bugün
- ekonomi kötüyse neden ekonomimiz büyüyor11
- tanımadığınız birinin sorunlarını önemser misiniz9
- sporcu motorcu müzisyen ve uzun boylu olmak5
- kısa ve vurucu yazmak6
- mantı13
- motorine 8 24 tl zam gelmesi13
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri28
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- gün tabağı6
- deniz gül6
- sözlükte fosilleşmek6
- türklerin en sevdiğiniz yönü6
- asılacak olsanız son sözünüz ne olurdu9
- sarapci koala65
- imf den borç almayı zenginlik sanan malum zihniyet5
- apo piçtir piç kalacak8
- habire1221
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci8
- çocuğunuzun olduğunu hayal edebiliyor musunuz5
- özel mesajları ifşa edecek kadar ucuz olmak6
- orospu çocuğu abdullah öcalan4
- filenin sultanları yarı finalde8
- dürüst olun sözlükte kaç hesabınız var7
- niğde de restorana girip dayak yemek5
- oğlunuza bedelli yaptırır mısınız5
- saraca096
- 11 aydır yazmayan flört ne yapıyordur sorunsalı9
- ellerim bos gonlum hos29
- 3 eylül 2026 türkiye almanya voleybol maçı7
- istanbul ve bütün türkiye ev kiraları ne olacak6
- hostingdunyam5
- doların sadece türkiye de yükseldiğini sanan solcu4
- keloğlanın sultanın kızına kafayı takması4
- sözlükte en çok kıskandığınız yazar12
- süper yapay zeka üretildi ve aramızda dolaşıyor6
- bir bela geliyor8
- devlet bahçeli8
- skoda fabia alınır mı5
- bu erkekler karısızlıktan top olmuş3
- arif kocabıyık16
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz24
- lahmacun9
- hep kaybeden tarafı savunmak5
- pornonun zararları4
- hoşlandığın kızın komünist çıkması9
- hz isa'nın fiziksel annesi ve babası yoktu11
- beşiktaş3
- anderson talisca2
- galatasaray10
- supangle ve puding in farkları2
entry'ler (7)
Kimya dersinde, laboratuvarda hocanın ispirto ocağını yakarken yangın çıkarması.
Bir başka kimya hocasının öğrenci tuvaletine hidroklorik asit dökmesi*, asit gazının binayı sarması, binanın tahliye edilmesi.
Sabahın köründe merakını bir kız arkadaşımızın biber gazını sınıfa sıkarak gideren arkadaş sayesinde geçen ağlamalı dakikalar.
Harry Potter'daki Fred ve George'un okuldan ayrılmadan önce Hogwarts'ta yarattığı curcunaya benzer olayların yaşanması. Okula şişme kadın bile getirilmesi. Müdür yardımcısının bir elinde şişme bebeği sallayarak "hayvanlaaaar" narası eşliğinde oluşturduğu enstantane...
Bir başka kimya hocasının öğrenci tuvaletine hidroklorik asit dökmesi*, asit gazının binayı sarması, binanın tahliye edilmesi.
Sabahın köründe merakını bir kız arkadaşımızın biber gazını sınıfa sıkarak gideren arkadaş sayesinde geçen ağlamalı dakikalar.
Harry Potter'daki Fred ve George'un okuldan ayrılmadan önce Hogwarts'ta yarattığı curcunaya benzer olayların yaşanması. Okula şişme kadın bile getirilmesi. Müdür yardımcısının bir elinde şişme bebeği sallayarak "hayvanlaaaar" narası eşliğinde oluşturduğu enstantane...
Aşk bir duyguysa nefret, aşkın kardeş duygusudur. Nefret de bir tür tutkudur çünkü. Size zarar veren bir insan olduğunda ya da sevginizden karşılık alamadığınızda yıpranan bünye artık bir süre sonra bundan sentezlemeye başlar kalan duygu monomerlerinden.
içinde entry'si bulunan acaba kaç yazar gerçekten aşık olmuştur diye merak ettiren başlık.
Aşk kimine göre tutkulu bir çiftleşme dürtüsü; kimine göre vereme, kansere taş çıkartan o eski hastalık. Bu tanımlara kısmen katılıyorum bendeniz de. Benim bildiğim aşk her ne olursa olsun tek kişilik bir şey. dolayısıyla aşık maşuğa bir şekilde kavuştu mu atomun çekirdeğinin parçalanmasına eşdeğer sonuçlar doğabilir. ama bu da acaba hiç tam anlamıyla bir kavuşma gerçekleşebilir mi diye düşündürtür. zira gerçek aşkta her daim fazlasını istersin. sevgine biraz olsun karşılık aldığını bilsen bile her geçen gün daha fazla sevilmeyi arzularsın. hep daha fazla. ona olan sevgin sonsuzdur, o yüzden onun sevgisinin de seninkine yakınsamasını dilersin. gün gelir arzularına ulaşamayacağın gerçeği kafana dank eder. çaresizlikten kahrolursun. En nihayet yüzünü, sesini unuttuğunu zannedersin, sadece zihninde pek belirgin olmayan iz, sakladığın eşyalarda da ona dair anılar kalır. Beklenmedik zamanlarda o en karmaşık kilitlerle, en kalın duvarlarla hapsettiğin yerden kaçar o günkü can sıkıntısı mide bulantısı kalp sızısı olarak bünyeye yansır; hayat devam etmektedir.
Aşk kimine göre tutkulu bir çiftleşme dürtüsü; kimine göre vereme, kansere taş çıkartan o eski hastalık. Bu tanımlara kısmen katılıyorum bendeniz de. Benim bildiğim aşk her ne olursa olsun tek kişilik bir şey. dolayısıyla aşık maşuğa bir şekilde kavuştu mu atomun çekirdeğinin parçalanmasına eşdeğer sonuçlar doğabilir. ama bu da acaba hiç tam anlamıyla bir kavuşma gerçekleşebilir mi diye düşündürtür. zira gerçek aşkta her daim fazlasını istersin. sevgine biraz olsun karşılık aldığını bilsen bile her geçen gün daha fazla sevilmeyi arzularsın. hep daha fazla. ona olan sevgin sonsuzdur, o yüzden onun sevgisinin de seninkine yakınsamasını dilersin. gün gelir arzularına ulaşamayacağın gerçeği kafana dank eder. çaresizlikten kahrolursun. En nihayet yüzünü, sesini unuttuğunu zannedersin, sadece zihninde pek belirgin olmayan iz, sakladığın eşyalarda da ona dair anılar kalır. Beklenmedik zamanlarda o en karmaşık kilitlerle, en kalın duvarlarla hapsettiğin yerden kaçar o günkü can sıkıntısı mide bulantısı kalp sızısı olarak bünyeye yansır; hayat devam etmektedir.
Herkes herhangi bir tepki vermemeyi sürdürüyorsa "bu da böyle bir anımdır" diyerek konu kapatılır son ufak güldürme umuduyla, sessizlik devam ediyorsa konu kendi kendine değişir, sanki son beş dakika hiç yaşanmamıştır.
Esasen isveçli olan arkadaşla aylarca kendisini isviçreli zannederek konuşmak, coğrafi ve linguistik inanılmaz hatalar yapmak; valide sultanın "gelirken iki limon al" talimatı üzerine Migros'a girip iki mandalina alıp çıkmak; yatakhanede telefon kulakta tutulurken cepler yoklanıp telefonu hiçbir yerde bulamayıp panik yaparak ortalığı velveleye vermek; akla komik bir şey geldiğinden sokakta yürürken bir süre karşıdan gelen herkesin yüzüne sırıtmak... şeklinde örneklerini yaşadığım olaylar.
En efsanesi sanırım, lisede okulumuza konferans için gelen bir ünlüyle el sıkışıp öpüştükten sonra başka bir ünlünün getirdiği, üzerinde okul kulübüne hitap eden bir yazı içeren çiçeğini bu uğurladığım ünlüye vermem olmuştu.
En efsanesi sanırım, lisede okulumuza konferans için gelen bir ünlüyle el sıkışıp öpüştükten sonra başka bir ünlünün getirdiği, üzerinde okul kulübüne hitap eden bir yazı içeren çiçeğini bu uğurladığım ünlüye vermem olmuştu.
Küçük çocuklardan nefret ettiren dizidir.
--spoiler 6x09 ve genel--
Daha parçasını izlediğimde 6x09'un boş bir bölüm olduğunu, fillerlığını sezmiştim. Bu yüzden bilgisayarımda bekletip izlemekten kaçınıyordum fakat bugün izledim. Çok da izlenmeyecek gibi olan bir bölüm yazmamış Mark Gatiss, ama ağzı açık bir halttan anlamadan aval aval bakan ve korkudan bir şey yapamayan veletlerden fenalık geldi artık. David Tennant zamanında bir bölümde Doctor insana dönüşmüştü ve aptal bir velet cep saatini saklayarak olayların bizimkiler lehine gelişmesini engelliyor ve oturduğum yerde beni küplere bindirtiyordu. Silence in the Library bölümünde de her ne kadar insanları kurtarıyor olsa da korkudan ne yapacağını bilemeyen küçük kız çok sinir bozucuydu. Kısacası iyice soğuttu artık bu dizi çocuklardan. He, dizinin normal gidişatını beğeniyorum yoksa...
--spoiler--
--spoiler 6x09 ve genel--
Daha parçasını izlediğimde 6x09'un boş bir bölüm olduğunu, fillerlığını sezmiştim. Bu yüzden bilgisayarımda bekletip izlemekten kaçınıyordum fakat bugün izledim. Çok da izlenmeyecek gibi olan bir bölüm yazmamış Mark Gatiss, ama ağzı açık bir halttan anlamadan aval aval bakan ve korkudan bir şey yapamayan veletlerden fenalık geldi artık. David Tennant zamanında bir bölümde Doctor insana dönüşmüştü ve aptal bir velet cep saatini saklayarak olayların bizimkiler lehine gelişmesini engelliyor ve oturduğum yerde beni küplere bindirtiyordu. Silence in the Library bölümünde de her ne kadar insanları kurtarıyor olsa da korkudan ne yapacağını bilemeyen küçük kız çok sinir bozucuydu. Kısacası iyice soğuttu artık bu dizi çocuklardan. He, dizinin normal gidişatını beğeniyorum yoksa...
--spoiler--
Hayır, fan'leri olduğumdan değil ama bazı isimlere haksızlık edildiğini düşündüğüm başlık. Misal, ismail yk piyasa isimli şahsiyetin çalabildiği müzik aleti sayısı iki basamaklı sayıları bulmaktadır. Kendisi potansiyel bir müzik dehasıdır. Sadece yaptığı şarkıların tarzını yadırgamamak elde değil.
Evet; ülkemizde hem pop hem de rock müziğin düşüşte olduğu aşikardır. Kral TV gibi kanallarda her gün birbirinden amaçsız popçular boy göstermektedir. Bana kalırsa hepiciği birer birer azalarak bitebilir. Nerede o 90'lar...
Evet; ülkemizde hem pop hem de rock müziğin düşüşte olduğu aşikardır. Kral TV gibi kanallarda her gün birbirinden amaçsız popçular boy göstermektedir. Bana kalırsa hepiciği birer birer azalarak bitebilir. Nerede o 90'lar...