bugün
- sözlükten soğuma nedenleri13
- simko316
- mehdi aleyhisselam3
- claudian clouds19
- ghosting3
- akrep burcu kini5
- hamburger date4
- sözlük ırkçıları8
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- burçlara inanan insanlar oy kullanmalı mı5
- diego moreira2
- iyi parti13
- günün sözü5
- aleksey batrakov11
- arkadaşlar neden beni kimse sevmiyor3
- tribündeki küçük fenerbahçeliyi kurtaran komiser3
- 17 ağustos 1999 gölcük depremi9
- delilik ruhu anti christ'tan gelir3
- üniversite mezunu işsiz2
- cinler musallat istatistiği7
- akıl hastalıkları bölümünde yatmak3
- çerçeve yasa35
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi4
- üsteki yazara güzel bir şey söyle10
- eski sevgili nerede ne yapıyor5
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler31
- amedspor14
- alttaki yazara motto ver16
- hastanede sadece size denk gelen habis tesadüfler2
- pizza yemek5
- ozempic2
- pkk'ya küfür edince sinirlenen ülkücü8
- flört uygulamalarının yalan dolan olması4
- erkek dediğin içinde gezdirir mutlu eder3
- where is my mind vs creep3
- bebek katili öcalan11
- osuruktan şiirler22
- deniz zeyrek3
- uğruna kavga edilmesini isteyen türk kızı13
- kendini değersizleştiren insan8
- 25 kare teknigi2
- sözlük yazarları neli kahve içiyor6
- hoppili gillini ve sincan bebeleri3
- sagopa kajmer aforizmaları3
- azize sibel gönül3
- içimizdeki canavar4
- aslan gibi adam10
- zorunlu eğitim8
- özgür özel'in ne mutlu türküm diyene diyememesi3
- porno entelektüelliği8
gerçekleşmesi mümkün ve güzel olan bir şeyi özlemek bence çok güzel bir şey.
bazen bir şarkıda, bazen bir cümlenin içinde, bazen bir görüntüde, bazen de boş bir bankta saklanır.
Acımasız yokluk.
Recepsiz Türkiye hakkında hissettiğim duygudur. Çocukluğumdan daha fazla özlediğim tek şey budur. Kim yaptı bize bu ütneliği; çıksın çabuk!
insana imtihan olarak özlemek yeter,
Bir şehri , bir sesi , bir nefesi.
Cahit Zarifoğlu
Bir şehri , bir sesi , bir nefesi.
Cahit Zarifoğlu
''gülmek, umud etmek özlemek,
ya da mektup beklemek, gözleri yatırıp ıraklara.''
ya da mektup beklemek, gözleri yatırıp ıraklara.''
insana dair en gerçek hislerden. umutsuzca özlemek içten içe öldürürken, kavuşma umuduyla özlemek diri tutar cinsten.
özlemekten daha kötü olan şeylerden biri de hiç gelmeyecek birini özlemektir.
anlatırsanız özlemeye başlarsınız sonra...
içinde bulunduğum durum.
Özlemek, özlem vb açacağınız her başlığa kafamı sokacam dostlar. Yapmayın. Özleyen az ötede acı çeksin. Gelip burada hepimizi ateşe atmasın..
Özlemek, özlem vb açacağınız her başlığa kafamı sokacam dostlar. Yapmayın. Özleyen az ötede acı çeksin. Gelip burada hepimizi ateşe atmasın..
aynı şehirde olup da özlemek. işte o başka bir yalnızlık seviyesi.
Merak edersin bu nerede diye. Telefonu da yoktur…
Bir kişiye, bir eyleme, olaya veya olguya karşı hissedilebilen ve bazen bunu dindirmek istesen bile ufak veya büyük engellerle karşılaştığın duygudur. Çözümü ise bu engellerle mücadele etmekten başka bir şey değildir.
görmediğin birini bazen, bazen hiç duymadığın ama tanıdık bir kokuyu. gerçekten özlem çekmeyenlere boş gelir kelimeler. ama bir kere bunun acısını çeken gözlerden anlar seni.
şimdi sen öyle uzakta ve aynı zamanda öyle yakınsın ki bana. Öyle ulaşılmaz bir yerde ama dokunsam değeceğim saçlarına.. Özlem büyük sınavmış. t.
şimdi sen öyle uzakta ve aynı zamanda öyle yakınsın ki bana. Öyle ulaşılmaz bir yerde ama dokunsam değeceğim saçlarına.. Özlem büyük sınavmış. t.
Özlemekten başka bir şey düşünemez, yapamaz oldum. içim yanıyor.
Eskiden yaşadığımız rahat hayatı özlüyoruz bazen, eskiden tanıdığımız ama artık eskisi kadar bize yakın olmayan kişileri özlüyoruz. Gelecekte her şey eskisi kadar güzel olmayacaksa da bir şekilde devam ediyor hayat.
Ama uyanınca yine başlıyor.
allah yar ve yardımcımız olsun, evet.
Bu kış geçsin. Sonra görüşelim. Özlemin dinmesi için en az bir kış geçmesi gerek.
Delicesine bir özlem var içimde.
Ama neye karşı bilmiyorum.
Allahım bulmama yardım et.
Bulmama ve ona kavuşmama.
Ama neye karşı bilmiyorum.
Allahım bulmama yardım et.
Bulmama ve ona kavuşmama.
yokluğunda bile birini hissetme durumudur.
itiraf etmesi en zor duygulardan biridir.
hele bir de kişi yiğitlik edip uluorta "vazgeçtim!" diye kendini bağlayıcı açıklamalarda bulunmuşsa. adeta tükürdüğünü yalatıyor insana bu his.
(bkz: vazgeçmek)
sen ne kadar yok sayarsan say, ne kadar bastırırsan bastır o denli kuvvetli fışkırıyor bilinçaltından. her zaman orada duran bir şey, ne hikmetse şimdi gözüne batar hale geliyor. sen kibrit çöplerinden bir şato yapmışsın da üstüne bir kuş tüyü yumuşak iniş yapmış gibi dağılıyor tüm mekanizman, çöküyor savunma sistemin.
her şeye ve herkese öfkeleniyorsun bir anda. özlenen şeyi hatırlatan bir eşya mı, kırıp atıyorsun; bir fotoğraf mı, çerçevesini yere doğru kapatıyorsun; bir mektup mu, yırtıp atıyorsun...
hatıralara saygısızlık ya da hatırlamaya karşı öfke... biz ne dersek diyelim, bunların hepsi özlem duygusunu tetikleyecek potansiyel unsurları budama faaliyetidir.
oysa kişi kendisine karşı biraz dürüst olup "her neyse işte özledim" dese tüm mesele bitecek belki de. ya da mesele tam olarak orada başlayacak. özlemin kendisi değil, vazgeçmeye rağmen özlemenin sebep olduğu güçsüzlük hissi insanı öfkelendiriyor. hınçla çöpe atılan şeyler muhataba değil, kendi acziyetimize olan öfkedir esasen.
vazgeçiyorsun ama içten içe özlüyorsun. etrafına söylediğin yalana kendin bile inanamadın henüz. yüzleş artık.
hele bir de kişi yiğitlik edip uluorta "vazgeçtim!" diye kendini bağlayıcı açıklamalarda bulunmuşsa. adeta tükürdüğünü yalatıyor insana bu his.
(bkz: vazgeçmek)
sen ne kadar yok sayarsan say, ne kadar bastırırsan bastır o denli kuvvetli fışkırıyor bilinçaltından. her zaman orada duran bir şey, ne hikmetse şimdi gözüne batar hale geliyor. sen kibrit çöplerinden bir şato yapmışsın da üstüne bir kuş tüyü yumuşak iniş yapmış gibi dağılıyor tüm mekanizman, çöküyor savunma sistemin.
her şeye ve herkese öfkeleniyorsun bir anda. özlenen şeyi hatırlatan bir eşya mı, kırıp atıyorsun; bir fotoğraf mı, çerçevesini yere doğru kapatıyorsun; bir mektup mu, yırtıp atıyorsun...
hatıralara saygısızlık ya da hatırlamaya karşı öfke... biz ne dersek diyelim, bunların hepsi özlem duygusunu tetikleyecek potansiyel unsurları budama faaliyetidir.
oysa kişi kendisine karşı biraz dürüst olup "her neyse işte özledim" dese tüm mesele bitecek belki de. ya da mesele tam olarak orada başlayacak. özlemin kendisi değil, vazgeçmeye rağmen özlemenin sebep olduğu güçsüzlük hissi insanı öfkelendiriyor. hınçla çöpe atılan şeyler muhataba değil, kendi acziyetimize olan öfkedir esasen.
vazgeçiyorsun ama içten içe özlüyorsun. etrafına söylediğin yalana kendin bile inanamadın henüz. yüzleş artık.
Çoğu zaman "yarım kalmışlığın" çilingir sofrasındaki eşlikçisidir. Alkol sofrası değil yahu Gönül sofrası. Kalbin taaaaaa içi. Odacığın bir odacığı.
Bu duygu sanırım benim kronik hastalığım. Böbrekte kalsiyum oksalat neyse yüreğimin ortasında oturan da ona benzer bir sey. O dokuyu yırtan, kanatan ama bir yandan da insanın içini tatlı tatlı sızlatan o duygu bir taş gibi Oturuyor, bağdaşını kuruyor en ortadoğulu haliyle ve kalkmıyor. Özneler önemsiz, bazı bazı gizli özneler de önemsiz, nesneler önemsiz, yüklemler önemsiz... Tek önemli olan duygunun kendisi.
https://youtu.be/YbUrHuVFNCk?si=s47VbGQRKcjlK6OZ
https://youtu.be/YbUrHuVFNCk?si=s47VbGQRKcjlK6OZ
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar