bugün
- macron koşacak diye park kapatan akepe16
- aşırı çıplaklığın rahatsız edici olması25
- 12 temmuz 2026 arjantin isviçre maçı4
- trump'ın tr'ye 5 f 35 vereceğiz açıklaması10
- akp bitince ne olacak7
- kadinlarin erkekleri dm den taciz etmesi3
- uzun entry giren yazar enayiliği9
- ölümün en iyi tanımı14
- otel odasında ölü bulunmak7
- mini etekli kız isimleri top 103
- f 35 leri kendimiz yapalım2
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler4
- her yazarın eşit olmaması4
- dünya kupasının en zayıf takımı2
- egay sucukcu2
- evlenince seni çalıştırmam diyen erkek2
- yorgun mermi7
- kol saati takmanın anlamsızlığı10
- sevgiliyle tatile gitmek7
- sizce uzay milyarlarca dolar harcamaya değer mi5
- 7 temmuz 2026 messi balonunun patlaması7
- 2026 dünya kupası25
- günün sözü4
- arjantin4
- iş arkadaşı ile her gün 8 saat geçirmek4
- belçika7
- ispanya6
- ingiltere6
- norveç5
- isviçre'nin çeyrek finalde arjantin'in rakibi olma4
- isviçre3
- fas5
- fransa2
- 7 temmuz 2026 arjantin mısır maçı12
- ölümden sonra yaşamın var olduğu gerçeği4
- 7 temmuz 2026 isviçre kolombiya maçı10
- trump'ın rahip brunson olayını yine anlatması2
- ona bir şey söyle12
- damadını tüfekle poposundan yaralayan kayınpeder2
- sürekli vurduran kadın nasıl anlaşılır5
- fakir evinin olmazsa olmazları2
- nato liderler zirvesi akşam yemeği menüsü3
- yazarların en sevdiği hayvan4
- iş toplantıları2
- yazarların mezun olduğu okullar17
- novak djokovic2
- koparmadan 24 cm sıçtıktan sonra tansiyon düşmesi2
- beyaz yakalıların yüzde 90'ı işsiz kalacak4
- vurdurmuş erkek nasıl anlaşılır15
- arjantin mısır maçı13
sevdiği entry'ler
pek çok tatlı su solcusunun hayallerindeki kahraman olan nazım hikmet'in kişiliği ve yaşantısı incelendiğinde kolayca anlaşılabilecek gerçek.
evet, peşinen söylemek isterim ki başlıkta geçen "ahlaksız" sıfatı yerine daha uygun bir kelime bulamadım.
bunu bir hakaret olarak algılamadan evvel yazının tamamını okuyup "ahlaksız diyerek ayıp etmişsin, nazım bu ifadeyi haketmiyor" diyen olursa özür diler silerim.
yani bu nazım'ın yaptıklarına, ahlaksızlık demekten başka da bir şey uygun düşmüyor malesef.
evet arkadaşlar, bir insan solcu olabilir, komünist olabilir, vatan haini olabilir.
bunlar neticede herkesin kendi düşünceleridir, size doğru gelen bana yanlış, bana doğru gelen size yanlış gelebilir. bunlar fikirlerdir, hiç mühim değildir.
ama bir insanı değerlendirirken ahlakı ile, insanlar ile olan ilişkileri ile değerlendirmek gerekir diye düşünüyorum.
işte nazım hikmet de bu ahlaksız sıfatını eşlerine, karılarına, ailelerine yaptığı hainlikler ve ihanetler ile kazanmıştır nazarı itibarımda.
nazım hikmet'in kısa süren ilk evliliği nüzhet hanım ile olmuştur, hanımefendinin ailesi nazım'ın karakterinden dolayı bu izdivaça karşı çıkmış, onaylamamıştır. ama nazım hanımefendinin bir şekilde aklını çelmiş ve kız ile moskova'da bir şekilde evlenmiştir.
evlilik neticesinde nüzhet hanım'ın sağlığı bozulmuştur ve sağlığı bozulan nüzhet hanım nazım hikmet tarafından bir çırpıda harcanmış, neticede ayrılmışlardır.
bu başarısız evlilik sonrası nazım hikmet, bacısının arkadaşı olan 2 çocuklu dul bir kadın olan piraye hanım'ın aklını çelmiş, onunla evlenmiştir.
piraye hanım şu dünyada yaşamış en bahtsız, en bedbaht, en şanssız kadındır belki de.
evet, piraye hanım, nazım'a ömrü boyunca hep sahip çıkmış, hep arkasında durmuştur.
lakin nazım, işi ile, gücü ile, ailesi ile ilgilenip onları mutlu edeceğine burnunu hep boka sokmuş ve aile hayatından hapishane hayatına geçiş yapmış, girdiği cezaevlerinde de rahat durmamış, o cezaevi senin, bu cezaevi benim dolaşıp durmuştur.
tabi nazım cezaevindeyken olan piraye hanıma olmuştur, o hep acı çekmiş, yine de bu çektiği acıları kocasına belli etmemiştir, onu her ziyaretinde, ona yazdığı her mektupta nazım hikmet'e destek olmuş, onun cezaevinden çıkmasını yıllarca ve hasretle beklemiştir hayatının en güzel yıllarında.
peki buna karşılık nazım ne yapmış?
napmış biliyor musunuz?
1946'dan sonra yatttığı bursa cezaevinde kendisini ziyarete gelen dayısının kızı münevver'e aşık olmuştur.
münevver hem nazım'ın dayısının kızıdır, hem de evli ve çocuk sahibi bir kadındır.
şimdi şöyle bir portre çizin kafanızda.
bir adam var evli, ve adam cezaevinde, karısı saçını süpürge etmiş onu bekliyor acılar içinde ve bir başka kadın var, adamın dayısının kızı ve üstelik evli ve çocuklu bir kadın.
bu adamın bu kadına aşık olması nedir?
ahlaksızlık değil mi?
nasıl bir kişiliktir bu? aslında buna uygun daha başka sıfatlar da var ya neyse...
durun yahu, bitmedi daha.
nazım münevver'e olan aşkını utanmadan piraye hanım'a bildirir yazdığı mektuplarla.
kendisinden "anlayışlı olmasını" ister.
soruyorum arkadaşlar, hangi kadın kocasından böyle bir mektup alır ve anlayışlı olabilir?
lütfen siz de vicdanlarınıza sorun bu soruyu. rica ediyorum...
bütün bunlar olurken münevver hanım da nazım'a karşı boş değildir, ama kocasından da ayrılıp yuvasını yıkmak istemez.
nazım sap gibi ortada kalır.
sap gibi ortada kalan nazım, kalemi kağıdı eline alır ve başlar piraye hanım'a yalvarmaya.
yalvarır, yakarır, dil döker, "intihar ederim, sensiz yaşayamam" der. bir şekilde piraye hanım'ı ikna eder ve barışırlar.
aslında piraye hanım kırgındır, ama piraye hanım insandır, insan oğlu insandır.
nazım'ın cezaevinde olmasından kaynaklanan ruh haline verir bu yaptığını ve barışırlar.
barışırlar barışmasına ve piraye hanım da nazım'ı ziyarete gider.
ama gelin görün ki piraye hanım ile aynı anda münevver hanım'da nazım'ı ziyarete gider.
piraye hanım anlar ki bu nazım ahlaksızın biridir ve yediği boktan vazgeçmez.
tek kelime etmeden çıkar gider oradan ve bir daha da nazım'ın yüzünü görmez...
nazım 1950'de af ile cezaevinden çıkınca, yuvasını yıktığı dayısının kızı münevver ile evlenir, ondan bir de çocuğu olur.
ama nazım bu arada şizofrene bağlar kendini.
askere alınacağını duyunca "beni askerde öldürürler" paranoyasına kapılır ve karısı ile bebek yaştaki evladını terk ederek moskova'ya kaçar.
bakınız arkadaşlar.
nazım kaçtığında özgür bir adamdır. hakkında ne bir suçlama, ne bir dava vardır. ne tutukluluğu ne de bir gözaltısı mevzubahis değildir.
sırf paranoyaklıkla ülkeden kaçar gider. giderken de karısını ve çocuğunu ardında bırakır.
bu durum ahlaksızlığa girmez mi?
bu durum ahlaksızlığa girmez diyorsanız devam edelim...
nazım ailesini terk ederek sovyetlere gider ve orada kendine yeni bir hayat kurar.
eşi, oğlu falan umurunda değildir bu ahlaksız, kitapsız adamın.
ama ailesi hep onu düşünür, münevver hanım 1961'de o zaman 10 yaşındaki oğlunu da yanına alarak türkiye'den ayrılır ve kaçak yollarla polonya/varşova'ya gelmeyi başarır.
nihayet münevver hanım kocasına, mehmet de hiç görmediği, hayallerinde canlandırdığı babasına kavuşacaktır.
bu hayaller ile gelir münevver ve mehmet varşova'ya.
nazım hikmet'i bulacaklar ve hep birlikte yeni bir hayata başlayacaklardır burada.
ve nitekim nazım'ı bulurlar da...
ama nazım aynı nazım'dır.
nazım'ın hayatında vera adlı bir kadın vardır ve nazım vera ile birlikte yaşamaktadır.
bu normal birşeymiş gibi anlatır münevver hanım'a nazım.
tabi münevver hanım bu durumu kabul etmez ve polonya'yı terk eder oğlu ile beraber.
nazım'ın bu da umurunda değildir.
çünkü yanında "saman sarısı" saçlara sahip vera vardır...
vera'nın da nazım'ın diğer kadınlarından bir farkı yoktur.
o da evlidir ve çocuk sahibi bir kadındır.
ahlaksız nazım onun da aklını çelmiştir bir şekilde.
“Kimseler yapamaz senin resmini
Sen kendi resmini kendin de yapamazsın
Bir açılıp bir kapanır kapılar yüreğinde
Senin resmini ben yapacağım.”
bu gibi dörtlükler yetmiştir vera'nın yuvasını yıkıp nazım'ın kollarına atılmasına.
evet arkadaşlar, "vera'dan sonra n'olmuş" diye sormayın.
olmamış bir şey.
ömrü yetmemiş başka ahlaksızlık yapmaya.
1963'te ölmüş gitmiş nazım.
yaşasaymış vera'ya da ihanet edermiş belli ki, ama takdir i ilahi buna müsade etmemiş.
nazım'ın ahlaksızlıklarına daha fazla müsade etmemiş yüce yaradan...
şimdi bu anlattıklarımın hepsini, nazım hikmet'in hayatını okuyanlar, araştıranlar iyi bilirler.
vicdanınıza soruyorum bu soruyu;
bu yaptığı şeyler ahlaksızlık değil mi arkadaşlar?
piraye hanım'a yapılanlar, münevver hanım'a yapılanlar ahlaksızlık değil mi?
ya ufacık mehmet'in baba hasreti?
günah değil mi?
bunları yapan nazım hikmet değil de başka biri olsaydı yüzüne tükürmek istemez miydiniz?
tükürün bu ahlaksızın yüzüne,
vicdanlarınızdan atın balgamı,
tükürün.
tükürün piraye için,
münevver için, mehmet için tükürün.
tükürün,
vera hanım'ın aciz kocası için.
aslında o tükürdükleriniz,
o'nu kahraman ve büyük bir şair
olarak addeden vicdanlarınıza değsin.
tükürün vicdanlarınıza,
sürat mötoruyla yurdundan kaçan alçağa tükürün,
tükürün nazım ahlaksızının,
olmayan iman tahtasına...
not: bu şiiri de "Toplumcu gerçekçilik" anlayışıyla nazım hikmet yazdı desem alkışlar, alıntılar yapardınız ama şimdi şu an ben yazdım. adı da "ahlaksız nazım şiiri"...
iyi geceler.
Not: bütün yukarıda yazılanlar nazımın hayatından yaşadıklarından derlenmiştir. Hangi topluma giderseniz gidin bu yaptığı şey ahlaksızca olarak yorumlanır. Yani yasal yönden bir sıkıntı bulunmamaktadır.
evet, peşinen söylemek isterim ki başlıkta geçen "ahlaksız" sıfatı yerine daha uygun bir kelime bulamadım.
bunu bir hakaret olarak algılamadan evvel yazının tamamını okuyup "ahlaksız diyerek ayıp etmişsin, nazım bu ifadeyi haketmiyor" diyen olursa özür diler silerim.
yani bu nazım'ın yaptıklarına, ahlaksızlık demekten başka da bir şey uygun düşmüyor malesef.
evet arkadaşlar, bir insan solcu olabilir, komünist olabilir, vatan haini olabilir.
bunlar neticede herkesin kendi düşünceleridir, size doğru gelen bana yanlış, bana doğru gelen size yanlış gelebilir. bunlar fikirlerdir, hiç mühim değildir.
ama bir insanı değerlendirirken ahlakı ile, insanlar ile olan ilişkileri ile değerlendirmek gerekir diye düşünüyorum.
işte nazım hikmet de bu ahlaksız sıfatını eşlerine, karılarına, ailelerine yaptığı hainlikler ve ihanetler ile kazanmıştır nazarı itibarımda.
nazım hikmet'in kısa süren ilk evliliği nüzhet hanım ile olmuştur, hanımefendinin ailesi nazım'ın karakterinden dolayı bu izdivaça karşı çıkmış, onaylamamıştır. ama nazım hanımefendinin bir şekilde aklını çelmiş ve kız ile moskova'da bir şekilde evlenmiştir.
evlilik neticesinde nüzhet hanım'ın sağlığı bozulmuştur ve sağlığı bozulan nüzhet hanım nazım hikmet tarafından bir çırpıda harcanmış, neticede ayrılmışlardır.
bu başarısız evlilik sonrası nazım hikmet, bacısının arkadaşı olan 2 çocuklu dul bir kadın olan piraye hanım'ın aklını çelmiş, onunla evlenmiştir.
piraye hanım şu dünyada yaşamış en bahtsız, en bedbaht, en şanssız kadındır belki de.
evet, piraye hanım, nazım'a ömrü boyunca hep sahip çıkmış, hep arkasında durmuştur.
lakin nazım, işi ile, gücü ile, ailesi ile ilgilenip onları mutlu edeceğine burnunu hep boka sokmuş ve aile hayatından hapishane hayatına geçiş yapmış, girdiği cezaevlerinde de rahat durmamış, o cezaevi senin, bu cezaevi benim dolaşıp durmuştur.
tabi nazım cezaevindeyken olan piraye hanıma olmuştur, o hep acı çekmiş, yine de bu çektiği acıları kocasına belli etmemiştir, onu her ziyaretinde, ona yazdığı her mektupta nazım hikmet'e destek olmuş, onun cezaevinden çıkmasını yıllarca ve hasretle beklemiştir hayatının en güzel yıllarında.
peki buna karşılık nazım ne yapmış?
napmış biliyor musunuz?
1946'dan sonra yatttığı bursa cezaevinde kendisini ziyarete gelen dayısının kızı münevver'e aşık olmuştur.
münevver hem nazım'ın dayısının kızıdır, hem de evli ve çocuk sahibi bir kadındır.
şimdi şöyle bir portre çizin kafanızda.
bir adam var evli, ve adam cezaevinde, karısı saçını süpürge etmiş onu bekliyor acılar içinde ve bir başka kadın var, adamın dayısının kızı ve üstelik evli ve çocuklu bir kadın.
bu adamın bu kadına aşık olması nedir?
ahlaksızlık değil mi?
nasıl bir kişiliktir bu? aslında buna uygun daha başka sıfatlar da var ya neyse...
durun yahu, bitmedi daha.
nazım münevver'e olan aşkını utanmadan piraye hanım'a bildirir yazdığı mektuplarla.
kendisinden "anlayışlı olmasını" ister.
soruyorum arkadaşlar, hangi kadın kocasından böyle bir mektup alır ve anlayışlı olabilir?
lütfen siz de vicdanlarınıza sorun bu soruyu. rica ediyorum...
bütün bunlar olurken münevver hanım da nazım'a karşı boş değildir, ama kocasından da ayrılıp yuvasını yıkmak istemez.
nazım sap gibi ortada kalır.
sap gibi ortada kalan nazım, kalemi kağıdı eline alır ve başlar piraye hanım'a yalvarmaya.
yalvarır, yakarır, dil döker, "intihar ederim, sensiz yaşayamam" der. bir şekilde piraye hanım'ı ikna eder ve barışırlar.
aslında piraye hanım kırgındır, ama piraye hanım insandır, insan oğlu insandır.
nazım'ın cezaevinde olmasından kaynaklanan ruh haline verir bu yaptığını ve barışırlar.
barışırlar barışmasına ve piraye hanım da nazım'ı ziyarete gider.
ama gelin görün ki piraye hanım ile aynı anda münevver hanım'da nazım'ı ziyarete gider.
piraye hanım anlar ki bu nazım ahlaksızın biridir ve yediği boktan vazgeçmez.
tek kelime etmeden çıkar gider oradan ve bir daha da nazım'ın yüzünü görmez...
nazım 1950'de af ile cezaevinden çıkınca, yuvasını yıktığı dayısının kızı münevver ile evlenir, ondan bir de çocuğu olur.
ama nazım bu arada şizofrene bağlar kendini.
askere alınacağını duyunca "beni askerde öldürürler" paranoyasına kapılır ve karısı ile bebek yaştaki evladını terk ederek moskova'ya kaçar.
bakınız arkadaşlar.
nazım kaçtığında özgür bir adamdır. hakkında ne bir suçlama, ne bir dava vardır. ne tutukluluğu ne de bir gözaltısı mevzubahis değildir.
sırf paranoyaklıkla ülkeden kaçar gider. giderken de karısını ve çocuğunu ardında bırakır.
bu durum ahlaksızlığa girmez mi?
bu durum ahlaksızlığa girmez diyorsanız devam edelim...
nazım ailesini terk ederek sovyetlere gider ve orada kendine yeni bir hayat kurar.
eşi, oğlu falan umurunda değildir bu ahlaksız, kitapsız adamın.
ama ailesi hep onu düşünür, münevver hanım 1961'de o zaman 10 yaşındaki oğlunu da yanına alarak türkiye'den ayrılır ve kaçak yollarla polonya/varşova'ya gelmeyi başarır.
nihayet münevver hanım kocasına, mehmet de hiç görmediği, hayallerinde canlandırdığı babasına kavuşacaktır.
bu hayaller ile gelir münevver ve mehmet varşova'ya.
nazım hikmet'i bulacaklar ve hep birlikte yeni bir hayata başlayacaklardır burada.
ve nitekim nazım'ı bulurlar da...
ama nazım aynı nazım'dır.
nazım'ın hayatında vera adlı bir kadın vardır ve nazım vera ile birlikte yaşamaktadır.
bu normal birşeymiş gibi anlatır münevver hanım'a nazım.
tabi münevver hanım bu durumu kabul etmez ve polonya'yı terk eder oğlu ile beraber.
nazım'ın bu da umurunda değildir.
çünkü yanında "saman sarısı" saçlara sahip vera vardır...
vera'nın da nazım'ın diğer kadınlarından bir farkı yoktur.
o da evlidir ve çocuk sahibi bir kadındır.
ahlaksız nazım onun da aklını çelmiştir bir şekilde.
“Kimseler yapamaz senin resmini
Sen kendi resmini kendin de yapamazsın
Bir açılıp bir kapanır kapılar yüreğinde
Senin resmini ben yapacağım.”
bu gibi dörtlükler yetmiştir vera'nın yuvasını yıkıp nazım'ın kollarına atılmasına.
evet arkadaşlar, "vera'dan sonra n'olmuş" diye sormayın.
olmamış bir şey.
ömrü yetmemiş başka ahlaksızlık yapmaya.
1963'te ölmüş gitmiş nazım.
yaşasaymış vera'ya da ihanet edermiş belli ki, ama takdir i ilahi buna müsade etmemiş.
nazım'ın ahlaksızlıklarına daha fazla müsade etmemiş yüce yaradan...
şimdi bu anlattıklarımın hepsini, nazım hikmet'in hayatını okuyanlar, araştıranlar iyi bilirler.
vicdanınıza soruyorum bu soruyu;
bu yaptığı şeyler ahlaksızlık değil mi arkadaşlar?
piraye hanım'a yapılanlar, münevver hanım'a yapılanlar ahlaksızlık değil mi?
ya ufacık mehmet'in baba hasreti?
günah değil mi?
bunları yapan nazım hikmet değil de başka biri olsaydı yüzüne tükürmek istemez miydiniz?
tükürün bu ahlaksızın yüzüne,
vicdanlarınızdan atın balgamı,
tükürün.
tükürün piraye için,
münevver için, mehmet için tükürün.
tükürün,
vera hanım'ın aciz kocası için.
aslında o tükürdükleriniz,
o'nu kahraman ve büyük bir şair
olarak addeden vicdanlarınıza değsin.
tükürün vicdanlarınıza,
sürat mötoruyla yurdundan kaçan alçağa tükürün,
tükürün nazım ahlaksızının,
olmayan iman tahtasına...
not: bu şiiri de "Toplumcu gerçekçilik" anlayışıyla nazım hikmet yazdı desem alkışlar, alıntılar yapardınız ama şimdi şu an ben yazdım. adı da "ahlaksız nazım şiiri"...
iyi geceler.
Not: bütün yukarıda yazılanlar nazımın hayatından yaşadıklarından derlenmiştir. Hangi topluma giderseniz gidin bu yaptığı şey ahlaksızca olarak yorumlanır. Yani yasal yönden bir sıkıntı bulunmamaktadır.
neden şairlere aşık olup, müteahhitlerle evleniyorsunuz? bu bu davranışınız genetik mi ?yoksa sonrada mı kazandınız?
ulan youtube'da kavga videoları izlerken döndük dolaştık gece gece yine bu videoya geldik amk.
hayır benim hala anlamadığım gelecek bokun bu kadar kararlı olacağının bilincinde olmak nasıl oluyor? hayır tamam sıkıştın. hayır tamam şuracığa sıçma hissiyatındasın, okey benim buna respectim var her türlü. tamam elbisen müsait. tamam don da giymedin. ama sıçacağın bokun karakteristik özellikleri tüm bu olumlu saha koşullarını sikip atabilir. cıvık sıçabilirsin afedersin. bok götten ayrıldığında bacaklara çarpa çarpa parçalanabilir ve daha sıkıntılı durumlar oluşabilir.
nasıl bir göt var anlamadım ki. vücuduna hiçbir italik duruş vermeden olanca dik duruş + ıkınmayla bu kadar netlik içeren bir sıçış... bilemiyorum; ben etkilendim. insan amından kapsülle bıraksa bu kadar başarılı bir tatbikat olmaz. şaştım kaldım açıkçası. teyzenin amını götünü düşünüyorum saatlerdir.
hayır benim hala anlamadığım gelecek bokun bu kadar kararlı olacağının bilincinde olmak nasıl oluyor? hayır tamam sıkıştın. hayır tamam şuracığa sıçma hissiyatındasın, okey benim buna respectim var her türlü. tamam elbisen müsait. tamam don da giymedin. ama sıçacağın bokun karakteristik özellikleri tüm bu olumlu saha koşullarını sikip atabilir. cıvık sıçabilirsin afedersin. bok götten ayrıldığında bacaklara çarpa çarpa parçalanabilir ve daha sıkıntılı durumlar oluşabilir.
nasıl bir göt var anlamadım ki. vücuduna hiçbir italik duruş vermeden olanca dik duruş + ıkınmayla bu kadar netlik içeren bir sıçış... bilemiyorum; ben etkilendim. insan amından kapsülle bıraksa bu kadar başarılı bir tatbikat olmaz. şaştım kaldım açıkçası. teyzenin amını götünü düşünüyorum saatlerdir.
hayatta olsaydı bunlardan daha iyi cevaplardı dediğim sorular.
çok mu merak ediyon o soruların cevabını? al bakalım:
hakkaniyet sahibi samimi bir insan mısın, bunu zaman gösterecek.
1- yezid gibiler başa geçip kendilerini ve zulümlerini meşrulaştırmasınlar diye...
2- ezan yasaklanmadı, türkçe'ye çevrildi ve türkçe okunması; okunan şeyin ne olduğunu halkın anlaması hedeflendi...
3- Ayasofya sahip olduğu tarihi ve kültürel miras nedeniyle korunmaya alındı. ayasofya dan daha güzel camiler var istanbul da...
4- Kur'an harfleri yasaklanmadı. sadece kullanılan alfabe değişti. arap harflerinden önce de başka alfabeler kullanmıştı bu millet.
5- uluslararası ilişkilerde bütün dünyanın kullandığı standart birimleri kullanman gerekir. buna zaman ölçüleri de dahil. takvim miladiye bu yüzden çevrilmiştir ve bu nedenle tatil günleri cuma'dan pazar'a alınmıştır.
6- Bir bez parçası (şapka) için alimler asılmadı. yaşanan yerel menfi olaylar hesaba katılmazsa iskilipli atıf'ın asılmasını kastediyorsan ilgili kişinin kurtuluş savaşı öncesinden ve sırasında ingilizlerle işbirliği yaptığını bilmen gerek
7- Filistin'e ihanet etmedik. fakat genel konjüktür içerisinde maalesef oraları tekrar türk yurduna katamadık. ama ihanet konusunda arapların türklere olan ihanetini anlamak istersen padişah vahdettin'in cihad çağrısına kaç müslüman toplumun cevap verdiğini bir incele istersen.
8- Azerbaycan ruslara satılmadı. işgale uğrayan o toprakları kurtarmak o an için mümkün değildi. ki ruslarla anlaşma yapılmış ve kafkas cephesi kapatılmıştı. öncelikli amaç ata yurdu anadolu'yu kurtarmaktı.
9- Ali Şükrü Bey öldürtmedi kimse. işgüzar birkaç devlet görevlisinin işi idi o olay. fakat ölrülen kişi yine temiz biri değildi. bu onun öldürülmesini haklı çıkarmasa bile savunulmasını da haklı çıkarmaz.
10- soy ağacım belli. atalarım adana tarafından önce konya ya gelmiştir. oradan söke ve oradan selanik'e gelmişlerdir. bu arada ben de senin soy ağacını merak ettim. bir zahmet sen de soy ağacını çıkarıver.
11- Latife Hanım kişisel nedenler ve kıskançlık nedeniyle ayrıldı. zorla güzellik olmaz.
12- devrimler islam'a değil yobazlığa aykırı. din tüccarlığına, istismarına aykırı. bu silahları sizin elinizden aldım diye benden nefret etmenizi ve beni islam dışı saymanızı anlayabiliyorum. öte taraftan ben modernleşelim, ileriye gidelim, gelişelim dedimse kimseyi körü körüne taklid edelim; kızlar, kadınlar götlerini başlarını açsınlar demedim. benden sonrakiler olayı böyle yorumladıysa benim suçum ne?
13- soyum kesilmedi. kardeşlerim üzerinden aileminizin soyu devam etmekte. araştırırsan bulabilirsin. evlenmemem benim tercihim. dünyada evlenmeyip çocuğu olmadı diye öylece ölüp giden herkesin islam dışı olduğunu iddia ediyorsan hazreti zekeriya'ya ve benzerlerine bak. o peygamberler de evli değiller.
14- Saidi Nursi bana süfyan veya deccal demedi. onun yazdıkları üzerinden kendilerine meşru zemin sağladıklarını iddia edenler bana süfyan yakıştırması yaptılar. bu konuyla ilgili risale i nur enstitüsü nün geçmişte yaptığı bir açıklama var. eğer hala internette duruyorsa onu okuyabilirsin. bu arada idpnot: süfyan-deccal-mesih hristiyanlığa yahudilikten ve hristiyanlıktan islam'a sokulmuştur. konuyla iligli tüm hadisler uydurmadır. o kavramlara bu yüzden fazla takılma. dahası bunu itikat olayı haline getirip bid'at işleme.
15- o çok sevdiğiniz adnan menderes'e soracaksın onu. o yasayı ben değil 1950 yılında demokrat parti hükümeti çıkardı. benim saklanacak bir gerçeğim yok. ben herşeyimle ortadayım. öyle ki daha ben yaşarken ülkeye sokulmuş bozkurt adını taşıyan ve bana hakaretvari ifadelerle dolu olan kitabın çevrilmesinde bizzat bulundum ve ülkede yayınlanmasını yasaklamadım. saklayacak bir şeyim olsaydı ona izin vermezdim. konuyla iligli şuna bakıver: https://tr.wikipedia.org/...A7lar_Hakk%C4%B1nda_Kanun
16- şimdi ben bir liste yayınlasam ve oraya vatan hainlerinin ismini yazdığımı söylesem, o isimler arasına senin adını da yazsam buna inanacak mısın? mason localarının çalışmalarından rahatszı oldum ve kapattım onları. tekrar kimin açtığını öğrenmek için araştırma yapmanı öneririm.
17- hakkımda herkes herşeyi söyler. benim konumumda olanların kaderidir bu. sana önerim her yazılana inanma. yarın daha farklı şeyler yazacaklar benimle ilgili. sen her yazılana bu şekilde inancaksan işin var.
18- öyle bir mektup yazmadım. benden sonra birileri yazdıysa bilemem. kaldıki yakın zamanda yeni şafak bana atfedilen güya benim yazdığım söylenen bir belge yayınlamıştı. ülkede alay konusu olmuştu.
19- sadece israil'de değil mesela küba'da da heykelim var. hatta belki şaşıracaksın ama doğu'dan batı'ya ezilmiş uluslarda benim adımı taşıyan çok sayıda insan var. ki bu insanlar oraların insanı. bu arada senin dindar c.başkanı'na da yahudilere verilen üstün cesaret madalyası verildi. bunu da sorgula.
20- hakkımda yazılan şeylerden biri daha... yukarda yeteri kadar açıklama yaptım.
çok mu merak ediyon o soruların cevabını? al bakalım:
hakkaniyet sahibi samimi bir insan mısın, bunu zaman gösterecek.
1- yezid gibiler başa geçip kendilerini ve zulümlerini meşrulaştırmasınlar diye...
2- ezan yasaklanmadı, türkçe'ye çevrildi ve türkçe okunması; okunan şeyin ne olduğunu halkın anlaması hedeflendi...
3- Ayasofya sahip olduğu tarihi ve kültürel miras nedeniyle korunmaya alındı. ayasofya dan daha güzel camiler var istanbul da...
4- Kur'an harfleri yasaklanmadı. sadece kullanılan alfabe değişti. arap harflerinden önce de başka alfabeler kullanmıştı bu millet.
5- uluslararası ilişkilerde bütün dünyanın kullandığı standart birimleri kullanman gerekir. buna zaman ölçüleri de dahil. takvim miladiye bu yüzden çevrilmiştir ve bu nedenle tatil günleri cuma'dan pazar'a alınmıştır.
6- Bir bez parçası (şapka) için alimler asılmadı. yaşanan yerel menfi olaylar hesaba katılmazsa iskilipli atıf'ın asılmasını kastediyorsan ilgili kişinin kurtuluş savaşı öncesinden ve sırasında ingilizlerle işbirliği yaptığını bilmen gerek
7- Filistin'e ihanet etmedik. fakat genel konjüktür içerisinde maalesef oraları tekrar türk yurduna katamadık. ama ihanet konusunda arapların türklere olan ihanetini anlamak istersen padişah vahdettin'in cihad çağrısına kaç müslüman toplumun cevap verdiğini bir incele istersen.
8- Azerbaycan ruslara satılmadı. işgale uğrayan o toprakları kurtarmak o an için mümkün değildi. ki ruslarla anlaşma yapılmış ve kafkas cephesi kapatılmıştı. öncelikli amaç ata yurdu anadolu'yu kurtarmaktı.
9- Ali Şükrü Bey öldürtmedi kimse. işgüzar birkaç devlet görevlisinin işi idi o olay. fakat ölrülen kişi yine temiz biri değildi. bu onun öldürülmesini haklı çıkarmasa bile savunulmasını da haklı çıkarmaz.
10- soy ağacım belli. atalarım adana tarafından önce konya ya gelmiştir. oradan söke ve oradan selanik'e gelmişlerdir. bu arada ben de senin soy ağacını merak ettim. bir zahmet sen de soy ağacını çıkarıver.
11- Latife Hanım kişisel nedenler ve kıskançlık nedeniyle ayrıldı. zorla güzellik olmaz.
12- devrimler islam'a değil yobazlığa aykırı. din tüccarlığına, istismarına aykırı. bu silahları sizin elinizden aldım diye benden nefret etmenizi ve beni islam dışı saymanızı anlayabiliyorum. öte taraftan ben modernleşelim, ileriye gidelim, gelişelim dedimse kimseyi körü körüne taklid edelim; kızlar, kadınlar götlerini başlarını açsınlar demedim. benden sonrakiler olayı böyle yorumladıysa benim suçum ne?
13- soyum kesilmedi. kardeşlerim üzerinden aileminizin soyu devam etmekte. araştırırsan bulabilirsin. evlenmemem benim tercihim. dünyada evlenmeyip çocuğu olmadı diye öylece ölüp giden herkesin islam dışı olduğunu iddia ediyorsan hazreti zekeriya'ya ve benzerlerine bak. o peygamberler de evli değiller.
14- Saidi Nursi bana süfyan veya deccal demedi. onun yazdıkları üzerinden kendilerine meşru zemin sağladıklarını iddia edenler bana süfyan yakıştırması yaptılar. bu konuyla ilgili risale i nur enstitüsü nün geçmişte yaptığı bir açıklama var. eğer hala internette duruyorsa onu okuyabilirsin. bu arada idpnot: süfyan-deccal-mesih hristiyanlığa yahudilikten ve hristiyanlıktan islam'a sokulmuştur. konuyla iligli tüm hadisler uydurmadır. o kavramlara bu yüzden fazla takılma. dahası bunu itikat olayı haline getirip bid'at işleme.
15- o çok sevdiğiniz adnan menderes'e soracaksın onu. o yasayı ben değil 1950 yılında demokrat parti hükümeti çıkardı. benim saklanacak bir gerçeğim yok. ben herşeyimle ortadayım. öyle ki daha ben yaşarken ülkeye sokulmuş bozkurt adını taşıyan ve bana hakaretvari ifadelerle dolu olan kitabın çevrilmesinde bizzat bulundum ve ülkede yayınlanmasını yasaklamadım. saklayacak bir şeyim olsaydı ona izin vermezdim. konuyla iligli şuna bakıver: https://tr.wikipedia.org/...A7lar_Hakk%C4%B1nda_Kanun
16- şimdi ben bir liste yayınlasam ve oraya vatan hainlerinin ismini yazdığımı söylesem, o isimler arasına senin adını da yazsam buna inanacak mısın? mason localarının çalışmalarından rahatszı oldum ve kapattım onları. tekrar kimin açtığını öğrenmek için araştırma yapmanı öneririm.
17- hakkımda herkes herşeyi söyler. benim konumumda olanların kaderidir bu. sana önerim her yazılana inanma. yarın daha farklı şeyler yazacaklar benimle ilgili. sen her yazılana bu şekilde inancaksan işin var.
18- öyle bir mektup yazmadım. benden sonra birileri yazdıysa bilemem. kaldıki yakın zamanda yeni şafak bana atfedilen güya benim yazdığım söylenen bir belge yayınlamıştı. ülkede alay konusu olmuştu.
19- sadece israil'de değil mesela küba'da da heykelim var. hatta belki şaşıracaksın ama doğu'dan batı'ya ezilmiş uluslarda benim adımı taşıyan çok sayıda insan var. ki bu insanlar oraların insanı. bu arada senin dindar c.başkanı'na da yahudilere verilen üstün cesaret madalyası verildi. bunu da sorgula.
20- hakkımda yazılan şeylerden biri daha... yukarda yeteri kadar açıklama yaptım.
ATATÜRK HAKKINDA BU SORULARA CEVAP VERDiĞiNiZDE,DOĞRUYU-YANLIŞI ZATEN AYIRT EDEBiLECEKSiNiZ....
1- Müslümansan hilafeti neden kaldırdın?
2- 1932de ezanı neden yasakladın?
3- Ayasofya'yı neden kapattın?
4- Kur'an harflerini neden yasakladın?
5- Tatili neden Cumadan Pazara aldın?
6- Bir bez parçası (şapka) için neden alimleri astın?
7- Filistinde neden ihanet ettin?
8- Azerbaycan'ı neden Ruslara sattın?
9- Ali Şükrü Beyi neden öldürttün?
10- Soy ağacın neden çıkartılamıyor?
11- Latife Hanım senden neden ayrıldı?
12- Tüm devrimlerin neden iSLAMA aykırı?
13- Ölümünle soyun neden kesildi, akrabaların yok mu?
14- Saidi Nursi sana neden Süfyan dedi?
15- Neden senin gerçeklerini saklamak için 5816 (Mustafa Kemal' i Koruma Kanunu) yasası çıkarıldı?,,
16- Neden mason localarına kaydin vardı ve mason toplantılarına katıldın. Neden tanınmış masonlar listesinde ismin yayınlandı.
17- Neden Peygamber Efendimiz'e ve Kur'anı Kerime hakaret ettigin şu cümleyi kullandın. "Arap uşağının sözleri" cümlesi. Arap uşagını peygamber Efendimiz için, arap uşagının sözleri de Kur'anı kerim için söylemiştir. Kazım Karabekir'in Hatıratından
18-"Rabbinin adıyla oku" safsatasını millete mi öğreteceğiz dediğin altinda kendi el imzan olan mektubu neden yazdın
19-Neden israil'de heykelini diktiler
20- Neden Osmanlı'ya cihangirlik peşinde kita kita at üstünde serserilik yaptılar dedin. (Kazım Karabekir'in hatıratından).
haydi kemalist gençlik açıklayinda aydınlanalım.
1- Müslümansan hilafeti neden kaldırdın?
2- 1932de ezanı neden yasakladın?
3- Ayasofya'yı neden kapattın?
4- Kur'an harflerini neden yasakladın?
5- Tatili neden Cumadan Pazara aldın?
6- Bir bez parçası (şapka) için neden alimleri astın?
7- Filistinde neden ihanet ettin?
8- Azerbaycan'ı neden Ruslara sattın?
9- Ali Şükrü Beyi neden öldürttün?
10- Soy ağacın neden çıkartılamıyor?
11- Latife Hanım senden neden ayrıldı?
12- Tüm devrimlerin neden iSLAMA aykırı?
13- Ölümünle soyun neden kesildi, akrabaların yok mu?
14- Saidi Nursi sana neden Süfyan dedi?
15- Neden senin gerçeklerini saklamak için 5816 (Mustafa Kemal' i Koruma Kanunu) yasası çıkarıldı?,,
16- Neden mason localarına kaydin vardı ve mason toplantılarına katıldın. Neden tanınmış masonlar listesinde ismin yayınlandı.
17- Neden Peygamber Efendimiz'e ve Kur'anı Kerime hakaret ettigin şu cümleyi kullandın. "Arap uşağının sözleri" cümlesi. Arap uşagını peygamber Efendimiz için, arap uşagının sözleri de Kur'anı kerim için söylemiştir. Kazım Karabekir'in Hatıratından
18-"Rabbinin adıyla oku" safsatasını millete mi öğreteceğiz dediğin altinda kendi el imzan olan mektubu neden yazdın
19-Neden israil'de heykelini diktiler
20- Neden Osmanlı'ya cihangirlik peşinde kita kita at üstünde serserilik yaptılar dedin. (Kazım Karabekir'in hatıratından).
haydi kemalist gençlik açıklayinda aydınlanalım.
recep tayyip erdoğan, atatürk ve kenan evren'dir.
işte bbp'li olmak böyle birşey alayınızın amına koyim demek. Biri hırsızın önde gideni, diğeri istemesede yanlış inat uğruna yanlış stratejilerle 3-5 toprak parçasına sığdırdı bizi. Diğer puşt kenan evren zaten ibnenin teki.
işte bbp'li olmak böyle birşey alayınızın amına koyim demek. Biri hırsızın önde gideni, diğeri istemesede yanlış inat uğruna yanlış stratejilerle 3-5 toprak parçasına sığdırdı bizi. Diğer puşt kenan evren zaten ibnenin teki.
türklerin inkar ettiği kürt tarihi gerçeğidir. onlar hep bu topraklardaydı. bakmayın bizansta kürttü.
bugünlerde hissettiğim tek duygu acı ve ızdırap aziz dostlarım.
artık günden güne eridiğimi ölüme adım adım yaklaştığımı hissediyorum.
belki bir gün bu yazdıklarımı okuyan insanlar, birden bire gitti demezler.
bir sebebi olduğunu anlarlar. belki.
belki de bunlar hiçbir zaman okunmayacak.
selametle...
:(
artık günden güne eridiğimi ölüme adım adım yaklaştığımı hissediyorum.
belki bir gün bu yazdıklarımı okuyan insanlar, birden bire gitti demezler.
bir sebebi olduğunu anlarlar. belki.
belki de bunlar hiçbir zaman okunmayacak.
selametle...
:(
Ölümün olduğu bu dünya da bana göre kimse özgür değil.
Dikkat edin sizden akıllısını almayın yoksa kendinizi aptal hissedip bunalıma girersiniz.
Zall'ın gaz verme taktiği. Güya takip edilince coşacağız, daha çok entry gireceğiz. Doktorların Prozac yazması gibi Zall da takipçi yazıyor bize.
benim kendimdir. Şerefsizin biri nasıl beceriyorsa kırıyor şifreyi, kaç aydır 50gb gibi hayvani bir adil kullanım kotasını ilk günden bitiriyor, ayın geri kalanında kaplumbağa hızıyla kullanıyoruz piçin yüzünden. Artık iki günde bir değiştirmeyen ne olsun.
Yeni şifremi de şöyle yaptım, ebeni sikecem oğlum senin.
*yR8I_X3g1lu~AZfad??gfdjgjRz^:DN
(bir iki karakteri değiştirdim belki buradadır görür diye.)
Yeni şifremi de şöyle yaptım, ebeni sikecem oğlum senin.
*yR8I_X3g1lu~AZfad??gfdjgjRz^:DN
(bir iki karakteri değiştirdim belki buradadır görür diye.)
Kadınlar:
- yemek
- ütü
- çay
- bulaşık
- çamaşır
- ayak yıkama
- cinsel cima
Erkekler:
- eve para getirme
- cima pozisyonunu belirleme.
Yani.
- yemek
- ütü
- çay
- bulaşık
- çamaşır
- ayak yıkama
- cinsel cima
Erkekler:
- eve para getirme
- cima pozisyonunu belirleme.
Yani.