bugün
- romanya52
- avrupanın en ucuz mazotunu kullanıyoruz21
- türkiye19
- almanya14
- fatma betül sayan kaya39
- hindistan4
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur31
- taşak ağrısı diye rapor alıp patrona yollamak5
- dünya60
- hiçbir şeyin sarmaması5
- siccin3
- başka ülkelre vatandşlk başvrsu yapn milltvekilri12
- avanos pforzheim arası yüksek hızlı tren2
- hırsız ekremi eleştirmeyip borsacıyı eleştirmek2
- besiktastakideli2
- ismet el gürbüzhavi bin mehdiyetini ve biraderi2
- kemaliklerle ekonomi tartışmak5
- suudi arabistan3
- 27 eylül 2026 meteoroloji sarı kod uyarısı4
- düğün yaptığını korna çalarak herkese duyuran tip5
- hayat2
- patroniçesine aşık stajyer erkek2
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir13
- 27 eylül 2026 litvanya azerbaycan maçı4
- amerika birleşik devletleri30
- patroniçenin göte vurarak iyi tatiller demesi2
- güne bir nostaljik şarkı bırak ulen9
- ispanya6
- azerbaycan3
- haluk levent vs fatma betül sayan kaya6
- ne yapsam iyi olur9
- sözlük kokusu6
- melih gökçek soruşturması ne oldu6
- serdar ortaç2
- fatma betül sayan kaya'nın hacca gitmesi3
- osmanlı millet sistemi3
- futbol4
- litvanya2
- haseki hera sultan2
- furkan bölükbaşı'nın açlık feryadı6
- entriyi özetle2
- meksika açmazı macerası10
- fransa11
- pakistan4
- kazakistan4
- rusya5
- anın görüntüsü30
- videoyu özetle2
- abd ile aşırı sağa faşizme kayan dünya ülkeleri2
- avusturya3
Esaretin bedeli (the shawshank redemption) filminde Andy Dufresne'nin (Tim Robbins) hapisten kacip en yakin arkadasi Red'i (Morgan Freeman) yaninda gormek istedigi, pasific kiyisinda bir meksika kasabasi.
emekli oldugum zaman gitmeyi düsündügüm huzur dolu kasaba.
koordinatlari:
17°38'36.13"N 101°34'0.49"W
koordinatlari:
17°38'36.13"N 101°34'0.49"W
adı nahuatl dilindeki ciguatlan kelimesinden geliyor. kelimenin anaerkil anlamına dair rivayetlerden biri de şu: bir tarascan lideri, himayesindeki kadınları az sayıda erkekle beraber (muhtemelen zararsız) mitsel bir set tarafından korunduğuna inanılan bu sahile gönderiyormuş. köpekbalığının az, kadının çok olması nedeniyle aztekler buraya "kadınların yeri" demişler.
sahil uzun yıllar korsanların sığınağı olarak kullanılmış. 1527'de ispanyolların burdan doğuya giden bir ticaret güzergahı oluşturmasıyla, bölgede ispanyolcanın etkisi giderek artmış ve kasabanın adı zamanla ciguatlan>ciguatanejo>zihuatanejo şeklinde değişime uğramış... different seasons kitabının raflardaki yerini aldığı 1982 yılında kasaba halen -balıkçılar ve orta halli tatilcileri saymazsak- pek fazla kimsenin haberdar olduğu bir yer değilmiş ve 12 yıl daha öyle kalmaya devam etmiş.. sonra bir gün tim robbins "pasifiğin kıyısında küçük bir sahil kasabası"ndan bahsettiği o cümleyi kurmuş ......
*
sahil uzun yıllar korsanların sığınağı olarak kullanılmış. 1527'de ispanyolların burdan doğuya giden bir ticaret güzergahı oluşturmasıyla, bölgede ispanyolcanın etkisi giderek artmış ve kasabanın adı zamanla ciguatlan>ciguatanejo>zihuatanejo şeklinde değişime uğramış... different seasons kitabının raflardaki yerini aldığı 1982 yılında kasaba halen -balıkçılar ve orta halli tatilcileri saymazsak- pek fazla kimsenin haberdar olduğu bir yer değilmiş ve 12 yıl daha öyle kalmaya devam etmiş.. sonra bir gün tim robbins "pasifiğin kıyısında küçük bir sahil kasabası"ndan bahsettiği o cümleyi kurmuş ......
*
yeni bir altıncı nesil yazar. koştursun efenim sözlükte. *
ayakta alkışlanası entryler giren nesildaşım.
(#6712122) nolu entrysine mukabil ne yaptın yiğidim sen diye sormak istediğim yazardır. nazım hikmet borjenski'nin mustafa suphi'nin trabzon olaylarının ardından idam edilmesinden sonra yazdığı şiirin yobaz uydurması olduğunu söylemiş yazarımız. * * * *
mevzu'-bahis şiir bütünüyle şöyledir efendim;
28 Kanunisani
ta ata aa ta ta ha ta tta ta
tarih
sınıfların
mücadelesidir
1921
kanunisani 28
karadeniz
burjuvazi
biz
on beş kasap çengelinde sallanan
on beş kesik baş
yoldaş
bunların sen
isimlerini aklında tutma
fakat
28 kanunisaniyi unutma!
"siyah gece
"beyaz kar
"rüzgar
"rüzgar".
trabzondan bir motor açılıyor
sa-hil-de-ka-la-ba-lık!
motoru taşlıyorlar
son perdeye başlıyorlar!
burjuva kemal'in omuzuna binmiş
kemal kumandanın kordonuna
kumandan kahyanın cebine inmiş
kahya adamlarının donuna
uluyorlar
hav... hav... hak... tü
yoldaş unutma bunu burjuvazi
ne zaman aldatsa bizi
böyle haykırır:
- hav...hav...hak...tü
- gördün mü ikinci motörü?
- içinde kim var?
- arkalarından gidiyorlar.
- ikinci motör birinciye yetişti
- bordoları bitişti
- motörler sarsılıyor
- dalgalar sallıyor sallıyor dalgalar.
- hayır
iki motörde iki sınıf çarpışıyor
- biz onlar!
- biz silahsız onlar kamalı
- tırnaklanmız
- kavga son nefese kadar
- kavga
- dişlerimiz ellerini kemiriyor
kamanın ucu giriyor
- girdi...
- yoldaşlar, ey!
artık lüzum yok fazla söze:
bakın göz göze
- karadeniz
on beş kere açtı göğsünü,
on beş kere örtüldü.
onbeşlerin hepsi
bir komünist gibi öldü.
(moskova)
ee şimdi gelelim madalyonun öteki yüzüne. şimdi efendiler diyecek ki, "burjuva, kemal" (arada virgül) denilmiştir. böyle derseniz şayet kıçımla gülerim. noktaların, ünlemlerin, konuşma çizgilerinin gırla gittiği bi' şiirde böyle hayati bir yere virgül konulmayacak öyle mi? (bkz: geçiniz efendim geçiniz)
(bkz: türk dili edebiyatı okumanın dayanılmaz hafifliği)
yavrum sizin anlamak istemediğiniz ya da daha büyük ihtimalle anlayamadığınız nokta şu: nazım hikmet bugün türk edebiyatında futurizm'in en büyük temsilcilerinden, evet. bu inkar edilemez. gel gelelim kadınlarla olan ilişkilerinden tut siyasi duruşuna, polemiklerinden tut hicivlerine kadar nazım hikmet türk edebiyatında tutarsızlığın yuvasıdır aynı zamanda. sizdeki malesef bütün bu kafa karışıklığı, ruhunuzu kemiren gel-gitler bu tutarsızlıkların sebep olduğu şeyler. anlıyorum ben seni, vazgeçemediğin iki değer arasında kalmak istememenin verdiği bir sıkıntı bu. ne komünist suphi'yi hak ettiği dar ağacında sallandıran atatürk'ten vaz geçebiliyorsun ne de haddini aşıp atatürk'e burjuva diyen borjenski'den. kurtuluş savaşının, dünya üzerinde bir milletin emperyalizme karşı verdiği en büyük savaşın kahramanına, -aynı zamanda sadrazamlara, rüşvetçi paşalara, devşirmelere kısacası burjuvaziye karşı gişilen savaşın kahramanına- sevdiğin bir şairin "burjuva" demesi yakıyor canını, seni anlıyorum. ama hiç olmazsa bilip bilmeden sağa sola yobaz falan diye saldırmayın be kuzum.
mevzu'-bahis şiir bütünüyle şöyledir efendim;
28 Kanunisani
ta ata aa ta ta ha ta tta ta
tarih
sınıfların
mücadelesidir
1921
kanunisani 28
karadeniz
burjuvazi
biz
on beş kasap çengelinde sallanan
on beş kesik baş
yoldaş
bunların sen
isimlerini aklında tutma
fakat
28 kanunisaniyi unutma!
"siyah gece
"beyaz kar
"rüzgar
"rüzgar".
trabzondan bir motor açılıyor
sa-hil-de-ka-la-ba-lık!
motoru taşlıyorlar
son perdeye başlıyorlar!
burjuva kemal'in omuzuna binmiş
kemal kumandanın kordonuna
kumandan kahyanın cebine inmiş
kahya adamlarının donuna
uluyorlar
hav... hav... hak... tü
yoldaş unutma bunu burjuvazi
ne zaman aldatsa bizi
böyle haykırır:
- hav...hav...hak...tü
- gördün mü ikinci motörü?
- içinde kim var?
- arkalarından gidiyorlar.
- ikinci motör birinciye yetişti
- bordoları bitişti
- motörler sarsılıyor
- dalgalar sallıyor sallıyor dalgalar.
- hayır
iki motörde iki sınıf çarpışıyor
- biz onlar!
- biz silahsız onlar kamalı
- tırnaklanmız
- kavga son nefese kadar
- kavga
- dişlerimiz ellerini kemiriyor
kamanın ucu giriyor
- girdi...
- yoldaşlar, ey!
artık lüzum yok fazla söze:
bakın göz göze
- karadeniz
on beş kere açtı göğsünü,
on beş kere örtüldü.
onbeşlerin hepsi
bir komünist gibi öldü.
(moskova)
ee şimdi gelelim madalyonun öteki yüzüne. şimdi efendiler diyecek ki, "burjuva, kemal" (arada virgül) denilmiştir. böyle derseniz şayet kıçımla gülerim. noktaların, ünlemlerin, konuşma çizgilerinin gırla gittiği bi' şiirde böyle hayati bir yere virgül konulmayacak öyle mi? (bkz: geçiniz efendim geçiniz)
(bkz: türk dili edebiyatı okumanın dayanılmaz hafifliği)
yavrum sizin anlamak istemediğiniz ya da daha büyük ihtimalle anlayamadığınız nokta şu: nazım hikmet bugün türk edebiyatında futurizm'in en büyük temsilcilerinden, evet. bu inkar edilemez. gel gelelim kadınlarla olan ilişkilerinden tut siyasi duruşuna, polemiklerinden tut hicivlerine kadar nazım hikmet türk edebiyatında tutarsızlığın yuvasıdır aynı zamanda. sizdeki malesef bütün bu kafa karışıklığı, ruhunuzu kemiren gel-gitler bu tutarsızlıkların sebep olduğu şeyler. anlıyorum ben seni, vazgeçemediğin iki değer arasında kalmak istememenin verdiği bir sıkıntı bu. ne komünist suphi'yi hak ettiği dar ağacında sallandıran atatürk'ten vaz geçebiliyorsun ne de haddini aşıp atatürk'e burjuva diyen borjenski'den. kurtuluş savaşının, dünya üzerinde bir milletin emperyalizme karşı verdiği en büyük savaşın kahramanına, -aynı zamanda sadrazamlara, rüşvetçi paşalara, devşirmelere kısacası burjuvaziye karşı gişilen savaşın kahramanına- sevdiğin bir şairin "burjuva" demesi yakıyor canını, seni anlıyorum. ama hiç olmazsa bilip bilmeden sağa sola yobaz falan diye saldırmayın be kuzum.
yobazlar ve copy-paste gençliği tarafından haksızca eleştiriler yazar.
bir paragrafta 16.764.218 imla hatası yapan kullanıcı.
sözlükte bir yazarın* stepnesi olan yazar. bu yazar arkadaşı zor durumda mı ya da nick altına mı saldırıyorlar, hemen görev bilinciyle entrylerini giriyor.
(bkz: küfür değil tespit)
(bkz: küfür değil tespit)
kendi fikirlerine sahip olmayıp üç beş televizyon programı jargonuyla konuşanların pek hazetmediği yazardır.
buna rağmen cahilleri hor görmeyip cevap bile veriyor bu kadar da alçakgönüllüdür.
ayrıca birazdan inbox ına düşecek ben hedehödö üniversitesini bitirdim mesajlarını da sabırla beklemektedir.
buna rağmen cahilleri hor görmeyip cevap bile veriyor bu kadar da alçakgönüllüdür.
ayrıca birazdan inbox ına düşecek ben hedehödö üniversitesini bitirdim mesajlarını da sabırla beklemektedir.
peygamber efendimize arabın biri diyebilecek kadar ahlak ve saygı yoksunu. inanmıyor olabilirsin ama saygı duy. senin bir ilahın bir peygamberin yok ama emin ol olsaydı ben ona saygı duyardım.
(#7391681)
(#7391681)
Insallah bir gun gorme imkanim olur eminim dunyanin en guzel yerlerinden biridir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar