bugün
- zenci uşağın aniden içeri girmesi2
- yazılımcının flört edememesi2
- insan olmaya çeyrek kala tarzı entry girmek10
- 30 liraya satılan tavuk döner13
- 6 yaşındaki kızını satan anne9
- sözlük kürdü54
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek8
- volkswagen passat10
- kale3112'deki 3112'nin anlamı nedir sorunsalı5
- cadılar bayramı kutlamayan geri zekalılar13
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil14
- çaykur'un türk çayı ibaresini kaldırması13
- boşandığı eşine araba alan adam4
- ben tevratı da okudum incili de12
- pankek yiyen erkek6
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak19
- 20075
- ananı mı dinlersin karıyı mı11
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler31
- sevilmeyen iş arkadaşıyla başa çıkma yöntemi5
- yaşıyor musunuz uludağ sözlük7
- traş olmaya üşenmek7
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması13
- anın görüntüsü28
- escort ile para kavgası5
- sınavlar bittikten sonra oluşan boşluk hissi6
- millette manyak para var13
- ismail kartal19
- türkiyeli kahvesi8
- damat tıraşı4
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı8
- kavga edenleri auuuwww diye gaza getirmek5
- herkesin hayatına kimse karışamaz5
- iskilipli atıf hoca3
- kemal sunal'ın en kötü filmi8
- muhteşem yüzyıl kösem3
- klozette borudan fare gelecek korkusu5
- arkadaşlar naber ya4
- cadılar bayramını kutlayan erkek5
- uçum'un 16 nisan 2028 seçim önerisi2
- devlet bahçeli'nin il olmasını önerdiği 19 ilçe10
- ahmet nazif zorlu3
- şanzıman ustası4
- cam açık uyumak8
- karton toplayan cocuk 15 temmuzda ne yapıyordu10
- osman pamukoğlu14
- the godfather filmindeki mafya babası2
- allah5
- bencil ve kendini beğenmiş rezil4
- beşiktaşlı erkeklerin çok iyi sevişmesi5
eğer son görüşmenizden sonra 8 saat bile geçmediği halde yaşıyorsanız bu duyguyu, ters giden bir şeyler var demektir. korkmaya başlayabilirsiniz.
sebepsiz hüzünlenmektir, boşluklara dalıp gitmek, düşünmek, beklemek, düşlemektir.
bu duyguyu her dakika yaşamaktır. yanında olmadığı her an bir kere daha özlersin. yanında, yakınında, kollarının arasında olmak istersin ama olamazsın ve deli gibi özlersin.
insanı ayakta tutmaya yarayan duygu. özlem olmasa nice olurdu halimiz?
alışılan durumun elden kayıp gitmesiyle ruhsal ve bedensel açıdan yaşanan geri isteme hali.
özlemenin en tehlikeli yanı alışkanlığa dönüşmesidir.
özlemenin en tehlikeli yanı alışkanlığa dönüşmesidir.
odun ruhlu bir insana bile* şiir yazdırabilecek bir durumdur.
bazen derin derin iç çekerken tebessüm vardır yüzünüzde, bazen de iç çekişlerinizin önünü kapayan göz yaşları.
güzel bir duygudur aslında özlemek; ama hasret çok uzun sürünce acı verebiliyor insana.
bazen derin derin iç çekerken tebessüm vardır yüzünüzde, bazen de iç çekişlerinizin önünü kapayan göz yaşları.
güzel bir duygudur aslında özlemek; ama hasret çok uzun sürünce acı verebiliyor insana.
insanın içini en çok buruklaştıran duygu.
geleceğini ,tekrar göreceğini biliyorsan eğer adı özlemek olur.
gelmeyecekse ,tekrar göremeyeceğini biliyorsan eğer adı özlemek değil, ızdırap olur.
gelmeyecekse ,tekrar göremeyeceğini biliyorsan eğer adı özlemek değil, ızdırap olur.
özlenilene kavuşuncaya kadar bitmeyen işkence.
yalnızlığa dem vurmuşken gecenin bir vakti, kalbe ince ince işleyen ruhu sızlatan duygudur.
"bir güneşe bir de sana bakamam,
bir ateşi bir de seni tutamam,
bir nefessiz bir de sensiz kalamam.
çöllerde su gibi özledim seni,
kutupta yaz gibi özledim seni..."
"bir güneşe bir de sana bakamam,
bir ateşi bir de seni tutamam,
bir nefessiz bir de sensiz kalamam.
çöllerde su gibi özledim seni,
kutupta yaz gibi özledim seni..."
Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da,
ya canım ellerini tutmak isterse...
Can Yücel
(bkz: işte öyle bi şey)
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da,
ya canım ellerini tutmak isterse...
Can Yücel
(bkz: işte öyle bi şey)
bazen öyle bir duygudur ki gerçek acıyı hissettirir insana. herkes birilerini özler.kimi sevgilisini,kimi ailesini. ben dostlarımı özledim. değerlerini zamanında iyi bilemediğim,onlardan ayrı düşünce değerlerini anladığım dostlarımı özledim. en kötü zamanımda bana destek olan, en mutlu anımda mutluluğumu birlikte paylaştığım dostlarımı özledim. son günümüzde, konuşurken birbirimize unutmama sözü verdiğimiz ,unuturum diye düşünmüş olmama ramen asla unutamadığım, hep aklımın bir köşesinde kalan dostlarımı özledim. keşke onlarla biraz daha vakit geçirebilseydim demek yerine, keşke onların yanında olabilseydim. ben özledim. dostlarımı özledim...
özlemek güzeldir özlenen de özlüyorsa...
insanı en caresiz bırakan duygulardan biridir.
kutsal bir emanetmiş gibi saklamak resmini ve bir duaymış gibi adını söylemek, adını dua etmek dile.
susup da en derininden dönene kadar konuşmamaktır özlemek.
kalbi bir sonraki vuslata kadar kapamayıp dönmeyeceğini bilsen de geçen her günü hesaplamaktır. unutulacağını bilsen de unutmamaktır. belirsiz iç sıkıntının tek nedenidir özlemek. ve sadece habersiz kaldığında değil, yanıbaşındayken bile özleyebiliyorsan seviyorsun demektir.
susup da en derininden dönene kadar konuşmamaktır özlemek.
kalbi bir sonraki vuslata kadar kapamayıp dönmeyeceğini bilsen de geçen her günü hesaplamaktır. unutulacağını bilsen de unutmamaktır. belirsiz iç sıkıntının tek nedenidir özlemek. ve sadece habersiz kaldığında değil, yanıbaşındayken bile özleyebiliyorsan seviyorsun demektir.
Kalbin sol köşesinden başlayarak büyük bir yumru halinde uzun bir yol izleyen, karna kadar ince ince kasılmalar halinde seyreden adına aşk acısı diyeceğimiz duygu, başka bir duygu olan özlemle bütünleştiğinde, günler geçip gitmeyecek, sabahlar hiç gelmeyecek, dünya dönmeye devam etmeyecek, bir daha rüya göremeyeceğiz sanırız...
Bir ruh gibi etrafta dolanıp dururken,uyuyamaz,yemek yiyip içemezken; günler, aylar, yıllar,anlar hiç geçip gitmeyecekmiş, zaman durmuş gibi gelirken, aslında akrep yelkovana gülümsemekte farkına varmadığımız aşk acısıyla savaştığımız o anlar hızla geçip gitmektedir ve zaman bir panzehirmişçesine en büyük etkisini göstererek kalbimize yavaş yavaş işlemektedir.
Kaç ay, kaç yıl, kaç vakit gereklidir bilinmez ama aşk acıs o çok acı çektiğimiz sızılı günlerden bize bir miras bırakarak, zamanın pençesinde bir düş gibi uçup gidecektir...
Bir Miras Özlem ...
---
"Yalnızım ben çok yalnızım
Buymuş benim alın yazım
ister uzak ister yakın
Anılar beni rahat bırakın..."
Bu gece ıslık eşliğinde bu şarkıyı mırıldanırken hatırladım seni...
Çok uzun zaman olmadı belki,
Seni unuttuğumu sandım,
Unutmak için çok uğraştım,
Ama başaramadım sevgilim...
Şimdi senden kilometrelerce uzaktayken bile sana hasretim...
Kalbim acı çekiyor sevgilim,
Yalnızlık kelimesi sadace bir kelimeyi ifade etmiyor son günlerde,
Aynı şehirlerde yaşayıp, aynı havayı soluyup, aynı güne, aynı güneşe bakıp, aynı ay ışığıyla uyurken ve aynı gün ışığıyla sabahlara gülümserken, birbirimizden bu kadar uzak oluşumuz canımı sıkıyor belki de en çok...
Belki bir kaç ay, kimbilir bir kaç yıl sonra başkalarının ellerini tutacağımız, büyük kalabalıklar içinde yürürken içimize çektiğimiz bu yeni kokuları büyük uzaklıklardan hissedeceğimiz, tanıyacağımız, seslerini duyamadığımızda onlara özlem duyacağımız, uzun aralıklardan sonra onları görünce içimizde büyük sevinçlerle onlarla kucaklaşacağımız, onlarla hayatlarımıza devam edeceğimiz, hayatımızın devamında onları seveceğimiz düşüncesi...
Ve belki de, her aşk bir aşkın ayak izlerini izlerken ve her aşk bir yıkıntının küllerinden tekrar var olurken, baktığım her yeni yüzde senden bir şeyler arayacağım ve senden birşeyler bulacağım duygusu incitiyor beni...
Ama geçen yıllar, geçen yüzler, geçen zamanlar umrumda değil,
Şu an şu dakika, gecenin, ayın ve yıldızların şahitliğinde sana üç kelime söylemek istiyorum...
Seni Çok Özledim ...
Bir ruh gibi etrafta dolanıp dururken,uyuyamaz,yemek yiyip içemezken; günler, aylar, yıllar,anlar hiç geçip gitmeyecekmiş, zaman durmuş gibi gelirken, aslında akrep yelkovana gülümsemekte farkına varmadığımız aşk acısıyla savaştığımız o anlar hızla geçip gitmektedir ve zaman bir panzehirmişçesine en büyük etkisini göstererek kalbimize yavaş yavaş işlemektedir.
Kaç ay, kaç yıl, kaç vakit gereklidir bilinmez ama aşk acıs o çok acı çektiğimiz sızılı günlerden bize bir miras bırakarak, zamanın pençesinde bir düş gibi uçup gidecektir...
Bir Miras Özlem ...
---
"Yalnızım ben çok yalnızım
Buymuş benim alın yazım
ister uzak ister yakın
Anılar beni rahat bırakın..."
Bu gece ıslık eşliğinde bu şarkıyı mırıldanırken hatırladım seni...
Çok uzun zaman olmadı belki,
Seni unuttuğumu sandım,
Unutmak için çok uğraştım,
Ama başaramadım sevgilim...
Şimdi senden kilometrelerce uzaktayken bile sana hasretim...
Kalbim acı çekiyor sevgilim,
Yalnızlık kelimesi sadace bir kelimeyi ifade etmiyor son günlerde,
Aynı şehirlerde yaşayıp, aynı havayı soluyup, aynı güne, aynı güneşe bakıp, aynı ay ışığıyla uyurken ve aynı gün ışığıyla sabahlara gülümserken, birbirimizden bu kadar uzak oluşumuz canımı sıkıyor belki de en çok...
Belki bir kaç ay, kimbilir bir kaç yıl sonra başkalarının ellerini tutacağımız, büyük kalabalıklar içinde yürürken içimize çektiğimiz bu yeni kokuları büyük uzaklıklardan hissedeceğimiz, tanıyacağımız, seslerini duyamadığımızda onlara özlem duyacağımız, uzun aralıklardan sonra onları görünce içimizde büyük sevinçlerle onlarla kucaklaşacağımız, onlarla hayatlarımıza devam edeceğimiz, hayatımızın devamında onları seveceğimiz düşüncesi...
Ve belki de, her aşk bir aşkın ayak izlerini izlerken ve her aşk bir yıkıntının küllerinden tekrar var olurken, baktığım her yeni yüzde senden bir şeyler arayacağım ve senden birşeyler bulacağım duygusu incitiyor beni...
Ama geçen yıllar, geçen yüzler, geçen zamanlar umrumda değil,
Şu an şu dakika, gecenin, ayın ve yıldızların şahitliğinde sana üç kelime söylemek istiyorum...
Seni Çok Özledim ...
"özledim..." yazılarak bile çok şey anlatabilen. Çünkü herkes ne demek istediğini anlar, herkesin derinde kalmış bir özlemi vardır, herkesin bi yarası, asla söyleyemeyeceği aşkı, hiç unutmayacağı dedesi, çok sevdiği babası vardır...
yavaş yavaş öldüren işkence.
bulaşık yıkamaya üşeniyorsun sen, ama şükret ki yiyecek yemeğin var,
rahat vermeyenlere kızıyorsun sen, ama bil ki sevenlerin var,
paran bitti diye hayıflanıyorsun sen, ama düşün ki bir işin var,
özledim diye isyan ediyorsun sen, ama unutma ki seni de bir özleyen var.
düşün bir kez sıkıntılarının sebeplerini, ya olmasalardı?
rahat vermeyenlere kızıyorsun sen, ama bil ki sevenlerin var,
paran bitti diye hayıflanıyorsun sen, ama düşün ki bir işin var,
özledim diye isyan ediyorsun sen, ama unutma ki seni de bir özleyen var.
düşün bir kez sıkıntılarının sebeplerini, ya olmasalardı?
bugün sebep yokken özledim seni. uzun zamndır gitmediğim bi yer, tatmağıdım yemek, duymadığım koku gibi...
Şu an kiminlesin?, ne yapıyosun? bilmiyorum, ama yanımda olmanı istiorum sana dokunmak istiyorum. Bıraktığın yerde gel de bul beni..
Şu an kiminlesin?, ne yapıyosun? bilmiyorum, ama yanımda olmanı istiorum sana dokunmak istiyorum. Bıraktığın yerde gel de bul beni..
kalp krizi geçirir gibidir yani bir fil göğsünüze oturmuş gibidir.
Garip bir huzursuzluk çöker kişiye, özlenen eğer "o" ise. Elin telefona uzanır, aklında mesaj atmak için türlü bahaneler uydurmaya çalışırken. Fonda da hüzünlü bir melodi varsa huzursuzluk artar, katlanır. Sebebi de yoktur aslında görüşeli bir gün bile olmamıştır. Gene de sebebini bilmediğin bir şekilde huzursuzluk duyarsın yanında değil diye. Velhasılı kelam, özlemek aşıksan zordur azizim.
üşümektir. atkı eldiven ısıtmaz. yorgan, battaniye fayda etmez...iç üşütür.
sonu en güzel olan * tatlı derttir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar