bugün
- ilk adımı karşıdan bekleyen erkek20
- özel'in yeni parti planı2
- ben geldim naneler30
- yapay zeka şirketlerinin kitapları imha etmesi4
- uludağ sözlükteki ayak fetişizmi14
- geceye bir şarkı bırak15
- 10 bin lira verseler bu gece sokakta yatar mısın5
- mason greenwood13
- cips yedikten sonra parmakları tişörte silmek7
- sevgiliyle dağ evindeyken şömine önünde sevişmek8
- zamanda yolculuk mümkün olsa yapılacaklar4
- sinir bozucu şeyler10
- zengin kızların güzel olması7
- nicki kısa olanın penisi küçük olur22
- sözlüğün hemfikir olduğu tek konu10
- erkeklerin güzel kız görünce verdiği tepki7
- sözlük için ne yapabiliriz10
- haluk levent'e para emanet etmek23
- true nickli yazara özelden küfredilmesi olayı20
- sözlükte kalp krizi geçirmek5
- şaka maka tek umudun yine bahçeli olması19
- haluk levent'i karalama kampanyası17
- türkiye nin en güvenilir insanı11
- anın görüntüsü18
- şu an okunan kitap2
- kaliteli insanı belli eden detaylar24
- clydeless bonnie8
- pilavlı sohbet vs rakı balık7
- sevgiliniz karşı cinsle tatile gidebilir mi12
- döner mi yesem hamburger mi makarna mı13
- izlemek istediğim filmler2
- dünyanın en samimiyetsiz cümlesi13
- kuranda namaz yok8
- insan olmaya ceyrek kala12
- kendin hakkında bir gerçek bırak7
- bir erkeği erkek yapan beş özellik14
- bir insana çirkin demek6
- bunalımdan çıkmaya karar verilen an2
- nickaltı hoşgeldini olmayan yazarlar5
- haluk levent'in kumar oynamasının asıl sebebi3
- biri size sokakta yan baksa ne yaparsınız6
- bir erkeği elde etmenin yolları12
- insan silmek4
- yapay zekanın tehlikeli yükselişi12
- ahbap10
- kırmızılı kadın konya2
- sigarayı neden seviyoruz5
- her ay aynı eskorta gitmek tek eşlilik midir7
- güzel zannedilen kadınların sıradan olmaları13
- fusya semsiyeli yabanci29
entry'ler (1909)
yakın zamana kadar "henüz değil", "hele şu olsun da..." diye diye nefes alıp verirken, son zamanlarda "en kötü ne olabilir ki?" diyerek yaşamaya başladım. hayat güzelmiş meğer.
aylar yıllar önce buna benzer bir başlık görüp sözlükten gayrı resmi uzaklaşmıştım. aylar yıllar sonra (kaderin cilvesidir ki veli toplantısı esnasında sıradaki veliyi beklerken) aynı tür başlıkla karşılaştım ve yine entry giriyorum.
yine aylar, yıllar önce çok kez açıklamasını yapmaya çalıştığım; akıllardaki yanlışları meslek hastalığı olarak düzeltmeye çalıştığım ve bir işe yaramadığını gördüğüm için, tek tek ve kısa açıklamalar yazıp en azından içimi soğutacağım.
çok tatil: sen de okuyup öğretmen olsaydın.
çok para: keşke okuyup öğretmen olsaydın.
"40 dağka derse girip çıkıyonuz yorulduk deyonuz": keşke öğretmen olsaydın.
kendi çocuğunla ilgilenmek zaman zaman zor geliyorken, senin çocuğun gibi en kötü ihtimalle 100-200 tanesiyle ilgilenmek, üstüne üstlük bir şeyler öğrenmemek için resmen ısrar eden öğrenciye öğretmek için uğraşmak kolay geliyorsa keşke sen de okuyup öğretmen olsaydın.
evde kedi, dışarıda aslan kesilen; bacak kadar boyuyla kendini hayatı yiyip sindirmiş sanan, dünyanın sadece kendi etraflarında döndüğünü düşünen bir bina dolusu ergenle, mesai saati denilen kavramı sanki hayatlarında hiç duymamış gibi akıllarına esen her saatte arayabileceklerini, mesaj atabileceklerini ve üstüne cevap bekleyebileceklerini düşünen velilerle ağzını, terbiyeni, kaliteni bozmadan konuşabileceğini düşünüyorsan keşke okuyup da öğretmen olsaydın.
herkesin mesleği zor, ekmek aslanın ağzında. ama bir gün öğretmen temposuyla çalıştığınız zaman 3 günlük rapor almanızı gerektirecek işlerde çalışırken, oturduğunuz yerden, kendinizden başka kimseye faydası olmayan ama sanki dünyayı kurtarıyormuşsunuz gibi davrandığınız iş yerlerinizden bir zahmet öğretmenlere dil uzatmayın. sizi de o noktaya o veya bu şekilde bir öğretmen getirdi. nankörlük etmeyin.
yine aylar, yıllar önce çok kez açıklamasını yapmaya çalıştığım; akıllardaki yanlışları meslek hastalığı olarak düzeltmeye çalıştığım ve bir işe yaramadığını gördüğüm için, tek tek ve kısa açıklamalar yazıp en azından içimi soğutacağım.
çok tatil: sen de okuyup öğretmen olsaydın.
çok para: keşke okuyup öğretmen olsaydın.
"40 dağka derse girip çıkıyonuz yorulduk deyonuz": keşke öğretmen olsaydın.
kendi çocuğunla ilgilenmek zaman zaman zor geliyorken, senin çocuğun gibi en kötü ihtimalle 100-200 tanesiyle ilgilenmek, üstüne üstlük bir şeyler öğrenmemek için resmen ısrar eden öğrenciye öğretmek için uğraşmak kolay geliyorsa keşke sen de okuyup öğretmen olsaydın.
evde kedi, dışarıda aslan kesilen; bacak kadar boyuyla kendini hayatı yiyip sindirmiş sanan, dünyanın sadece kendi etraflarında döndüğünü düşünen bir bina dolusu ergenle, mesai saati denilen kavramı sanki hayatlarında hiç duymamış gibi akıllarına esen her saatte arayabileceklerini, mesaj atabileceklerini ve üstüne cevap bekleyebileceklerini düşünen velilerle ağzını, terbiyeni, kaliteni bozmadan konuşabileceğini düşünüyorsan keşke okuyup da öğretmen olsaydın.
herkesin mesleği zor, ekmek aslanın ağzında. ama bir gün öğretmen temposuyla çalıştığınız zaman 3 günlük rapor almanızı gerektirecek işlerde çalışırken, oturduğunuz yerden, kendinizden başka kimseye faydası olmayan ama sanki dünyayı kurtarıyormuşsunuz gibi davrandığınız iş yerlerinizden bir zahmet öğretmenlere dil uzatmayın. sizi de o noktaya o veya bu şekilde bir öğretmen getirdi. nankörlük etmeyin.
Bir anda gelen bir fikirle hiç bilmeden araştırmadan taşındığım şehir. Yalnız yaşaması, sokaklarında dolaşması keyifli. Gündüzleri huzurlu, gece hayatı nispeten renkli.
Her türlü ayakkabı mağazasının bölüm sonu canavarı olan erkektir.
O değil de, bu bahsettiğim mağazalarda neden hep aynı kadın çalışıyor!?
O değil de, bu bahsettiğim mağazalarda neden hep aynı kadın çalışıyor!?
Bu da iyice deli deli yaptı kendini.
Seydi acar.
Son 2 yıldır meslektaşlığımızdan dolayı sık sık aklıma gelir. Ulaşıp özür dilemek isterim. Çok araştırdım ama herhangi bir sosyal medyada bulamadım bir hesabını.
Hoş, o zaman da (2002-2007) 50 yaşlarında vardı.
Hem görünüş hem karakter, davranış olarak "Üstün dökmen' in bıyıklısı" bir adamdır.
Vefat ettiyse toprağı bol, yaşıyorsa günleri güzel olsun. iyi ki varsın öğretmenim.
Son 2 yıldır meslektaşlığımızdan dolayı sık sık aklıma gelir. Ulaşıp özür dilemek isterim. Çok araştırdım ama herhangi bir sosyal medyada bulamadım bir hesabını.
Hoş, o zaman da (2002-2007) 50 yaşlarında vardı.
Hem görünüş hem karakter, davranış olarak "Üstün dökmen' in bıyıklısı" bir adamdır.
Vefat ettiyse toprağı bol, yaşıyorsa günleri güzel olsun. iyi ki varsın öğretmenim.
Beklentilerinle uyuşmayıp, bir de üstüne bunun farkına çok erken vardığım halde salağa yattığım için,
Bir anda hayatına girip, yine bir mesajla hayatından çıktığım için,
Beni her gördüğün yerde kendini benden kaçmak zorunda hissettiğin için;
Özür dilemem lan aslında. Her "kötü" özelliği bana yakıştırabilirsin. Nankör diyebilirsin, yalancı diyebilirsin; sinsi, içten pazarlıklı, kapalı kutu gibi istediğini söyleyebilirsin.
Ama bana "salak" diyemezsin. Bu oyunu sen başlattın. Bana düşen rolümü oynamaktı. Her hikaye mutlu sonla bitecek diye bir kural yok.
Bir anda hayatına girip, yine bir mesajla hayatından çıktığım için,
Beni her gördüğün yerde kendini benden kaçmak zorunda hissettiğin için;
Özür dilemem lan aslında. Her "kötü" özelliği bana yakıştırabilirsin. Nankör diyebilirsin, yalancı diyebilirsin; sinsi, içten pazarlıklı, kapalı kutu gibi istediğini söyleyebilirsin.
Ama bana "salak" diyemezsin. Bu oyunu sen başlattın. Bana düşen rolümü oynamaktı. Her hikaye mutlu sonla bitecek diye bir kural yok.
Olur olmasına da, iki tarafın da aklında diğer senaryodan en ufak bir kırıntı olmaması gerekir. Çünkü olduğu zaman çok hızlı boka sarıp bir anda iletişim kesilebilir.
Aslında oturup konuşmak lazımdır ama bu medeni cesareti göstermek her bireyin harcı değildir.
Aslında oturup konuşmak lazımdır ama bu medeni cesareti göstermek her bireyin harcı değildir.
Oldum olası dışarı çıkmayı çok sevmeyen biriyim. Arkadaşlarımla ya kendi evimde, ya da onların evinde görüşmeyi tercih ediyorum ancak, bu zamana kadar "patron, akşam sahnemiz var sen lazımsın" lafını geri çeviremedim.
Olmamanız gereken yerde olduğunuzun ve size göre olmayan, yanlış kişilere değer verdiğinizin ve karşılık beklediğinizin kanıtıdır. Bunu kendinize yapmamanız verilebilecek en etkili tavsiye olacaktır.
Lakin Yukarıda yazdıklarımın çok da bir anlamı yoktur zira kelin ilacı olsa kendi başına sürerdi en nihayetinde...
Lakin Yukarıda yazdıklarımın çok da bir anlamı yoktur zira kelin ilacı olsa kendi başına sürerdi en nihayetinde...
Geçenlerde bir milli maçta sonradan girmişti oyuna.
Spiker her bu çocuğun adını söylediğinde gülesim geliyordu. Kulaklar alıştı tabi "mehmet aurelio, gökçek vederson" gibi isimlere. En kötüsü "kazım kazım" diye düşünürken bir de başımıza bu çıktı. Daha neler duyacağız...
Spiker her bu çocuğun adını söylediğinde gülesim geliyordu. Kulaklar alıştı tabi "mehmet aurelio, gökçek vederson" gibi isimlere. En kötüsü "kazım kazım" diye düşünürken bir de başımıza bu çıktı. Daha neler duyacağız...
Yeditepe.
Hadi bulun bakalım hangi tepesindeyim.
Hadi bulun bakalım hangi tepesindeyim.
Ne kadar ayıp.
Çizgili pijamaları kendimiz mi getiriyoruz?
Hayatım hiç yolunda gitmiyormuş gibi hissediyorum. Ya gerçekten öyle, ya da rahat batıyor bilmiyorum.
Görece güzel, ülke çapında kendini kanıtlamış, kurumsal bir okulda öğretmenim.
Aldığım maaş sadece bana kaldığı için (barınma derdim yok.) giderlerime fazlasıyla yetiyor. Arabam bile var. Güzel bir ilişkim var. harbi dostlarım, güzel arkadaşlıklarım var.
Ama işte bunların hepsinin yanında içimde bir sıkıntı da var. Bu sıkıntı bazen o kadar şişiyor ki, "lan her şeyi bırakıp defolup gitmek istiyorum." dedirtiyor. Bu sıkıntıya bir isim vermem gerekirse adı "beklentiler" olurdu.
Dedim ya bir ilişkim var diye. Uzak mesafe ilişkisi bu. 1 senedir kız arkadaşımla aramda 14 saat yol var. Nereye kadar böyle gidecek bilmiyorum ve artık sıkıldım. Bir araya gelmek için her imkanı zorluyorum ama olacak gibi değil.
Onun dışında benim kendi içimde "y.rak vergisi" olarak adlandırdığım askerlik var. Benim için çok büyük bir sorun bu. Çünkü özel sektör çalışanıyım yani 6 ay ortalıktan kaybolma lüksüm yok. Ama işte şrrak diye çıkarabilecek 50-60 bin liram da yok.
Ailemle olan ilişkim de "merhaba-merhaba" seviyesinde. Gün geçtikçe daha da kötüleşiyor. Tipik bir anadolu ailesi, 27 yaşına az kalmış bir ayıyı evlerinde beslemek zorlarına gidiyor artık tabi. Onlara da hak veriyorum. Evlilik bekliyorlar artık ama nasıl edeyim?
Bütün bunlar bana ağır geliyorken bir de son zamanlarda biri çıktı ortaya, aklımı bulandırıyor. Farkındayım bu hrp yalnız kalmaktan ama zorlanıyorum.
Hayırlısı.
Görece güzel, ülke çapında kendini kanıtlamış, kurumsal bir okulda öğretmenim.
Aldığım maaş sadece bana kaldığı için (barınma derdim yok.) giderlerime fazlasıyla yetiyor. Arabam bile var. Güzel bir ilişkim var. harbi dostlarım, güzel arkadaşlıklarım var.
Ama işte bunların hepsinin yanında içimde bir sıkıntı da var. Bu sıkıntı bazen o kadar şişiyor ki, "lan her şeyi bırakıp defolup gitmek istiyorum." dedirtiyor. Bu sıkıntıya bir isim vermem gerekirse adı "beklentiler" olurdu.
Dedim ya bir ilişkim var diye. Uzak mesafe ilişkisi bu. 1 senedir kız arkadaşımla aramda 14 saat yol var. Nereye kadar böyle gidecek bilmiyorum ve artık sıkıldım. Bir araya gelmek için her imkanı zorluyorum ama olacak gibi değil.
Onun dışında benim kendi içimde "y.rak vergisi" olarak adlandırdığım askerlik var. Benim için çok büyük bir sorun bu. Çünkü özel sektör çalışanıyım yani 6 ay ortalıktan kaybolma lüksüm yok. Ama işte şrrak diye çıkarabilecek 50-60 bin liram da yok.
Ailemle olan ilişkim de "merhaba-merhaba" seviyesinde. Gün geçtikçe daha da kötüleşiyor. Tipik bir anadolu ailesi, 27 yaşına az kalmış bir ayıyı evlerinde beslemek zorlarına gidiyor artık tabi. Onlara da hak veriyorum. Evlilik bekliyorlar artık ama nasıl edeyim?
Bütün bunlar bana ağır geliyorken bir de son zamanlarda biri çıktı ortaya, aklımı bulandırıyor. Farkındayım bu hrp yalnız kalmaktan ama zorlanıyorum.
Hayırlısı.
iltifat ayarın herhangi bir arkadaşına denk olsun.
ilgilen ama sıkıştırma.
Dışarı davet edeceksen et, istemezse üsteleme. Gün aşırı görüşmeye çalışma.
Konuşurken sürekli kendinden bahsetme, sen de dinle. Sorunlarına farklı bir bakış açısı sunmaya çalış.
Kısacası:
insan gibi yaklaş, çıkarsız davran.
ilgilen ama sıkıştırma.
Dışarı davet edeceksen et, istemezse üsteleme. Gün aşırı görüşmeye çalışma.
Konuşurken sürekli kendinden bahsetme, sen de dinle. Sorunlarına farklı bir bakış açısı sunmaya çalış.
Kısacası:
insan gibi yaklaş, çıkarsız davran.
Modern zaman barış manço' su, cem karaca' sı. iyi işler yapacak potansiyele sahip.
alem alem içinde ve göç isimli şarkıları da oldukça kalitelidir. inceden takip edilmesi gereken çok genç yaştaki sanatçı.
alem alem içinde ve göç isimli şarkıları da oldukça kalitelidir. inceden takip edilmesi gereken çok genç yaştaki sanatçı.
Yine ağır depresif takılıyorum. Ama "ay ben iyi değilim yaa" gibi ilgi bekleyenlerden değilim. Hiçbir şeyin tadı tuzu yok şu sıralar. Muayyen bir dönemimdeyim kısacası.
Gastrit göstergesidir. Geçmiş olsundur. Her şeyi büyütmemek lazımdır.