bugün
- kainattaki değişim2
- sonradan olma2
- arabayla almanya'dan türkiye'ye gitmek11
- eşitlik mi özgürlük mü8
- yeni partinin çerçeve yasa kararı15
- yaşlandığının farkına varmak9
- allah3
- sözlük yazarlarının hayatını değiştirecek şey4
- apı uygulama programlama ara yüzü2
- ekşi sözlük referans17
- allah'ın doğurmamış ve doğmamış olması2
- tarım3
- kartoncu birader vs erecto bey3
- müzik dinlemek5
- dağ evi olmayan erkek5
- orospu çocuğu gördüm de böylesini hiç görmedim3
- sözlük yazarlarının kekleri5
- almanya12
- asosyal ve çirkin olmak4
- yahudi olmak için anneniz yahudi olması gerekiyor3
- yahudilere sallayan kitaplar3
- sözlüğün çok durgun olması6
- mekke anlaşması20
- namaz5
- gammazlığı elinden alınan yazar15
- kedi4
- sigara içmeyen erkek4
- clean girl akımı4
- sıcak hava vs soğuk hava6
- eva mendes2
- hesaplama3
- 11 ağustos 20262
- evlenmeme nedenleri5
- sözlük kızları çirkin oldukları için buradalar4
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler5
- ekonomi16
- hutiler suudlara saldırdı ne olacak4
- ev almak isteyenlere tavsiye7
- bakan göktaş'tan şehit ailelerine müjde11
- adavet2
- spor olsun diye her yere yürüyen insan10
- merfulu11
- şapka ve scream maskesi takıp dolaşmak2
- geleceğe yolculuk vs geçmişe yolculuk4
- ulu parti5
- yağmur2
- baliye balayına gitme ezikliği4
- özgür özel7
- türkiye9
- 2000 doğumlu kızlar5
entry'ler (22)
(bkz: justin timberlake)
"Sanrı aşklar"ı çok güzel anlatan şiirdir.
insanların, sadece kendi kişisel tarihlerine bir baktıklarında bile geçerliliğini-sosyal anlamda-görebilecekleri oyun kuralı.
Birileri gelir, birileri gider. iyidir, kötüdür, çirkindir, güzeldir, hırçındır, mülayimdir, serttir, narindir, uyumludur, başına buyruktur, derindir, sığdır ama bir süreliğine de olsa sendendir. Senin arkadaşındır, senin kankandır, senin sevgilindir, senin kardeşindir, senin dostundur, senin annendir, senin sırdaşındır, senin aşkındır, senin canındır, senin yansımandır, senin zıttındır, ama işte dokunduğunda "puffff" diye uçmayacağını düşündüğündür. Derinlerine yerleştirdiğindir. Senin bir parçandır. Sendendir. (Ve yaptığımız en büyük hata da bu işte, bir "yabancı madde"yi kendi parçan olarak görmek... Oysa rahimlerinde büyüdüğümüz annelerimize karşı bağımlılığımız*-bağlılık demiyorum, o apayrı...-bile yürümeye başlayana kadar şiddetini koruyabiliyor.)
Çok sevilir, nefret edilir, bağlanılır, unutulur...
Ama sonunda sana kalanlar, seninle iyi kötü bir uyumu yakalamış olanlardır.
Diğerleriyse çoktan ne kadınlar sevdim zaten yoktular klasöründeki yerlerini almışlardır.
Birileri gelir, birileri gider. iyidir, kötüdür, çirkindir, güzeldir, hırçındır, mülayimdir, serttir, narindir, uyumludur, başına buyruktur, derindir, sığdır ama bir süreliğine de olsa sendendir. Senin arkadaşındır, senin kankandır, senin sevgilindir, senin kardeşindir, senin dostundur, senin annendir, senin sırdaşındır, senin aşkındır, senin canındır, senin yansımandır, senin zıttındır, ama işte dokunduğunda "puffff" diye uçmayacağını düşündüğündür. Derinlerine yerleştirdiğindir. Senin bir parçandır. Sendendir. (Ve yaptığımız en büyük hata da bu işte, bir "yabancı madde"yi kendi parçan olarak görmek... Oysa rahimlerinde büyüdüğümüz annelerimize karşı bağımlılığımız*-bağlılık demiyorum, o apayrı...-bile yürümeye başlayana kadar şiddetini koruyabiliyor.)
Çok sevilir, nefret edilir, bağlanılır, unutulur...
Ama sonunda sana kalanlar, seninle iyi kötü bir uyumu yakalamış olanlardır.
Diğerleriyse çoktan ne kadınlar sevdim zaten yoktular klasöründeki yerlerini almışlardır.
filmde* almasy'nin önce hatırlamadığı, sonradan bir gereksiz bilgiler ansiklopedisi olan arkadaşından öğrendiği tanımlama.
bir ana, bir de yan hikayeden oluşan; flashbacklerle ilerleyen; uzun olmasına rağmen hoş detaylarıyla** izleyiciyi cezbeden; buruk bir tadı olan film.
bir mektup vardır ki, sadece onun için bile izlemeye değer.
--spoiler--
My darling. I'm waiting for you. How long is the day in the dark? Or a week? The fire is gone, and I'm horribly cold. I really should drag myself outside but then there'd be the sun. I'm afraid I waste the light on the paintings, not writing these words. We die. We die rich with lovers and tribes, tastes we have swallowed, bodies we've entered and swum up like rivers. Fears we've hidden in - like this wretched cave. I want all this marked on my body. Where the real countries are. Not boundaries drawn on mapswith the names of powerful men. I know you'll come carry me out to the Palace of Winds. That's what I've wanted: to walk in such a place with you. With friends, on an earth without maps. The lamp has gone out and I'm writing in the darkness.
--spoiler--
bir mektup vardır ki, sadece onun için bile izlemeye değer.
--spoiler--
My darling. I'm waiting for you. How long is the day in the dark? Or a week? The fire is gone, and I'm horribly cold. I really should drag myself outside but then there'd be the sun. I'm afraid I waste the light on the paintings, not writing these words. We die. We die rich with lovers and tribes, tastes we have swallowed, bodies we've entered and swum up like rivers. Fears we've hidden in - like this wretched cave. I want all this marked on my body. Where the real countries are. Not boundaries drawn on mapswith the names of powerful men. I know you'll come carry me out to the Palace of Winds. That's what I've wanted: to walk in such a place with you. With friends, on an earth without maps. The lamp has gone out and I'm writing in the darkness.
--spoiler--
"bir yolculuk vesilesiyle tanışalım, aradan yıllar geçsin ve bir araya gelelim, tekrar ayrılalım, tekrar bir araya gelelim, ayrıldığımız sevgililerimizden konuşalım, tekrar ayrılalım, tekrar karşılaşalım ve niye böyle olduğunu anlamayalım" filmi...
Oliver'ın dediği gibi, "it's not love, but it's an awful lot like it."
ayrıca bir kadın ve bir erkeğin verebileceği en estetik, en şık fotoğraf pozlarından birkaçı bu filmde görülebilir.
Oliver'ın dediği gibi, "it's not love, but it's an awful lot like it."
ayrıca bir kadın ve bir erkeğin verebileceği en estetik, en şık fotoğraf pozlarından birkaçı bu filmde görülebilir.
a lot like love'da Hooverphonic versiyonu dinlenebilecek olan parça.
(bkz: m butterfly)
1960'ların Çin'inde geçen garip bir aşk hikayesini konu alan, 1993 yapımı bir David Cronenberg filmi.
Jeremy Irons'ın tapınılası bir oyunculuk sergilediği filmde, John Lone* da takdire şayan bir performans göstermiştir.
--spoiler--
Song Liling: Under the robes, beneath everything, it was always me. Tell me you adore me.
Rene Gallimard: How could you, who understood me so well, make such a mistake? You've shown me your true self, and what I love was the lie, perfect lie, that's been destroyed.
Song Liling: You never really loved me.
Rene Gallimard: I'm a man who loved a woman created by a man. Anything else simply falls short.
kaynak: http://www.imdb.com
--spoiler--
Jeremy Irons'ın tapınılası bir oyunculuk sergilediği filmde, John Lone* da takdire şayan bir performans göstermiştir.
--spoiler--
Song Liling: Under the robes, beneath everything, it was always me. Tell me you adore me.
Rene Gallimard: How could you, who understood me so well, make such a mistake? You've shown me your true self, and what I love was the lie, perfect lie, that's been destroyed.
Song Liling: You never really loved me.
Rene Gallimard: I'm a man who loved a woman created by a man. Anything else simply falls short.
kaynak: http://www.imdb.com
--spoiler--
Jerry Maguire'ın soundtrack albümünde yer alan, ve filmden repliklere bulanmış, yumuşacık Bruce Springsteen parçası.
She'll let you in her house
If you come knockin' late at night
She'll let you in her mouth
If the words you say are right
If you pay the price
She'll let you deep inside
But there's a secret garden she hides
She'll let you in her car
To go drivin' round
She'll let you into the parts of herself
That'll bring you down
She'll let you in her heart
If you got a hammer and a vise
But into her secret garden, don't think twice
You've gone a million miles
How far'd you get
To that place where you can't remember
And you can't forget
She'll lead you down a path
There'll be tenderness in the air
She'll let you come just far enough
So you know she's really there
She'll look at you and smile
And her eyes will say
She's got a secret garden
Where everything you want
Where everything you need
Will always stay
A million miles away
She'll let you in her house
If you come knockin' late at night
She'll let you in her mouth
If the words you say are right
If you pay the price
She'll let you deep inside
But there's a secret garden she hides
She'll let you in her car
To go drivin' round
She'll let you into the parts of herself
That'll bring you down
She'll let you in her heart
If you got a hammer and a vise
But into her secret garden, don't think twice
You've gone a million miles
How far'd you get
To that place where you can't remember
And you can't forget
She'll lead you down a path
There'll be tenderness in the air
She'll let you come just far enough
So you know she's really there
She'll look at you and smile
And her eyes will say
She's got a secret garden
Where everything you want
Where everything you need
Will always stay
A million miles away
Başrollerinde Tom Cruise, Renee Zellweger ve Cuba Gooding Jr'ın yer aldığı; adını, Tom Cruise'un canlandırdığı karakterden alan, 1996 yapımı Cameron Crowe filmi. Bir de şarkı vardır ki bu filmle özdeşleşen, tadından yenmez. (bkz: secret garden)
Jerry Maguire'da geçen, fakat soundtrack albümünde bulunmayan parçadır.
Jerry Maguire'ın hatırlanası repliklerinden biri...
--spoiler--
Jerry Maguire: I love you. You... you complete me. And I just...
Dorothy: Shut up, just shut up. You had me at "hello".
--spoiler--
Ayrıca filmin soundtrack parçalarından biri olan Secret Garden'ı* sonlandıran sözlerdir.
--spoiler--
Jerry Maguire: I love you. You... you complete me. And I just...
Dorothy: Shut up, just shut up. You had me at "hello".
--spoiler--
Ayrıca filmin soundtrack parçalarından biri olan Secret Garden'ı* sonlandıran sözlerdir.
Bir benzerini*, Jerry Maguire'de Renee Zellweger tarafından canlandırılan Dorothy karakterinden duyabileceğimiz cümle.
evrenin sonundaki restoran adıyla Türkçe'ye çevrilmiş olan, the hitchhiker's guide to the galaxy serisinin ikinci kitabı.
(bkz: Douglas Adams)
(bkz: Douglas Adams)
ayık kafayla söylenemezmiş gibi duran, "auuuu", "hiaaaaa", "nraaaa" gibi ünlemlerle* bezenmiş şarkı.
the ultimate hitchhiker's guide'ın, aradan "cöööö!" yapan kısa* hikayesi.