içen erkek4
- insan doğuştan iyi midir16
- mahmud abbas5
- sinem dedetaş11
- onaya ihtiyaç duymadan değerli hissedebilmek8
- baba olmak3
- sözlüğün içler acısı hali ve zavallı yazarlar7
- aykut kocaman3
- dabbet ul arz geldiğinde bilimin sıçacak olması3
- üçler yediler kırklar6
- bm deposunun israil saldırısında hasar görmesi4
- amedspor12
- türkiyeliyim ve mutluyum7
- istanbul da chp'li başkanlara soruşturma3
- hamid abim olsaydı bunlar başımıza gelmezdi2
- ösym gözetmenlerinin tavan yapan egosu2
- ölüm haberi almak2
- aleksey batrakov3
- apo çıkarsa ulusalcılar ne yapacak10
- parayı kaldırıp ortadan kaybolmak4
- fon vurgunu17
- nervio'nun başkalarının fotoğrafını paylaşması12
- ekşi sözlük toplu yazar alımı9
- katalonya özerk bölgesi5
- 29 ekim cumhuriyet bayramı17
- hiç şişman kadınlar sevişmemiş erkek3
- papatya çayı içen erkek7
- anın görüntüsü14
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı62
- sözlükte 1 63 den uzun hanımefendi yazar olmaması7
- hoyrat gecelerde bazen anüs koklamak istersin7
- ismet inönü6
- gecenin şarkısı12
- ince çorap giyip üşümüyorum ama diyen bayan5
- ölmüş birinin fotoğraflarına bakmak5
- cumhuriyet bayramı14
- kapadokya da çökme sonucu iki kişinin ölmesi6
- escort taş mı yesin11
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı21
- kapadokyada peri bacası çöktü7
- bir adaya düşsek6
yobazlık çeşit çeşittir.
aşırı uç dindarlığın bir yobazlık olduğu gibi aşırı uç modernlik de bir o kadar yobazlıktır.
genel portre itibari ile dine sarılanlar ile atatürk'e sarılanlar mevcut:
28 şubat sürecinde memuriyet statüsündeki öğretmenlerin, askerlerin ve polislerin aşırı uç modernizm taraftarları tarafından fotokopi, temizlik gibi sırf dindar oldukları gerekçesi ile tenzil-, rütbe edildiklerini gördüm. sırf başörtülü oldukları gerekçesi ile binlerce kız, üniversite kapılarında rezil rüsva edildi ve cemaatlere terk edildi. aynı görüşteki erkeklere ise ne hikmetse dokunulmadı. yapılanların neresinin elle tutulur derseniz, hiçbir yeri. maalesef bu devlet erkini elini bulunduranlar tarafından gerçekleştirildiği için devlete bir düşmanlık doğdu.
rijit dönem sonra erdiğinde ise zulme uğrayanlar, iktidarı ele aldı. cemaatler 28 şubat ile güçlendi. 99 depremi ile de ciddi maddi güçlere ulaştı ve holdingleşmeye başladı. böylece de dış güçlerin dikkatini çekmeyi başardılar. bu dönemde mateessüf bir şekilde aşırı uç modernistlerin aşırı uç dindarlara getirdiği bütün eleştiriler bir bir gerçekleşti. yargısız infazlar yapıldı ve en önemlisi yargı siyasallaştı.
dine sarılanların bir kısmı; para hırslarını, bir yerlere gelme heveslerini, devlet düşmanlıklarını, türk ile olan kavgalarını din ile örtmeye çalıştı.
atatürk'e sarılanların bir kısmı ise devletin kaynaklarının babasının malı gibi gördü, kendi gibi düşünmeyenlere tahammül edemedi, devlet düşmanlığı ve türk ile olan kavgalarını atatürk üzerinden örtmeye çalıştı.
devlet düşmanlığı ve türk ile kavga özelliği taşıyanlar her iki dönemde de zulmeden tarafta olabilmek gibi bir başarı gösterdiler. dün malum kişiye güzellemeler yaparken bugün küfrediyor. açılım döneminde eli kanlı terör örgütüne methiyeler düzebilirken, operasyonlar başlayınca anında rota değiştiriyor, mckinsey olayında da görüleceği üzere fırıldak karakteri gösterebiliyor. maalesef türk televizyonları bu tür yavşaklarla dolu ve bol sıfırlı maaşlar alarak gazete köşelerini işgal ederek kalemşörlük yapabiliyorlar.
bu ülkede her zaman zalim ve mazlumlar var. sadece roller ve kişiler değişiyor. yapılan ise hep aynı...
ülkemizin son 80 senesinin özeti budur.
aşırı uç dindarlığın bir yobazlık olduğu gibi aşırı uç modernlik de bir o kadar yobazlıktır.
genel portre itibari ile dine sarılanlar ile atatürk'e sarılanlar mevcut:
28 şubat sürecinde memuriyet statüsündeki öğretmenlerin, askerlerin ve polislerin aşırı uç modernizm taraftarları tarafından fotokopi, temizlik gibi sırf dindar oldukları gerekçesi ile tenzil-, rütbe edildiklerini gördüm. sırf başörtülü oldukları gerekçesi ile binlerce kız, üniversite kapılarında rezil rüsva edildi ve cemaatlere terk edildi. aynı görüşteki erkeklere ise ne hikmetse dokunulmadı. yapılanların neresinin elle tutulur derseniz, hiçbir yeri. maalesef bu devlet erkini elini bulunduranlar tarafından gerçekleştirildiği için devlete bir düşmanlık doğdu.
rijit dönem sonra erdiğinde ise zulme uğrayanlar, iktidarı ele aldı. cemaatler 28 şubat ile güçlendi. 99 depremi ile de ciddi maddi güçlere ulaştı ve holdingleşmeye başladı. böylece de dış güçlerin dikkatini çekmeyi başardılar. bu dönemde mateessüf bir şekilde aşırı uç modernistlerin aşırı uç dindarlara getirdiği bütün eleştiriler bir bir gerçekleşti. yargısız infazlar yapıldı ve en önemlisi yargı siyasallaştı.
dine sarılanların bir kısmı; para hırslarını, bir yerlere gelme heveslerini, devlet düşmanlıklarını, türk ile olan kavgalarını din ile örtmeye çalıştı.
atatürk'e sarılanların bir kısmı ise devletin kaynaklarının babasının malı gibi gördü, kendi gibi düşünmeyenlere tahammül edemedi, devlet düşmanlığı ve türk ile olan kavgalarını atatürk üzerinden örtmeye çalıştı.
devlet düşmanlığı ve türk ile kavga özelliği taşıyanlar her iki dönemde de zulmeden tarafta olabilmek gibi bir başarı gösterdiler. dün malum kişiye güzellemeler yaparken bugün küfrediyor. açılım döneminde eli kanlı terör örgütüne methiyeler düzebilirken, operasyonlar başlayınca anında rota değiştiriyor, mckinsey olayında da görüleceği üzere fırıldak karakteri gösterebiliyor. maalesef türk televizyonları bu tür yavşaklarla dolu ve bol sıfırlı maaşlar alarak gazete köşelerini işgal ederek kalemşörlük yapabiliyorlar.
bu ülkede her zaman zalim ve mazlumlar var. sadece roller ve kişiler değişiyor. yapılan ise hep aynı...
ülkemizin son 80 senesinin özeti budur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar