bugün
- kamal4
- pazar günü aktiviteleri3
- istanbul da mide küçültme sonrası şüpheli ölüm2
- dinciler2
- meclis te fon krizi araştırma komisyonu tartışması4
- mossat yaptı abi heralde yani2
- anın görüntüsü27
- fransız arabaları2
- bedelini ödeyen yazarlar17
- filistin37
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen16
- sözlükte kız taklidi yapmak16
- fıstık ezmesi vs fındık ezmesi7
- pazar sabahı2
- kuru milliyetçilikle kafa silken insan7
- antipanik'e bir şey söyle22
- ten uyumu vs kafa uyumu4
- bir erko kişisi ile arkadaş olunur mu15
- silvermist'e iki şey söyle20
- insan olmaya çeyrek kala adlı yazarı sevmemek10
- sözlük kızlarının içli köfteleri10
- fon kurdum para yatırır mısınız9
- arkadaşlar ne yesek8
- seksten önce dua etmek10
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı36
- özelden şeftalisini atan yazar14
- tarhana çorbası12
- nervio'nun canının devamlı yaprak çekmesi11
- alttaki yazara bir şey söyle24
- israil'i allah cezalandıracak9
- pazar günü evde oturan ezik ve yalnız insan2
- sözlük kızlarının kombinleri15
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- nöbetteyim sözlük4
- parcalandim toparlanamiyorum323
- sözlük kızlarının tantunici7
- israil3
- arkadaşlar bir şey soracağım11
- antipanik sizce biraz antipatik mi8
- ucan tekme atan hipopotam47
- sapık şarkı sözleri9
- güzelsen koy resmini görelim6
- mantısıyla meşhur olan ilimiz10
- kendini evleneceği kıza saklayan erkek9
- redbull5
- porno entelektüelliği8
- adana lezzet festivali5
- dua3
- namazlı meal yazıp kuran da namaz var diyen avel9
- bu kalp seni unutur mu5
sevdiği entry'ler
zoruna gidenin borusuna gitmesi gereken mevzudur. böyle başlığa böyle cevap yapacak bir şey yok..
ulan 5 yaşındaki kızın kafasını kapatmayı kendisine şiar edinen tipler söylüyor bunları..
ulan 5 yaşındaki kızın kafasını kapatmayı kendisine şiar edinen tipler söylüyor bunları..
(bkz: wowowowow haram)
akgün akova'nın sevdiğim kadın adları gibi isimli kitabında yer alan şiirlerden biri.
bana şöyle bir bak diyorsun
alıcı gözüyle, tepeden tırnağa
yeni dalınmış bir uyku gibi bak
çobanların söndürmeyi unuttuğu dağ ateşi
kaleden kaleye uçurulan ak güvercin
rüzgara emanet edilen fısıltı gibi
yazdan kalma bir gün gibi bak bana
bana şöyle bir bak diyorsun
posta kutusuna gece yarısı bırakılan bir mektup gibi
kızağından kayıp bitmeden denize inen bir tekne
gökyüzünün denizyıldızlarıyla dolduğunu gören
bir dalgıç gibi bak
akşam kırılmaya başlarken içimde
dağılan bir ilkokulun zili gibi bak bana
bana şöyle bir bak diyorsun
bir ışın demetine sarılır gibi bak
unuttuğum ve istemesem de
yüzlerini bir türlü anımsayamadığım
çocukluk arkadaşlarım gibi
kahve fincanına damlayan gözyaşı
kara düşen kan damlası gibi
diyorsun ki- evet, mavi gözlerinden bile ürpertici bu-
kınından çıkarılan bir hançer gibi bak bana
bana şöyle bir bak diyorsun
yaşama sevincini sana ben veriyormuşum gibi
sevgilin olmasam da sevgilinmişim gibi bak
kumsalda bırakılan ayak izi
kanadın üzerine değen bulut gibi
kayalıklara sürüklenen bir gemiye
yanıp sönen deniz feneri gibi bak bana
çünkü unutmamanın eşiğidir
ve anımsamanın kapısıdır bakmak
sevgili irem
bunun için bile kibrit çakılabilir
okyanusun kıyısında
karanlıkta
bir kedi gözü gibi
pençeleriyle dolaşırken aşk.
bana şöyle bir bak diyorsun
alıcı gözüyle, tepeden tırnağa
yeni dalınmış bir uyku gibi bak
çobanların söndürmeyi unuttuğu dağ ateşi
kaleden kaleye uçurulan ak güvercin
rüzgara emanet edilen fısıltı gibi
yazdan kalma bir gün gibi bak bana
bana şöyle bir bak diyorsun
posta kutusuna gece yarısı bırakılan bir mektup gibi
kızağından kayıp bitmeden denize inen bir tekne
gökyüzünün denizyıldızlarıyla dolduğunu gören
bir dalgıç gibi bak
akşam kırılmaya başlarken içimde
dağılan bir ilkokulun zili gibi bak bana
bana şöyle bir bak diyorsun
bir ışın demetine sarılır gibi bak
unuttuğum ve istemesem de
yüzlerini bir türlü anımsayamadığım
çocukluk arkadaşlarım gibi
kahve fincanına damlayan gözyaşı
kara düşen kan damlası gibi
diyorsun ki- evet, mavi gözlerinden bile ürpertici bu-
kınından çıkarılan bir hançer gibi bak bana
bana şöyle bir bak diyorsun
yaşama sevincini sana ben veriyormuşum gibi
sevgilin olmasam da sevgilinmişim gibi bak
kumsalda bırakılan ayak izi
kanadın üzerine değen bulut gibi
kayalıklara sürüklenen bir gemiye
yanıp sönen deniz feneri gibi bak bana
çünkü unutmamanın eşiğidir
ve anımsamanın kapısıdır bakmak
sevgili irem
bunun için bile kibrit çakılabilir
okyanusun kıyısında
karanlıkta
bir kedi gözü gibi
pençeleriyle dolaşırken aşk.
en asil duyguların insanı, her türlü duyguyu en yoğun yaşayan kadındır.
kolaylıkla tanımlanabilecek bir kadın değildir.
zaten biriniz de ağlamasanız şaşardım denilesi kadın...
orta boylu, topluca vücudu, küçük elleri ve ayakları ile oldukça çekicidir. bakışları hoş ve masumdur. gözleri iri ve iddialıdır. kilo almaya meyilli yapısına rağmen, cazibeli ve asil görünümüyle dikkat çeker.
duygusal, eğlenmeyi, müziği seven, arkadaş canlısı, zeki ve hassastır. o kadar hassastır ki herşeyden kendisi sorumlu ve suçluymuş gibi rahatsızlık duyar. karşısındakinin aklından geçenler hakkında her zaman bir düşüncesi olur fakat bunlar sezgilerinin mi yoksa kuruntularının ürünü mü bilinmez. çoğunlukla sezgileridir ona yol gösteren. mutlu olmasını ve mutlu etmeyi bilir ama huzurunu kaçıracak bir şeyler vardır genelde. gerçekten de balık gibidir ne çok bırakılmaya gelir ne de çok sıkılmaya; ustaca ve gizlice yönlendirilmelidir...
kıskanç, kaprisli, bazen sabırlı, bazen sabırsız, bakımlı, zevkli, detaycı, sevdiğini sahiplenen, onu kutsallaştıran, şüpheci kadındır. güveninin kazanılması gereken kadındır balık kadını. çünkü sanıldığı kadar saf değildir aslında. uzun zaman susar ve bekler... belki bu zaman zarfında kendini kandıracak kadar da realistlikten uzaktır.
erkeğine hizmet eder, onu tanrılaştırır.
erkeğini mutlu etmek adına roma'yı yakacak tek canlı türüdür.
o, saatlerce yemek masasında sevgilisini bekler. herşey soğuduktan sonra gelen sevgilisine, yemeği bitince hoşuna gidip gitmediğini soran kadınlardandır o.
hiçbir kadında olmayan dişilik, çekicilik, anaçlık, gizem ondadır. rüya gibidir balık kadını...
kolaylıkla tanımlanabilecek bir kadın değildir.
zaten biriniz de ağlamasanız şaşardım denilesi kadın...
orta boylu, topluca vücudu, küçük elleri ve ayakları ile oldukça çekicidir. bakışları hoş ve masumdur. gözleri iri ve iddialıdır. kilo almaya meyilli yapısına rağmen, cazibeli ve asil görünümüyle dikkat çeker.
duygusal, eğlenmeyi, müziği seven, arkadaş canlısı, zeki ve hassastır. o kadar hassastır ki herşeyden kendisi sorumlu ve suçluymuş gibi rahatsızlık duyar. karşısındakinin aklından geçenler hakkında her zaman bir düşüncesi olur fakat bunlar sezgilerinin mi yoksa kuruntularının ürünü mü bilinmez. çoğunlukla sezgileridir ona yol gösteren. mutlu olmasını ve mutlu etmeyi bilir ama huzurunu kaçıracak bir şeyler vardır genelde. gerçekten de balık gibidir ne çok bırakılmaya gelir ne de çok sıkılmaya; ustaca ve gizlice yönlendirilmelidir...
kıskanç, kaprisli, bazen sabırlı, bazen sabırsız, bakımlı, zevkli, detaycı, sevdiğini sahiplenen, onu kutsallaştıran, şüpheci kadındır. güveninin kazanılması gereken kadındır balık kadını. çünkü sanıldığı kadar saf değildir aslında. uzun zaman susar ve bekler... belki bu zaman zarfında kendini kandıracak kadar da realistlikten uzaktır.
erkeğine hizmet eder, onu tanrılaştırır.
erkeğini mutlu etmek adına roma'yı yakacak tek canlı türüdür.
o, saatlerce yemek masasında sevgilisini bekler. herşey soğuduktan sonra gelen sevgilisine, yemeği bitince hoşuna gidip gitmediğini soran kadınlardandır o.
hiçbir kadında olmayan dişilik, çekicilik, anaçlık, gizem ondadır. rüya gibidir balık kadını...
https://soundcloud.com/sonfecibisiklet/sikinti-var
Mürhiş son feci bisiklet şarkısı.
"Ben uyumadan bi yere gitme"
Mürhiş son feci bisiklet şarkısı.
"Ben uyumadan bi yere gitme"
Işkencedir. Her sabahsa bir de. iş ya da okul için ta ebesinin nikahından kalkıp başka bir ebesinin nikahına gitmektir. Bazı kutsanmış arkadaşların evleri 5 dk mesafede ya, ağlıyorum.
Kız ben sana demedim mi
Karşıki dağlar jenderme jenderme lo.
Karşıki dağlar jenderme jenderme lo.
O zaman yediğimizde içimize cin girme ihtimali de vardır.