bugün
- kolye70
- sözlük obezlerinin fotoğrafları11
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak11
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- fransa5
- futbol18
- evi ev yapan şeyler14
- bugün sözlüğün sakin olması4
- queen ravenna'nın kutsal büyücülük kitabı3
- sarı teker kim sorunsalı7
- ankara8
- papatya5
- evrim2
- odanız sade mi olsun yaratıcı mı2
- fenerbahçe18
- nervio'nun arkadaşının eline asık olmak5
- almanya10
- fc barcelona4
- ona bir şey söyle9
- çehrenin duygularla değişmesi2
- elektrik kesintisi2
- yalnızlık ömür boyu4
- bileklik19
- benzin2
- türkiye18
- jeffrey epstein6
- anadolu çomarları7
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- true bey birader birader beydir2
- alanyaspor2
- galatasaray19
- anın görüntüsü21
- bu ekonomide hala kadın çalışmamalı diyen tip7
- çalışmak isteyen bağyan kişilik4
- sözlük bitmiş arkadaşlar4
- uzun yola gitmeyi özlemek3
- süper lig7
- tır şoförü olmayı istemek13
- karısı çalıştıran erkek gitsin vurdursun9
- beşiktaş17
- kedi9
- oyun2
- ebru gündeş2
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek12
- erdoğan'ın 38 bin personel alımı müjdesi2
- kim kimi neden sevmiyor14
- hangimiz sevmedik2
- yogartiksen39
- fenerbahçe 3 alanyaspor 02
entry'ler (124)
Birkaç sene içerisinde özeller arasında gözde olacağını düşündüğüm, terreddüt etmeden bir parçası olmaya karar verdiğim mimarlık fakültesidir.
haşlanan kurbağa misali.
şeytan aldı götürdü. *
ayn rand- hayatın kaynağı ( the fountainhead ).
sınav salonunun tavanı çökebilir ve tuğlalar başınıza gelebilir. Bu hiç de hoş olmazdı heralde. *!
solist olarak işe yarayabilirim ben şahsen. *
herhangi bir sorun çıktığında ayakkabılarına sahip çıkmayan, işten sıyrılma yoluna giderek sizi zor duruma düşüren, uyduruk ayakkabı markası.
an itibariyle bilinmeyen numaralar reklamından çok 900lü hatlar reklamına dönmüş olan reklamdır. ama yiğidi öldür hakkını yeme, başarılı hamle. ilgi çekmek açısından diğer 118 li hatların önüne açık ara geçtiler.
reklamındaki, okulda olması gerekiyorken evleniyo olan kızın adının 'fatmagül' olmasının garip bir rastlantı olduğunu düşündüğüm kampanya.
(bkz: fatmagülün suçu ne)
(bkz: fatmagülün suçu ne)
yanık halde yemek istenmiyorsa kurabiyenin yarım saatten fazla fırında tutulmaması gerektiği.
iskoç aksanı ile amerikan aksanının ortasında kalan aksandır.
bir veda söylemidir. abuk subuk bir kaç insan okusun diye devamlı karşılıksız yazmaktansa anlatılacak bir şey var ise bunu sohbet halinde yapmaya yani yaşama ağırlık vermeye karar vermenin neticesidir. tavsiye edilendir.
(bkz: hayat sokaklarda)
(bkz: hayat sokaklarda)
uno adlı oyunda kullanılan bir terimdir. skip attığınızda bir sonraki oyuncu oynayamaz ve kart atma sırası sıradaki oyuncuya geçer.
sözlüğün mide kaldırıcı ya da mantık dışı şeyler içeren entryler ile doldurulup kirletilmesine karşı başlatılmış bir kampanyadır.
nereyi imzalıyoruz?
nereyi imzalıyoruz?
ekşi sözlükte henüz yazar olamadığı için canı sıkkın olan çaylağın ütopik varsayımıdır.
--spoiler--
Ben böyle her seyle kavga ederken, duydum ki diger insanlar özgükten bahsediyorlar ve bu biricik haklarını savundukça, ailelerinin isteklerine daha fazla boyun eğiyorlar; yaşamlarının geri kalanını birlikte geçirmeye söz verdikleri insanlarla evliliklerine, ekonomiye, yaptıkları diyetlere, yarım kalmış projelere, 'Hayır' ya da 'Bitti' demeyi bir türlü beceremedikleri sevgililerine, hiç sevmedikleri insanlarla öğle yemeği yemeye mecbur oldukları hafta sonlarına esir oluyorlar. Lükse, lüksün görüntüsüne, lüksün görüntüsünün görüntüsüne köle olanlar. Ve birbirinin aynı günler ve geceler geçirenler, 'macera' kelimesinin sadece kitaplarda geçen bir sözcük ya da daima açık duran televizyonda bir hayal olduğu günler ve geceler; ve ne zaman önlerinde yeni bir kapı açılsa,
"ilgilenmiyorum. Havamda değilim," diyenler.
Oysa hiç denemedikleri bir şey için hazır olup olmadıklarını nereden bilebilirler? Ancak bunu sormanın bir anlamı yok; gerçek ise içinde büyüdükleri ve alışkın oldukları dünya düzeninin bozulmasından korkmalarıdır.
--spoiler--
Ben böyle her seyle kavga ederken, duydum ki diger insanlar özgükten bahsediyorlar ve bu biricik haklarını savundukça, ailelerinin isteklerine daha fazla boyun eğiyorlar; yaşamlarının geri kalanını birlikte geçirmeye söz verdikleri insanlarla evliliklerine, ekonomiye, yaptıkları diyetlere, yarım kalmış projelere, 'Hayır' ya da 'Bitti' demeyi bir türlü beceremedikleri sevgililerine, hiç sevmedikleri insanlarla öğle yemeği yemeye mecbur oldukları hafta sonlarına esir oluyorlar. Lükse, lüksün görüntüsüne, lüksün görüntüsünün görüntüsüne köle olanlar. Ve birbirinin aynı günler ve geceler geçirenler, 'macera' kelimesinin sadece kitaplarda geçen bir sözcük ya da daima açık duran televizyonda bir hayal olduğu günler ve geceler; ve ne zaman önlerinde yeni bir kapı açılsa,
"ilgilenmiyorum. Havamda değilim," diyenler.
Oysa hiç denemedikleri bir şey için hazır olup olmadıklarını nereden bilebilirler? Ancak bunu sormanın bir anlamı yok; gerçek ise içinde büyüdükleri ve alışkın oldukları dünya düzeninin bozulmasından korkmalarıdır.
--spoiler--