bugün
- kim kimi neden sevmiyor14
- birinci nesil yazar görememe sorunsalı6
- yogartiksen40
- sözlük kadınlarına 15 bin tl hibe ediyorum6
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- aşk11
- güneşli sıcıcık bir edirne günü5
- her buluşmaya rezalet kombinlerle gitmek3
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek6
- yağmurlu bir cumartesi sabahı3
- adana hava durumu4
- türküm doğruyum çalışkanım5
- azerilerce tokatlanan akpli8
- ev kızı olmak3
- sözlükte kim kimi seviyor3
- gokuya veren kartoncu cocuk2
- nervio18
- uludağ sözlüğün kapanma vaktinin geldiği gerçeği7
- nervio adlı yazara uyarı11
- dincileri niçin öldürmeliyiz4
- uludağ sözlük yapay zeka moderatör prompt'u3
- antipanik5
- içine cin giren insan nasıl kurtulur10
- sol frame başlıklarının suyu çıkması2
- kolye24
- ilkokul bebesine türbanı savunmak66
- kokan yazarlar2
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- sinek as vs as maca4
- murat göğebakan3
- çocukluk yanılgıları2
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- iphone almak için neden6
- sözlükteki yazar olabilme kriterleri ve süreci5
- queen ravenna büyücülük okulu20
- uçan araba3
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı2
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- gazze için toplanan paranın fona aktarılması2
- protez tirnak2
- zürafa13
- bileklik11
- kaplan11
- kalp14
- öbür sözlükte kızlar teklif ediyormuş3
- iran'dan trump'ın moab tehdidine yanıt2
- karton toplayan cocuk vs yogartiksen13
- tövbe etme vakti geçti2
- 40 yıllık fenerbahçelinin acı isyanı7
- sarı teker vs sarı tutku4
Yürek burkandır.
Ne olmuştur, nasıl olmuştur bilinmez. Araya giren şeytanlar, oyunlar, dönen dolaplar...
Oğlan karga tulumba kovulur evinden yurdundan. Ayrılık acıdır ama bu ölümden beterdir.
Veda edemeden, anlam veremeden, tutunacak bir öfkeye bile sahip olamadan sürülür gider uzaklara.
. . .
Yıllar geçer, sular biraz durulur ya da öyle görünür. Döner yurduna. Neden, ne amaçla o da bilinmez.
Boş boş dolaşır sokaklarında kasabanın, anlamsız bakışlarla.
Derken, o eski patikada karşısına "O" Çıkar. Önceki gün uzaktan görmüştür ancak bu sefer karşısındadır.
Yıllarca kafasında yaşattığı o an, "O" ve damarlarında varlığını yeniden hissettiren cam kırıkları...
Önce "O" başlar;
-- Hoş Geldin.
- Hoş Bulduk.
--Nasılsın?
-iyiyim, saol. Sen?
--Gördüğün gibi, şükür... Özlemiş misin buraları?
- Özlemek mi? Neyi? Buradan giderken son bir kez arkaya bile dönüp bakamamıştım. Öylesine yıkılmıştı ki her şey... Kalmayan, olmayan bir yoklukta özlenecek bir şey bulamamakla geçti yıllar. Özlemek mi? Özlemek... Öylesine kaybettim ki her şeyi, Sanırım özlemlerim de arada kayboldu gitti.
--Neden döndün peki?
-Bilmem, belki yine kovulmuşumdur bir yerlerden... Yorulmuşumdur, gölgesinde oturacak bir zeytin ağacı bulurum belki diye umut etmişimdir.
--Beyazların artmış...
-Ben azalırken onlar çoğaldı. Geçinip gidiyoruz... Sen aynısın.
--Yaşlandım ben de, kilo aldım. Bir kızım var.
-Gördüm. Maşallah, Allah bağışlasın... Sana benziyor.
--Sağol. Ben artık gideyim. Tekrar hoş geldin.
- Sen sağol, sen sağol... Güle güle...
Boğazındaki düğümle kala kalır orda, yavaşça yürür. Yüzü görülmez. Belki ağlıyordur...
Ne olmuştur, nasıl olmuştur bilinmez. Araya giren şeytanlar, oyunlar, dönen dolaplar...
Oğlan karga tulumba kovulur evinden yurdundan. Ayrılık acıdır ama bu ölümden beterdir.
Veda edemeden, anlam veremeden, tutunacak bir öfkeye bile sahip olamadan sürülür gider uzaklara.
. . .
Yıllar geçer, sular biraz durulur ya da öyle görünür. Döner yurduna. Neden, ne amaçla o da bilinmez.
Boş boş dolaşır sokaklarında kasabanın, anlamsız bakışlarla.
Derken, o eski patikada karşısına "O" Çıkar. Önceki gün uzaktan görmüştür ancak bu sefer karşısındadır.
Yıllarca kafasında yaşattığı o an, "O" ve damarlarında varlığını yeniden hissettiren cam kırıkları...
Önce "O" başlar;
-- Hoş Geldin.
- Hoş Bulduk.
--Nasılsın?
-iyiyim, saol. Sen?
--Gördüğün gibi, şükür... Özlemiş misin buraları?
- Özlemek mi? Neyi? Buradan giderken son bir kez arkaya bile dönüp bakamamıştım. Öylesine yıkılmıştı ki her şey... Kalmayan, olmayan bir yoklukta özlenecek bir şey bulamamakla geçti yıllar. Özlemek mi? Özlemek... Öylesine kaybettim ki her şeyi, Sanırım özlemlerim de arada kayboldu gitti.
--Neden döndün peki?
-Bilmem, belki yine kovulmuşumdur bir yerlerden... Yorulmuşumdur, gölgesinde oturacak bir zeytin ağacı bulurum belki diye umut etmişimdir.
--Beyazların artmış...
-Ben azalırken onlar çoğaldı. Geçinip gidiyoruz... Sen aynısın.
--Yaşlandım ben de, kilo aldım. Bir kızım var.
-Gördüm. Maşallah, Allah bağışlasın... Sana benziyor.
--Sağol. Ben artık gideyim. Tekrar hoş geldin.
- Sen sağol, sen sağol... Güle güle...
Boğazındaki düğümle kala kalır orda, yavaşça yürür. Yüzü görülmez. Belki ağlıyordur...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar