bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu32
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- karısının üzerine kuma getiren erkek4
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam25
- muşlettin amca dul mu5
- tuborg ice8
- çocukta yaparım kariyer de yaparım diyen kız3
- sadece zengin biriyle evlenirim diyen kız3
- tatlıses'in o eski halinden eser olmaması3
- toplumsal çürüme7
- evlenince karım çalışmayacak diyen erkek3
- sözlüğün yeni tasarımı4
- iyi saksafon çalarım diyen kız2
- caaahill diyerek tokadı yapıştırmak2
- nikolina vujcic2
- gülşen in memeleri14
- evlenince ailen bize çok gelmesin diyen kız3
- kalkmış pipinin imanı olmaz3
- türkiye ve ab'den vize mesajları2
- aşk karın doyurmuyor diyen kız2
- ben kalabalık aile severim diyen kız2
- kızıl saçlılar6
- geçmişi temiz kız arıyorum diyen erkek2
- yol vermek4
- istihbarat kolejleri2
- erdoğan'ın fon krizi açıklaması8
- mika raun vardı nerede şimdi7
- windows xp deki çayırın son hali2
- ismet gürbüz saraca sudekiray2
- hamas denince akla gelenler11
- 5 kasım 2026 afyonkarahisar seri cinayet vakası2
- ese dezze11
- galatasaraylıya sormuşlar3
- yeşil göz4
- jason voorhees vs michael myers3
- sudekiray silik yesin kampanyası6
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- perla harb2
- gençlere tavsiyeler3
- pideler olmuş2
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi3
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği10
- hamileyken başka erkekle birlikte olan evli kadın8
- 20 yaşındaki gence 250 yıl hapis cezası verilmesi8
- aşk10
- angel bhathal2
- müslüman5
- fatma betül sayan kaya'nın 25 bin liralık gözlüğü4
- fatma betül sayan kaya'nın ifadeye çağrılması7
- ben geldim naneler5
Gaziantep te bulunan merkez ilçe
gaziantep in merkezinin 90 li yillarin basinda ayrilmasiyla olusan iki ilceden kuzey tarafinda bulunani. güneyindekinin ismi ise sahinbeydir. ismini antep savunmasinda 14 yasindayken annesini fransiz askerlerinden korumak isterken sehit düsen kücük kamilden alir.
gaziantep merkezde bulunan iki ilceden birisi. digeri icin; sahinbey.
Kamil, alaca işleyen fakir bir babanın oğlu idi. Dedesi Kemal kendircilik yapar ailece kendir soyarak geçinirlerdi. 21 Ocak Cuma günü de, 14 yaşındaki Kamil annesiyle beraber dedesinin yanından çöp soymadan geliyordu.Kamilin ve annesinin sırtında soydukları çöpler, Fransızların askeri fırın olarak kullandıkları binanın önünden geçerken, Kozanlı tarafından gelen 3 Fransız askeri kadının yolunu kesip peçesini açmak istiyorlar.
Hatice peçesine uzanan eli ısırıyor ve bağırıyor; -Kamil yetiş!..Annesinin saldırıya uğradığını gören Kamil, sırtındaki çöpleri yere atıp koşuyor. Yerden bir taş alıp öndeki askere vuruyor. Bu sırada bir çığlık doluyor çarşıya -Ah anam Vurdular beni!.. Anası Hatice, tüfek süngüsümüy dü, uzun bir bıçakmıydı bilemedim, sapladılar yavruma, diye anlatıyordu. Kamilin vuruldum sesini, anasınınçığlık ve feryadını duyan halk koşuyor. Fransız askerleri, hemen askeri fırına kaçarak kapıları kapatıyorlar. Olay yeri bir anda ana-baba gününe dönüyor.
Küçük bir oğlanı vurmuşlar! Haberini duyanlar, kiminin elinde kazma, kiminde balta, kiminde satır, koşuyorlar askeri fırına Fransızlar korku içinde fırının kapısını kapatmışlar, arkasına odun ve eşya yığmışlar. Pencereden de bir makineli tüfeği kalabalığa çevirmişler. Onlar korku, halk öfke ve heyecan içinde -Açın kapıyı namussuzlar! Bir çocuğu süngülemek nasılmış, açında gösterelim size Korkaklar, alçaklar Kapılara,pencerelere baltalar, kürekler, et satırları ile vuruyorlar Açabilseler Fransızların hepsini parçalayacaklar. Olay yerine Komiser Hakkı Efendi ile jandarma komutanı Çopur Kemal yetişiyor. Halkın arasına giriyorlar: -Kapıyı kırmayın, merak etmeyin, hakkınızı koymayacağız intikamınızı alacağız. Siz şimdi dağılın, bizlere güvenin. Halk büyük bir heyecan ve üzüntü içinde Kamilin kanlı cesedini alıp Musullu Sokaktaki evine getiriyor. Avlunun ortasına yatırdıkları Kamil sanki uyuyor. Evin içi, sokaklar, acılı, kinli ve öfkeli insanlarladolup taşıyor. Küçük şehidin cenazesi 22 Ocak günü muazzam bir törenle kaldırılıyor. Sanki bütün Antep geliyor cenazeyi götürmeye. Dükkanlar kapanmış, alışveriş durmuş, cenaze töreni, Fransızlara gözdağı verme gösterisine dönüşmüş. Fransız komutanAlbay Saint Marie, Kamilin cenazesi eve götürüldükten sonra askeri vasıtalarla fırına gitmiş, oraya saklanan askerlerini alıp, kolejdeki karargahına götürmüştü. Olayın halkta yarattığı heyecanı ve muazzam cenaze törenini öğrenince telaşa kapılıyor. Olayın bir harp başlangıcı olması ihtimalinden çekiniyor ve Heyet-i Merkeziyeye haber gönderiyor. Belediyeye gelip şehir halkı adına heyetten özür dilemek, Kamilin babası Ökkeş Ağanın da gönlünü almak istediğini bildiriyor. Heyet-i Merkeziye şehirde harbin başlamasını henüz istemiyordu. Çünkü hazırlıklar tamamlanmamıştı. Ökkeş Ağa önce direndi. Sonra Heyet-i Merkeziyenin ısrarına karşı koyamadı. istemeyerek gitti belediyeye. Fransız komutan birkaç subayı ve tercümanı ile birlikte belediyeye gitmişti. Tercüman vasıtasıyla Ökkeş Ağaya başsağlığı diledi. Ufak bir tazminat olarak 200 altını uzattı. Ökkeş Ağa almadı. Bu olayın sebep olduğu öfke ve heyecan günlerce yatışmadı. Çarşı ve dükkanlar günlerce kapalı kaldı. Ve küçük şehitin acısı tüm Antepi yasa boğdu.
Ökkeş Dilek, oğlu Şehit Kamil'in Şehadeti üzerine, kendisine teklif edilen 200 Fransız Altınını kabul etmeme asaletini göstererek; "kana kan, cana can isterim" demiştir. Antep Heyet-i Merkeziye'si bu asil davranışı üzerine 50 altın yardım yapmıştır kendisine. Şehit Babası olarak Ökkeş Ağa'ya maaş bağlanmıştır.Ve Antep Şehit Kamil'e sahip çıktı. Şehit Kamil'in adı Merkez ilçelerimizden birisine verildi. Şehit Kamil Belediyesi, Şehit Kamil Caddesi, Şehit Kamil ilköğretim Okulu, Şehit Kamil Kültür Sitesi'ne adı verildi. Ayrıca Şehit Kamil'in Anıtı dikild
Hatice peçesine uzanan eli ısırıyor ve bağırıyor; -Kamil yetiş!..Annesinin saldırıya uğradığını gören Kamil, sırtındaki çöpleri yere atıp koşuyor. Yerden bir taş alıp öndeki askere vuruyor. Bu sırada bir çığlık doluyor çarşıya -Ah anam Vurdular beni!.. Anası Hatice, tüfek süngüsümüy dü, uzun bir bıçakmıydı bilemedim, sapladılar yavruma, diye anlatıyordu. Kamilin vuruldum sesini, anasınınçığlık ve feryadını duyan halk koşuyor. Fransız askerleri, hemen askeri fırına kaçarak kapıları kapatıyorlar. Olay yeri bir anda ana-baba gününe dönüyor.
Küçük bir oğlanı vurmuşlar! Haberini duyanlar, kiminin elinde kazma, kiminde balta, kiminde satır, koşuyorlar askeri fırına Fransızlar korku içinde fırının kapısını kapatmışlar, arkasına odun ve eşya yığmışlar. Pencereden de bir makineli tüfeği kalabalığa çevirmişler. Onlar korku, halk öfke ve heyecan içinde -Açın kapıyı namussuzlar! Bir çocuğu süngülemek nasılmış, açında gösterelim size Korkaklar, alçaklar Kapılara,pencerelere baltalar, kürekler, et satırları ile vuruyorlar Açabilseler Fransızların hepsini parçalayacaklar. Olay yerine Komiser Hakkı Efendi ile jandarma komutanı Çopur Kemal yetişiyor. Halkın arasına giriyorlar: -Kapıyı kırmayın, merak etmeyin, hakkınızı koymayacağız intikamınızı alacağız. Siz şimdi dağılın, bizlere güvenin. Halk büyük bir heyecan ve üzüntü içinde Kamilin kanlı cesedini alıp Musullu Sokaktaki evine getiriyor. Avlunun ortasına yatırdıkları Kamil sanki uyuyor. Evin içi, sokaklar, acılı, kinli ve öfkeli insanlarladolup taşıyor. Küçük şehidin cenazesi 22 Ocak günü muazzam bir törenle kaldırılıyor. Sanki bütün Antep geliyor cenazeyi götürmeye. Dükkanlar kapanmış, alışveriş durmuş, cenaze töreni, Fransızlara gözdağı verme gösterisine dönüşmüş. Fransız komutanAlbay Saint Marie, Kamilin cenazesi eve götürüldükten sonra askeri vasıtalarla fırına gitmiş, oraya saklanan askerlerini alıp, kolejdeki karargahına götürmüştü. Olayın halkta yarattığı heyecanı ve muazzam cenaze törenini öğrenince telaşa kapılıyor. Olayın bir harp başlangıcı olması ihtimalinden çekiniyor ve Heyet-i Merkeziyeye haber gönderiyor. Belediyeye gelip şehir halkı adına heyetten özür dilemek, Kamilin babası Ökkeş Ağanın da gönlünü almak istediğini bildiriyor. Heyet-i Merkeziye şehirde harbin başlamasını henüz istemiyordu. Çünkü hazırlıklar tamamlanmamıştı. Ökkeş Ağa önce direndi. Sonra Heyet-i Merkeziyenin ısrarına karşı koyamadı. istemeyerek gitti belediyeye. Fransız komutan birkaç subayı ve tercümanı ile birlikte belediyeye gitmişti. Tercüman vasıtasıyla Ökkeş Ağaya başsağlığı diledi. Ufak bir tazminat olarak 200 altını uzattı. Ökkeş Ağa almadı. Bu olayın sebep olduğu öfke ve heyecan günlerce yatışmadı. Çarşı ve dükkanlar günlerce kapalı kaldı. Ve küçük şehitin acısı tüm Antepi yasa boğdu.
Ökkeş Dilek, oğlu Şehit Kamil'in Şehadeti üzerine, kendisine teklif edilen 200 Fransız Altınını kabul etmeme asaletini göstererek; "kana kan, cana can isterim" demiştir. Antep Heyet-i Merkeziye'si bu asil davranışı üzerine 50 altın yardım yapmıştır kendisine. Şehit Babası olarak Ökkeş Ağa'ya maaş bağlanmıştır.Ve Antep Şehit Kamil'e sahip çıktı. Şehit Kamil'in adı Merkez ilçelerimizden birisine verildi. Şehit Kamil Belediyesi, Şehit Kamil Caddesi, Şehit Kamil ilköğretim Okulu, Şehit Kamil Kültür Sitesi'ne adı verildi. Ayrıca Şehit Kamil'in Anıtı dikild
Şehit Kâmile
Anasının elinden tutarak yürüyordu,
Düşman askerlerini gezerek görüyordu.
Diyordu anacığım evimize varalım,
Diz çöküp ağlayarak Allaha yalvaralım.
Duamızı duyarak yüzümüzü güldürsün,
Mehmetçiğin süngüsü onları yere sersin.
Sözünü bitirmeden bir devriye göründü,
Yabancı erkek için kadın biraz büründü.
Dedi Kâmil evladım biraz yaklaş yanıma,
Adamın bakışları dokunuyor kanıma.
Artık hiç vakti yoktu, birazcık durmak için,
Kısa yol bulmalıydı evine varmak için.
Heyhat ki birdenbire, bir süngü parlamıştı,
O köpek soylu düşman, kadına hırlamıştı.
Her halinden belliydi "yüzünü aç" diyordu,
Vahşi bir ihtirasla sevinip gülüyordu.
Küçük Kâmil ağlayıp bir âh etti derinden,
Bir taş kucaklayarak fırlatmıştı yerinden.
O küçük pençesiyle yerden aldığı taş,
Bu namus hırsızının kırılsın diye başı.
Bütün iman gücüyle ileriye atmıştır
Fakat düşman süngüsü sağ yanına batmıştı.
Kanları fışkırarak düştü upuzun yere,
Anasının feryadından dile geldi dağ, dere.
işte o gün Antepin ayranı kabarmıştı,
Ve cefa çemberini kanıyla koparmıştı.
Bu millet asırlardır namusunu koruyor,
Tarihten daha eski ve daha dik duruyor.
Anasının elinden tutarak yürüyordu,
Düşman askerlerini gezerek görüyordu.
Diyordu anacığım evimize varalım,
Diz çöküp ağlayarak Allaha yalvaralım.
Duamızı duyarak yüzümüzü güldürsün,
Mehmetçiğin süngüsü onları yere sersin.
Sözünü bitirmeden bir devriye göründü,
Yabancı erkek için kadın biraz büründü.
Dedi Kâmil evladım biraz yaklaş yanıma,
Adamın bakışları dokunuyor kanıma.
Artık hiç vakti yoktu, birazcık durmak için,
Kısa yol bulmalıydı evine varmak için.
Heyhat ki birdenbire, bir süngü parlamıştı,
O köpek soylu düşman, kadına hırlamıştı.
Her halinden belliydi "yüzünü aç" diyordu,
Vahşi bir ihtirasla sevinip gülüyordu.
Küçük Kâmil ağlayıp bir âh etti derinden,
Bir taş kucaklayarak fırlatmıştı yerinden.
O küçük pençesiyle yerden aldığı taş,
Bu namus hırsızının kırılsın diye başı.
Bütün iman gücüyle ileriye atmıştır
Fakat düşman süngüsü sağ yanına batmıştı.
Kanları fışkırarak düştü upuzun yere,
Anasının feryadından dile geldi dağ, dere.
işte o gün Antepin ayranı kabarmıştı,
Ve cefa çemberini kanıyla koparmıştı.
Bu millet asırlardır namusunu koruyor,
Tarihten daha eski ve daha dik duruyor.
sebebini bilmiyorum ama nedense burada satılan arabaları çoğu zaman önermiyorlar.
sürekli şehitkamil'den araba alınmaz falan tarzı şeyleri çok görüyorum.
nedenini bilen yeşillendirsin.
sürekli şehitkamil'den araba alınmaz falan tarzı şeyleri çok görüyorum.
nedenini bilen yeşillendirsin.
Antep de sanayi ve modifiye işlerinin akıl almaz raddede olması...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar