bugün

zihuatanejo

(#6712122) nolu entrysine mukabil ne yaptın yiğidim sen diye sormak istediğim yazardır. nazım hikmet borjenski'nin mustafa suphi'nin trabzon olaylarının ardından idam edilmesinden sonra yazdığı şiirin yobaz uydurması olduğunu söylemiş yazarımız. * * * *
mevzu'-bahis şiir bütünüyle şöyledir efendim;

28 Kanunisani

ta ata aa ta ta ha ta tta ta

tarih

sınıfların
mücadelesidir

1921

kanunisani 28
karadeniz
burjuvazi
biz

on beş kasap çengelinde sallanan
on beş kesik baş
yoldaş

bunların sen

isimlerini aklında tutma

fakat

28 kanunisaniyi unutma!
"siyah gece
"beyaz kar
"rüzgar
"rüzgar".

trabzondan bir motor açılıyor
sa-hil-de-ka-la-ba-lık!
motoru taşlıyorlar
son perdeye başlıyorlar!

burjuva kemal'in omuzuna binmiş
kemal kumandanın kordonuna
kumandan kahyanın cebine inmiş
kahya adamlarının donuna
uluyorlar

hav... hav... hak... tü
yoldaş unutma bunu burjuvazi

ne zaman aldatsa bizi
böyle haykırır:

- hav...hav...hak...tü

- gördün mü ikinci motörü?

- içinde kim var?

- arkalarından gidiyorlar.

- ikinci motör birinciye yetişti

- bordoları bitişti

- motörler sarsılıyor

- dalgalar sallıyor sallıyor dalgalar.

- hayır

iki motörde iki sınıf çarpışıyor

- biz onlar!

- biz silahsız onlar kamalı

- tırnaklanmız

- kavga son nefese kadar

- kavga

- dişlerimiz ellerini kemiriyor
kamanın ucu giriyor

- girdi...

- yoldaşlar, ey!

artık lüzum yok fazla söze:

bakın göz göze

- karadeniz

on beş kere açtı göğsünü,
on beş kere örtüldü.
onbeşlerin hepsi
bir komünist gibi öldü.

(moskova)

ee şimdi gelelim madalyonun öteki yüzüne. şimdi efendiler diyecek ki, "burjuva, kemal" (arada virgül) denilmiştir. böyle derseniz şayet kıçımla gülerim. noktaların, ünlemlerin, konuşma çizgilerinin gırla gittiği bi' şiirde böyle hayati bir yere virgül konulmayacak öyle mi? (bkz: geçiniz efendim geçiniz)
(bkz: türk dili edebiyatı okumanın dayanılmaz hafifliği)

yavrum sizin anlamak istemediğiniz ya da daha büyük ihtimalle anlayamadığınız nokta şu: nazım hikmet bugün türk edebiyatında futurizm'in en büyük temsilcilerinden, evet. bu inkar edilemez. gel gelelim kadınlarla olan ilişkilerinden tut siyasi duruşuna, polemiklerinden tut hicivlerine kadar nazım hikmet türk edebiyatında tutarsızlığın yuvasıdır aynı zamanda. sizdeki malesef bütün bu kafa karışıklığı, ruhunuzu kemiren gel-gitler bu tutarsızlıkların sebep olduğu şeyler. anlıyorum ben seni, vazgeçemediğin iki değer arasında kalmak istememenin verdiği bir sıkıntı bu. ne komünist suphi'yi hak ettiği dar ağacında sallandıran atatürk'ten vaz geçebiliyorsun ne de haddini aşıp atatürk'e burjuva diyen borjenski'den. kurtuluş savaşının, dünya üzerinde bir milletin emperyalizme karşı verdiği en büyük savaşın kahramanına, -aynı zamanda sadrazamlara, rüşvetçi paşalara, devşirmelere kısacası burjuvaziye karşı gişilen savaşın kahramanına- sevdiğin bir şairin "burjuva" demesi yakıyor canını, seni anlıyorum. ama hiç olmazsa bilip bilmeden sağa sola yobaz falan diye saldırmayın be kuzum.
© copyright 2005 - 2026