bugün
- sözlükler arası savaş çıksa9
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- çaya şeker atan erkek5
- çay içen kız8
- ütü12
- yıkık yazarlar4
- gece ormanda birisi tarafından takip edilmek3
- oturunca göbeği kat kat olan kız3
- latte içen erkek4
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz8
- mehdi nereye inecek sorunsalı3
- oralet içen erkek3
- en gey özelliğiniz3
- ayrılık8
- iki porsiyon döner yiyip osuran kız arkadaş2
- placebo dinleyen erkeklerdeki hafif gaylik2
- iq düşüren şeyler3
- tavada yumurta yapmak2
- kadınların erkeklerin götlerine bakması2
- sözlü kızları cinsel ihtiyacını nasıl karşılıyor3
- uludağ sözlük çeteleri9
- zaman2
- sevda gazozcusu2
- anın fotoğrafı14
- gocu bak bi5
- ütü ile yemek yapmak3
- en boktan on yıl7
- forlove197
- sözlük yazarları nerede sorunsalı4
- tinder'ı mastürbasyon için kullanmak2
- aylık 423 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- renault vel satis2
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- çabasız şıklık3
- akşam esintisi3
- beyler çok acil bakar mısınız4
- yazılım öğrenmeye yeni başlayanların ortak hatası2
- 2 ağustos 2026 kim milyoner olmak ister programı3
- arkadaşlar neden beni kimse sevmiyor4
- davetsiz misafir2
- demokratik sol parti3
- patates kızartması2
- saat2
- altın oran kaş3
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- bennu gerede'nin boynunda taktığı vibratörlü kolye2
- 2 ağustos dünya yakışıklılar günü5
- red flag erkek listesi9
- borç ve kira olupta iyi olan para7
- menemen9
Bir kelimeye dünyayı sığdırma yolu; zeki insanların harcıdır.
Bilmezdim BEN eskiden, cahilliğin kıymetini. SEN'den geldi diyerek, sevdim kendi suretimi. Aynada nurlu bakış, bir de safi tıynetimi. "Böbürlenmem!" dediğim gençliğimi, kuvvetimi. Elimdeydi sandım hep, ömür denen servetimi. Över BEN kendini, adi rüsva kudretini. Yine de bilirsin SEN, tahtındaki devletini.
Ne dersin hey akıllım. Sanma alemin kir pasına kapıldım. Sade öyle sanmada fikirsiz muradın. Değmez bu yalana ettiğin, iradın. Hakk'a harca özünü, dinsin feryat figanın. Kul olmaz günahsız, kendini ne sandın. Bir et kemik içinde onmaz BEN varım. Üfledi BEN'i tene, ayırdı, olmaz hiç kârım. Alemde yek O'dur BEN'im medarım. Kimi sorar: Nedir be hey, günah sevabın! Kim olursun ki; derdi düştü içine akıllım. Yek olandan geldim, kuru bir Can'da turabım.
...Bir tane de ben gördüm: Yüzünü boyamış, kırkına merdiven dayamış... Gülen bakışına inat, ağlayan siması... Derdi; renkli kostümüne tezat, kara duvarlı oda kirası... Sordum: Kimsin, nesin? Dedi: Sus! Allah'ın belası... Belli; avuntuya kapılar kapanmış. Fani dünya gülüşünden bile yalanmış. Meğer gerçek adam, boyalı yüzden arta kalanmış. Adını ardından demişler; o bir şaklabanmış. Soytarı dünyanın, ağlarken güldüren şaklabanı... Sahnesi hayal, adı yalan; it köpek olur, çok tapınan. Bizler de birer palyaçoyuz belkide. Görmeyen kör kalabalıkta, bilinmeyen; adıyla tanınan.
Girizgâh hicazdan oldu. Lütuf verilen aciz kuldu. Arasıra hırçın dalgalı, arada da şenlikli şamatalı. Açıp kapamışım bir an için gözleri. Tanrı vâretti "Sev!" diye bizleri. Kapanıp açılınca çiğ gözlerim; acaba hayal miydi, derim. Sonra itim kâfir nefsime, söver ilenirim. Şimdilik el ermede göz görmede. Varlığın ispatı imana erişip, doğruyu bilmede. Yalvarırım Ulu Tanrı'm, bilensin hallerimizi. Arındır bizleri, böbürlenen kalplerimizi.
Bunu nasıl anlatabilirim bilmiyorum. Yani böyle çok sıcak bir havada çok susamış ve yorgun bir insanın içtiği o ilk yudum suyun damarlarındaki lezzeti var ya heh benim için aynı böyle şiir okumak. Bazen bir şey oluyor şiire denk gelmiyurum o gün hiç güzel olmuyor. Şiir bana her koşulda iyi geliyor üzgünken sonuna kadar hissetmemi mutluyken de bunu sonuna kadar hissetmemi sağlıyor. Ya böyle nasıl anlatmalı hani birini seversiniz ya ve hani o biri de sizi sever işte böyle mükemmel bir denge. Keşke sevdiğim insanları şiir yapabilsem. Çok güzel olurdu mesela her akşam sevdiğim birinin şiirini okur öyle uyurdum. Olsaydı bu akşam rana'nın kitabını açar okurdum. Kuvvetle muhtemel biraz gözüm dolardı sonra yine uyurdum. Sonra yine sabah. isimlerin hiçbir anlamı yok bu dünyada keşke bu kadar his olmasa.
Anka olup arşa varsan,
Burgu burgu arzı yarsan,
Ah edip bağrına vursan ;
Ararsın da bulamazsın.
Burgu burgu arzı yarsan,
Ah edip bağrına vursan ;
Ararsın da bulamazsın.
ölçü ve kafiye olmadan hakkıyla ahenk tutturabilmek esasında çok büyük bir maharet ister.
ama nihayetinde ahenk en güzel ölçü ve kafiye ile tutturulur.
hakikati mübalağa ederek aktardığı ölçüde insanda hoş duygular bırakabilecek bir sanat türü. zira apaçık bir hakikat insanın duygularına hitap etmez. onun bezenmesi, süslenmesi gerek. Bilmek değil, inanmak gerek.
ama nihayetinde ahenk en güzel ölçü ve kafiye ile tutturulur.
hakikati mübalağa ederek aktardığı ölçüde insanda hoş duygular bırakabilecek bir sanat türü. zira apaçık bir hakikat insanın duygularına hitap etmez. onun bezenmesi, süslenmesi gerek. Bilmek değil, inanmak gerek.
“Gülleri sarı severim, toprağı ıslak.
Türküleri yanık, şiirleri hoyrat!
Havayı nemsiz, çayı demsiz...
Bir seni olduğun gibi, bir seni her şeye rağmen.
Bir seni, hâlâ...”
Ümit Yaşar Oğuzcan
Türküleri yanık, şiirleri hoyrat!
Havayı nemsiz, çayı demsiz...
Bir seni olduğun gibi, bir seni her şeye rağmen.
Bir seni, hâlâ...”
Ümit Yaşar Oğuzcan
Nazım gibi bakmak gerek hayata,
iki mavi pencerenin ardından güzellikleri seçercesine süzmek dünyayı,
Anlamlandırmak gerek sonra koca bir küreyi piraye'nin kar beyazı teninde,
Bir çift papatya bulundurmak lazım elinde,
Sevgilinin hasretini yatıştırmak için.
Kirletmek gerek dalgaları ayın naif ışığıyla,
Mevsimler çizmek gerek yakamozlardan denize,
Akıp gidiverir yoksa günlerle sürüklenen tebessümler,
Vakit, mutluluğu katletmeden değerini bilmek gerek.
Yaşam bir kelebekçesine süzülür gökyüzünde,
Her çırpınışın, ömründen bir nebze demek,
Rüzgar hala dokunurken tenine,
Seni seviyorum diyebilmek gerek.
iki mavi pencerenin ardından güzellikleri seçercesine süzmek dünyayı,
Anlamlandırmak gerek sonra koca bir küreyi piraye'nin kar beyazı teninde,
Bir çift papatya bulundurmak lazım elinde,
Sevgilinin hasretini yatıştırmak için.
Kirletmek gerek dalgaları ayın naif ışığıyla,
Mevsimler çizmek gerek yakamozlardan denize,
Akıp gidiverir yoksa günlerle sürüklenen tebessümler,
Vakit, mutluluğu katletmeden değerini bilmek gerek.
Yaşam bir kelebekçesine süzülür gökyüzünde,
Her çırpınışın, ömründen bir nebze demek,
Rüzgar hala dokunurken tenine,
Seni seviyorum diyebilmek gerek.
ey kuleli, şu camiden yükselen sesi duyuyor musun?
selanik'ten haber var mı, bir umut bekliyor musun?
işte meydanda sarıklar, hani nerede, hareketsiz mi kaldı hareket ordusu?
parlak avizeli salonlarda valse kalkmak yok mu bugün?
fatih medreselerinin duvarlarına yaslanıp intikam diye bağıran şu gençleri tanıyor musun?
intikam bugün kaç yaşına bastı biliyor musun?
selanik'ten haber var mı, bir umut bekliyor musun?
işte meydanda sarıklar, hani nerede, hareketsiz mi kaldı hareket ordusu?
parlak avizeli salonlarda valse kalkmak yok mu bugün?
fatih medreselerinin duvarlarına yaslanıp intikam diye bağıran şu gençleri tanıyor musun?
intikam bugün kaç yaşına bastı biliyor musun?
dünyanın en iyi cerrahları bir araya gelse ulaşamayacağı kalbinizin yerine bir dizeyle ulaşabilen hayattaki en güzel şeylerden.
iyi bir tane yazabilmek için sanılanın aksine sözel zeka değil, sayısal zeka gerekir.
yeşil gözlerine bakıyordum
boş hayallere dalıyordum
acı gerçekler cebimde
rüzgar yanaklarımı yalarken
sadece seni düşünüyordum
yaz günü dışım yanarken üşüyordum
umutlarım gazeller gibi
birer birer düşerken...
boş hayallere dalıyordum
acı gerçekler cebimde
rüzgar yanaklarımı yalarken
sadece seni düşünüyordum
yaz günü dışım yanarken üşüyordum
umutlarım gazeller gibi
birer birer düşerken...
sepet sepet yumurta
sus sikerim konuşma.
sus sikerim konuşma.
Bugün oturdum ölümü düşündüm.
Yirmi yaşında ve hayat bu kadar güzelken.
-Ahmet erhan
Yirmi yaşında ve hayat bu kadar güzelken.
-Ahmet erhan
attım vitesi ikiye
aniden gazladım
götüne bakıp
yarramı sıvazladım.
aniden gazladım
götüne bakıp
yarramı sıvazladım.
"Kimseyi kırmayayım diyorum,
Bir bakıyorum paramparçayım vesselam."
Her kitabını hayranlıkla okuyorum.
Bahadır Yenişehirlioğlu büyük usta. Şiirleri birbirinden anlamlı ve güzel.
Şiir severler burada mı?
Bir bakıyorum paramparçayım vesselam."
Her kitabını hayranlıkla okuyorum.
Bahadır Yenişehirlioğlu büyük usta. Şiirleri birbirinden anlamlı ve güzel.
Şiir severler burada mı?
BOTAN
Namusun namlusunda göverdiler
Eşit paylaşmanın lezzetine vurgun
Onurlu partizanlar
Bir ceylansı düşe beraber inandılar
Kahpeliğe secde eden engereklerden
Zamazingo puştlardan
Kaşkaval kümelerin
Pazarından, mezarından ırakta
Kalemle, sahneyle, sazla, aşkla, silahla
Dik durmanın kitabını yazdılar
Bilekleri Yılmaz
Yürekleri Kaya
Vicdanları Arif
idrakleri Sezai
Bir ceylansı düşe beraber aldandılar
Canlarında azmin ve sabrın fişengi
Kana kana içtiler sevgiliyi
Sevdayla, düşle, umutla
Yeşerdikçe yeşerttiler erliği
Susarcasına susmadılar
Tetikte şarjörün mahiri
Alanlarda kavgasının çakırpençesi
Mermisi mavzerinde
Çıldırasıya tenha
Yiğitler dökülür dağların sırtlarına
işte Ömer, diğeri Che
Biri Ali, Castro öteki
Kapital imansızın çöktüler gırtlağına
Civanmert, cengaver
Sıkılmış yumruklarla
Özgürlüğün marşlarını dinlettiler
Tanklara, füzelere kurşunlarıyla
Cesaretin cesaretiydiler
ihtilalcilerin bir mezarı bile yok tarihte
Onlarsa tarihin haysiyeti
Haysiyetin tarihi oldular
BiLAL YAVUZ
Namusun namlusunda göverdiler
Eşit paylaşmanın lezzetine vurgun
Onurlu partizanlar
Bir ceylansı düşe beraber inandılar
Kahpeliğe secde eden engereklerden
Zamazingo puştlardan
Kaşkaval kümelerin
Pazarından, mezarından ırakta
Kalemle, sahneyle, sazla, aşkla, silahla
Dik durmanın kitabını yazdılar
Bilekleri Yılmaz
Yürekleri Kaya
Vicdanları Arif
idrakleri Sezai
Bir ceylansı düşe beraber aldandılar
Canlarında azmin ve sabrın fişengi
Kana kana içtiler sevgiliyi
Sevdayla, düşle, umutla
Yeşerdikçe yeşerttiler erliği
Susarcasına susmadılar
Tetikte şarjörün mahiri
Alanlarda kavgasının çakırpençesi
Mermisi mavzerinde
Çıldırasıya tenha
Yiğitler dökülür dağların sırtlarına
işte Ömer, diğeri Che
Biri Ali, Castro öteki
Kapital imansızın çöktüler gırtlağına
Civanmert, cengaver
Sıkılmış yumruklarla
Özgürlüğün marşlarını dinlettiler
Tanklara, füzelere kurşunlarıyla
Cesaretin cesaretiydiler
ihtilalcilerin bir mezarı bile yok tarihte
Onlarsa tarihin haysiyeti
Haysiyetin tarihi oldular
BiLAL YAVUZ
ROZA
Yoldular, soydular, kırıştılar
insanı insanla yıktılar
Aşna fişne iskandiller ağında
Bıçkınları puluçlarla oydular
Adındır, dudağımda asırlık
Esrarına amade yalım
Adındır, terk etmez, sıddık
Vurur yumruğunu
Sadrıma sadrıma
Hücremin başkenti suskunluğun
Gözlerin, yalın kılınç
Gözlerin ıssız, kallavi
Bir benim şimdi
Firari sensizliğin belasında
Bir benim tütsülü
Voltalı ahrazlığa
Şimdi yürek yorgun
Virane, ıssız
Ansızın yaşlanmış bir gecede
Yaşlanmış canına kadar
Orostopolluk
Sırtlanca, sefil
Yığınların tenhasında savrulmuş
Yırtılmış bir hecede
Kursağıma avazın gelmiş
Sevmişem, şahidim dağlar
Sevmişem Allah’ına kadar
Ölünceye dek değil
Ölümden sonra da
Yeşerinceye değin
Tutuşan ellerimiz
Seni yangın bağrımın
Avlusuna gömmüşem
Şair Bilal Yavuz
BEJNA
Gözlerin savruk bozkırlar
Gözlerin hoyrat
Ceylansı, afacan
Sevimli taraçalar koylarda
Kalyonlar kanyonlarda
Herkesten sakladığım
Künyeni sayıklar
Gözlerin, gözlerin jiyan
Perçemin pençeler canı
Perçemin perva
Vahim, amansız
Çitlembikler taç olmuş saçlarına
Cimcime sekseklerin
Otağıma volkandır
Fezan; behişt, benefşe
Fezan saflık, insaniyet
Sen bana gürül gürül memleket
Ben sana hep gurbet kalmışım
Biz bizde Diyarbekir
Biz bizken masumiyet
Biz bizsizsek esaret
Bir gün sen de anlarsın
O gün sen de ağlarsın
Rengin nasıl da ateş Bejna
Teninde nehirler ve başaklar
Gülüşün nasıl da mermi
Nasıl da hançer bakışın
Vefakâr boranlara
Harfsiz vasiyetimdir
Kurutunca yokluğun
Beni simana gömsünler
Şair Bilal Yavuz
SEVDE
Çifte dikiş gider sabanlar
Fersiz toprağın koynu
Fersiz, yetim, analar
Kuş uçan, kervan geçen
Bostanlar ölgün şimdi
Ölgün Dicle denizi
Ve çakırkeyif buğdaylar
Kahyalar körkandil çeper
Mösyölerde bir kültür
Nankör çıyanlık
Kepenekler mahzun
Bağlamalar öksüz
Kalleşlik mazinin töresine
Şimdi âdet diye bellenen
Hicapsız ikirciklik
Heybesiz bulvarlarda
Cartalı haybeciler salınır
Dümenci dubaralar
Ertekeden nümayiş
imam kayığındayız sürgit
Façalar çiğnedik muttasıl
Erce, âdil, hilesiz
Bundandır kavlimizden kaçışı
Geçmişi tam kınalı
Piyazcı sendikalar
Kaparoz puştlarının
Çifte dikiş gider sabanlar
Cana bir çınar gerek
Yüreğin, yüreğin gibi serin
Derin kuyular içim
Mars olmuş, dumanaltı
Kaybolmuşam, gel artık
“Karışsın köz yaşlarımız
Karışsın, yeşil…”
Şair Bilal Yavuz
Yoldular, soydular, kırıştılar
insanı insanla yıktılar
Aşna fişne iskandiller ağında
Bıçkınları puluçlarla oydular
Adındır, dudağımda asırlık
Esrarına amade yalım
Adındır, terk etmez, sıddık
Vurur yumruğunu
Sadrıma sadrıma
Hücremin başkenti suskunluğun
Gözlerin, yalın kılınç
Gözlerin ıssız, kallavi
Bir benim şimdi
Firari sensizliğin belasında
Bir benim tütsülü
Voltalı ahrazlığa
Şimdi yürek yorgun
Virane, ıssız
Ansızın yaşlanmış bir gecede
Yaşlanmış canına kadar
Orostopolluk
Sırtlanca, sefil
Yığınların tenhasında savrulmuş
Yırtılmış bir hecede
Kursağıma avazın gelmiş
Sevmişem, şahidim dağlar
Sevmişem Allah’ına kadar
Ölünceye dek değil
Ölümden sonra da
Yeşerinceye değin
Tutuşan ellerimiz
Seni yangın bağrımın
Avlusuna gömmüşem
Şair Bilal Yavuz
BEJNA
Gözlerin savruk bozkırlar
Gözlerin hoyrat
Ceylansı, afacan
Sevimli taraçalar koylarda
Kalyonlar kanyonlarda
Herkesten sakladığım
Künyeni sayıklar
Gözlerin, gözlerin jiyan
Perçemin pençeler canı
Perçemin perva
Vahim, amansız
Çitlembikler taç olmuş saçlarına
Cimcime sekseklerin
Otağıma volkandır
Fezan; behişt, benefşe
Fezan saflık, insaniyet
Sen bana gürül gürül memleket
Ben sana hep gurbet kalmışım
Biz bizde Diyarbekir
Biz bizken masumiyet
Biz bizsizsek esaret
Bir gün sen de anlarsın
O gün sen de ağlarsın
Rengin nasıl da ateş Bejna
Teninde nehirler ve başaklar
Gülüşün nasıl da mermi
Nasıl da hançer bakışın
Vefakâr boranlara
Harfsiz vasiyetimdir
Kurutunca yokluğun
Beni simana gömsünler
Şair Bilal Yavuz
SEVDE
Çifte dikiş gider sabanlar
Fersiz toprağın koynu
Fersiz, yetim, analar
Kuş uçan, kervan geçen
Bostanlar ölgün şimdi
Ölgün Dicle denizi
Ve çakırkeyif buğdaylar
Kahyalar körkandil çeper
Mösyölerde bir kültür
Nankör çıyanlık
Kepenekler mahzun
Bağlamalar öksüz
Kalleşlik mazinin töresine
Şimdi âdet diye bellenen
Hicapsız ikirciklik
Heybesiz bulvarlarda
Cartalı haybeciler salınır
Dümenci dubaralar
Ertekeden nümayiş
imam kayığındayız sürgit
Façalar çiğnedik muttasıl
Erce, âdil, hilesiz
Bundandır kavlimizden kaçışı
Geçmişi tam kınalı
Piyazcı sendikalar
Kaparoz puştlarının
Çifte dikiş gider sabanlar
Cana bir çınar gerek
Yüreğin, yüreğin gibi serin
Derin kuyular içim
Mars olmuş, dumanaltı
Kaybolmuşam, gel artık
“Karışsın köz yaşlarımız
Karışsın, yeşil…”
Şair Bilal Yavuz
Güzel günler gelecek dediler
Ama nasıl gelecek
Söylemediler
Hak ettiğimden değil be kızım
Bu gece kalabalık bir barda
Kesin güzel şarkı söyleyebileceksem
Bu gece kadehimi
Terk edenler için kaldırırdım
Hak ettiğinden değil
Hak etmemesini yaşayabilmesinden.
Hatalarımız,
Küçük büyük
Sağlı sollu ilerledi
Cami safında
Affet beni Yaradan
Eğer dedikleri kadar varsan
Ama yoksan
Bunun bedelini ödeyeceksin
Senin yerine ben yanacağım
Hatta dur
Benim yerime sen yan be Allah!
Güzel günler
Kendilerinin olsun
Hayatını kursun
Hatta ve hatta
Mutlu olsun
Biz de yaşadık be
Biz de geçtik bu dünyadan
En az benim kadar
Önemlisiniz
Canımız sağolsun.
Vatan var olsun!
Tanrımıza, ha pardon
Allaha hamd olsun.
Lanet olsun!
Ben birini sevdim bu dünyada
O kişi hep kendimden başkası oldu
Kendimi sevdiysem
Karşıdaki bunu istemiyordu
Karşıdaki o sevgi için
Kendini yerden yere vuruyordu
Sevdim
Terk ettim.
Pes ettim ama
Hiç etmedim.
Biz ayrılan zamanın sonuna gelmedik
Bizim ayırdığımız zamanın sonuna geldik
Allah'a emanet olun
Büyük annemin söylediği gibi
Allah izin verirse görüştürür.
Allah gibi kapıcınız olsun.
Hayırlı olsun.
Ama nasıl gelecek
Söylemediler
Hak ettiğimden değil be kızım
Bu gece kalabalık bir barda
Kesin güzel şarkı söyleyebileceksem
Bu gece kadehimi
Terk edenler için kaldırırdım
Hak ettiğinden değil
Hak etmemesini yaşayabilmesinden.
Hatalarımız,
Küçük büyük
Sağlı sollu ilerledi
Cami safında
Affet beni Yaradan
Eğer dedikleri kadar varsan
Ama yoksan
Bunun bedelini ödeyeceksin
Senin yerine ben yanacağım
Hatta dur
Benim yerime sen yan be Allah!
Güzel günler
Kendilerinin olsun
Hayatını kursun
Hatta ve hatta
Mutlu olsun
Biz de yaşadık be
Biz de geçtik bu dünyadan
En az benim kadar
Önemlisiniz
Canımız sağolsun.
Vatan var olsun!
Tanrımıza, ha pardon
Allaha hamd olsun.
Lanet olsun!
Ben birini sevdim bu dünyada
O kişi hep kendimden başkası oldu
Kendimi sevdiysem
Karşıdaki bunu istemiyordu
Karşıdaki o sevgi için
Kendini yerden yere vuruyordu
Sevdim
Terk ettim.
Pes ettim ama
Hiç etmedim.
Biz ayrılan zamanın sonuna gelmedik
Bizim ayırdığımız zamanın sonuna geldik
Allah'a emanet olun
Büyük annemin söylediği gibi
Allah izin verirse görüştürür.
Allah gibi kapıcınız olsun.
Hayırlı olsun.
kalemin kağıda dokunduğu gibi dokun dalgalara,
hislerim can bulsun,kokunun dokunduğu şiirimde.
kalacaksa sen dolu kafiyeler yarım kalsın ciğerimde.
senin izlerin kirletsin beyazlarımı
alacakaranlığıma sen son ver,gün geceyi katlettiğinde.
en azından sen özne ol, yetim kalmış dizelerime.
hislerim can bulsun,kokunun dokunduğu şiirimde.
kalacaksa sen dolu kafiyeler yarım kalsın ciğerimde.
senin izlerin kirletsin beyazlarımı
alacakaranlığıma sen son ver,gün geceyi katlettiğinde.
en azından sen özne ol, yetim kalmış dizelerime.
Anlık duygular ile yazmasını severim. Lakin sesli okumayı veyahutta şiir okuma gecelerinden nefret ederim. Çok yapmacık geliyor bana.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar