bugün
- sözlükte ciddi kitap okuyan yok22
- simko324
- türk askeri yemen e gitsin kampanyası41
- nervio16
- ilham aliyev26
- şabısgoy9
- husiler6
- ofsaytımsı vol 210
- yetiş'ya mokv5
- yazarların askerde sınıflrı ve rütbeleri9
- kara parayı borsada aklamak3
- son okunan kitap11
- kitap okuyan biri rte'ye oy vermez4
- muslettin amca9
- türkiye de artan okul saldırıları12
- yüksek enflasyon16
- yavuz sultan selim6
- riyad saldırılarının perde arkası3
- muşlettin amca birader beydir2
- ekonomi2
- güne bir ahmet kaya şarkısı bırak2
- karton toplayan bey2
- topalar2
- türkiye'deki gürcüler4
- çok film izleyen insandan zarar gelmez25
- 69600 entry girmek2
- kız rolü yapmak6
- küfürlü şiirler3
- bravi diyerek italyanım oğlum ben havası3
- sözlük kızlarının kombinleri45
- bir şeyler söyle5
- küba'nın petrol sektörünü yabancı yatırıma açması4
- fon vurgunu6
- cilt kanseri3
- tarhana3
- rj mitte5
- yulaf lapası2
- ufuk beydemir3
- herkesin hemfikir olduğu şeyler5
- kendini türk hisseden arap artığı24
- genç yaşta ölen ünlüler3
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı43
- göztepe7
- sözlükteki ilişki skandalı37
- anın görüntüsü21
- terör dönemi2
- asansörde konuşmama kuralı4
- yalnızlık3
- 12 ekim 2026 eyüpspor göztepe maçı14
- günaydın kuşlarım2
sevdiği entry'ler
Senin hesaba göre sevişirken kafanı sokman lazım
O zaman da sik kafalı oluyosun
Doğru mudur???
O zaman da sik kafalı oluyosun
Doğru mudur???
bir tek bana mı antipatik geliyor anlamış değilim. doğallıkla patavatsızlık arasında ince bir çizgi falan yok, gayet büyük alabildiğine bir uçurum var. seyirciyi iğnelemek laf sokmak meziyet mi lan.
Benimki cerendi.
Yes may friennd.
We go next day. Don't today. Yes.
We go next day. Don't today. Yes.
ah ne bela bir şeydir. basit gibi görünse de iç kemiren, can sıkan bir özleme biçmidir. hele bir de o muhabbeti asla o eski günlerdeki gibi yapmak mümkün değilse...
geçmiş olsun arkadaşlar.
iyi geceler.
geçmiş olsun arkadaşlar.
iyi geceler.
Şimdi diyorum, tam da şu saniye. Bir adım ötemde olsan. Kokunla dans etsem histelyam. Açık bir çay söylesem, vapur seslerini dinlesek birlikte. Uzatsan ellerini, dokunsan yüreğime. Kara kutuma hapsettiklerime, damla damla biriktirdiklerime, iç çekişlerime dokunsan sessizce…
Ah Histelyam!
Savaş sonrası yorgunluğu dolaşıyor damarlarımda. Pıhtılaşıyor yorgunluğum. Tıkıyor bütün damarlarımı. Kalbim sıkışıyor histelyam, kalp ritmim bozuluyor.
Uzatsan ellerini, dokunsan yüreğime de iyileşse kalbimin kederi…
Martıların ahenkle uçuşuna takılıyor gözlerim. Simit atarken, kırışmış ellerime bakıyorum. Bakakalıyorum… Yılların hesabını, ellerime karalıyormuşum meğer. Ne de çirkin eller…
Sonra, senin “sus” deyişini hatırlıyorum Histelyam. O güzeller güzeli ellerinle beni susturuşunu hatırlıyorum. Teninin tuzunu tadarken, gözlerimle “sustum” deyişimi hatırlıyorum.
Gülümsüyorsun. Ellerimi öpüyorsun. Şefkat yüklü dudaklarınla acımı söndürüyorsun.
Şimdi diyorum, tam da şu saniye. Bir adım ötemde olsan. Dokunsan dudaklarıma ellerinle. “Sus” desen. Ömür boyu sussam bende…
Yağmur sonrası, toprak kokusunu bekler gibi, tırtılın kelebek oluşunu bekler gibi, hazirandan sonra temmuz gibi bekliyorum seni Histelyam.
Sen yokken yalnızlığıma hüzünlü şarkılar bastırıyorum. Burnumun direğini sızlatıyor. Yalnızlığımı kanatıyor. Bu acıya dayanamıyorum…
Hatırlıyorum da “içinde hep bir yalnızlık var” derdin. itiraz eder, küserdim. Sen varken, yalnızlığı hiç ister miydim? Şimdi diyorum, tam da şu saniye. Bir adım ötemde olsan, yalnızlığın katili olsam. Müebbet yesem. Kurtarsam kafesteki kuşları. Kavuştursam gül ile bülbülü.
Sen olsan Histelyam, ben sen olsam. Göğüs kafesimde saklambaç oynasan…
Boyumdan büyük hüzünler dökülüyor bahçeme. Gülüşünle suladığın, parmak uçlarında açan çiçeklerim soruyor seni. Sesini duyduğumda geçecek kederlerim göz kırpıyor, tüylerimi ürperten bir sinsilikle. Kitaplarım da artık sen kokmuyor…
Ah Histelyam!
Şimdi diyorum, tam da şu saniye. Bir adım ötemde olsan da yeniden koklasam kitaplarımı. Bahçeme dökülen hüzünleri kurutsam aralarında. Sesin süpürse sonbahar kederlerimi. Parmak uçlarınla sevsen yüzümün her yerini. Yeşerse, umut açsa hayallerim. Kıskansa çiçekler beni…
Gönül bahçem sen dolsa Histelyam. Sen dolsan, sen olsam.
Tam da şu saniye sen olsan…
Ah Histelyam!
Savaş sonrası yorgunluğu dolaşıyor damarlarımda. Pıhtılaşıyor yorgunluğum. Tıkıyor bütün damarlarımı. Kalbim sıkışıyor histelyam, kalp ritmim bozuluyor.
Uzatsan ellerini, dokunsan yüreğime de iyileşse kalbimin kederi…
Martıların ahenkle uçuşuna takılıyor gözlerim. Simit atarken, kırışmış ellerime bakıyorum. Bakakalıyorum… Yılların hesabını, ellerime karalıyormuşum meğer. Ne de çirkin eller…
Sonra, senin “sus” deyişini hatırlıyorum Histelyam. O güzeller güzeli ellerinle beni susturuşunu hatırlıyorum. Teninin tuzunu tadarken, gözlerimle “sustum” deyişimi hatırlıyorum.
Gülümsüyorsun. Ellerimi öpüyorsun. Şefkat yüklü dudaklarınla acımı söndürüyorsun.
Şimdi diyorum, tam da şu saniye. Bir adım ötemde olsan. Dokunsan dudaklarıma ellerinle. “Sus” desen. Ömür boyu sussam bende…
Yağmur sonrası, toprak kokusunu bekler gibi, tırtılın kelebek oluşunu bekler gibi, hazirandan sonra temmuz gibi bekliyorum seni Histelyam.
Sen yokken yalnızlığıma hüzünlü şarkılar bastırıyorum. Burnumun direğini sızlatıyor. Yalnızlığımı kanatıyor. Bu acıya dayanamıyorum…
Hatırlıyorum da “içinde hep bir yalnızlık var” derdin. itiraz eder, küserdim. Sen varken, yalnızlığı hiç ister miydim? Şimdi diyorum, tam da şu saniye. Bir adım ötemde olsan, yalnızlığın katili olsam. Müebbet yesem. Kurtarsam kafesteki kuşları. Kavuştursam gül ile bülbülü.
Sen olsan Histelyam, ben sen olsam. Göğüs kafesimde saklambaç oynasan…
Boyumdan büyük hüzünler dökülüyor bahçeme. Gülüşünle suladığın, parmak uçlarında açan çiçeklerim soruyor seni. Sesini duyduğumda geçecek kederlerim göz kırpıyor, tüylerimi ürperten bir sinsilikle. Kitaplarım da artık sen kokmuyor…
Ah Histelyam!
Şimdi diyorum, tam da şu saniye. Bir adım ötemde olsan da yeniden koklasam kitaplarımı. Bahçeme dökülen hüzünleri kurutsam aralarında. Sesin süpürse sonbahar kederlerimi. Parmak uçlarınla sevsen yüzümün her yerini. Yeşerse, umut açsa hayallerim. Kıskansa çiçekler beni…
Gönül bahçem sen dolsa Histelyam. Sen dolsan, sen olsam.
Tam da şu saniye sen olsan…
Universite son sınıftayken... Neyse anlatmıycam bunu. Zaten üsttekinin çakması gibi duruyor.
(bkz: tahrik var dalıyorum)
şimdi sen diyorsun ki bana, pencerenin kör kasasının duvar içine kaç cm gireceğini ve burada kaç cm su yalıtımı, ısı yalıtımı ve buhar yalıtımı için malzeme kullanılacağını gözüm kapalı hesaplarım.
dediğine göre malzemeleri tanımak senin için 5 dakika. sen hiç bims üzerine 5 cm taşyünü, onun üzerine taş kaplama, onun üzerine de alüminyum kompozit malzeme koydun mu? koymadın. bak ben koydum ve bunları birimi birimine hesapladım.
"bunun için okumaya ne gerek var yaa" dersen seni şantiyedeki ustabaşıları çatıdan aşağı atar, düşene kadar düz işçiler dürter, düşünce de beyaz yakalılar başında güler.
o yüzden oytun musun nesin, bilip bilmeden boş laflar ile sözlüğü meşgul etme.
bir de son olarak söylemek istediğim bir şey var, sen seversin. evet.
şimdi sen diyorsun ki bana, pencerenin kör kasasının duvar içine kaç cm gireceğini ve burada kaç cm su yalıtımı, ısı yalıtımı ve buhar yalıtımı için malzeme kullanılacağını gözüm kapalı hesaplarım.
dediğine göre malzemeleri tanımak senin için 5 dakika. sen hiç bims üzerine 5 cm taşyünü, onun üzerine taş kaplama, onun üzerine de alüminyum kompozit malzeme koydun mu? koymadın. bak ben koydum ve bunları birimi birimine hesapladım.
"bunun için okumaya ne gerek var yaa" dersen seni şantiyedeki ustabaşıları çatıdan aşağı atar, düşene kadar düz işçiler dürter, düşünce de beyaz yakalılar başında güler.
o yüzden oytun musun nesin, bilip bilmeden boş laflar ile sözlüğü meşgul etme.
bir de son olarak söylemek istediğim bir şey var, sen seversin. evet.