bugün
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak5
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı10
- 6 eylül fenerbahçe beşiktaş maçı4
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları34
- ezgi dalgıç2
- çeşme de beach çalışanlarının vatandaşa saldırması2
- migros ta 69 95 tl'ye satılan buzlu bardak5
- tadıldığına pişman eden şeyler4
- pelin karahan2
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı3
- rojin kabaiş2
- jhon lucumi2
- ölüm fikrinin insanları çıldırtmıyor oluşu2
- dünya fenerbahçeliler günü3
- regl dönemi dengesizlikleri4
- 2000 tl ile yapılabilecekler3
- bir kadının en güzel bölgesi11
- ona bir şey söyle13
- ekrem imamoğlu3
- masaj bekleyen yazarlar3
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak11
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
- ruh sağlığı için uzak durulması gereken şeyler4
- iphone 17 pro max2
- eksileyen yazar ezikliği2
- hoşlanılan kızın evinde sırt kaşıyıcıya rastlamak3
- 17 yaşındaki kızı sevene pedofili demek2
- vantilatörü kendine çevirmek10
- seni seviyordum ama sen beni anlamadın3
- dünyanın en güzel tatlısı11
- türklerin ileri olduğu konular21
- pazar günü mesai yapmak3
- michael olise3
- bugün sağlığın için ne yaptın9
- her gün poğaça simit yemek2
- ingiltere8
- badem dolgulu kruvasan3
- kabızlık nasıl geçer3
- fransa7
- deve besleyip sidiğini satmak2
- telefon dolandırıcıları2
- dişlerini fırçalamayan kadınla öpüşmek2
- 19 temmuz 2026 fransa ingiltere maçı6
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri3
- bozuk paraların kullanılmaz hale gelmesi4
- trakya ve istanbul da çekirge istilası3
- geceye hayatta öğrendiğin bir şey bırak5
- elektrikli bisiklet terörü2
- bugün ispanya arjantin maçı saat 22 de trt 1 de3
- güneş yüzlü çocuğa mektup2
Yürek burkandır.
Ne olmuştur, nasıl olmuştur bilinmez. Araya giren şeytanlar, oyunlar, dönen dolaplar...
Oğlan karga tulumba kovulur evinden yurdundan. Ayrılık acıdır ama bu ölümden beterdir.
Veda edemeden, anlam veremeden, tutunacak bir öfkeye bile sahip olamadan sürülür gider uzaklara.
. . .
Yıllar geçer, sular biraz durulur ya da öyle görünür. Döner yurduna. Neden, ne amaçla o da bilinmez.
Boş boş dolaşır sokaklarında kasabanın, anlamsız bakışlarla.
Derken, o eski patikada karşısına "O" Çıkar. Önceki gün uzaktan görmüştür ancak bu sefer karşısındadır.
Yıllarca kafasında yaşattığı o an, "O" ve damarlarında varlığını yeniden hissettiren cam kırıkları...
Önce "O" başlar;
-- Hoş Geldin.
- Hoş Bulduk.
--Nasılsın?
-iyiyim, saol. Sen?
--Gördüğün gibi, şükür... Özlemiş misin buraları?
- Özlemek mi? Neyi? Buradan giderken son bir kez arkaya bile dönüp bakamamıştım. Öylesine yıkılmıştı ki her şey... Kalmayan, olmayan bir yoklukta özlenecek bir şey bulamamakla geçti yıllar. Özlemek mi? Özlemek... Öylesine kaybettim ki her şeyi, Sanırım özlemlerim de arada kayboldu gitti.
--Neden döndün peki?
-Bilmem, belki yine kovulmuşumdur bir yerlerden... Yorulmuşumdur, gölgesinde oturacak bir zeytin ağacı bulurum belki diye umut etmişimdir.
--Beyazların artmış...
-Ben azalırken onlar çoğaldı. Geçinip gidiyoruz... Sen aynısın.
--Yaşlandım ben de, kilo aldım. Bir kızım var.
-Gördüm. Maşallah, Allah bağışlasın... Sana benziyor.
--Sağol. Ben artık gideyim. Tekrar hoş geldin.
- Sen sağol, sen sağol... Güle güle...
Boğazındaki düğümle kala kalır orda, yavaşça yürür. Yüzü görülmez. Belki ağlıyordur...
Ne olmuştur, nasıl olmuştur bilinmez. Araya giren şeytanlar, oyunlar, dönen dolaplar...
Oğlan karga tulumba kovulur evinden yurdundan. Ayrılık acıdır ama bu ölümden beterdir.
Veda edemeden, anlam veremeden, tutunacak bir öfkeye bile sahip olamadan sürülür gider uzaklara.
. . .
Yıllar geçer, sular biraz durulur ya da öyle görünür. Döner yurduna. Neden, ne amaçla o da bilinmez.
Boş boş dolaşır sokaklarında kasabanın, anlamsız bakışlarla.
Derken, o eski patikada karşısına "O" Çıkar. Önceki gün uzaktan görmüştür ancak bu sefer karşısındadır.
Yıllarca kafasında yaşattığı o an, "O" ve damarlarında varlığını yeniden hissettiren cam kırıkları...
Önce "O" başlar;
-- Hoş Geldin.
- Hoş Bulduk.
--Nasılsın?
-iyiyim, saol. Sen?
--Gördüğün gibi, şükür... Özlemiş misin buraları?
- Özlemek mi? Neyi? Buradan giderken son bir kez arkaya bile dönüp bakamamıştım. Öylesine yıkılmıştı ki her şey... Kalmayan, olmayan bir yoklukta özlenecek bir şey bulamamakla geçti yıllar. Özlemek mi? Özlemek... Öylesine kaybettim ki her şeyi, Sanırım özlemlerim de arada kayboldu gitti.
--Neden döndün peki?
-Bilmem, belki yine kovulmuşumdur bir yerlerden... Yorulmuşumdur, gölgesinde oturacak bir zeytin ağacı bulurum belki diye umut etmişimdir.
--Beyazların artmış...
-Ben azalırken onlar çoğaldı. Geçinip gidiyoruz... Sen aynısın.
--Yaşlandım ben de, kilo aldım. Bir kızım var.
-Gördüm. Maşallah, Allah bağışlasın... Sana benziyor.
--Sağol. Ben artık gideyim. Tekrar hoş geldin.
- Sen sağol, sen sağol... Güle güle...
Boğazındaki düğümle kala kalır orda, yavaşça yürür. Yüzü görülmez. Belki ağlıyordur...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar