bugün
- normal taklidi yapmak4
- kısır9
- hiç geçmeyen huzursuzluk hissi4
- ben geldim kerkenezler18
- yazarların özel mesaj sayıları3
- sözlükten soğuma nedenleri14
- 777 diyen erkolar8
- claudian clouds22
- yapay zekaya entry yazdıran yazar6
- hayatının başrolünü başkasına vermek2
- akrep burcu kini8
- sevgiliye sorulan ilginç sorular5
- yeni parti'nin kürtçü olması2
- türkü su demirel2
- fenerbahçe küme düşer mi3
- iyi parti17
- maddesel gerçekliği manipüle edebilen zihin3
- güne bir şarkı bırak4
- hoppili gillini ve ömer yıldırım4
- bütün kadınlar neden haklı2
- gollumun gözü yüzükte6
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları7
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- tekken tag tournament3
- itlik serserilik2
- maddi dünya zihinden dışarı taşarak ortaya çıkar2
- uyuşma2
- simko315
- iyi bir insan olmak2
- saçını pembeye boyayan erkek6
- cep telefonu kılıfı3
- mehdi aleyhisselam6
- üniversite mezunu işsiz4
- egay sucukcu2
- enes kanter2
- gün tabağı5
- yırtık boxer giyen erkek3
- beşiktaş7
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- evde boxer ile dolaşmak2
- pizza yemek8
- kendi sorumluluğunu almak4
- hamburger date6
- alttaki yazara motto ver16
- aleksey batrakov12
- sözlük ırkçıları8
- en son alınan iltifat3
- çerçeve yasa35
- hoppili gillini ve sincan bebeleri4
- insanın en büyük ilham kaynağı iblis tir4
entry'ler (22)
(bkz: justin timberlake)
"Sanrı aşklar"ı çok güzel anlatan şiirdir.
insanların, sadece kendi kişisel tarihlerine bir baktıklarında bile geçerliliğini-sosyal anlamda-görebilecekleri oyun kuralı.
Birileri gelir, birileri gider. iyidir, kötüdür, çirkindir, güzeldir, hırçındır, mülayimdir, serttir, narindir, uyumludur, başına buyruktur, derindir, sığdır ama bir süreliğine de olsa sendendir. Senin arkadaşındır, senin kankandır, senin sevgilindir, senin kardeşindir, senin dostundur, senin annendir, senin sırdaşındır, senin aşkındır, senin canındır, senin yansımandır, senin zıttındır, ama işte dokunduğunda "puffff" diye uçmayacağını düşündüğündür. Derinlerine yerleştirdiğindir. Senin bir parçandır. Sendendir. (Ve yaptığımız en büyük hata da bu işte, bir "yabancı madde"yi kendi parçan olarak görmek... Oysa rahimlerinde büyüdüğümüz annelerimize karşı bağımlılığımız*-bağlılık demiyorum, o apayrı...-bile yürümeye başlayana kadar şiddetini koruyabiliyor.)
Çok sevilir, nefret edilir, bağlanılır, unutulur...
Ama sonunda sana kalanlar, seninle iyi kötü bir uyumu yakalamış olanlardır.
Diğerleriyse çoktan ne kadınlar sevdim zaten yoktular klasöründeki yerlerini almışlardır.
Birileri gelir, birileri gider. iyidir, kötüdür, çirkindir, güzeldir, hırçındır, mülayimdir, serttir, narindir, uyumludur, başına buyruktur, derindir, sığdır ama bir süreliğine de olsa sendendir. Senin arkadaşındır, senin kankandır, senin sevgilindir, senin kardeşindir, senin dostundur, senin annendir, senin sırdaşındır, senin aşkındır, senin canındır, senin yansımandır, senin zıttındır, ama işte dokunduğunda "puffff" diye uçmayacağını düşündüğündür. Derinlerine yerleştirdiğindir. Senin bir parçandır. Sendendir. (Ve yaptığımız en büyük hata da bu işte, bir "yabancı madde"yi kendi parçan olarak görmek... Oysa rahimlerinde büyüdüğümüz annelerimize karşı bağımlılığımız*-bağlılık demiyorum, o apayrı...-bile yürümeye başlayana kadar şiddetini koruyabiliyor.)
Çok sevilir, nefret edilir, bağlanılır, unutulur...
Ama sonunda sana kalanlar, seninle iyi kötü bir uyumu yakalamış olanlardır.
Diğerleriyse çoktan ne kadınlar sevdim zaten yoktular klasöründeki yerlerini almışlardır.
filmde* almasy'nin önce hatırlamadığı, sonradan bir gereksiz bilgiler ansiklopedisi olan arkadaşından öğrendiği tanımlama.
bir ana, bir de yan hikayeden oluşan; flashbacklerle ilerleyen; uzun olmasına rağmen hoş detaylarıyla** izleyiciyi cezbeden; buruk bir tadı olan film.
bir mektup vardır ki, sadece onun için bile izlemeye değer.
--spoiler--
My darling. I'm waiting for you. How long is the day in the dark? Or a week? The fire is gone, and I'm horribly cold. I really should drag myself outside but then there'd be the sun. I'm afraid I waste the light on the paintings, not writing these words. We die. We die rich with lovers and tribes, tastes we have swallowed, bodies we've entered and swum up like rivers. Fears we've hidden in - like this wretched cave. I want all this marked on my body. Where the real countries are. Not boundaries drawn on mapswith the names of powerful men. I know you'll come carry me out to the Palace of Winds. That's what I've wanted: to walk in such a place with you. With friends, on an earth without maps. The lamp has gone out and I'm writing in the darkness.
--spoiler--
bir mektup vardır ki, sadece onun için bile izlemeye değer.
--spoiler--
My darling. I'm waiting for you. How long is the day in the dark? Or a week? The fire is gone, and I'm horribly cold. I really should drag myself outside but then there'd be the sun. I'm afraid I waste the light on the paintings, not writing these words. We die. We die rich with lovers and tribes, tastes we have swallowed, bodies we've entered and swum up like rivers. Fears we've hidden in - like this wretched cave. I want all this marked on my body. Where the real countries are. Not boundaries drawn on mapswith the names of powerful men. I know you'll come carry me out to the Palace of Winds. That's what I've wanted: to walk in such a place with you. With friends, on an earth without maps. The lamp has gone out and I'm writing in the darkness.
--spoiler--
"bir yolculuk vesilesiyle tanışalım, aradan yıllar geçsin ve bir araya gelelim, tekrar ayrılalım, tekrar bir araya gelelim, ayrıldığımız sevgililerimizden konuşalım, tekrar ayrılalım, tekrar karşılaşalım ve niye böyle olduğunu anlamayalım" filmi...
Oliver'ın dediği gibi, "it's not love, but it's an awful lot like it."
ayrıca bir kadın ve bir erkeğin verebileceği en estetik, en şık fotoğraf pozlarından birkaçı bu filmde görülebilir.
Oliver'ın dediği gibi, "it's not love, but it's an awful lot like it."
ayrıca bir kadın ve bir erkeğin verebileceği en estetik, en şık fotoğraf pozlarından birkaçı bu filmde görülebilir.
a lot like love'da Hooverphonic versiyonu dinlenebilecek olan parça.
(bkz: m butterfly)
1960'ların Çin'inde geçen garip bir aşk hikayesini konu alan, 1993 yapımı bir David Cronenberg filmi.
Jeremy Irons'ın tapınılası bir oyunculuk sergilediği filmde, John Lone* da takdire şayan bir performans göstermiştir.
--spoiler--
Song Liling: Under the robes, beneath everything, it was always me. Tell me you adore me.
Rene Gallimard: How could you, who understood me so well, make such a mistake? You've shown me your true self, and what I love was the lie, perfect lie, that's been destroyed.
Song Liling: You never really loved me.
Rene Gallimard: I'm a man who loved a woman created by a man. Anything else simply falls short.
kaynak: http://www.imdb.com
--spoiler--
Jeremy Irons'ın tapınılası bir oyunculuk sergilediği filmde, John Lone* da takdire şayan bir performans göstermiştir.
--spoiler--
Song Liling: Under the robes, beneath everything, it was always me. Tell me you adore me.
Rene Gallimard: How could you, who understood me so well, make such a mistake? You've shown me your true self, and what I love was the lie, perfect lie, that's been destroyed.
Song Liling: You never really loved me.
Rene Gallimard: I'm a man who loved a woman created by a man. Anything else simply falls short.
kaynak: http://www.imdb.com
--spoiler--
Jerry Maguire'ın soundtrack albümünde yer alan, ve filmden repliklere bulanmış, yumuşacık Bruce Springsteen parçası.
She'll let you in her house
If you come knockin' late at night
She'll let you in her mouth
If the words you say are right
If you pay the price
She'll let you deep inside
But there's a secret garden she hides
She'll let you in her car
To go drivin' round
She'll let you into the parts of herself
That'll bring you down
She'll let you in her heart
If you got a hammer and a vise
But into her secret garden, don't think twice
You've gone a million miles
How far'd you get
To that place where you can't remember
And you can't forget
She'll lead you down a path
There'll be tenderness in the air
She'll let you come just far enough
So you know she's really there
She'll look at you and smile
And her eyes will say
She's got a secret garden
Where everything you want
Where everything you need
Will always stay
A million miles away
She'll let you in her house
If you come knockin' late at night
She'll let you in her mouth
If the words you say are right
If you pay the price
She'll let you deep inside
But there's a secret garden she hides
She'll let you in her car
To go drivin' round
She'll let you into the parts of herself
That'll bring you down
She'll let you in her heart
If you got a hammer and a vise
But into her secret garden, don't think twice
You've gone a million miles
How far'd you get
To that place where you can't remember
And you can't forget
She'll lead you down a path
There'll be tenderness in the air
She'll let you come just far enough
So you know she's really there
She'll look at you and smile
And her eyes will say
She's got a secret garden
Where everything you want
Where everything you need
Will always stay
A million miles away
Başrollerinde Tom Cruise, Renee Zellweger ve Cuba Gooding Jr'ın yer aldığı; adını, Tom Cruise'un canlandırdığı karakterden alan, 1996 yapımı Cameron Crowe filmi. Bir de şarkı vardır ki bu filmle özdeşleşen, tadından yenmez. (bkz: secret garden)
Jerry Maguire'da geçen, fakat soundtrack albümünde bulunmayan parçadır.
Jerry Maguire'ın hatırlanası repliklerinden biri...
--spoiler--
Jerry Maguire: I love you. You... you complete me. And I just...
Dorothy: Shut up, just shut up. You had me at "hello".
--spoiler--
Ayrıca filmin soundtrack parçalarından biri olan Secret Garden'ı* sonlandıran sözlerdir.
--spoiler--
Jerry Maguire: I love you. You... you complete me. And I just...
Dorothy: Shut up, just shut up. You had me at "hello".
--spoiler--
Ayrıca filmin soundtrack parçalarından biri olan Secret Garden'ı* sonlandıran sözlerdir.
Bir benzerini*, Jerry Maguire'de Renee Zellweger tarafından canlandırılan Dorothy karakterinden duyabileceğimiz cümle.
evrenin sonundaki restoran adıyla Türkçe'ye çevrilmiş olan, the hitchhiker's guide to the galaxy serisinin ikinci kitabı.
(bkz: Douglas Adams)
(bkz: Douglas Adams)
ayık kafayla söylenemezmiş gibi duran, "auuuu", "hiaaaaa", "nraaaa" gibi ünlemlerle* bezenmiş şarkı.
the ultimate hitchhiker's guide'ın, aradan "cöööö!" yapan kısa* hikayesi.