/38
bakma bana öyle sana aşığım yanığım.
sanma sana sevdalandım canım kanım.
sensin benim yaşam baharımsın kadınım.
sana benim böyle bir kadına ihtiyacım vardır.
bakma bana öyle sana aşığım yanığım.
sanma sana sevdalandım canım kanım.
sensin benim yaşam baharımsın kadınım.
sana benim böyle bir kadına ihtiyacım vardır.
bakma bana öyle sana aşığım yanığım.
sanma sana sevdalandım canım kanım.
sensin benim yaşam baharımsın kadınım.
sana benim böyle bir kadına ihtiyacım vardır.
bakma bana öyle sana aşığım yanığım.
sanma sana sevdalandım canım kanım.
sensin benim yaşam baharımsın kadınım.
sana benim böyle bir kadına ihtiyacım vardır.
bir elimle en güzel çiçeklerini gönlüne sereceğim.
diğer elimle de sana şahsına özel şiirlerle sesleneceğim.
ben seni böyle deli divane mutlu mesut murat eyleyeceğim.
işte aşkım seni seven sayan şahsına değer veren saf erkeğim.
şiir. büyük üstadlardan fuzuli şiir için

“ilimsiz şiir temelsiz duvar gibidir, temelsiz duvar da değersizdir/çabuk yıkılır” demiştir.

bu sözünü hiçbir zaman unutmam. şiirin özünü , düşüncesini, hissiyatlarını ve daha nice kavramlarını yanı şiirin yapısını “sevgi” oluşturur dermiş.

ruhun temel ihtiyacı. bir temel ihtiyaç değil sadece tüm fizyolojik ihtiyaçlar hiyerarşisindeki kavramların tümünü kapsar olmuş. sevmek , saygı , güven..... şiirsiz bir dünya karanlıklar ülkesi içersinde feryatlar sunmaktır.
Ucuz eski kaldırımlarda sevmiştim,
Seni değil saçlarını,
Boş umut denizlerinde battı sandallar,
Tükenmiştim belkide,
Tek bir damla beklemiştim oysa,
Beni susuz çöllerde sensiz bıraktın..

Şiir bana aittir.
Esmedi senden yana bir rüzgar,
Saçlarıma dokunmadı,
Kurak çöl iklimlerine terkettin beni,
bahara özlem duyan yağmurlarla gel,
Yosun koksun saçlarında.

Şiir bana ait.
http://sepyadergi.com/siir-kelebek/

YENi ŞiiR.

yazan : Salih angın
http://sepyadergi.com/siir-kafamda-yolculuk/

19 yaşındaki şair arkadaşımızın gönderdiği şiir.

iyi kötü tüm eleştirilere açık. yorum yapıp değerlendirmenizi, okumanızı bekliyor.
Duyguların sözcüklerle dansıdır.
Şiir silahtan güçlüdür.

Siz hiç şiirlerle derdinizi anlattınız mı ?
Ben anlattım.
Siz hiç şiirlerle konuştunuz mu ?
Ben konuştum.
Siz hiç şiirlerle vuruldunuz mu ?
ben vuruldum.

Şiir silahtan güçlüdür.

•••şiirlere konu olacak sevdaşlarla,gönüldaşlarla tanış olabilmek ümidiyle.•••
#çöpkokusu suz olmaz
burnumun direği sızlıyor
derlerdi de hani
nasıl sızlarmış derdim
burnun direği
oysa şimdi
evler yollar yıllardır her akşam her gece yarısı
burnumun direklerini kıran
geceleri evimden çıkmayan
benimle sabahlayan #çöp kokusu
anlaşılan alışmışım sensiz olmaz

#bursakokuyor

(bkz: bursa kokuyor/#40387853)
Ruha dokunur.Hislerin tercümesidir.
Bazen duygu dolu mısralardır.

Her sonbahar gelişine,
Vurulan bir yağmur var,
Gökyüzü ağlamaklı bir halde,
Bu gam rüzgarı neden esiyor,
Ruhumu ele geçiren bir esinti,
Bilmediğim bir şarkıyı söylüyor.
Bir yerde imişim, bahar bulutlarının altında,
Tatlı kaynak suları başımdan aşağı akmakta!
Binlerce dilim olsa ve hepsi de övgü dizse,
Ancak hayretime hayretler katmakta!
Şiirler acılara gebedir,

Şiirler acıların başkentidir.
insan şiiri önce yaşar, sonra yazar.

Yazan şair olur, yazılan şiir.
Sonra alıştıkça acılara,

unutursun mürekkebin kokusunu ama unutmazsın şiirlerindeki kokuyu.

sevgiyle kalın..
Saat dört

Bir bakıyorum saat dört, bir bakıyorum enkaz
O günleri hatırladım yine yaşlı bir çift göz
Teselli vermez artık bana hiçbir tatlı söz

Yenildim, yenilendim, üstüm başım çamur
Etrafımdaki bütün topraklar çorak
Mutlu zamanlara sokulmuş çomak

Donuk hatıralar korkutuyor asi ruhumu
Zaten korkmayan bir tek Güneş var
O da kim bilir ne zaman açar...
Şahsımı hiçbir zaman etkilemeyen edebi tür. Duygusal bir adam değilim ondandır belki bilemiyorum.

Hele ki vıcık vıcık aşk şiirleri bana şairlerin büyük yavşaklar olduğunu hissettiriyor. Tıpkı günümüzün meriçleri gibi.
“ruhun ilahisi”
sanırım bu en güzel tanımlama.

(bkz: halil cibran)
Firari bir serüven benimkisi
Yurdu yok kimliği sınır bozgunu
Öyle bir yürek ki deli mi deli
Hazan mevsimlerde sular yorgunu

Dağları isterim firarlarıma
Yüzüme yel değse fırtına olur
Ateşler taşırım sevdalarıma
Sözüm yemin olsa özüm aşk olur.
ev(istanbulda)

bir evim olsun isterdim
küçük bir bahçesi önünde
çiçeklerden gül karanfil
bir de hanımelleri penceremde.
denizi görmesi ne hoş,
karşıdan vapurlar geçer...
iki üç odacık yeter.
çocuklarımla geliriz okuldan
karım çay hazırlar
büyük kızım masayı donatır
bir yeniharman yakarım
denizin sesine dalar giderim
bazan balığa çıkarız oğlumla
anneleri bir iş alır eline
pencerenin kenarına ilişir
küçükler bahçede oynar
sonra akşam olur
hep beraber otururuz sofraya
neşeli sıhhatli yemek yeriz
kahvemi getirir kızlarımdan biri
biraz da gazetelere bakarım...
arada bir tiyatroya sinemaya gideriz
günler yıllar geçer
çocuklarım büyür
her biri bir iş, ev bark sahibi olur.
karımla başbaşa veririz bu sıcak yuvada
onların saadetini konuşuruz...

bir evim olsun isterdim,
çocuklarımın gülüşleriyle dolsun içi,
karımın bakışlariyle aydın,
alın teriyle olsun duvarı, çatısı
yarın çocuklarıma kalacak.
bir elimle en güzel çiçeklerini gönlüne sereceğim.
diğer elimle de sana şahsına özel şiirlerle sesleneceğim.
ben seni böyle deli divane mutlu mesut murat eyleyeceğim.
işte aşkım seni seven sayan şahsına değer veren saf erkeğim.
kendisi benim sevdiğimdir.
bir türlü buluşamadığımdır.
özlemimimdir o sevgilimdir.
aşık olduğum aşk kadınımdır.
senin gibi bir güzele emek verdim.
gelirsin beni de seversin diye bekledim.
bir umudum vardı bana gelecksin sandm.
kör kuyularda bir başıma yaşayan adamım.
ama ben ne acıdır güzelliğine vurulmuşumdur.
© copyright 2005 - 2026