bugün
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- sözlükte kadınlara sararak tatmin olan incel5
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- türklerin ileri olduğu konular20
- eski seni özlüyor musun6
- deri ceketli serseri4
- her başlığın altında biten sözlük paraziti5
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı4
- bir kadının en güzel bölgesi8
- sözlüğün kalitesindeki artış4
- caner taslaman7
- seninle şurada olabilirdik5
- dünyanın en güzel tatlısı8
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- ioçke'nin elleri4
- vantilatörü kendine çevirmek6
- abd vizesi4
- özlenen hissiyatlar6
- ruh hastası olan yazarlar6
- bir insanın daraldığında sığınabileceği yerler5
- antipanik'in hedef gösterdiği yazar kim3
- kültürün bireyi boğması3
- evdeki alkolün bittiği anda yapılacaklar5
- kasiyer kızdan hoşlanmak4
- basit bir olayı çok uzun anlatan insanlar3
- gocu pandela barışı3
- kültür seviyesi yüksek esprilerin havada kalması4
- bir insanda en sevilen özellik2
- ayak istiyorum ayak bulun bana ayak3
- dinsize inanır mısın17
- kız yazarların daha çok artı oylanması3
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı4
- bülent ersoyun lolita estetiği4
- un çuvalına dönmüş kafasını atan tip2
- kürt milletinin çirkin olma sebepleri3
- kadının en güzel yerinin ayak ve bacak olması4
- gocu meme ucu5
- fransa ingilte üçüncülük maçı2
- salak yazarlar7
- pandela6
- uyuyorum ben bir şey diyor musunuz2
- misafir çocuğunun arkasından edilen küfürler4
- gülümse diye darlayan fotoğrafçı3
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak7
- çerkez ethem3
- geceye bir şarkı bırak22
- seksen sekiz kilo sözlük kızı3
- tüm yazarların ısrarla format dışı entry girmesi4
- yorgun mermi4
entry'ler (452)
Şokun etkisi ile oraya yığılıp kaldı. Bayılmıştı.
Ama ne bayılmak.
Bayılmak gözünüz görsün dercesine bayılmıştı.
Ama ne bayılmak.
Bayılmak gözünüz görsün dercesine bayılmıştı.
cevap bekleyen önemli pek çok soruya neden olan hadise.
Örnek:
1944 Yılı'nın şampiyonu kim oluyor bu durumda?
Fenerbahçe mi Beşiktaş mı?
Örnek:
1944 Yılı'nın şampiyonu kim oluyor bu durumda?
Fenerbahçe mi Beşiktaş mı?
Eşsiz bir ses ve yoruma sahip olan efsane ses sanatçısı.
Gerçekten çok değişik bir tarzı var. Nağmeleri, inişleri, çıkışları; bambaşka.
Örnek olarak; Saymadım kaç yıl oldu isimli Yusuf Nalkesen'e ait bir şarkı vardır.
Pek çok sanatçı bu eseri icra etmiştir.
Gel gör ki, Hiç kimse Gönül Akkor gibi söyleyememiştir bu eseri.
Seslendirmesi de sanki mümkün değildir.
Gerçekten çok değişik bir tarzı var. Nağmeleri, inişleri, çıkışları; bambaşka.
Örnek olarak; Saymadım kaç yıl oldu isimli Yusuf Nalkesen'e ait bir şarkı vardır.
Pek çok sanatçı bu eseri icra etmiştir.
Gel gör ki, Hiç kimse Gönül Akkor gibi söyleyememiştir bu eseri.
Seslendirmesi de sanki mümkün değildir.
Arka arkaya çalınan Ferdi Özbeğen yorumu ile bir şişe viski içilebilecek nazan öncel klasiğidir.
Tanımı çok güç bir isim. Çok farklı bir hikayesi olan, büyük sesli sanatçı.
"underrated","gerektiği değeri göremedi" ya da "ölünce kıymete bindi" gibi pek çok yorum yapıldı ardından.
Bunlar kısmen doğru olsa da, kendisine çok büyük itibar duyan bir kitleye de hafif bir haksızlık gibi sanki.
Bülent Ersoy'un gölgesinde kaldığı fikri de ayrı bir konu, arka planda kim bilir neler yaşanmıştır.
Hele bir de Eşref Kolçak'ın oğlu olduğu iddiası var ki, işleri iyice karıştırıyor. Gerçek değil gibi bence.
Almanya'da evlenmesi, son yıllarındaki değişim süreci, 80'li ve 90'lı yıllardaki yaşamı...
Filmi ya da belgeseli olabilecek bir insan izlenimi veriyor.
Türkiyede LGBT bir birey olarak zirveye oynamış ve zafer kazanmış iki büyük isme öykünmüş.
Bu işte de sesi ve yorumu ile ciddi bir yere gelmiş bir isim devran çağlar.
Adnan Pekak'a benzetiyorum sanki biraz kaderini.
TV dönemine denk gelmesi onu biraz daha şanslı kılmış.
Tam olarak Arabeskçi denemez ama damar olarak tabir edilebilecek ciddi sayıda şarkısı var.
Okullu bir isim değil ama sesinin rengi ve tarzı çok başarılı.
Bülent Ersoy'a benziyor mu bu anlamda evet benziyor ama farklı.
Söylemediği ve keşke söyleseydi dediğim pek çok şarkı var.
Allah rahmet eylesin.
Şuraya akla ilk gelen şarkılarından oluşan bir adet playlist bırakalım bir de:
Sahte Sevgililer
Bana ondan bahsetmeyin
Yalan olan sensin
Gittin
Elinden geleni
Beni mi Buldun
Yazık
Senin içindi
Ölene Kadar
Çok Seviyorum
Öldürürüm Kendimi
Sensiz de seninle yaşayacağım
Olmaz ki
Kavuşamadık
Kahrolayım
Ayrıldık
Sarhoşun biri
Yakarım bu şehri
Silemediler
Diyemedim
Şu dağlarda kar olsaydım
Aşığım sana
"underrated","gerektiği değeri göremedi" ya da "ölünce kıymete bindi" gibi pek çok yorum yapıldı ardından.
Bunlar kısmen doğru olsa da, kendisine çok büyük itibar duyan bir kitleye de hafif bir haksızlık gibi sanki.
Bülent Ersoy'un gölgesinde kaldığı fikri de ayrı bir konu, arka planda kim bilir neler yaşanmıştır.
Hele bir de Eşref Kolçak'ın oğlu olduğu iddiası var ki, işleri iyice karıştırıyor. Gerçek değil gibi bence.
Almanya'da evlenmesi, son yıllarındaki değişim süreci, 80'li ve 90'lı yıllardaki yaşamı...
Filmi ya da belgeseli olabilecek bir insan izlenimi veriyor.
Türkiyede LGBT bir birey olarak zirveye oynamış ve zafer kazanmış iki büyük isme öykünmüş.
Bu işte de sesi ve yorumu ile ciddi bir yere gelmiş bir isim devran çağlar.
Adnan Pekak'a benzetiyorum sanki biraz kaderini.
TV dönemine denk gelmesi onu biraz daha şanslı kılmış.
Tam olarak Arabeskçi denemez ama damar olarak tabir edilebilecek ciddi sayıda şarkısı var.
Okullu bir isim değil ama sesinin rengi ve tarzı çok başarılı.
Bülent Ersoy'a benziyor mu bu anlamda evet benziyor ama farklı.
Söylemediği ve keşke söyleseydi dediğim pek çok şarkı var.
Allah rahmet eylesin.
Şuraya akla ilk gelen şarkılarından oluşan bir adet playlist bırakalım bir de:
Sahte Sevgililer
Bana ondan bahsetmeyin
Yalan olan sensin
Gittin
Elinden geleni
Beni mi Buldun
Yazık
Senin içindi
Ölene Kadar
Çok Seviyorum
Öldürürüm Kendimi
Sensiz de seninle yaşayacağım
Olmaz ki
Kavuşamadık
Kahrolayım
Ayrıldık
Sarhoşun biri
Yakarım bu şehri
Silemediler
Diyemedim
Şu dağlarda kar olsaydım
Aşığım sana
ilhan irem'in müzik ve edebiyat tarihine mıh gibi işlediği, kült ötesi bir eser.
Müziği ilhan irem'e, sözleri Hansu irem'e aittir.
https://www.youtube.com/watch?v=Fb9gf0P29uw
Sözleri şu şekildedir;
hayallerimin sedef kapısını açınca
gül kokusu döndürür başımı
solgun, nazlı rüzgarda
saçında çiçeklerle gelirsin bana
gül kokulu çeyiz sandığı
yalnız gecelerde kıvranırken dalga dalga
gül kokulu çeyiz sandığını açınca
solgun, nazlı rüzgarda
saçında çiçeklerle gelirsin bana
ve örteriz üzerimize geceyi
unut unut bunları ! unut unut bunları !
hayalleri, yalanları ez / ez / ez çiçekleri ez,
hayalleri, yalanları ez / ez onbir pondluk ökçelerle
güzellikleri çerçeveler gibi boya dudaklarını
kır aynaları kır / kır / kır / kır kopar bağlarını
bir omuzunu göz kırpar gibi açıkta bırak
birşeyleri savur, birşeyleri yak !
yüreğini kapa ne kaldıysa senden sana, benden sana
sıkı sıkıya / sıkı sıkıya / sıkı sıkıya
yüreğini kapa ne kaldıysa senden sana, benden sana
sıkı sıkıya / sıkı sıkıya / sıkı sıkıya
'tamamlanınca eksik kalıyor birşeyler'
Müziği ilhan irem'e, sözleri Hansu irem'e aittir.
https://www.youtube.com/watch?v=Fb9gf0P29uw
Sözleri şu şekildedir;
hayallerimin sedef kapısını açınca
gül kokusu döndürür başımı
solgun, nazlı rüzgarda
saçında çiçeklerle gelirsin bana
gül kokulu çeyiz sandığı
yalnız gecelerde kıvranırken dalga dalga
gül kokulu çeyiz sandığını açınca
solgun, nazlı rüzgarda
saçında çiçeklerle gelirsin bana
ve örteriz üzerimize geceyi
unut unut bunları ! unut unut bunları !
hayalleri, yalanları ez / ez / ez çiçekleri ez,
hayalleri, yalanları ez / ez onbir pondluk ökçelerle
güzellikleri çerçeveler gibi boya dudaklarını
kır aynaları kır / kır / kır / kır kopar bağlarını
bir omuzunu göz kırpar gibi açıkta bırak
birşeyleri savur, birşeyleri yak !
yüreğini kapa ne kaldıysa senden sana, benden sana
sıkı sıkıya / sıkı sıkıya / sıkı sıkıya
yüreğini kapa ne kaldıysa senden sana, benden sana
sıkı sıkıya / sıkı sıkıya / sıkı sıkıya
'tamamlanınca eksik kalıyor birşeyler'
Yürek burkandır.
Ne olmuştur, nasıl olmuştur bilinmez. Araya giren şeytanlar, oyunlar, dönen dolaplar...
Oğlan karga tulumba kovulur evinden yurdundan. Ayrılık acıdır ama bu ölümden beterdir.
Veda edemeden, anlam veremeden, tutunacak bir öfkeye bile sahip olamadan sürülür gider uzaklara.
. . .
Yıllar geçer, sular biraz durulur ya da öyle görünür. Döner yurduna. Neden, ne amaçla o da bilinmez.
Boş boş dolaşır sokaklarında kasabanın, anlamsız bakışlarla.
Derken, o eski patikada karşısına "O" Çıkar. Önceki gün uzaktan görmüştür ancak bu sefer karşısındadır.
Yıllarca kafasında yaşattığı o an, "O" ve damarlarında varlığını yeniden hissettiren cam kırıkları...
Önce "O" başlar;
-- Hoş Geldin.
- Hoş Bulduk.
--Nasılsın?
-iyiyim, saol. Sen?
--Gördüğün gibi, şükür... Özlemiş misin buraları?
- Özlemek mi? Neyi? Buradan giderken son bir kez arkaya bile dönüp bakamamıştım. Öylesine yıkılmıştı ki her şey... Kalmayan, olmayan bir yoklukta özlenecek bir şey bulamamakla geçti yıllar. Özlemek mi? Özlemek... Öylesine kaybettim ki her şeyi, Sanırım özlemlerim de arada kayboldu gitti.
--Neden döndün peki?
-Bilmem, belki yine kovulmuşumdur bir yerlerden... Yorulmuşumdur, gölgesinde oturacak bir zeytin ağacı bulurum belki diye umut etmişimdir.
--Beyazların artmış...
-Ben azalırken onlar çoğaldı. Geçinip gidiyoruz... Sen aynısın.
--Yaşlandım ben de, kilo aldım. Bir kızım var.
-Gördüm. Maşallah, Allah bağışlasın... Sana benziyor.
--Sağol. Ben artık gideyim. Tekrar hoş geldin.
- Sen sağol, sen sağol... Güle güle...
Boğazındaki düğümle kala kalır orda, yavaşça yürür. Yüzü görülmez. Belki ağlıyordur...
Ne olmuştur, nasıl olmuştur bilinmez. Araya giren şeytanlar, oyunlar, dönen dolaplar...
Oğlan karga tulumba kovulur evinden yurdundan. Ayrılık acıdır ama bu ölümden beterdir.
Veda edemeden, anlam veremeden, tutunacak bir öfkeye bile sahip olamadan sürülür gider uzaklara.
. . .
Yıllar geçer, sular biraz durulur ya da öyle görünür. Döner yurduna. Neden, ne amaçla o da bilinmez.
Boş boş dolaşır sokaklarında kasabanın, anlamsız bakışlarla.
Derken, o eski patikada karşısına "O" Çıkar. Önceki gün uzaktan görmüştür ancak bu sefer karşısındadır.
Yıllarca kafasında yaşattığı o an, "O" ve damarlarında varlığını yeniden hissettiren cam kırıkları...
Önce "O" başlar;
-- Hoş Geldin.
- Hoş Bulduk.
--Nasılsın?
-iyiyim, saol. Sen?
--Gördüğün gibi, şükür... Özlemiş misin buraları?
- Özlemek mi? Neyi? Buradan giderken son bir kez arkaya bile dönüp bakamamıştım. Öylesine yıkılmıştı ki her şey... Kalmayan, olmayan bir yoklukta özlenecek bir şey bulamamakla geçti yıllar. Özlemek mi? Özlemek... Öylesine kaybettim ki her şeyi, Sanırım özlemlerim de arada kayboldu gitti.
--Neden döndün peki?
-Bilmem, belki yine kovulmuşumdur bir yerlerden... Yorulmuşumdur, gölgesinde oturacak bir zeytin ağacı bulurum belki diye umut etmişimdir.
--Beyazların artmış...
-Ben azalırken onlar çoğaldı. Geçinip gidiyoruz... Sen aynısın.
--Yaşlandım ben de, kilo aldım. Bir kızım var.
-Gördüm. Maşallah, Allah bağışlasın... Sana benziyor.
--Sağol. Ben artık gideyim. Tekrar hoş geldin.
- Sen sağol, sen sağol... Güle güle...
Boğazındaki düğümle kala kalır orda, yavaşça yürür. Yüzü görülmez. Belki ağlıyordur...
Durup dururken Windows Market'ten kaldırılan uygulama. Nokia Lumia telefonlar ile zaten doğru düzgün çalışmıyordu; şimdi tam oldu, çok da güzel iyi oldu.
Çok kötü bir telefon, marketi desen tam bir facia. Durup dururken Whatsapp çalışmamaya başlıyor, marketten kaldırılıyor falan.
Orta ölçekli, mütevazi bir kullanıcı iseniz, temel uygulamalar bana yeter diyorsanız dahi berbat bir sistem. Android ve Ios ile mukayese dahi edilemez.
Kaçış yolları aratan telefon.
Orta ölçekli, mütevazi bir kullanıcı iseniz, temel uygulamalar bana yeter diyorsanız dahi berbat bir sistem. Android ve Ios ile mukayese dahi edilemez.
Kaçış yolları aratan telefon.
MHP lideri Devlet Bahçeli tarafından Silivri Cezaevinde ziyaret edildiği zaman, imralı ile denge takası noktasında gösterilmeyi zul sayarım. Bunun yerine hapiste çürürüm diyen eski Genelkurmay Başkanı.
Omurgasızlar 'ın Latince adıdır.
(bkz: Invertebrata)
Beşiktaş trafiğine takıldı,
Öndeki minibüse küfür etmeye başladı...
Öndeki minibüse küfür etmeye başladı...
Melih Gökçek'e verdiği ayar ile kopartmış insan...
http://www.odatv.com/n.ph...ahin-k.-carpti-0103131200
http://www.odatv.com/n.ph...ahin-k.-carpti-0103131200
4 kişilik bir aile için açlık sınırının 1007 TL,
4 kişilik bir aile için yoksulluk Sınırının 3280 TL,
Asgari Ücretin 774 TL,
işsizlik oranının %15,4,
Faal ve emekli Milletvekili maaşının sürekli bir artış içinde olduğu,
Dizilerle, futbolla, manasız tartışmalar ile uyutulan insanların ülkesi.
4 kişilik bir aile için yoksulluk Sınırının 3280 TL,
Asgari Ücretin 774 TL,
işsizlik oranının %15,4,
Faal ve emekli Milletvekili maaşının sürekli bir artış içinde olduğu,
Dizilerle, futbolla, manasız tartışmalar ile uyutulan insanların ülkesi.