bugün

/14
ibrahim sadri'nin dinlenesi şiiri, ismiyle özlemi anlatan ama özlemden başka duyguların da var olduğunu hatırlatan şiir.

Tam böyle bir şey
Çiçeğe su yürümesi
Bebeğin ağlaması
Toprağın uyanması
Yağmurun yağması
Ateşin sıcağı
Bu Pazar sabahı
Tam böyle bir şey
Bir sabahçı kahvesine uğramak
Bir bardak çay
Taze dem kokusu
Hayatın atardamarlarında dolaşmak
Bölmeden şehrin uykusunu
Bir siir yazmak
Pazar bulmacasının boş karelerine
Şiirde tam da bunu anlatmak delice
Tam böyle bir şey
Hesapsız gölgesiz bedelsiz kimsesiz
Bir şiir yazmak
Bir bardak çay içmek
Sokaklarda gezmek
Yağmurda ıslanmak
Ve ben seni çok özledim...
daha bir kaç saat önce görüşmüş olmalarına rağmen, telefon da konuşurken, sevgililerin birbirlerine söyledikleri kelimedir.
murat boz'un zirvesidir.
Babam'ı özledim 9 ay 23 gün oldu görmüyorum...
insani duyguların başında gelir..
karşılanmadığında yerini morfin uyuşmasına bırakan duygudur efendim.
akabinde boşluk duygusu gelir yerleşir.
yok yoktur. alışırsın zor da olsa. hayat böyle birşey.
ciddi anlamda dokunan feridun düzağaç şarkısı.
şarkının her kısmı ayrı dokunur, 'Bir yıldızın gökten kaybı kadar arsız, Ah bu gidiş çok zamansız.' ile karanlığın ortasında bir anda beliren ve belirmesiyle kaybolması bir olan bir yıldız kadar arsız olduğunu söyler ayrılığın. 'Ellerin ellerin... Şimdi ellerin elleri!' satırlarıyla isyan eder, sahiplendiğini paylaşamaz, acı çeker. 'el' kelimesi hiç bu kadar acıtacak şekilde kullanılmamıştır zannımca bir cümlenin içinde, el-veda hariç elbette... 'Saçlarından bir yol inerdi ortasına ellerimin, Şimdi bir akarsu misafir içinde gözlerimin.' derken basit bir doğa tasviriyle anlatır saçlarını uzun uzun okşadığını sevdiğinin ve aynı şekilde gidişle birlikte artık gözlerdeki yaşlardan dem vurur; hem de öylesine yalın olmasına rağmen yeterince kederli bir şekilde. gelip giden ruh halinden bahseder belki. bir anda, her şeyin ortasında birden bire burnunun direğinin sızladığını anlatır belki, 'vuruverir özlemin' derken öyle hazırlıksız, öyle çaresiz yakalanmıştır... 'özlemek' hissiyatının hakkını veren şarkıdır.
feridun düzağac'ın kelime oyunlarını konuşturduğu ve kanımca şimdiye kadar yapılmış olan en vurucu hasret şarkısı.

Ellerin ellerin...
Şimdi ellerin elleri
murat boz'un kendisinden beklenmeyecek derecede güzel şarkısı; sözler güzel, kemanlar şahane, dinleyiniz ve dinletiniz.
öğrenilmiş başarısızlık gibi öğrenilmiş umutsuzluktur özlemek. özledim diyebilmek.
an itibarı ile dibine vurulan duygu.
--spoiler--
Dışarıdan gördüğün gibi değilim
Bir kez olsun buradan bakmadın
--spoiler--
--spoiler--
iki güneş geçti bir gece
Biraz yağmur yağdı bana
Biraz ben yağmura...
Sevdiğim bir şarkı çıktı radyoda
Yarısına ben eşlik ettim
Yarısına gözlerim...
Anlatmak istemiyorum ama
BEN SENi BURDA ÇOK ÖZLEDiM!
--spoiler--
Candan erçetin'den şu aralar özlediğiniz herşey, herkes için dinlenilesi.
Sözleri de buyrun efendim aşağıda:

Dönüş yok sevgilim gittiğin gün benim
kıyametim oldu sonsuz bir boşluk içim
dönüş yok sevgilim ardından ben gittim
artık soğuk nefesim hissetmiyor ellerim
ne hayatın renkleri ne o sevda sözleri
mazlum bir gölgeyim sen gittiğinden beri
ne baharın gelişi ne sıcak yaz güneşi
garip bir gölgeyim ben gittiğimden beri

özledim özledim herkesten uzak yerim
özledim özledim ben sensiz kimsesizim
çaremiz yok hasretiz sevdiğim
çoğu zaman dilinin ucunda olup da, karşı tarafa söylenmeye bir türlü cesaret edilemeyen...
ne de güzel bir candan erçetin şarkısıdır. herkesten uzak yerim der, sensiz kimsesizim der, duygulara tercuman olur, boyun büker, göz doldurur, iç parçalar, candan erçetin i sopayla dövme isteği uyandırır.
şefkatini sıcaklığını eski günleri eskiden ben olduğum sen olduğun gerçekten var olduğumuz, herşeye karşı dimdik ayakta biz olduğumz o günleri özledim.
sadece iyi olan güzel günleri özledim sanma,seni özlemeyi,beklemeyi özledim.iyi-kötü,güzel-çirkin,işte ne varsa olumlu-olumsuz her şeyi özledim.5 yıl önce bugünü özledim mesela.seni ilk gördüğüm günü özledim,seni son gördüğüm günü özledim.özlemekten başka bir şey bilmiyorum.
ağızdan bitkin bir sesle çıkan kelime...
sevdiklerinden uzaktayken dinlenildiğinde fena dokunan şarkıdır.
kronik bir hastalık gibidir. öyleki sürekli hissedersin, ama bazen sancısı öyle bir vurur ki; kıvranırsın. hiçbirşey yapmak istemezsin. önünde bekleyen tüm işler gözünde büyür, gözlerin ağırlaşır, ruhun daralır, uzanıp uyumak istersin yatağa kavuşamazsın. yatağa kavuşursun uyuyamazsın.
zordur, b.ktandır, ama keyiflidir genede.
murat boz un çok güzel ve dilime dolanan ve çok beğendiğim bir parçası.
uzaktan gördüğün gibi değil
bir kez olsun buradan bakmadın
üzüldüm zannediyorsan şunu bil
canım yandı , geçti , çok yakmadın
yaz gelir içimi sarar aynı telaşlar
kim bilir belki de bir aşk başlar?
dalgalanır deniz ne çıkar durur, yavaşlar
kim bilir belki de bir aşk başlar
ben özledim, galiba seni
bu yüzden bu kadar sitemlerim
sen üzülme acıdan bu sözlerim
karşımda görsem dolar gözlerim
özledim seni bugün sebep yokken
uzansam hayallere dokunurum sandım bak
yıllar geçmiş üstümüzden
hala ilk günkü gibi aklımdasın. /grup 110
hiç dönmeyeceğini bildiğim halde özledim seni.
feridun düzağaç'ın şarkısı diyip olayın nicelik yönünden açıklamasını yapardım ama öyle olmuyor arkadaş. dinlediğinde birtakım duygu bulutlarına girip kendini harab ediyorsun. işte öyle bir şarkıdır bu da.. sözlerine baksana lan :

Bir yıldızın gökten kaybı kadar arsız
Ah! bu gidiş çok zamansız
Sensizliğin tam ortasında
Oyunsuz, oyuncaksız

Ellerin... ellerin
Şimdi ellerin elleri
Saçlarından bir yol inerdi ortasına ellerimin
Şimdi bir akarsu misafir içimde gözlerimin

Gözlerin... gözlerin
Bazen susar bazen bağırır yaralanmış sözlerin
Senin suskunluğunda bir çığlık; vuruverir özlemin

Özledim... özledim
Ben acılarımı dışladım
Seni kendime eşledim
Yokluğunda yağmur oldum;
Saçlarını düşledim

Özledim... Özledim... Özledim
© copyright 2005 - 2026