bugün
- sözlüğün en iyi kalpli yazarı9
- morkstar yazdı bunu12
- tek göz odalı evde kocasıyla mutlu olan kadın7
- morkstar11
- dünya52
- siyahi peygamber olmaması4
- fatma betül sayan kaya7
- akşam akşam canın kahveli yaş pasta çekmesi5
- anın görüntüsü27
- mokar hastası nihan3
- ismet gurbuz vs ellerim bos gonlum hos5
- recep tayyip erdoğan8
- gocu32
- sırrı süreyya önder türkmen dir7
- ev fiyatları2
- sözlükte sürekli kavga çıkması2
- gocunun elleri9
- avrupa11
- ermeni rum soykırımını inkar etmek14
- bayana hesap ödetmek5
- firavun neden helak oldu5
- sözlük yazarlarının ruh hali3
- beni eksilediğiniz için teşekkür ederim arkadaşlar3
- 30 yaş üstü yazarlar silinsin kampanyası4
- hem sırrı süreyyacı hem atatürkçü olmak3
- beraber sözlüğün içine edeq mi tatlı kıs4
- türk dil bayramı kutlu olsun3
- 26 eylül türk dil bayramı3
- anneye hakaret etmek6
- istanbul'a taşınmak istemek4
- ismet inönü ve atatürk arasında olası diyaloglar3
- slm yazan erkek3
- 26 eylül 2026 galatasaray çayırova bld maçı2
- sözlük kasıyor msn var mı3
- kalbinde sevgiye yer olmayan insan9
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları16
- kadirov karizması3
- sözlükte seviyenin geçen aya göre yüzde 23 düşmesi3
- 26 eylül 2026 san marino finlandiya maçı2
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı36
- tehcire soykırım diyen piçler2
- karton toplayan çocuk3
- meleğim diye hitap eden kova burcu erkeği13
- ismetin sol framenin içine etmesi5
- atatürk'ün mirası2
- ebgh silik olsun kampanyası2
- sözlüğün en güzel kadını26
- atatürk'ün çanakkale kumandanı olması2
- benzin zamlarına laf edemeyen ak çomarlar3
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak7
entry'ler (13)
82.75 nete 85 puan gelip yukarıdaki felaket tellalı yazarı haksız çıkarmıştır.
hiç de kolay oladığı sınav sonuçlarının açıklanmasıyla ortaya çıkmıştır. kpss 2014'teki anlamsız tarih sorularını görenler bu tarz anlamsızlıklara hazırlıklı olduğu için kolay gibi görünmüştür, ama sonuçlar 2014'ten sadece 0,5 puan sapma yaptıracak kadar daha kolay olduğunu göstermiş, başlığı açan arkadaşın haksızlığına delalet etmiştir.
zor iştir, ama neredeyse hiç kimsenin işten saymadığı iştir.. Çoğu üniversite mezunu bile kelimelerin sözlükteki karşılıklarını yazarak çeviri yapılabildiğini sanır; siz Marksist felsefe çevirirsiniz, adam gelip ne kadar zor olabilir ki onu çevirmek der, asabınızı bozarsınız, ama iyi de para kazanmadığınız için ve yurdum insanının tek saygı kriteri de para olduğu için net bi yanıt verememiş olursunuz o cahillere, öyle sinirlenir durursunuz...
pek bir halta yaramayan durumdur; halbuki devlet üniversitelerinin aynı bölümlerine girebilecek puanı alıp tam burslu okumuşsunuzdur, ama Yaşar mezunuyum deyince, özel üniversite mezunundan ne olcak ki derler... O puanları aldıysanız devlete girin derim.. Hatta Yaşar kendi bile bölüm birincisini işe almayıp dışardan adam alıyo, fazla söze ne hacet
adamlar binlerce newton'a karşı koya koya yerçekimini umursamaz olmuşlar demek ki..
insanoğlunun, özellikle de bir işi olup çalışanlar arasından bu oyunu oynayanların hiç bir halta zaman bulamamaktan şikayet ederken aslında ne kadar boş işlere zaman ayırabildiğinin kanıtı oyundur..
Demek ki insanları yeterince it gibi çalıştıramıyoruz şeklinde koz da verebilir kapitalist düzeni işletenlerin eline, aman dikkat
Demek ki insanları yeterince it gibi çalıştıramıyoruz şeklinde koz da verebilir kapitalist düzeni işletenlerin eline, aman dikkat
Son iki senemi geçirdiğim yurdumdur, özellikle küçükparka yakınlığından hunharca faydalanmışızdır.
Sabah kahvaltıları iyidir. Tabağa istediğiniz kadar yığarsınız, sonra isterseniz bi daha yığarsınız. Karışan eden olmaz. Aslında yukarıdaki eleştirilerden kıllandığım için bi gün çaktırmadan salamın markasını keşfe çıktım, Lezitaydı.
Akşam yemekleri haftalık periyodik tur atar, her hafta bir kere mantı çıkar ki, beni de bu mantı bayar.
Sigara tüttürdüğümüz bahçesi biraz küçüktür.
Odalarda benzer bölümden adamları eşleştirirler, kafa dengi adam bulursunuz, güzel tayfalar oluşur.
Sabah kahvaltıları iyidir. Tabağa istediğiniz kadar yığarsınız, sonra isterseniz bi daha yığarsınız. Karışan eden olmaz. Aslında yukarıdaki eleştirilerden kıllandığım için bi gün çaktırmadan salamın markasını keşfe çıktım, Lezitaydı.
Akşam yemekleri haftalık periyodik tur atar, her hafta bir kere mantı çıkar ki, beni de bu mantı bayar.
Sigara tüttürdüğümüz bahçesi biraz küçüktür.
Odalarda benzer bölümden adamları eşleştirirler, kafa dengi adam bulursunuz, güzel tayfalar oluşur.
insanlığın Mahrem Tarihi'nin yazarıdır. Dünyaya daha geniş ve daha farklı bir perspektiften bakabilen bir adamdır. Feyz alınasıdır..
mütercim tercümanlık bölümü 2013 yılında yaşlı hocaların akınına uğramış ve bu bölümü huzur evine dönüşmüş üniversitedir..
Kadir Yiğit Us gibi bi hocayı gönderdiler ya, alacakları olsun
Kadir Yiğit Us gibi bi hocayı gönderdiler ya, alacakları olsun
abazalıktan kırılan yurdum hanzosu hayvani içgüdülerine gem vuramayıp milletin karısına kızına göz diktiği için, kendi sapkınlığına kılıf uydurmak istediği için açılan başlıktır...
1905'te Patent Ofisinde sıradan bir memurken izafiyet teorisini yazar, ama uzun süre kimse anlamadığı için bi halta yaramaz... Patent Ofisinde, başında subay kılıklı amirinin emri altında çalışmaya devam eder... Hatta daha çok boş vakti olabilsin diye o esnada lise öğretmenliği için başvuru yapar, ona bile alınmaz (ulan adam izafiyet teorisini yazmış, liseye bile almıyonuz lan, eğitim sisteminin çarpıklığına, orta sınıf zekanın egemen olduğu toplumda üst sınıf zekanın sıkıntısına bak)...
Sonra sonra bilinir kıymeti, büyük adamdır, ama çilekeştir, kapitalist sistemde toplum için bir şeyler yapmanın zorluğunu, ayakta kalma mücadelesini iyi bilir, bu yüzden sosyalizme yakındır...
Sonra sonra bilinir kıymeti, büyük adamdır, ama çilekeştir, kapitalist sistemde toplum için bir şeyler yapmanın zorluğunu, ayakta kalma mücadelesini iyi bilir, bu yüzden sosyalizme yakındır...
Aslında pek bir naif, kırılgan, duygusal adamdır; bu yüzden de sistemin ortalama patriyark erkek zekasına göre işleyen çarklarına ayak uyduramaz, kendini edebiyata ve yollara vurur...
Ha bi de "Yolda"yı 3 haftada yazmıştır belki ama aslında aldığı gezi notlarının derlemesidir, çok uzun gözlemlere, fotografik hafızasına dayanır.. Kendine uygun edebi dili bulmak için de yıllarca uğraşmıştır, öyle ha deyince çıkmış bi "spontane düzyazı" değildir onunki..
Ha bi de "Yolda"yı 3 haftada yazmıştır belki ama aslında aldığı gezi notlarının derlemesidir, çok uzun gözlemlere, fotografik hafızasına dayanır.. Kendine uygun edebi dili bulmak için de yıllarca uğraşmıştır, öyle ha deyince çıkmış bi "spontane düzyazı" değildir onunki..
dünya malı için insanı insana kırdıran sistemdir; millet birbirini yemekle meşgulken de sistemin dünyadaki kurucuları ve asli işletmecileri birbirini yiyenlerin salaklığına bir taraflarıyla gülüp malı götürür. Tabi kerizleri uyandırmamak için ağızlara birer parmak bal çalmayı da ihmal etmezler.
Sistemi dayatanlar sürekli sosyal darwinizm'den bahsedip, ama doğada da böyle zaten deyip "survival of the fittest" ilkesiyle alt sınıfları "siz beceremiyonuz kardeşim, yoksa sistemde fırsat çok" psikozuna sokarlar. Halbuki doğada miras hakkı da yoktur, ama ondan hiç bahsetmezler. Adama babasından 7 ev, 2 fabrika, 4 de dükkan kalmıştır; ondan sonra da nasıl oluyosa "bu sistemde herkese eşit fırsat var" olur...
Muhtemelen bundan üç yüzyıl falan sonra insanlar tarih kitaplarına bakıp, "ulan insanlık o zamanlar ne kerizmiş, 3 kişi malı götürürken diğerleri it gibi çalışıp birbirini yiyip sonra da taksitle televizyon alınca kendini mutlu sanıyomuş, vah gariplerim" diyeceklerdir...
Sistemi dayatanlar sürekli sosyal darwinizm'den bahsedip, ama doğada da böyle zaten deyip "survival of the fittest" ilkesiyle alt sınıfları "siz beceremiyonuz kardeşim, yoksa sistemde fırsat çok" psikozuna sokarlar. Halbuki doğada miras hakkı da yoktur, ama ondan hiç bahsetmezler. Adama babasından 7 ev, 2 fabrika, 4 de dükkan kalmıştır; ondan sonra da nasıl oluyosa "bu sistemde herkese eşit fırsat var" olur...
Muhtemelen bundan üç yüzyıl falan sonra insanlar tarih kitaplarına bakıp, "ulan insanlık o zamanlar ne kerizmiş, 3 kişi malı götürürken diğerleri it gibi çalışıp birbirini yiyip sonra da taksitle televizyon alınca kendini mutlu sanıyomuş, vah gariplerim" diyeceklerdir...