bugün
- kimsenin sizi sevmemesi11
- atatürkün yakışıklı olması4
- sabah erken kalkma erdemi5
- metalcilere satanist muamelesi yapan piçler4
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması10
- risaledeki sinek kelimesinin üzerine sinek konması9
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı71
- ümit kocasakal8
- muşlettin bey amca birader bey6
- güney kore34
- cadılar bayramı temalı fotoğraf çekilen kızlar2
- saraca tarzı entry girmek3
- netanyahu2
- kılıçdaroğlu'nun erken seçim çıkışı6
- yağmur altında bisiklet sürüp müzik dinlemek4
- j. k. rowling3
- motorcuların trafikte terör yaratması5
- çok hata yaptım en güzeli sendin2
- entrysinde emoji kullanan yazar gizli eşcinseldir2
- ilk buluşmada sevişenler6
- zirvede örf icabı emsal ve akranlarla oturmak4
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek5
- mel bakan gibson'a sarılıp teselli etmek4
- erotik şarkılar5
- kolye21
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı16
- sayın ismet von pforzheim efendi3
- ok atmak2
- fenerlilerin ağlaması3
- sevgi vs aşk13
- jamaika gülü2
- sözlükteki galatasaraylılar5
- jaws filmindeki sikko balik26
- chatgpt'nin bana yürümesi13
- yazarların sözlükten kaçması2
- en son ne aldınız3
- birbiriyle çiftleşecek uludağ sözlük yazarları2
- nev dinlemek2
- atatürk ün hataları16
- kereviz2
- 27 ekim 2026 için hava durumları3
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek13
- nervio tarzı entry girmek18
- alışveriş2
- ismail kartal16
- sözlükteki fenerbahçeliler15
- okan buruk9
- en son alınan iltifat7
- fenerbahçe8
- futbol18
sevdiği entry'ler
hemen gidip
karnıza şunu yapar mısınız
kocanıza bunu eder misiniz tarzı saçma sapan ıq sü düşük başlıklar açıp içine sıçmalıyız.
karnıza şunu yapar mısınız
kocanıza bunu eder misiniz tarzı saçma sapan ıq sü düşük başlıklar açıp içine sıçmalıyız.
kendisiyle pişti oynamak isterim.
bakırköy'ü seven bir yazar.
akıl-zeka ve ahlak-etik değerleri sahibi olan her insan hangi ülke hangi rejim-sistem-ideoloji olursa olsun, hangi ırk din kültürden gelirse gelsin bir siyasi iktidarın (dikkat ediniz devlet değil. devlet ile iktidarı birbirinden ayıramayan geri zekalılar öyle çok ki) bir ülkede bir partinin yargıyı ele geçirmesini boşverin, yargıya müdahale etmesine bile izin verilmemeli.
aristo, siyaset kitabında "hukuku tutkudan arındırılmış mantık" olarak tarif eder.
görsel
yasalar akıldır diyen ve yasaları tutkudan arınmış olmasının önemine dikkat çeken aristo 2.350 sene önce ne demek istemiş acaba diye sormak için ortalama bir akıl-zeka sahibi olmak gerek ve ne dediğini anlamak için de ortalama bir ahlak-etik değerlere sahip olmak gerek.
tutku, irade ve yargıları aşan güçlü bir coşku, ihtiras. tutkuları şekillendiren tetikleyen ise ihtiyaçlar olsa da bu ihtiyaçları belirleyen ideoloji din kimlik gibi kişiden kişiye değişen soyut tanımların yanı sıra insanın bitmek bilmeyen açlık-sahip olma hissi ve domuz gibi doyma hissi olmadan tüketme hastalığıdır.
ideoloji, din ve kimlik açısından tutkuların yansıması, hakim olan bir grup-zümre-yapıda olan insanı kendisi gibi düşünmeyen diğer insanları düşman gibi görmesi kaçınılmaz bir son olarak ortaya çıkar.
bir arada yaşama kültürü ve sosyal sorumluluk, ortak değerlerin belirlenmesi vb aşamasında insanın yaşamını belirleyen kurallar ve kaideler (sosyal yaşamın huzuru açısından) uygulamaya konurken uygulama aracı olan hukuk-kanunların işler hale getirilmesinde insan tutkularından arınarak belirlenen hukuku uygulamalıdır.
eğer hukuk-yasa-kanunlar tutkulardan arınmaz ise ortaya "ben yaparsam flört, sen yaparsan orospuluk" iki yüzlüğü ortaya çıkar ve halk "çalıyor ama çalışıyor" seviyesine gelip ahlak etik değerlerini kaybederek sonuçta senin hırsızın benim hırsızım, senin teröristin benim teröristim, senin adamın benim adamım, senin partin benim partim tartışmasında ahlaksızlığı hukuksuzluğu değil de tutkularını tartışmış olur.
binlerce yıldır insanlık tarihi özellikle din ideoloji ırk kimlik ile şekillenmiş tutkuları hukuktan arındıramadığı için toplumlar acı çekiyor.
en son depremde gördük.
hukuku yasaları çiğneyip insanlara mezar olacak evlerine imar affı çıkardık tapu verdik. yıllarca depremde yıkılacak evleri denetlemedik inşaatlarına göz yumduk.
eğer tutkulardan arınmış bir mantık ile hukuku uygulasak ve insanların barınma ihtiyacını (anayasal haktır) çözmüş olsak bu facialar yaşanır mı?
aristo, siyaset kitabında "hukuku tutkudan arındırılmış mantık" olarak tarif eder.
görsel
yasalar akıldır diyen ve yasaları tutkudan arınmış olmasının önemine dikkat çeken aristo 2.350 sene önce ne demek istemiş acaba diye sormak için ortalama bir akıl-zeka sahibi olmak gerek ve ne dediğini anlamak için de ortalama bir ahlak-etik değerlere sahip olmak gerek.
tutku, irade ve yargıları aşan güçlü bir coşku, ihtiras. tutkuları şekillendiren tetikleyen ise ihtiyaçlar olsa da bu ihtiyaçları belirleyen ideoloji din kimlik gibi kişiden kişiye değişen soyut tanımların yanı sıra insanın bitmek bilmeyen açlık-sahip olma hissi ve domuz gibi doyma hissi olmadan tüketme hastalığıdır.
ideoloji, din ve kimlik açısından tutkuların yansıması, hakim olan bir grup-zümre-yapıda olan insanı kendisi gibi düşünmeyen diğer insanları düşman gibi görmesi kaçınılmaz bir son olarak ortaya çıkar.
bir arada yaşama kültürü ve sosyal sorumluluk, ortak değerlerin belirlenmesi vb aşamasında insanın yaşamını belirleyen kurallar ve kaideler (sosyal yaşamın huzuru açısından) uygulamaya konurken uygulama aracı olan hukuk-kanunların işler hale getirilmesinde insan tutkularından arınarak belirlenen hukuku uygulamalıdır.
eğer hukuk-yasa-kanunlar tutkulardan arınmaz ise ortaya "ben yaparsam flört, sen yaparsan orospuluk" iki yüzlüğü ortaya çıkar ve halk "çalıyor ama çalışıyor" seviyesine gelip ahlak etik değerlerini kaybederek sonuçta senin hırsızın benim hırsızım, senin teröristin benim teröristim, senin adamın benim adamım, senin partin benim partim tartışmasında ahlaksızlığı hukuksuzluğu değil de tutkularını tartışmış olur.
binlerce yıldır insanlık tarihi özellikle din ideoloji ırk kimlik ile şekillenmiş tutkuları hukuktan arındıramadığı için toplumlar acı çekiyor.
en son depremde gördük.
hukuku yasaları çiğneyip insanlara mezar olacak evlerine imar affı çıkardık tapu verdik. yıllarca depremde yıkılacak evleri denetlemedik inşaatlarına göz yumduk.
eğer tutkulardan arınmış bir mantık ile hukuku uygulasak ve insanların barınma ihtiyacını (anayasal haktır) çözmüş olsak bu facialar yaşanır mı?
100 üzerinden 9².
Kişi büyüdükçe anlıyor insanları. büyüdükçe anlıyor korktuğu şeyleri,
buna etken olarak ; Yalnız kalmış olmak kalmanın kaçınılmaz olduğunu , arada bir beni korkutuyor bu duygu beni
Zaaten yalnız olduğumu bildiğim halde. ..
buna etken olarak ; Yalnız kalmış olmak kalmanın kaçınılmaz olduğunu , arada bir beni korkutuyor bu duygu beni
Zaaten yalnız olduğumu bildiğim halde. ..
(bkz: işe gidenlere hayırlı işler, eşe gidenlere hayırlı eşler)
Yani uzun lafın kısası arkadaşlar.
Ben etrafımda ki herkesi bıraktım onun için 4 yıl bir fiil mutluluğu için çabaladım. Babasından dayak yedim elimi kaldırmadım. Kendi faturalarımı ödeyemedim onun yurt masraflarını karşıladım. Babası şefkat göstermedi diye kızım gibi sevdim. Üzerine titredim. Ehliyet dedi kendime almadım ona aldım. Telefon dedi buldum buluşturdum aldım. Ulan kış günü karpuz dedi gece hale gidip dükkan dükkan karpuz arayıp sabahına kapısına yetiştirdim. Evlenirken maliyetten rahatlayalım diye fotoğrafçı açtım. 6 aralıkta doğum günüydü evlenme teklifi için organizasyoncuyla anlaştım. Ama o beni 5 Ekim'de bıraktı gitti. Kimseye kendinizden fazla değer vermeyin. Kimseye verdiğiniz değeri hissettirmeyin. Ve kimseye ondan başka kimsenizin olmadığını düşündürmeyin. Son olarak ne iyilik yaparsanız yapın kafasına vura vura ben bunu yaptım diyerek gözüne sokun. En iyisi siz olursunuz.
Ben etrafımda ki herkesi bıraktım onun için 4 yıl bir fiil mutluluğu için çabaladım. Babasından dayak yedim elimi kaldırmadım. Kendi faturalarımı ödeyemedim onun yurt masraflarını karşıladım. Babası şefkat göstermedi diye kızım gibi sevdim. Üzerine titredim. Ehliyet dedi kendime almadım ona aldım. Telefon dedi buldum buluşturdum aldım. Ulan kış günü karpuz dedi gece hale gidip dükkan dükkan karpuz arayıp sabahına kapısına yetiştirdim. Evlenirken maliyetten rahatlayalım diye fotoğrafçı açtım. 6 aralıkta doğum günüydü evlenme teklifi için organizasyoncuyla anlaştım. Ama o beni 5 Ekim'de bıraktı gitti. Kimseye kendinizden fazla değer vermeyin. Kimseye verdiğiniz değeri hissettirmeyin. Ve kimseye ondan başka kimsenizin olmadığını düşündürmeyin. Son olarak ne iyilik yaparsanız yapın kafasına vura vura ben bunu yaptım diyerek gözüne sokun. En iyisi siz olursunuz.
3.8 üzerinden 1,6. küsuratlı sallayayım da belli olmasın.
pentagram mezar kabul albümü.
en çok evde sinir oluyorum. amk kurtulamadım ya.
dağınık aile resmen ya.
sabahları sinirlerim depe yapınca yemek yemeden bile çıkıp kahveye gidiyorum. sürekli tartışma kavga. yeter be.
dağınık aile resmen ya.
sabahları sinirlerim depe yapınca yemek yemeden bile çıkıp kahveye gidiyorum. sürekli tartışma kavga. yeter be.
(#46222676)
Efendi bizler çekilelim kenara Sözlük popocu, memeci, malafatçıların hakimiyetine girsin o zaman. Beğenmiyorsan ne yapayım, beğendirmek zorunda da değilim sana.
Efendi bizler çekilelim kenara Sözlük popocu, memeci, malafatçıların hakimiyetine girsin o zaman. Beğenmiyorsan ne yapayım, beğendirmek zorunda da değilim sana.
bazen bütün bir dünyaya karşı tek başına durabilecek kadar güçlü hissederken kendini, bazen çaresizce bir köşeye çekilip gözyaşları içerisinde birisine sarılmak istersin. kimsen yoktur, tek başınasındır. anlatsan anlamazlar, sorsalar anlatamazsın.
zengin olmak...
zenginlik nedir?
para mı?
eğer zenginlik çok para sahibi olmaksa (mal mülk vs) ise çok yazık...
insanın bir hayvandan farkı kalmaz. tonlarca yemi olan, yem su barınma ısınma ihtiyacı olmadan ve çalışma gereği duymadan çiftliklerde kesimi bekleyen kesim için yetiştirilen tavuk inek koyun gibi yaşamak olur.
insanın para mal mülk için imrenmesi, zengin olsam hayali kuran insan tıpkı tarlada bağda bahçede çift sürmek sabana veya yük taşmak için kağnıya bağlanmış öküzün çiftliklerde mandıralarda beslenen ineklere koyunlara tavuklara bakıp "ne güzel, sıcacık ortamda yediği önünde yemediği arkasında yem su derdi olmadan yan gelip yatıyorlar" diye iç geçirmesine benzer.
zenginlik nedir?
tarif eden olursa yolunu söyleriz.
zenginlik nedir?
para mı?
eğer zenginlik çok para sahibi olmaksa (mal mülk vs) ise çok yazık...
insanın bir hayvandan farkı kalmaz. tonlarca yemi olan, yem su barınma ısınma ihtiyacı olmadan ve çalışma gereği duymadan çiftliklerde kesimi bekleyen kesim için yetiştirilen tavuk inek koyun gibi yaşamak olur.
insanın para mal mülk için imrenmesi, zengin olsam hayali kuran insan tıpkı tarlada bağda bahçede çift sürmek sabana veya yük taşmak için kağnıya bağlanmış öküzün çiftliklerde mandıralarda beslenen ineklere koyunlara tavuklara bakıp "ne güzel, sıcacık ortamda yediği önünde yemediği arkasında yem su derdi olmadan yan gelip yatıyorlar" diye iç geçirmesine benzer.
zenginlik nedir?
tarif eden olursa yolunu söyleriz.