bugün
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- tai lung vs gocu22
- true nickli yazar18
- asrın soygunu5
- sözlüktekiler kaç yaşında10
- teslimiyet4
- kürtler asimile edilmelidir11
- habire1227
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor20
- analı avratlı sözlük kavgaları8
- bu ne soğuk amk5
- 1 gocu'ya 4 kişi dalması7
- sözlükte kavga olacak hissi4
- tuvaletin evin dışında olması6
- kadınların reddedemediği teklifler6
- karılı kızlı tiktok yerine sözlükte takılan tip4
- manisada okul saldırısı17
- et döner dürüm9
- gocusuz bir sözlük5
- sarı poşet kudurtması13
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok28
- yanlışlıkla plaj şemsiyesine diklemesine oturmak6
- şemsiyeli olayının gerçek yüzünü açıklıyorum8
- özel den turgutlu saldırısı öğrencilerine telefon2
- evliliği ayakta tutan güçler13
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler10
- bir erkek ile yanlışlıkla göz göze gelmek5
- krt tv4
- ecevit döneminin kepazeliği5
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı17
- uludağ sözlük adalet sistemi5
- erkek kavgasının çok sıkıcı olması5
- seviyenin bugün yükselmesi için ne yaptın5
- sözlükten soğumak için fırsat gözleyen yazarlar3
- sözlüğün embesillerle dolu olması4
- sürekli birilerine cevap yetiştirmek9
- kadir inanır'ın kendi ailesine miras birakmaması6
- 22 eylül istanbul gecesi2
- ikizler burcu kadını olmak7
- türkiye de muhalefet var mı9
- kendinden bile sakladığın şey5
- botswana2
- tas kafa traşlı hırt sorunu12
- gocu'nun çaylak olması3
- götünden tanırım seni7
- sözlüğe renk katan yazarlar7
- introsuyla bizi bizden alan şarkılar5
- çok hastayım sözlük6
- varlık sebebimiz3
- erkeklerin bir kızda aradığı kriterler7
teoriliği çoktan kanuna terfi etmiş olan yer etkisidir. sabiti bile vardır.
yerçekimi diye bir teori yoktur. kütleçekimi diye bir teori vardır. çünkü yer çekmez gök de bir bakıma iter hepsi aynı anda olur biter.
uçaklar da yerçekimi varsa neden uçuyor değil, yer çekimi olmasa idi buradan direk uzaya gidiyor olurlar idi.
uçaklar da yerçekimi varsa neden uçuyor değil, yer çekimi olmasa idi buradan direk uzaya gidiyor olurlar idi.
fiziğin f'sinden zerre anlamayanların üzerinde kafasına göre at koşturduğu teoridir. şimdi iki madde düşünün, bunların birbirini ittiğini ya da birinin çektiğini iddia edebilirsiniz ya da ikisinin birden. ancak evrenin 4 temel kuvvetinin en zayıfı olan kütle çekimi hakkında bilginiz yoksa nasıl çürüteceksiniz, bir de bilimsel kuramlar çürümez, evrilir.
yer çekimi dünyamızın üzerindeki ve yakınındaki nesnelere uyguladığı kütle çekimidir. her cismin bir kütle çekimi vardır, insanların bile! fakat bizim kütlemiz dünyaya göre o kadar kücüktür ki etrafımızdakileri etkileyemeyiz. belki tozdan daha küçük cisimler üzerinde bir etkimiz olabilir. ay'ın da bir kütle çekimi vardır ve o da dünyayı kendine çeker. buna en iyi örnek denizlerimizde oluşan gelgitlerdir. ay'ın çekim etkisiyle sular kabarır. peki o halde ay ve dünya neden çarpışmaz? bunun nedeni ayin dünyamızın çevresinde dönmesidir. bu dönme bir merkezkaç kuvveti ortaya çıkarır ve ay'ın dünyadan uzaklasmasına neden olan bir ivme ortaya çıkartır. bu merkezkaç ve yer çekimi kuvvetleri eşit olduğundan dolayı birbirinden sürekli aynı uzaklıkta kalırlar. yani biri çeker diğeri iter. buna örnek verirsek; bir çaycının tepsisinde bulunan çayları dökmeden havada çevirebilmesi.
