bugün
- cadılar bayramında ne olacaksınız14
- 24 yaşına kadar hiç kız arkadaşı olmamış insan14
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı33
- çorba7
- şarapçı koala'yı gay bara götürmek4
- arkadaşlar ben nişanlanıyorum6
- uludağ sözlük cadılar bayramı partisi6
- sözlükte ciddi kitap okuyan yok28
- tuzlu kahve dizisi3
- diamond bey birader ila kartoncu birader5
- yağmurlu bir gecede uzun yolda araba sürmek5
- bence erdoğan kendisinden ne istersem yapacaktır3
- çivisi çıkmış boklu dünyanın azgın pompacıları6
- türk askeri yemen e gitsin kampanyası42
- yavuz sultan selim15
- simko332
- şu saatte ne yenir3
- ofsaytımsı vol 220
- çok film izleyen insandan zarar gelmez29
- orta çağda gece yolculuğu yapmak5
- akşam salonda kedi sevip radyo 3 dinlemek3
- akşam birası3
- en sevilen game of thrones karakteri6
- abd'de toplu taşıma vs türkiye'de toplu taşıma2
- aykolik'in gün geçtikçe bilgeleşmesi4
- 24 yaşında el değmemiş çıtır erkek2
- soğuk havalarda sevişmenin eziyete dönüşmesi7
- bik bik'in mutfağına konuk olmak15
- uludağ sözlüğün muhafazakarlaşması5
- gece gece aniden akla düşen işkembe çorbası2
- hamburg toplu taşıma sistemi8
- ilham aliyev26
- bende kara patlıcan oturtması severim diyen kız8
- güzelbahçe2
- rüzgar gülü2
- etrafındaki detayları yakalayamayan zihin3
- sözlükteki ilişki skandalı39
- birader bey olanlar3
- dem terör partisi8
- ilk buluşmada tandır lavaşla tulum peyniri yemek4
- bik bik'in ayaklarıyla ezdiği üzümden içmek4
- 14 ekim 2026 şanlıurfa'nın 27 derece olması2
- seminerlerde nefret ettiğiniz davranışlar5
- nürnberg havalimanı6
- durduk yere arabistan husi savaşına dahil olmak10
- bahçeli'nin arabistan'a askeri destek çağrısı2
- pol pot2
- bir kadına dizi önermek2
- nervio16
- gece çay sigara eşliğinde sayfalarca yazı yazmak2
teoriliği çoktan kanuna terfi etmiş olan yer etkisidir. sabiti bile vardır.
yerçekimi diye bir teori yoktur. kütleçekimi diye bir teori vardır. çünkü yer çekmez gök de bir bakıma iter hepsi aynı anda olur biter.
uçaklar da yerçekimi varsa neden uçuyor değil, yer çekimi olmasa idi buradan direk uzaya gidiyor olurlar idi.
uçaklar da yerçekimi varsa neden uçuyor değil, yer çekimi olmasa idi buradan direk uzaya gidiyor olurlar idi.
fiziğin f'sinden zerre anlamayanların üzerinde kafasına göre at koşturduğu teoridir. şimdi iki madde düşünün, bunların birbirini ittiğini ya da birinin çektiğini iddia edebilirsiniz ya da ikisinin birden. ancak evrenin 4 temel kuvvetinin en zayıfı olan kütle çekimi hakkında bilginiz yoksa nasıl çürüteceksiniz, bir de bilimsel kuramlar çürümez, evrilir.
yer çekimi dünyamızın üzerindeki ve yakınındaki nesnelere uyguladığı kütle çekimidir. her cismin bir kütle çekimi vardır, insanların bile! fakat bizim kütlemiz dünyaya göre o kadar kücüktür ki etrafımızdakileri etkileyemeyiz. belki tozdan daha küçük cisimler üzerinde bir etkimiz olabilir. ay'ın da bir kütle çekimi vardır ve o da dünyayı kendine çeker. buna en iyi örnek denizlerimizde oluşan gelgitlerdir. ay'ın çekim etkisiyle sular kabarır. peki o halde ay ve dünya neden çarpışmaz? bunun nedeni ayin dünyamızın çevresinde dönmesidir. bu dönme bir merkezkaç kuvveti ortaya çıkarır ve ay'ın dünyadan uzaklasmasına neden olan bir ivme ortaya çıkartır. bu merkezkaç ve yer çekimi kuvvetleri eşit olduğundan dolayı birbirinden sürekli aynı uzaklıkta kalırlar. yani biri çeker diğeri iter. buna örnek verirsek; bir çaycının tepsisinde bulunan çayları dökmeden havada çevirebilmesi.
(bkz: çaycı hüseyin)
(bkz: çaycı hüseyin)
kütlenin uzayı eğip bükmesi ile etrafındaki, kıyasla daha küçük cisimleri, kendine çekmesidir. uzay-zaman olgusunu gergin bir çarşaf olarak düşünürsek üstüne koyulan demir bir bilye çarşafta çökmeye neden olacaktır. daha sonra yakınına koyduğumuz ufak bilyeler ona doğru kayacaktır.
şimdi dünyayı gergin bir çarşaf üzerindeki bilye gibi değil de sürekli artan bir hızla yukarı kata çıkan bir asansör gibi düşünün. bu asansörün hızı da saatte 11 km artıyor. alın işte teori...
şimdi zayıf kuvvetler var, bir de güçlü kuvvetler. aslında doğrusu kütleçekimi olan yerçekimi olayı en zayıf kuvvet. ölçülmesi de zor zaten şöyle oluyordur diyen var ama kanıtlayabilen de yok. parçacığını bulduklarına inanıyorlar bakıcaz.
işin en ilginç tarafı manyetik kuvvetin en güçlü kuvvet olması. bildiğin mıknatıs olayı yani. ilkokul öğreniyorsun -, + yı çeker aynı olurlar ise birbirlerini iterler.
burası pek bir muhteşem kısım işte. tüm maddeler atomlardan oluşur ve atomların yapısı da pek bir basittir ortada çekirdek çevresinde elektron(lar). tüm atomların çevrelerinde elektronlar olduğuna göre tüm atomlar hiç bir zaman birbirine değmez.
bu da ne demek, aslında biz hiçbir şeye hiçbir zaman dokunmuyoruz, değemiyoruz demek.
işin en ilginç tarafı manyetik kuvvetin en güçlü kuvvet olması. bildiğin mıknatıs olayı yani. ilkokul öğreniyorsun -, + yı çeker aynı olurlar ise birbirlerini iterler.
burası pek bir muhteşem kısım işte. tüm maddeler atomlardan oluşur ve atomların yapısı da pek bir basittir ortada çekirdek çevresinde elektron(lar). tüm atomların çevrelerinde elektronlar olduğuna göre tüm atomlar hiç bir zaman birbirine değmez.
bu da ne demek, aslında biz hiçbir şeye hiçbir zaman dokunmuyoruz, değemiyoruz demek.
işin bir de edebiyat tarafı vardır ki yer çekim kuvveti denilince bilimsel bir dangalaklıkla akla ilk newton gelir ki insana ait ilk yer çekim kuvveti yaşama ait bir olgudur.
o zaman da uçan canlılar vardı* bu canlıları gözlemleyen insanlar da vardı ve şunu da görmüşlerdi;
kuşlar uçuyor. uçuyor ama hep değil. bir müddet uçtuktan sonra bir yere konuyorlar. yer, herhangi türünden. yer demek sadece havayla toprak/kaya/kum/denizin buluştuğu nokta değil, herhangi bir yer.
bu uçan canlıların bir konma zorunluluğu var ve bunu, dinlenme, beslenme, çiftleşme için ideale ulaşma istenci olarak da düşünebilirsiniz. sonuçta kuşlar uçar ve bir yere konar. işte bu yer çekimi kuvvetidir. maddelerin yere ulaşma istencine de yer çekimi diyorum ve yer çekimi kuvvetini bu yöntemle teoriye dönüştürüyorum.
basit bir dille, yer çekimi teorisi, maddenin yere ulaşma istencidir. değişkenler madde ve yerdir.
o zaman da uçan canlılar vardı* bu canlıları gözlemleyen insanlar da vardı ve şunu da görmüşlerdi;
kuşlar uçuyor. uçuyor ama hep değil. bir müddet uçtuktan sonra bir yere konuyorlar. yer, herhangi türünden. yer demek sadece havayla toprak/kaya/kum/denizin buluştuğu nokta değil, herhangi bir yer.
bu uçan canlıların bir konma zorunluluğu var ve bunu, dinlenme, beslenme, çiftleşme için ideale ulaşma istenci olarak da düşünebilirsiniz. sonuçta kuşlar uçar ve bir yere konar. işte bu yer çekimi kuvvetidir. maddelerin yere ulaşma istencine de yer çekimi diyorum ve yer çekimi kuvvetini bu yöntemle teoriye dönüştürüyorum.
basit bir dille, yer çekimi teorisi, maddenin yere ulaşma istencidir. değişkenler madde ve yerdir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar