bugün

Hasan Hüseyin Korkmazgil'in çok şey söylediği, "bize" söylediği şiiridir.

Şapka

bak işte görüyor musun diyemiyorum
dilimin ucuna dek geliyor diyemiyorum
bir gökyüzü var ki bu senin bilmediğin
bir kırmızı var ki bu senin hiç görmediğin
balıklar öyle yüzmez o sularda, sen yoksun
şarkılar bir böyle götürmez insanı erguvanlardan
sende hiç özlemek yok mu a bekleroğlu
sende hiç bunalmak yok mu a cennetmekan
ne tutarsın bu şapkayı başında
ne tutarsın bu başında şapkayı
bak işte görüyor musun diyemiyorum
dilimin ucuna dek geliyor diyemiyorum

biliyorum nah işte mutluluk şuracıkta
şu kilidi kırdınmı arkası cennetiala
hidrojeni füzesiyle korkuya kuluçkada
höt desen devrim doğuracak perşembe gebe
bak işte görüyor musun diyemiyorum
dilimin ucuna dek geliyor diyemiyorum

sen hiç vatansamaz mısın varsamaz mısın
sen hiç onursamaz mısın çoksamaz mısın
sen utanmaz mısın arlanmaz mısın
hele bir döndür başını da şu gidişe bak
hele bir döndür başını da şu düzene bak
hele bir döndür başını da şu haline bak
bak işte görüyor musun diyemiyorum
dilimin ucuna dek geliyor diyemiyorum.

Köleliğin karşılığını buldum sözlükte
toplumculuk ne demekmiş biliyor musun
apartıman bundan çıkar biliyor musun
ondan sonra kulis mulis kilit milit mapusane
ondan sonra allah mallah yalan dolan kaşkariko
kimden aldın bu şapkayı başına
ne tutarsın bu şapkayı başında
neden yere çalmıyorsun bu şapkayı başına
yere neden bu başı şapkayına
bak işte görüyor musun diyemiyorum
dilimin ucuna dek geliyor diyemiyorum

Hasan Hüseyin
giysi stillerine son derece bağımlı olan şapka, modanın genel evriminde yer alır. eskiden erkek şapkası, türkiye de xvıı. yy da, tibette otorite biçimde, fransa da konvansiyonel biçimde toplumsal sınıfları ve resmi görevleri ayırt etmeye yarıyordu. osmanlı da aynı şekilde görevlere göre her şapka değişikti. günümüzde şapka; kadın erkek kıyafetlerinde moda aksesuarı olarak kullanılmakta.
türkiye de şapka devrimi ile birlikte, ilk şapka satan ve şapka yı türkiye ye tanıtan isim vitali hakko dur.
atatürk devrimleri zamanında ülkemize girmiş bir tür başlık.
beni ilkokul sıralarında yaşadığım kötü bir anıya götüren başlık.
şöyle ki.
ben ilkokul 3 e gidiyordum ve küçük bir öykünün özetini yazılı olarak çıkarmak ödevimizdi. defteri okuması için öğretmene uzatıp verdim.. öğretmen okurken bir yandan defter üzerinde birçeyler karalıyor bir yandan ise gülüyordu.... o an anladım bir ibnelik olduğunu. sonra defteri bana geri verdi öğretmen. manzara şu idi. benim özet makalemde belki 10- 15 tane şakba kelimesi( kurşun kalemle yazılmış tabi ki)öğretmenin kırmızı kalemi ile şapka olarak düzeltilmişti. ve altında 4.5 tan 5 pekiyi yazıyordu. yioaahahaaa..
(bkz: düzeltme işareti)
bazı harflere çok yakıştığını düşündüğüm giysi

(bkz: ğâê)
(bkz: açtı bu seni)
içinden çıkan tavşana şaşırma yetisini kaybettiğinizde hiç bir anlamı kalmayan şey! * *
eskiden serpuş denirmiş. meslek veya toplumsal statünün göstergesiymiş aynı zamanda.
(bkz: şapka çıkarmak)
türkiyede aynısndan baskasında olmayanına sahip olduğum bir aksesuar****
-rusça'dan dilimize geçmiş kelime.
-dilbilgisinde harflerin üzerine takılan,ama takılış amacının harfleri soğuktan-güneşten korumak olmadığı,üzerine konduğu harfi incelten işarettir.
Başlık.Korunmak veya imaj için takılır.Ayrıca tavşan çıkar.Zorunlu olarak da taktırılır.Ancak en güzeli klas bir olay karşısında çıkarılınca olur.
1...4567
© copyright 2005 - 2026