bugün
- en gıcık olunan şoför tipleri12
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz11
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci15
- anne pizzası6
- sözlük kızı ile iletişim kurmak9
- trileçe7
- giysi fiyatlarının uçması8
- geceleri bir kadına sarılıp uyuyamamak4
- diyanet'in japonya da ne işi var6
- putin türkmüş11
- ismet gürbüz10
- türk vatandaşları türktür9
- her şeyi hatırlayan insan4
- herkes ülkeden şikayetçi ise sorunlu kim8
- kendine sarılmak2
- tulumba tatlısı8
- laz böreği3
- şeriatçıların başarılı olduğu şeyler7
- true'nin libidosu neden yüksek7
- true'nin acile kaldırılması9
- ismedin siyasi yorum yapmaması2
- osuruktan şiirler41
- ibadethanelerin ürkünç olması10
- kankinizin sevgilinizi götürmesi5
- sözlük yazarlarının kombinleri8
- türkiyeli olmak4
- canımın yubari kavunu çekmesi8
- sonsuza kadar yaşamak3
- tek adam4
- ince memed4
- mahalle kültürünün yok olması4
- ilk öpüştüğüm kız6
- dinci şairler4
- kıza fotoğraf yolladıktan sonra olabilecekler4
- adana kebap10
- devlet eliyle eğitim zorunluluğu3
- muslettin amca4
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı20
- patlayan şekerli matcha2
- eczacının sağlıklı günler demesi5
- kemal kılıcdaroğlu2
- 1000mbit internet2
- ermeni ünlüler2
- sözlük erkeklerinin şortları2
- kill bill vol 33
- ben geldim kerkenezler18
- claudian clouds22
- sözlükten soğuma nedenleri17
- almanyada çok insan öldü haklı mıydı4
- vexillarius the slayer3
entry'ler (22)
(bkz: justin timberlake)
"Sanrı aşklar"ı çok güzel anlatan şiirdir.
insanların, sadece kendi kişisel tarihlerine bir baktıklarında bile geçerliliğini-sosyal anlamda-görebilecekleri oyun kuralı.
Birileri gelir, birileri gider. iyidir, kötüdür, çirkindir, güzeldir, hırçındır, mülayimdir, serttir, narindir, uyumludur, başına buyruktur, derindir, sığdır ama bir süreliğine de olsa sendendir. Senin arkadaşındır, senin kankandır, senin sevgilindir, senin kardeşindir, senin dostundur, senin annendir, senin sırdaşındır, senin aşkındır, senin canındır, senin yansımandır, senin zıttındır, ama işte dokunduğunda "puffff" diye uçmayacağını düşündüğündür. Derinlerine yerleştirdiğindir. Senin bir parçandır. Sendendir. (Ve yaptığımız en büyük hata da bu işte, bir "yabancı madde"yi kendi parçan olarak görmek... Oysa rahimlerinde büyüdüğümüz annelerimize karşı bağımlılığımız*-bağlılık demiyorum, o apayrı...-bile yürümeye başlayana kadar şiddetini koruyabiliyor.)
Çok sevilir, nefret edilir, bağlanılır, unutulur...
Ama sonunda sana kalanlar, seninle iyi kötü bir uyumu yakalamış olanlardır.
Diğerleriyse çoktan ne kadınlar sevdim zaten yoktular klasöründeki yerlerini almışlardır.
Birileri gelir, birileri gider. iyidir, kötüdür, çirkindir, güzeldir, hırçındır, mülayimdir, serttir, narindir, uyumludur, başına buyruktur, derindir, sığdır ama bir süreliğine de olsa sendendir. Senin arkadaşındır, senin kankandır, senin sevgilindir, senin kardeşindir, senin dostundur, senin annendir, senin sırdaşındır, senin aşkındır, senin canındır, senin yansımandır, senin zıttındır, ama işte dokunduğunda "puffff" diye uçmayacağını düşündüğündür. Derinlerine yerleştirdiğindir. Senin bir parçandır. Sendendir. (Ve yaptığımız en büyük hata da bu işte, bir "yabancı madde"yi kendi parçan olarak görmek... Oysa rahimlerinde büyüdüğümüz annelerimize karşı bağımlılığımız*-bağlılık demiyorum, o apayrı...-bile yürümeye başlayana kadar şiddetini koruyabiliyor.)