(bkz: çaycı hüseyin)
(bkz: çaycı hüseyin)
kütlenin uzayı eğip bükmesi ile etrafındaki, kıyasla daha küçük cisimleri, kendine çekmesidir. uzay-zaman olgusunu gergin bir çarşaf olarak düşünürsek üstüne koyulan demir bir bilye çarşafta çökmeye neden olacaktır. daha sonra yakınına koyduğumuz ufak bilyeler ona doğru kayacaktır.
şimdi dünyayı gergin bir çarşaf üzerindeki bilye gibi değil de sürekli artan bir hızla yukarı kata çıkan bir asansör gibi düşünün. bu asansörün hızı da saatte 11 km artıyor. alın işte teori...
şimdi zayıf kuvvetler var, bir de güçlü kuvvetler. aslında doğrusu kütleçekimi olan yerçekimi olayı en zayıf kuvvet. ölçülmesi de zor zaten şöyle oluyordur diyen var ama kanıtlayabilen de yok. parçacığını bulduklarına inanıyorlar bakıcaz.
işin en ilginç tarafı manyetik kuvvetin en güçlü kuvvet olması. bildiğin mıknatıs olayı yani. ilkokul öğreniyorsun -, + yı çeker aynı olurlar ise birbirlerini iterler.
burası pek bir muhteşem kısım işte. tüm maddeler atomlardan oluşur ve atomların yapısı da pek bir basittir ortada çekirdek çevresinde elektron(lar). tüm atomların çevrelerinde elektronlar olduğuna göre tüm atomlar hiç bir zaman birbirine değmez.
bu da ne demek, aslında biz hiçbir şeye hiçbir zaman dokunmuyoruz, değemiyoruz demek.
işin en ilginç tarafı manyetik kuvvetin en güçlü kuvvet olması. bildiğin mıknatıs olayı yani. ilkokul öğreniyorsun -, + yı çeker aynı olurlar ise birbirlerini iterler.
burası pek bir muhteşem kısım işte. tüm maddeler atomlardan oluşur ve atomların yapısı da pek bir basittir ortada çekirdek çevresinde elektron(lar). tüm atomların çevrelerinde elektronlar olduğuna göre tüm atomlar hiç bir zaman birbirine değmez.
bu da ne demek, aslında biz hiçbir şeye hiçbir zaman dokunmuyoruz, değemiyoruz demek.
işin bir de edebiyat tarafı vardır ki yer çekim kuvveti denilince bilimsel bir dangalaklıkla akla ilk newton gelir ki insana ait ilk yer çekim kuvveti yaşama ait bir olgudur.
o zaman da uçan canlılar vardı* bu canlıları gözlemleyen insanlar da vardı ve şunu da görmüşlerdi;
kuşlar uçuyor. uçuyor ama hep değil. bir müddet uçtuktan sonra bir yere konuyorlar. yer, herhangi türünden. yer demek sadece havayla toprak/kaya/kum/denizin buluştuğu nokta değil, herhangi bir yer.
bu uçan canlıların bir konma zorunluluğu var ve bunu, dinlenme, beslenme, çiftleşme için ideale ulaşma istenci olarak da düşünebilirsiniz. sonuçta kuşlar uçar ve bir yere konar. işte bu yer çekimi kuvvetidir. maddelerin yere ulaşma istencine de yer çekimi diyorum ve yer çekimi kuvvetini bu yöntemle teoriye dönüştürüyorum.
basit bir dille, yer çekimi teorisi, maddenin yere ulaşma istencidir. değişkenler madde ve yerdir.
o zaman da uçan canlılar vardı* bu canlıları gözlemleyen insanlar da vardı ve şunu da görmüşlerdi;
kuşlar uçuyor. uçuyor ama hep değil. bir müddet uçtuktan sonra bir yere konuyorlar. yer, herhangi türünden. yer demek sadece havayla toprak/kaya/kum/denizin buluştuğu nokta değil, herhangi bir yer.
bu uçan canlıların bir konma zorunluluğu var ve bunu, dinlenme, beslenme, çiftleşme için ideale ulaşma istenci olarak da düşünebilirsiniz. sonuçta kuşlar uçar ve bir yere konar. işte bu yer çekimi kuvvetidir. maddelerin yere ulaşma istencine de yer çekimi diyorum ve yer çekimi kuvvetini bu yöntemle teoriye dönüştürüyorum.
basit bir dille, yer çekimi teorisi, maddenin yere ulaşma istencidir. değişkenler madde ve yerdir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar