bugün

entry'ler (10)

uludağ sözlük

inanamıyorum
buraya ne yaptınız
siz kimsiniz
gençliğim
ne oldu buraya
yıkık, dökük harabe korkunç bir eski ev gibi çökmüş, ne kadar üzücü,

bir zamanların en güçlü sözlüğü, ekşi sözlüğün en büyük rakibi. ancak şimdilerde... çözemiyorum önceden buradaki kötü halin bile bi amacı vardı. şimdi tanımlanamayan bir cisim gibi.

buraya ilk üye olduğumda herhalde 14 ya da 15 yaşımdaydım. ekşiyle beraber burayı kullanıyordum.

ilk yazar olduğumda başlığım üstte çıkınca heyecanlanırdım, çocuktum, ilk eksi aldığımda uyuyamamıştım, toplumdan herhalde ayrı düşünüyorum diye korkmuştum. sonradan eksi canavarı oldum tabi de, gene de güzel şeyler yazardım, eğlenirdim, güzel insanlar vardı.

vaziyete bak amk
Allah belanızı versin
ben buradayken 40 yaşında adamlar vardı. şu an muhtelen 55 oldu adam hala karı kız başlıklarına yazıyor aynı adam. dayı antropoza girmişsiniz hepiniz, hala buradasınız. inanması güç.

en büyük pay burayı yönetenlerde.

titanic

sonu tarih kitaplarında yazan, yani spoiler'ı neredeyse yüz yıl önceden verilmiş olmasına rağmen herkesin sonuna kadar izlediği nadir film.

demek ki insanı bir hikâyede sona kadar tutan şey ne olacağı değil, kiminle olacağıymış.

final sahnesinde o kolye okyanusa atılırken ise bütün salonun içinden aynı cümle geçmiştir: "kızım bari satsaydın."

(bkz: kapıda yer vardı)

2000'li yıllardaki forum tartışmaları

imzasında üç satırlık şiir, avatarında gifli kurt olan insanların, modemin cızırtısı eşliğinde sabaha kadar "linux mu windows mu" kavgası ettiği dönem.

kimse kimsenin yüzünü bilmezdi ama herkes kimin nasıl yazdığını bilirdi. nick bir kimlikti, itibar yıllarla kazanılırdı, tek bir "kaynak?" sorusuyla koca bir tez çökerdi.

şimdi herkes yüzünü gösteriyor ama kimse kimseyi tanımıyor.

(bkz: dial-up)

yaşam

provası olmayan, ama herkesin ezbere oynadığını sandığı bir oyun.

ilk perdede kimse rolünü bilmez. ikinci perdede herkes başkasının rolüne özenir. üçüncü perdede anlaşılır ki seyirci diye bir şey hiç yokmuş, herkes sahnedeymiş ve herkes birbirine bakmaktan kendi repliğini kaçırmış.

en tuhaf yanı da şu: en çok yaşadığımızı sandığımız anları fotoğraflarken, en az yaşıyoruz.

(bkz: an)

ölümsüzlük

aslında yaşamı değersizleştiren buluş. belki güzelleştirir bilemeyiz bu bulunması lazım

tırda uyumak

oldukça yorucu olsa gerek. mental olarak insanı bitirir gibi. ayrıca youtube'dan vloglarını izlemek keyifli bu işlerle uğraşanların. sarıyor .

sefalet

yoksulluk, geçinememek. bir yerde çaresizlik.

ölü internet teorisi

bildiğimiz internet çoktan bitti, şu anki internetin botlardan oluşuyor diyenlerin teorisi. matrix izleyen sallamış olabilir.

tarık akan

ölümü üzerinden 10 yıl geçen değerli oyuncu.

borsa

insanların yatırıp araçlarını değerlendirip kar ya da zarar ettikleri para piyasası.
© copyright 2005 - 2026