Çok sevilir, nefret edilir, bağlanılır, unutulur...
Ama sonunda sana kalanlar, seninle iyi kötü bir uyumu yakalamış olanlardır.
Diğerleriyse çoktan ne kadınlar sevdim zaten yoktular klasöründeki yerlerini almışlardır.
filmde* almasy'nin önce hatırlamadığı, sonradan bir gereksiz bilgiler ansiklopedisi olan arkadaşından öğrendiği tanımlama.
bir ana, bir de yan hikayeden oluşan; flashbacklerle ilerleyen; uzun olmasına rağmen hoş detaylarıyla** izleyiciyi cezbeden; buruk bir tadı olan film.
bir mektup vardır ki, sadece onun için bile izlemeye değer.
--spoiler--
My darling. I'm waiting for you. How long is the day in the dark? Or a week? The fire is gone, and I'm horribly cold. I really should drag myself outside but then there'd be the sun. I'm afraid I waste the light on the paintings, not writing these words. We die. We die rich with lovers and tribes, tastes we have swallowed, bodies we've entered and swum up like rivers. Fears we've hidden in - like this wretched cave. I want all this marked on my body. Where the real countries are. Not boundaries drawn on mapswith the names of powerful men. I know you'll come carry me out to the Palace of Winds. That's what I've wanted: to walk in such a place with you. With friends, on an earth without maps. The lamp has gone out and I'm writing in the darkness.
--spoiler--
bir mektup vardır ki, sadece onun için bile izlemeye değer.
--spoiler--
My darling. I'm waiting for you. How long is the day in the dark? Or a week? The fire is gone, and I'm horribly cold. I really should drag myself outside but then there'd be the sun. I'm afraid I waste the light on the paintings, not writing these words. We die. We die rich with lovers and tribes, tastes we have swallowed, bodies we've entered and swum up like rivers. Fears we've hidden in - like this wretched cave. I want all this marked on my body. Where the real countries are. Not boundaries drawn on mapswith the names of powerful men. I know you'll come carry me out to the Palace of Winds. That's what I've wanted: to walk in such a place with you. With friends, on an earth without maps. The lamp has gone out and I'm writing in the darkness.
--spoiler--
"bir yolculuk vesilesiyle tanışalım, aradan yıllar geçsin ve bir araya gelelim, tekrar ayrılalım, tekrar bir araya gelelim, ayrıldığımız sevgililerimizden konuşalım, tekrar ayrılalım, tekrar karşılaşalım ve niye böyle olduğunu anlamayalım" filmi...
Oliver'ın dediği gibi, "it's not love, but it's an awful lot like it."
ayrıca bir kadın ve bir erkeğin verebileceği en estetik, en şık fotoğraf pozlarından birkaçı bu filmde görülebilir.
Oliver'ın dediği gibi, "it's not love, but it's an awful lot like it."
ayrıca bir kadın ve bir erkeğin verebileceği en estetik, en şık fotoğraf pozlarından birkaçı bu filmde görülebilir.
a lot like love'da Hooverphonic versiyonu dinlenebilecek olan parça.
(bkz: m butterfly)
1960'ların Çin'inde geçen garip bir aşk hikayesini konu alan, 1993 yapımı bir David Cronenberg filmi.
Jeremy Irons'ın tapınılası bir oyunculuk sergilediği filmde, John Lone* da takdire şayan bir performans göstermiştir.
--spoiler--
Song Liling: Under the robes, beneath everything, it was always me. Tell me you adore me.
Rene Gallimard: How could you, who understood me so well, make such a mistake? You've shown me your true self, and what I love was the lie, perfect lie, that's been destroyed.
Song Liling: You never really loved me.
Rene Gallimard: I'm a man who loved a woman created by a man. Anything else simply falls short.
kaynak: http://www.imdb.com
--spoiler--
Jeremy Irons'ın tapınılası bir oyunculuk sergilediği filmde, John Lone* da takdire şayan bir performans göstermiştir.
--spoiler--
Song Liling: Under the robes, beneath everything, it was always me. Tell me you adore me.
Rene Gallimard: How could you, who understood me so well, make such a mistake? You've shown me your true self, and what I love was the lie, perfect lie, that's been destroyed.
Song Liling: You never really loved me.
Rene Gallimard: I'm a man who loved a woman created by a man. Anything else simply falls short.
kaynak: http://www.imdb.com
--spoiler--
Jerry Maguire'ın soundtrack albümünde yer alan, ve filmden repliklere bulanmış, yumuşacık Bruce Springsteen parçası.
She'll let you in her house
If you come knockin' late at night
She'll let you in her mouth
If the words you say are right
If you pay the price
She'll let you deep inside
But there's a secret garden she hides
She'll let you in her car
To go drivin' round
She'll let you into the parts of herself
That'll bring you down
She'll let you in her heart
If you got a hammer and a vise
But into her secret garden, don't think twice
You've gone a million miles
How far'd you get
To that place where you can't remember
And you can't forget
She'll lead you down a path
There'll be tenderness in the air
She'll let you come just far enough
So you know she's really there
She'll look at you and smile
And her eyes will say
She's got a secret garden
Where everything you want
Where everything you need
Will always stay
A million miles away
She'll let you in her house
If you come knockin' late at night
She'll let you in her mouth
If the words you say are right
If you pay the price
She'll let you deep inside
But there's a secret garden she hides
She'll let you in her car
To go drivin' round
She'll let you into the parts of herself
That'll bring you down
She'll let you in her heart
If you got a hammer and a vise
But into her secret garden, don't think twice
You've gone a million miles
How far'd you get
To that place where you can't remember
And you can't forget
She'll lead you down a path
There'll be tenderness in the air
She'll let you come just far enough
So you know she's really there
She'll look at you and smile
And her eyes will say
She's got a secret garden
Where everything you want
Where everything you need
Will always stay
A million miles away
Başrollerinde Tom Cruise, Renee Zellweger ve Cuba Gooding Jr'ın yer aldığı; adını, Tom Cruise'un canlandırdığı karakterden alan, 1996 yapımı Cameron Crowe filmi. Bir de şarkı vardır ki bu filmle özdeşleşen, tadından yenmez. (bkz: secret garden)
Jerry Maguire'da geçen, fakat soundtrack albümünde bulunmayan parçadır.
Jerry Maguire'ın hatırlanası repliklerinden biri...
--spoiler--
Jerry Maguire: I love you. You... you complete me. And I just...
Dorothy: Shut up, just shut up. You had me at "hello".
--spoiler--
Ayrıca filmin soundtrack parçalarından biri olan Secret Garden'ı* sonlandıran sözlerdir.
--spoiler--
Jerry Maguire: I love you. You... you complete me. And I just...
Dorothy: Shut up, just shut up. You had me at "hello".
--spoiler--
Ayrıca filmin soundtrack parçalarından biri olan Secret Garden'ı* sonlandıran sözlerdir.
Bir benzerini*, Jerry Maguire'de Renee Zellweger tarafından canlandırılan Dorothy karakterinden duyabileceğimiz cümle.
evrenin sonundaki restoran adıyla Türkçe'ye çevrilmiş olan, the hitchhiker's guide to the galaxy serisinin ikinci kitabı.
(bkz: Douglas Adams)
(bkz: Douglas Adams)
ayık kafayla söylenemezmiş gibi duran, "auuuu", "hiaaaaa", "nraaaa" gibi ünlemlerle* bezenmiş şarkı.
the ultimate hitchhiker's guide'ın, aradan "cöööö!" yapan kısa* hikayesi.